“24 Haziran’dan sonra Türkiye uçuşa geçecek” sloganı ile tek adam rejimini getirdiler, Türkiye çakıldı ‘Tek Adam’ uçuşa geçti.

Katar’dan gelen 400 milyon dolarlık uçak VIP donanımlı Boeing 747-8 uçak da Erdoğan’ın ayağını yerden kesen uçak filosuna katıldı.

Uçak satın mı alındı yoksa yandaş medyanın iddia ettiği gibi hediye mi edildi, belli değil.

Zaten ‘Tek Adam’ da bunu açıklama gereği de duymuyor.

Tüm yönetimi tek elde toplamanın dünyanın en parlak fikri olduğuna toplumun yarısını ikna eden Erdoğan ve avanesi, Katar’dan gelen uçakla ülkeden ülkeye uçarken bir yandan da ülkede yaşanan sorunları kime fatura edeceklerini planlayacaklar.

Nitekim, bugüne kadar yaşanan tüm sorunlar için bir ‘suçlu’ bulundu.

- Faiz artarsa, Merkez Bankası suçlu

- Dolar artarsa, Trump suçlu

- Patates fiyatı artarsa toptancı, kırmızı et fiyatı artarsa köylü suçlu

- Altında toprak kalmayan tren yolunda 25 yolcu ölürse, yağan yağmur suçlu

- Maden ocağını su basıp 18 madenci boğularak can verirse, kömür suçlu

- Dolar 6.50 iken 3.72’den kamu bankasında satılırsa, yazılım suçlu

- Kozmik odaya girilirse, ihtiyaç listesi suçlu

- Reyhanlı’da bomba patlar 53 yurttaş ölürse, Esad suçlu

- Rus uçağı düşürülürse, pilot önce kahraman sonra suçlu

- Bütün bunları yazabilen basın zaten suçlunun en büyüğü.

Türkiye hiçbir dönem, bu kadar yetkiye sahip olup, bu kadar ‘sorumsuz’ bir iktidar görmedi.

“Faiz konusunda düşüncem belli” dedikten 2 saat sonra faiz oranları yüzde 6.25 artırıldı. Bir gün sonra yaptığı açıklamada ise "Şu an şahsen benim sabır safhamdır ve bu sabır bir yere kadar” diyerek, geç gelen faiz artışının dolar üzerinde beklenen etkiyi yaratmayacağını görünce, şimdiden suçluyu işaret etti.

Demokrasinin temel mantığı, iktidarın yetki alanını olabildiğince sınırlarken sorumluluk alanını ise genişletmektir. Otoriter rejimlerde ise, sınırsız yetkiye sahip iktidar, kendisini hiçbir konuda sorumlu hissetmez.

Bugün ülkede yaşanan durum da, rejimin aslında ne olduğunu açıkça gösteriyor.

Krizden çıkışın yolu bellidir:

Yetki sahiplerinin bu yetkinin sorumluluğunu üzerine aldıkları bir yönetim inşa etmek.

Aksi halde, sorumsuz sorumlular yönetiminde her sorunda ‘harcanacak’ ya da ‘suçlanacak’ bir isim bulmak yeterli olacak.

‘Harcanacak’ isim kalmadığında ise artık en yakınlar feda edilmeye başlanacaktır.

Bu durumda Varlık Fonu’nun başkanvekilliğine getirilerek muhterem kayınpederinin vekâletini üstlenen Berat Albayrak’ın akıbetinin Melih Gökçek’ten farklı olmayacağını da açıkça söyleyebiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.