Günlerdir, estiler gürlediler. 
Güya Afrin’de emperyalistlere karşı mücadele ediyorlardı. 
ABD’nin verdiği beşbin TIR silahın hesabını soruyorlardı. 
Önlerine gelene “YPG’ye terör örgütü diyemiyorsun” diyerek yükleniyorlardı.
Güya ABD’ye “Osmanlı Tokadı” atacaklardı.
Tabi bu “efelenmeler” sırasında ABD ve İsrail’le olan he türlü askeri, siyasi ve ekonomik anlaşma geçerliliğini korudu ve korumaya devam ediyor. 

Sonuçta ne oldu?

ABD’li efendi geldi. İki gün değişik kademelerle görüşmelerini yaptı, verdi talimatlarını…
“Osmanlı Tokadı” da unutuldu, beşbin TIR’la gönderilen silah ve mühimmatlar da…

Görüşmeler sonunda; 
İkili ilişkilerde öne çıkan meseleleri çözme konusundaki vaadini teyit ettiklerini,
Bu amaca yönelik olarak, sonuç odaklı bir mekanizma oluşturulması konusunda anlaşmaya vardıklarını,
Sözkonusu mekanizmanın en geç Mart ayı ortasına kadar hayata geçirileceğini açıkladılar.  
Sözde “terörizmin her türü ve biçimi” ile kararlılıkla mücadele edeceklerini teyit ederlerken, saydıkları “terör örgütleri” arasında YPG’ye ver verilmemiş.

Hani ne oldu sizin terör örgütlerine?
İki sayfalık metinde ne bir Afrin ne bir Münbiç ne de bir kuzey Suriye’de oluşturulmakta olan koridordan bahsedilmekte…

Neymiş? 

“İkili ilişkilerde öne çıkan meseleleri çözmek için Mart ayı ortasına kadar bir mekanizma oluşturulacak”mış. 
Yani, anlamı şairin karnında…

Peki, ne oldu bizim “antiemperyalistlere”?
Ne oldu Rusya’nın gazı ile desteksiz sıktığınız kuru gürültülere?

Biz söyleyelim: 
Emperyalistlerin birinin kayığından inip diğerininkine binmekle, "milli" de "yurtsever" de, “kahraman” da olunmaz, olamazsınız.
Açıklanan metinde; “ABD ve Türkiye’nin Suriye’nin dönüşümü ve istikrarlaştırılması konusunda eşgüdüm içerisinde olmaya kararlı” oldukları yazılı. 
Yahu siz kimsiniz? Suriye’nin hamisi mi?
Dağdan gelip bağdakini kovma görevini kimden alıyorsunuz? 
Suriye, sizin sömürgeniz mi?
Suriye’yi istikrarsızlaştıran siz değil misiniz?
Öte yandan sahadaki Rusya, Çin ve İran’ı görmezden gelerek bu kararınızı uygulayabileceğinize gerçekten inanıyor musunuz?
Ne diyelim… 
Sık sıkabildiğin kadar. 
Yalan söylemek ve halkı kandırmak, bunların meşrebi olmuş.
AB-D Emperyalistlerinin BOP’unda bir değişiklik yok. Projeleri adım adım yaşama geçiyor. 
Onlar için müttefiklerin değişkenlik göstermesinin bir önemi yok. 

Ha, her türlü ağır silahla donattığı otuzbin kişilik kara gücü olan Amerikancı Kürt hareketi, ha (arada bir mızıldansa da) “stratejik müttefik”  Eşbaşkan Türkiye yönetimi… 
Bizimkiler de hizmette kusur etmeyeceklerini göstermiş oldular. 

Bakın, her türden AKP sözcüsünün birbiriyle yarışırcasına körüklediği Amerikan karşıtlığı bir anda bir balon gibi sönümleniverdi. Söylemler hemen değişti. En keskin görünen reisleri bile yelkenleri suya indirdi.

Bu da yetmedi, ABD’lileri protesto eden HKP’lileri ablukaya alıp binadan çıkartmayarak, kapalı mekanda doğrudan yüzlerine gaz sıkarak ve acımasızca saldırarak sadakat mesajlarını da vermiş oldular. 

Ülkede OHAL rejimi ile oluşturdukları korku iklimi toplumun hemen her kesimini yıldırmış durumda. Bu nedenle kendine solcuyum, devrimciyim, sosyalistim diyenler bile Amerikalı çakalları protesto etmekten çekinmekte. 

Bir kısmı da Amerikancı Kürt Hareketi’nin peşine takılarak AB-D emperyalistlerin “umut kaynağı” oldu.
Oysa bugün “Katil Amerika Ortadoğ’dan Defol” diyemeyen her siyasi ya GAFİLDİR ya da HAİN.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.