Siirt senaryosu yeniden: İşte AKP’nin İstanbul planı

AKP’nin İstanbul seçimlerini iptal ettirmek için uyguladığı taktikler, Erdoğan’ı yeniden Türkiye siyasetine kazandıran Siirt kurgusunu akıllara getiriyor. 2003’te Erdoğan’ı Meclis’e taşıyan senaryo üzerinden İstanbul’da seçimi iptal ettirmeyi hedefleyen AKP’nin diğer yandan galip çıktığı seçimleri de tartışmaya açmasını Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu’yla konuştuk.

Kalesi olarak gördüğü İstanbul’da aldığı aldığı ağıt yenilgiyi hazmedemeyen ve 31 Mart gecesinden itibaren İstanbul’u teslim etmemek için ciddi bir mücadele içine giren AKP’den yeni hamleler gelmeye devam ediyor. İstanbul ve Ankara’yı kaybedince çeşitli bahanelerle, özellikle de İstanbul’daki seçimleri iptal ettirmeye çalışan AKP, bu iptal sürecini ise sandık kurulların meşruluğunu ortadan kaldırarak başlatmayı umuyor. Ancak bu süreç AKP açısından da oldukça tehlikeli. Çünkü AKP iktidarının galip çıktığı tüm seçimlerde de Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve ona bağlı sandık kurulları aynı yönetmeliğe göre çalışıyorlardı.

YSK, dün MHP’nin İstanbul seçimleri için yaptığı olağanüstü itirazını görüştü. MHP, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını aldığı gün olan 17 Nisan’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Maltepe İlçe Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptali istemiyle YSK’ya başvurmuştu. MHP, Maltepe ilçe sandık kurullarında görevlendirilen, başkan ve asil üyelerin, 962’sinin Seçim Kanunu’nda gereken şartları taşımadığı, sandık kurulu yetkililerinin 479’unun il ve ilçe dışından Maltepe’ye atandığı iddia etmişti. Çok sayıda belediye çalışanının da sandıklarda görevlendirildiği iddia edilen MHP dilekçesinde “Bu durum sandık sonuçlarına bakılmaksızın suçtur. Ortada tam bir kanunsuzluk vardır” ifadeleri yer almıştı. Öte yandan YSK ara kararında İstanbul seçimleriyle ilgili AKP’nin yaptığı olağanüstü iptal başvurusundaki 8 iddianın araştırılmasına ve KHK ile kamu görevinden ihraç edilenlerin oy kullanamayacağı iddiasını reddine karar vermişti. AKP’nin İstanbul seçimlerinde 41 bin 132 kısıtlı seçmenin oy kullandığı, kamu görevlisi olmayan kişilerin sandık kurulu görevlisi olduğu ve seçimde kayıp oy pusulaları bulunduğu iddiaları araştırılacak. YSK iddiaları araştırması için İstanbul ilçe seçim kurullarına 5 gün süre verdi.

YSK verdiği son ara kararda ise, sandık kurulu görevlendirme listelerinin hangi kurumlardan temin edildiği hakkında Maltepe Birinci ve İkinci ilçe seçim kurul- larından bilgi istedi. Ayrıca YSK, AKP’nin Büyükçekmece itirazına ilişkin alınan son ara kararların sonucunun beklenmesine karar verdi.

2002’DEKİ GİBİ BİR KURGU

Sandık kurulları ve görevlilerinin tartışmaya açılması ve meşruluğunun sorgulanmasına giden süreç, Saray ortaklığının gemileri yaktığına işaret ediyor. Ayrıca bunun benzeri bir süreç 2002’de Türkiye siyasetinin en tanıdık karakteri haline gelecek ismi sahneye çıkaracaktı: Recep Tayyip Erdoğan. AKP şimdi aynı yolla kaybettiği İstanbul’u geri kazanmaya çalışıyor. Söz konusu itirazları ve sandık kurullarının araştırılmaya başlanması üzerine süreci eski YARSAV Başkanı, hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu ile değerlendirdik. Eminağaoğlu 2002’deki gibi bir kurgu yaratılıp hukukun dolanılmaması gerektiğine vurgu yaptı.

YENİ BİR SİİRT SENARYOSU

“YSK, İstanbul’la ilgili son kararında sandık kurulları ile ilgili de araştırmaya yöneldi. Sandık kurullarıyla ilgili durum, hem bu seçimde, hem de 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler için de söz konusu” diyen Ömer Faruk Eminağaoğlu, “2002’deki Siirt seçimleri de bir kurgu içinde sandık kurullarının oluşumundan hareketle iptal edilmiş, daha sonra Erdoğan yapılan seçimde buradan aday olup ve seçilmişti” şeklinde konuştu ve ekledi: “Hukuk dolanılıp yeni bir Siirt senaryosu yaratılmamalı.

2018 SEÇİMLERİ DE İPTAL OLACAK MI?

Bu sürecin başka tartışmaları da beraberinde getireceğini söyleyen Hukukçu Eminağaoğlu, “Kaldı ki böyle bir durumda 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler de tartışmalı olacaktır. O seçimlerin bile iptali konuları gündeme gelecektir. Diyelim ki YSK’nın vereceği bir iptal kararı yerinde… O zaman sormazlar mı, YSK neden bu durumun engel yarattığının altını çizmeden yayınladığı genelgede buna göre sandık kurullarının oluşturulması gerektiğini belirtmedi diye…” ifadelerini kullanarak YSK’yı ve iktidarı uyardı. “YSK 2018 seçimlerinde neden bu durumu engel görmedi” diye soran Ömer Faruk Eminağaoğlu, “Yerinde olarak o zaman engel görmediği bir konunun şimdi neden üzerinde durmaktadır. Bu durumlar, hukukun dışına çıkan YSK’nın sorumluluğunu da gündeme getirmektedir. YSK hukuku dolanmamalı, halkın iradesinin önünde engel oluşturmamalı, varlık nedenine uygun hareket etmeli” diye konuştu.

ERDOĞAN NASIL VEKİL OLDU?

2002’de Türkiye siyasetinde eşine az rastlanır gelişmeler yaşanmış, çiçeği burnunda bir parti iktidar koltuğuna otururken, bir kurguyla o partinin lideri siyasi yasaklı olmasına rağmen bir yıl içinde milletvekili yapılmıştı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Erdoğan’a başbakanlık yolunu biz açmıştık” demiş ama Erdoğan kendisine milletvekilliği yolunu CHP ve Baykal’ın açmadığını, kendisinin cezasını çekip çıktığını savunmuştu. Erdoğan’ı önce cezaevine, daha sonra meclise ve başbakanlık koltuğuna taşıyan süreçte sadece CHP değil, Cumhurbaşkanlığı ve YSK gibi bir çok kurum uzlaşma içine girmiş; bunun sonucunda Siirt seçimleri bir kılıf bulunarak iptal edilmiş ve Erdoğan,  1997’de kendisini hapse götüren şiirini okuduğu yerden, Siirt’ten milletvekili seçilmişti.

Fazilet Partisi’nin Anayasa Mahkemesi’nce kapatılmasının ardından yine Milli Görüşçü kanat 2001 yılında Saadet Partisi’ni kurarken ‘ılımlı’ olduğu öne sürülen bir başka kanatsa yine 2001 yılında AKP’yi kurmuştu. 2002 seçimlerinde yüzde 34 oyla iktidara gelen AKP’nin lideri Erdoğan, siyasi yasağı nedeniyle seçimlere giremedi ve vekil seçilemedi. Bu nedenle seçim sonrası kurulan 58. Hükümet, Abdullah Gül’ün başkanlığında kuruldu. Bu hükümet, Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılmasını Meclis’e teklif etti. Yasa oy çokluğuyla kabul edildi ancak dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildi. Yasa teklifi hiçbir kısmı değiştirilmeden ikinci kez meclise sunuldu. Tekrar kabul edilen yasa bu kez Sezer’den de onay aldı. Böylece Erdoğan’ın milletvekili seçilmesinin önündeki hukuki engel ortadan kalkmış oldu.

ERDOĞAN’I VEKİL YAPAN DÖRT SANDIK

Bu ‘başarı’nın ardından partisi, Erdoğan’ı Siirt üzerinden meclise sokmak için harekete geçti. AKP, Siirt’in Pervari ilçesinde üç sandık kurulunun oluşturulmadığını ve bir sandığın kırıldığını öne sürerek bu ildeki seçimlerin iptali istemiyle Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvuruda bulundu. YSK bu başvuruyu kabul etti ve Siirt seçimleri iptal edildi. Siirt’te seçimler 9 Mart 2003 günü tekrar edildi ve seçime giren 4 parti arasından AKP oyların yüzde 84,8’ini alarak üç milletvekili adayını da meclise gönderme hakkı kazandı. Hakkındaki siyasi yasağın kalkması sonucu milletvekili olmasının önünde engel kalmayan Erdoğan ile birlikte iki vekil daha AKP sıralarından meclise girmiş oldu.

Eğitimin AKP’si

Ders kitaplarını artık biz veriyoruz: Bu sayede bir kısım yandaşlarımızı zengin ediyoruz, her sene herkese yeni kitap vererek kitapların başkası tarafından kullanılmadan tek kullanım...

Eğitimde çöküş

Yazımın başlığını Destek yayınlarından bu günlerde çıkan“Eğitimde Çöküş – İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları” kitabımın adından aldım. Eğitim nasıl “çökertildi”, yeni öğretim yılına girdiğimiz...

Adli yıl açılışı: Adaletin teslimi

Mevzuata göre adli yıl; her yıl 01 Eylül'den 20 Temmuz'a kadar olan süredir. Adli yıl açılışı Yargıtay Kanununun “Her adli yıl, Ankara'da Yargıtay 1....

Vakıf-Cemaat ve devlet işbirlikleri

İktidarda beşinci dönemini yaşayan AKP hükümetleri, kendilerine taban desteği sağlayan vakıf, dernek ve cemaatlerle “karşılıklı beslenme” esasına dayanan ilişkisini gün geçtikçe perçinledi. Yerel yönetimler...

Bi’ bitmediler

Kripto FETÖ'cüler, Atatürkçülere FETÖ'cü iftirası atmaktan bıkmıyorlar, usanmıyorlar üstelik utanmıyorlar...