<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Toplumsal | Güncel Haberler</title>
    <link>https://www.toplumsal.com.tr</link>
    <description>Toplumsal Haber: Siyaset, ekonomi ve yerel gelişmelerde güncel haber sitesi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.toplumsal.com.tr/rss/toplumsal-kursu" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>2026 Toplumsal Haber. Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 20:54:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/rss/toplumsal-kursu"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mesele cehalet mi? l Ekin Koç yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/mesele-cehalet-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/mesele-cehalet-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son seçimler sonrası yine toplumun ve “kanaat önderleri”nin önemli bir kısmında “Bu halk cahil. Eğitim lazım” nakaratları yaygınlık kazandı. Kuşkusuz, toplumların dönüşmesinde oldukça önemli bir konu başlığı. Bunu inkâr etmek anlamsız. Ancak, böyle bir tespit yapılsa bile arkasından bir dizi soru gelmemesi mümkün değil. Sorun gerçekten eğitim mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<pre style="text-align: justify;">
<span style="color:#c0392b;"><strong>Ekin Koç</strong></span></pre>

<p style="text-align: justify;">Eğitim ise&nbsp;nasıl ve kimler tarafından ve kimin için hazırlanmış bir eğitim? Peki, günümüzdeki eğitimin bu kadar kötü olmasının nesnel sebepleri var mı? Ya da toplumun hangi kesimlerine ne kadar ulaşabiliyor?&nbsp;&nbsp; gibi bir dizi soru akla geliyor.&nbsp; Her birine detaylı cevap verilebilir ama önce temel bir sorunsal belirlemek gerekir. Başlıkta yazılan gibi mesele gerçekten cehalet mi? Aydınlanma, bu konuya kabalaştırırsak “evet” diye cevap vermişti. Peki, neydi bu aydınlanma? Kısaca özetleyelim.</p>

<p style="text-align: justify;">Aydınlanma dönemi bu soruya kabaca “evet” olarak cevap vermişti. Burjuvazi uzun bir süreç sonrası serpiliyor ve iktidara yürüyordu. Kiliseye karşı, başlangıçta, kralı ve mutlakiyetçi devleti destekledi. Sonra, aristokrasiyi yıkıp bir düzen kurma arayışları başlamıştı. Soylulukla hesaplaşmak istemişti burjuvazi. Temelinde, sınıf mücadeleleri yatan bu arayışlar, izdüşümlerini felsefi ve ideolojik alanda da bulmuştu doğal olarak. Baldırı çıplakları bu savaşta yanlarına çektiler. Eşitlik, akıl ve erdem kavramlarının anahtar olduğu ideolojiyle elbette. Kant, “Aydınlanma Nedir?” makalesine bu soruya oldukça öz bir yanıt vermişti.</p>

<p style="text-align: justify;">“"Aydınlanma, insanın, kendi kendini mahkûm ettiği ergin olmayıştan kurtulmasıdır. Ergin olmayış, başkalarının idaresinde olmadan aklını kullanamamaktır. Aklını, eksik olduğundan değil, başkalarının idaresi altında olmadan kullanma kararlılığı ve yürekliliği gösteremeyen, kendi kendini ergin olmayışa mahkûm eder. Sapere aude! 'Kendi iradenle aklını kullanma yürekliliğini göster!”</p>

<p style="text-align: justify;">Bir diğer aydınlanma filozofu D’Holbach ise toplumun düzensizlik, çürümüşlük ve sefalet içinde olduğunu söyler. Hastalıklı bir durum olarak tarif edip çözüm arar. Çözüm ise, ayrıcalık, “yozlaşmış rütbe” sistemini ortadan kaldırıp, hakkaniyete göre bir toplum kurmaktır. Bunun yolu ise “yanlış”a saldırmak ve gerçeği yaygınlaştırmaktır. Başka bir deyişle cehaleti ortadan kaldırmaktır. Aydınlanmanın temel sorunsalı cehaletin nasıl ortadan kaldırılacağına dayalıydı. Aydınlanma, cehaletin yok edilmesi gerektiğini ve cehaleti yok etmek için eğitimin gerekliliğini söylemişti. Ancak, nasıl ve kimlerin yönetiminde bir eğitimi gerekli olduğu muğlak kalmıştı. İnsana değerini ve inancını teslim etse de, siyasal iktidarın kaynağını tanrısallıktan alıp laikleştirse de, akıl, erdem gibi kavramlar oldukça soyut bir zemine oturtulmuştu. Oysaki, akıl, erdem dediğimiz kavramlar da tarihsel ve toplumsaldır. &nbsp;Birtakım nesnel ilişkiler tarafından belirlenir.&nbsp; O nesnel ilişkilere ise birçoğumuzun bildiği gibi maddi üretim ilişkileri denir. Üretim ilişkileri üzerinde de sınıf mücadeleleri yükselir. Bir dolayımdır aslında bu. Ama, verili düzen içinde eğitim yaygınlaştırılmış olsaydı bile “nasıl bir eğitim?” sorusu oldukça makul olurdu. Özel mülkiyet düzenini doğal kabul ettiren bir eğitim, gerçekten aydınlatır mı? Ya da artık iyice yaygınlaşmış olan İslami referanslı bir eğitim çözüm müdür? Milliyetçiliği normal kabul eden bir eğitim dertlerimize derman olur mu? Bu soruların hepsine kocaman bir “hayır” cevabı verilir ve verilmeli.&nbsp; Aydınlanmacı çizgiyi savunmak, orta çağ zihniyetinin dünyanın her yerinde galebe çalmaya çalıştığı günümüzde şüphesiz önemlidir ve anlamlıdır ama elbette daha ilerisini sorgulayarak ve düşleyerek. Yoksa, her şey salt eğitime dayalı olsaydı çetrefilli birçok mesele daha kolay olmaz mıydı?</p>

<p style="text-align: justify;">“Eğitim şart” bakış açısının bir sonraki durağı liyakat fetişizmi oluyor. Merkez Bankası başkanı, “liyakatli” diye muhaliflerin ve günümüz entelektüellerinin hatırı sayılır, bir kısmı tarafından övülebiliyor.&nbsp; Oysa, İçeriksiz, şekilsiz soyut bir liyakat anlayışının sonu, krizin yükünün emekçilere yıkılmasını meşrulaştırmaya çıkıyor. Liyakat fetişizmi, sömürü ilişkilerini gizlemek için müthiş bir kılıf oluyor. &nbsp;Liyakate haddinden fazla önem veren entelektüellerin bir noktada Nazi destekçisi olduklarını Pierre Bourdieu şu şekilde ifade ediyordu:</p>

<p style="text-align: justify;">“"Entelektüellerin kültürel sermayeleri vardı ve egemenlerin hakimiyeti altında olsalar da egemenlerin parçasıdırlar. Muğlak tutumlarının, mücadeleye katılımlarındaki ılımlılığın altındaki nedenlerden biri de budur. Bu "liyakat ideolojisi"ni belli belirsiz de olsa paylaşırlar.İsyan etme sebepleri, 1933 Almanya’sında olduğu gibi, aslında diplomalarının güvencesindeki yeterliliklerinden haklarına düşen payı almadıklarını düşünmeleridir." <a href="#_ftn1" name="_ftnref1" title="">[1]</a> (Bourdieu; s.57)</p>

<p style="text-align: justify;">Bu nedenle düzeni sorgulamaya yanaşmayan entelektüelin düşünsel dünyası, düzenin izlediği çizgiyi büyük oranda tereddüt etmeden takip ediyor.&nbsp; “Düzen nereye biz oraya” onların sloganları olsa çok da abes kaçmaz. Dolayısıyla, başka bir dünya özlemi ile yanıp tutuşanların kendi aydınlarını yetiştirmesi önümüzdeki dönem için elzem. Tabii ki aydın, işçi sınıfının aydını olacaksa, fanusta değil, mücadele içinde yetişiyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Dünyada ve güzel ülkemizde karanlık bir düşünsel, siyasal, toplumsal atmosferin olduğu inkâr edilemez. Ama hangi dönem tam anlamıyla aydınlık olmuştu ki? “Her gecenin bir sabahı vardır” klişesi gibi gözükebilir ama tarih, tekerrür etmesiyle bazen bardağın boş tarafını bize gösterir bazen dolu. Biz yine de dolu tarafına bakalım. Bizim tarihimizden bir örnek sunalım. Falih Rıfkı Atay, Çankaya kitabında 1905 öncesinde “bu millet adam olmaz, bu devlet kurtulmaz” söylemlerinin her tarafta duyulduğunu, orta sınıfın yarı umutsuzluk içinde olduğunu belirtiyor. Ardından önce 1906 yılında vergi ayaklanmaları gerçekleşiyor, ardından 1908 Devrimi meydana geliyor, sonrasında ise 1923. Bazen, tarihten, siyaset ve duygu devşirebilmek önemli oluyor…</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"></p>

<hr align="left" size="1" width="33%" />
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1" title="">[1]</a> Pierre Bourdieu, Karşı Ateşler- Neoliberal İstilaya Karşı Direnişe Ateş Edecek Sözler, Sel yayınları, çev. Sertaç Canbolat</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/mesele-cehalet-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jan 2024 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2024/01/secim-2.jpg" type="image/jpeg" length="49890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bana göre... l Deniz Öztürk yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/bana-gore-l-deniz-ozturk-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/bana-gore-l-deniz-ozturk-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deniz Öztürk, CHP'deki değişim tartışmalarını, genel başkan değişimiyle neyin değiştiğini Toplumsal okurları için yazdı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<pre>
<span style="color:#c0392b;"><strong>Deniz Öztürk</strong></span></pre>

<p>CeHePe'ye yenilik ve genç başkan istiyoruz diye uzun süre kamuoyunu&nbsp;meşgul ettiler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eski yüzü çevirdiler yeni yüz diye, hatta patlamış söküklere yama üstüne yama attılar, atmaya devam ediyor ve edecekler… Seçimde başkan ve başkan aday adayları örneği..</p>

<p>Bana göre;</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi gitti …”sadece koltuk, ben"&nbsp;partisi geldi.</p>

<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün 7 Aralık 1922'de</p>

<p>“Muhterem efendiler, her yerde,siyasi parti kurulması hakkında da halk ile uzun sohbetler yaptım.7aralık 1922 tarihinde Ankara basını vasıtasıyla, halkçılık prensibine dayanan ve “” Halk Partisi”” adıyla siyasi bir parti kurmak niyetinde olduğumu açıklayarak, bu partinin nasıl bir program takip etmesi gerekeceği hakkında,&nbsp; bütün vataseverlerin, ilim ve fen adamlarının yardım ve işbirliğine başvurmuştum”<span style="font-size: 12.5px;"> </span>( M.Kemal Atatürk, Nutuk s: 468)</p>

<p>Bugün Ce He Pe “Biz” değil “Ben” ile hareket eden parti oldu…</p>

<p>Bana Göre;</p>

<p>Seçimde AKP İstanbul adayı olarak Sayın Murat Kurum'u&nbsp;gösterecek ve Ekrem İmamaoğlu’nu zorlu bir çekişme bekliyor. CHP kurultayında olduğu gibi delege olmayacağı için...</p>

<p>Bana göre;</p>

<p>Bakıköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nu Ekrem İmamoğlu İstanbul Belediye Başkanı adayı olarak göstertmeyecek. Aday olarak kendisini gösterecek.</p>

<p>Bana göre;</p>

<p>Kadıköy’de Belediye başkan adayı olarak Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu’nu görececeğiz. Kadıköy kayıtsız kalmayacak ve CHP Kadıköy’de kaybeden olacak.</p>

<p>Bana göre;</p>

<p>Mart ayında yapılacak seçimde CHP'nin&nbsp;oy oranı çok düşecek ve Sayın&nbsp;Kemal Kılıçdaroğlu yeniden CHP&nbsp;genel başkanlığına getirilecek.</p>

<p>Bana göre;</p>

<p>Kıvaç Tatlıtuğ ile Beren Saat'in başrolünü paylaştığı sinema filmi “İstanbul’a Son Çağrı” görüntü, oyuncu, konu olarak hayal kırıklığı yarattı. Özellikle Beren Saat rolü ile iyi tanışmadığını, çok kötü oynadığını söyleyebilirim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/bana-gore-l-deniz-ozturk-yazdi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Dec 2023 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/12/kilicdaroglu-9.jpg" type="image/jpeg" length="56322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz sinemanın yıldızı: Charlie Chaplin]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/sessiz-sinemanin-yildizi-charlie-chaplin-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/sessiz-sinemanin-yildizi-charlie-chaplin-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/sessiz-sinemanin-yildizi-charlie-chaplin-1</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Aug 2023 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/08/whatsapp-image-2023-08-04-at-164919.jpeg" type="image/jpeg" length="57930"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayatınızı kolaylaştıracak web sitesi araçları]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/hayatinizi-kolaylastiracak-web-sitesi-araclari-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/hayatinizi-kolaylastiracak-web-sitesi-araclari-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/hayatinizi-kolaylastiracak-web-sitesi-araclari-1</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Jul 2023 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/07/website.png" type="image/jpeg" length="40468"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memleketi de emekliyi de bitirdik I Yasef Yerusalim yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/memleketi-de-emekliyi-de-bitirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/memleketi-de-emekliyi-de-bitirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili okuyucular,&nbsp;&nbsp;yeni bir yazıda hep beraberiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memleketin gidişatı gördüğünüz gibi... Her gün çıkan haberlerde memur ve emekli maaşı konuşulmaya devam ediyor. Fakat&nbsp;son birkaç yılda oluşan %400-500'lük enflasyon,&nbsp;tüketim malzemelerinin artması kiraların artması konuşulmuyor...</p>

<p>Daha evvel söyledim yine söylüyorum;&nbsp;hiç&nbsp;kimse 1000 doların altında bir rakamla açlık ya da yoksulluk sınırını üzerine geçemez, bu&nbsp;mümkün değil. Dolayısıyla&nbsp;hükümetin bu rakamların üzerinde bir iyileştirme yapması gerekir.&nbsp;</p>

<p>Bankalarda&nbsp;kredi kartlarına yapılan&nbsp;faiz uygulamaları ya da ihtiyaç kredilerindeki faiz oranlar -bazı bankalarda aylık %5'in üzerine geçmiş durumda- &nbsp;birbirini&nbsp;tutmuyor. Üstelik&nbsp;ihtiyaç kredisi olarak 50 bin, 20 bin, 15 bin, 70 bin&nbsp;söylerken gibi rakamlarla insanların geçinmesi mümkün değil. Artık kredi ile insanların ihtiyaçlarını karşılaması da mümkün gözükmüyor.&nbsp;</p>

<p>Yeni gelen kararlarla beraber gelen yeni vergileri de insanların bu ekonomik koşullarda ödemesi mümkün değil. Çeyrek asır önceki deprem vergileri hala üzerimizde. Bu sebepten bu vergilerin indirilmesi gerekmektedir.</p>

<p>&nbsp;Öte yandan bayram ikramiyelerinden hala ses yok. Önce vergiler yükseltildi.&nbsp;Şimdi 1000-2000 liralık zamlarla insanların idare etmesi isteniyor. Yok efendim, artık bu kabul edilebilir bir durum değil...</p>

<p>Memlekete huzur gelmesi için dengelerin&nbsp;tutulması lazım... Size sesleniyorum ilgililer;&nbsp;bu işe el atın ve bu halkı&nbsp;yoksulluktan çıkartın!</p>

<p>Haftaya görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/memleketi-de-emekliyi-de-bitirdik</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Jul 2023 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/06/emekli.webp" type="image/jpeg" length="33369"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları ''her şeye rağmen'' şampiyon oldu!]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/filenin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/filenin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyasetin ''kadın'' üzerindeki yargılayıcı ve küçümseyici baskısını yıkan Filenin Sultanları altın madalya ile evine döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<pre>
<span style="color:#e74c3c;">Elif Akırmak</span></pre>

<p>Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı, ABD’nin Teksas eyaletindeki Arlington kentinde oynanan 2023 FIVB Milletler Ligi’nin finalinde Çin’i 3-1 yenerek tarihinde ilk kez şampiyon oldu.</p>

<p>Filenin Sultanları, ilk seti 25-22 alırken, ikinci set aynı skorla Çin lehine sona erdi. Üçüncü seti de Türkiye 25-19 alıp, setlerde 2-1'e getirdi.</p>

<p>Cumhuriyetin 100. yılında&nbsp;kadınların&nbsp;tarihi başarısı büyük bir çoşkuyu beraberinde getirdi. Maçı&nbsp;heyecanla takip eden yurttaşlar, şampiyonluğun ardından Filenin Sultanları'na tebriklerini sosyal medyadan iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filenin Sultanları’nın 2023 Avrupa Şampiyonası’ndaki Maç Programı devam ederek 24 Ağustos 2023 tarihinde oynanacak final Türkiye - Almanya ile sona erecek.</p>

<p><strong>PERDENİN ARKA YÜZÜ</strong><br />
Siyasi konuşmaların, oturumların içerisinde&nbsp;kadının yerinin evi olduğunu söyleyen, kadının en büyük kapasitesinin doğurmak olduğunu ileten ve en az üç çocuk isteyen siyasetçilerin defalarca kadınları hedef aldığını biliyoruz. Meclis kürsülerinden ''kadınların&nbsp;tercihlerini, seçimlerini ve gelecek planlarını&nbsp;yargılayıcı bir bakış açısı ile ele alan siyasetçilere altın madalyayı gururla sunuyoruz.&nbsp;</p>

<p>Bu yüzden tüm eleştirilere rağmen sesini başarıları ile duyuran File'nin Sultanlarını kutlar, gelecek şampiyonlukları için şimdiden başarılar dileriz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/filenin</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Jul 2023 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/07/a-milli-kadin-voleybol-takimi.jpg" type="image/jpeg" length="31633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Jane Birkin hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/jane-briken</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/jane-briken" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oyuncu ve müzisyen Jane Birkin, 76 yaşında Paris’teki evinde hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransız medyası, yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle mayıs ayında konserlerini iptal eden şarkıcının Paris’teki evinde bakıcısı tarafından ölü bulunduğunu aktardı.</p>

<p>David Birkin ve Judy Campbell’ın ortanca çocuğu olarak Londra’da bir çiftlikte hayata gözlerini açan Jane Birkin, oyuncu olan annesinin yolundan giderek 17 yaşında oyunculuğa başlamıştı.</p>

<p>Michelangelo Antonioni’nin&nbsp;<strong>‘Cinayeti Gördüm’</strong>&nbsp;filmiyle yıldızı parlayan Birkin, stiliyle, duruşuyla ve özgür ruhlu halleriyle herkesi kendine hayran bırakmayı başardı.</p>

<p>Ancak Dirkin, bu hayranlığı yalnızca kameralar önünde bırakmayacaktı. 1969 yılında&nbsp;<strong>‘Slogan’</strong>&nbsp;adlı filmin setinde tanıştığı ve aşık olduğu ünlü Fransız müzisyen Serge Gainsbourg ile bir jenerasyonun erotik marşına dönüşen&nbsp;<strong>‘Je t’aime… moi non plus’</strong>&nbsp;adlı şarkıyı seslendirerek listelerin zirvesine taşınmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şarkı birçok ülkede yasaklanmasına karşın dünya çapında büyük bir başarı elde ederken, ikonik çift dünyada cool’un tanımı olmuştu.</p>

<p>1971 yılında da bu aşkın meyvesi olarak müzisyen ve oyuncu Charlotte Gainsbourg dünyaya gelmişti.</p>

<p>Serge Gainsbourg, 1991’de evinde geçirdiği kalp krizinden hayatını kaybetmişti.</p>

<p>Bir dönemin hafızasına tutkulu aşklarıyla kazınan Gainsbourg-Birkin çiftinden Jane Birkin de Paris’te yaşadığı evinde hayata gözlerini yumdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/jane-briken</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Jul 2023 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/07/adsiz-tasarim-2-1.png" type="image/jpeg" length="31592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memleketi de emekliyi de bitirdik I Yasef Yerusalim yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/memleketide-emekliyi-de-bitirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/memleketide-emekliyi-de-bitirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yasef Yerusalim, memur maaşı ve zamlara dikkat çekti...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili okuyucularım, yeni bir yazıda hep beraberiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memleketin gidişatı gördüğünüz gibi... Her gün çıkan bir sürü haber daha oncede yazdığım gibi memur maaşı emekli maaşı vesaire vesaire diye gidiyor.</p>

<p>Ancak son birkaç yılda oluşan %400-500'lük enflasyon ya da tüketim malzemelerinin artması kiralarını artması yüzünden önceden söylediklerimi söylemek zorunda kalıyorum... Hiç kimsenin 1000 doların altında bir rakamla açlık ya da yoksulluk sınırının üzerine geçmesi mümkün değil. Dolayısıyla hükümetin bu rakamların üzerine çıkması gerekir.</p>

<p>Yine daha onceki yazılarımda söylediğim gibi bankalarda yapılan kredi kartlarındaki faiz uygulamaları ya da ihtiyaç kredilerindeki faiz oranları&nbsp;bazı bankalarda aylık %5'in üzerine geçmiş durumda. Diğer bankalarda söylenen rakamlar birbirine tutmuyor.&nbsp;Üstelik&nbsp;ihtiyaç kredisi olarak 50 bin, 20 bin, 15 bin, 70 bin gibi rakamlar söylenirken bu rakamlarla insanların geçinmesi mümkün değil. 50 bin,&nbsp;70 bin dediğiniz rakam bin&nbsp;dolar veya iki bin&nbsp;dolar... Kredi ile insanların borçlarını&nbsp;kapatması mümkün değil, buna da bir çözüm&nbsp;bulunması lazım.</p>

<p>Şimdi gelelim yeni yapılan kararlara...</p>

<p>Bu kararlarla beraber&nbsp;yeni vergiler çıktı. Öte yandan bu vergilerle insanların başa çıkması mümkün değil. Zaten&nbsp;depremden sonra gelen vergiler hala üzerimizde ve sırtımızda kalmış da durumda...&nbsp;Yurt dışında insanların 1 liraya bindiği arabalara biz 3 liraya &nbsp;binerken ve onların aldığı maaşın neredeyse 5'te birini alırken olmaz öyle şey... Vatandaş çöpten yiyecek toplayıp idare ediyor, pazar artıklarını alıyor... Dolayısıyla bu vergilerin acilen indirilmesi gereklidir.</p>

<p>Bayram ikramiyeleri nerede? Bayram ikramiyelerinden&nbsp;ses yok... Önce vergiler yükseltildi, raflar yükseltildi şimdi 1000-2000 liralık zamlarla insanlar idare ettirilmeye çalışılıyor.&nbsp;Bu vergilerdeki&nbsp;faiz oranlarının geri alınması&nbsp;lazım!</p>

<p>İnsanlara bin doların üzerinde bir maaş vermeniz lazım. Emekli, memur ya da işçi&nbsp;bu ortalamalarda olmadığı sürece insanların 'insan gibi' yaşaması mümkün değil. Ülkenin kaostan çıkması da mümkün değil.</p>

<p>Her olaydan sonra kemer sıkın dendi, dendide kemerle kalmadı sıkacak...&nbsp;&nbsp;Belde para kalmadı. Dolayısıyla ip de bağlasak urgan da bağlasak sonuç vazgeçilmez.&nbsp;Evet,&nbsp;geçiniyor gibi gözükebiliriz ama bu insanlık dışı hareket bir an evvel düzeltilmeli.</p>

<p>Memlekete huzur gelmesi için dengelerin bir arada tutulması lazım. Size sesleniyorum ilgililer, size sesleniyorum bilgililer, bu işe el atın ve halkı yoksulluktan ve fakirlikten çıkartın!</p>

<p>&nbsp;<br />
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Haftaya görüşmek dileğiyle,</p>

<p>Sağlıcakla kalın.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/memleketide-emekliyi-de-bitirdik</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jul 2023 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/07/memur-zam.jpg" type="image/jpeg" length="25291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Varoluşçu edebiyatın son temsilcisi Milan Kundera hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/varoluscu-edebiyatin-son-temsilcisi-milan-kundera-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/varoluscu-edebiyatin-son-temsilcisi-milan-kundera-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Varoluşçu edebiyatın son temsilcilerinden olan Kundera 94 yaşında hayata gözlerini yumdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”, “Saptırılmış Vasiyetler”, “Gülünesi Aşklar”, “Ayrılık Valsi”, “Ölümsüzlük”, “Gülüşün ve Unutuşun Kitabı” gibi kitaplara imza atan Milan Kundera yaşamını yitirdi. Varoluşçu edebiyatın son temsilcilerinden olan Kundera 94 yaşında hayata gözlerini yumdu.</p>

<p><strong>MİLAN KUNDERA KİMDİR?</strong><br />
1929 yılında Prag’da doğdu. 1967’de yayımlanan ilk romanı Şaka 1968’de Çekoslovak Yazarlar Birliği Ödülü’nü aldı. 1968’deki Rus işgalinden sonra Kundera, 1975’te Fransa’ya göç etti ve Fransız vatandaşlığına geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1978’de “Gülüşün ve Unutuşun Kitabı” yayımlandığında Çekoslovakya hükümeti tarafından vatandaşlıktan çıkarıldı. “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” isimli kitabı 1980’lerin sonuna kadar ana vatanında yasaklı kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/varoluscu-edebiyatin-son-temsilcisi-milan-kundera-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Jul 2023 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/07/milan-kundera.jpg" type="image/jpeg" length="78724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne ahtapotun 45 günlük serüveni: Yavruları için ölüyor]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/anne-ahtapotun-45-gunluk-seruveni-yavrulari-icin-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/anne-ahtapotun-45-gunluk-seruveni-yavrulari-icin-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AA foto muhabiri, İzmir'in Karaburun ilçesi açıklarında, bir bayağı ahtapotun kuluçka dönemini kayda aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 300 çeşit ahtapottan biri olan "bayağı" ahtapot türü, Akdeniz'den İngiltere'nin güney kıyılarına, Batı Atlantik'ten Doğu Atlantik kıyılarına kadar geniş bir coğrafyada görülüyor.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne ahtapotlar, 40-55 gün süren kuluçka süresince çoğunlukla avlanmak için bile dışarı çıkmıyor, bu dönemi besinsiz tamamlıyor.&nbsp;Yavruların yumurtadan çıkmasının ardından ahtapot, annelik görevini tamamlıyor. Fedakar anneler, genellikle besinsiz kalma sebebiyle yavrularını gördükten sonra hayata veda ediyor.&nbsp;</p>

<p>AA foto muhabiri, İzmir'in Karaburun ilçesi açıklarında, bir bayağı ahtapotun kuluçka dönemini kayda aldı.</p>

<p>Görüntüde denizin 12 metre derinliğindeki kovuğa yumurtasını bırakmış bir anne ahtapotun üzüm salkımı şeklinde yerleştirdiği yumurtalarını koruma çabası yer alıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://toplumsalcomtr.teimg.com/toplumsal-com-tr/uploads/2023/07/ekran-goruntusu-2023-07-11-132100.png" style="border-width: 3px; border-style: solid; width: 100%; height: 100%;" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/anne-ahtapotun-45-gunluk-seruveni-yavrulari-icin-oluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Jul 2023 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/07/ahtapot.jpg" type="image/jpeg" length="65126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ebu Hanife anadilde ibadet görüşünden döndü mü? I Cemil Kılıç yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/ebu-hanife-anadilde-ibadet-gorusunden-dondu-mu-i-cemil-kilic-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/ebu-hanife-anadilde-ibadet-gorusunden-dondu-mu-i-cemil-kilic-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/ebu-hanife-anadilde-ibadet-gorusunden-dondu-mu-i-cemil-kilic-yazdi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Jul 2023 21:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/07/ebu-hanife.jpg" type="image/jpeg" length="27400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müzik projeniz ilerlemiyorsa bunları deneyebilirsiniz]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/muzik-projeniz-ilerlemiyorsa-bunlari-deneyebilirsiniz-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/muzik-projeniz-ilerlemiyorsa-bunlari-deneyebilirsiniz-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/muzik-projeniz-ilerlemiyorsa-bunlari-deneyebilirsiniz-1</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Jul 2023 22:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/07/muzik-1.jpg" type="image/jpeg" length="38813"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayram ikramiyesi ve dövizin etkisi I Yasef Yerusalim yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/bayram-ikramiyesi-ve-dovizin-etkisi-i-yasef-yerusalim-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/bayram-ikramiyesi-ve-dovizin-etkisi-i-yasef-yerusalim-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yasef Yerusalim, asgari ücretin üçte biri olan bayram ikramiyesine dikkat çekti...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili okuyucular, tekrar bir araya geldik.</p>

<p>Emekliler ve çalışanlar için iyi bayramlar diliyorum. Buruk&nbsp;bir bayram olduğunun üstünü çizmem de gerekiyor.</p>

<p>Her gün artan dövizin fiyatları&nbsp;değiştirmesi&nbsp;ile&nbsp;kiraların ve&nbsp;mutfak giderlerinin azalmak yerine bilakis&nbsp;yukarıya çıkması&nbsp;ve buna karşılık&nbsp;memur&nbsp;ve&nbsp;emeklinin zam almamış olması...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayram ikramiyesinin arttırılmaması ve hala 2000 TL gibi komik bir rakam verilmesi...</p>

<p>Bir ailenin 4 kilo ete tekabül edecek&nbsp;bir bayram ikramiyesi ile&nbsp;bayram&nbsp;geçirmeye çalışmaları...</p>

<p>Önceki yazımda da söylemiştim -ne olursa olsun- bin doların altında bir maaş 1400 doların altında bir emekli maaşı olmamalı demiştim.</p>

<p>Hala aynı söyemim ile devam ediyorum; ne 25 bin liranın altında bir maaş ne de bunun altında bir emekli maaşı olmamalı.</p>

<p>İster memur ister işçi ister emekli olsun devletin bunu göz önünde bulundurarak maaşları düzenlemesi ve bu halka ızdırap çektirmek yerine bayram sonrası yüzlerin gülmesini sağlamalıdır.&nbsp;Türk halkı&nbsp;hak ettiği mutluluk ve refah içinde yaşamalıdır.</p>

<p>Değinmek istediğim diğer bir konu ise her gün gazetelerde ve internet sayfalarında&nbsp;ekonomi hakkında&nbsp;yazılan yazılar...</p>

<p>Aynı kişilerin söylediği ''çıkacak, inecek,&nbsp;duracak kalkacak'' gibi cümlelerle beraber emekli,&nbsp;memur&nbsp;ve işçinin maaşları hakkında ''bu kadar ikramiye verildi''&nbsp;yazılması...</p>

<p>Kimsenin bir şey aldığı yok! Her şey aynı tas aynı hamam&nbsp;devam ediyor.&nbsp;Gerçekten bir şey yazacaksanız ''açlık sınırı neresi, yokluk sınırı neresi, 30 gün&nbsp;altında insanların yaşayamayacağına'' değinin.</p>

<p>Dolar&nbsp;bu rakamlara çıktıkça sizlerde&nbsp;30 binden yukarı çıkması gerektiğini&nbsp;yazın. İnsanlarda&nbsp;boş&nbsp;bir umutla sayfaları okuyup umut beklemesinler.</p>

<p>Dürüstlük ve doğruluk içinde Türkiye'nin geleceğini hep beraber şekillendirelim. Türkiye'de daha evvel bir emekli maaşı asgari ücretin iki misli iken bugün asgari ücretin üçte ikisi olması insanlarla dalga geçmektir.</p>

<p>Bunların ivedilikle düzeltilmesi lazım.&nbsp;Emekli bu şartlarla yaşayamaz durumda...</p>

<p>Buradan bütün yetkililere, devlet görevlilerine sesleniyorum; lütfen bu yazıyı dikkate alın ve halkın hak ettiği yaşantıyı onlara verin!</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/bayram-ikramiyesi-ve-dovizin-etkisi-i-yasef-yerusalim-yazdi</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jun 2023 22:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/06/asgari-ucret-1.jpg" type="image/jpeg" length="61766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli günden güne değer kaybediyor!]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/emekli-gunden-gune-deger-kaybediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/emekli-gunden-gune-deger-kaybediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yasef Yerusalim, bu yazısında emekli maaşları hakkında yazdı. Asgari ücretin altında olan ücreti hayat şartlarına konu eden Yeruselim iktidara seslendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili okuyucular, bu hafta tekrar beraberiz...</p>

<p>Bu haftaki yazımda emeklilere yapılan haksızlıkları konu alacağız.&nbsp;Emekli maaşları bundan ortalama 7 sene evvel asgari ücretin neredeyse iki katıydı. Bugün asgari ücretin çok altında... Bu&nbsp;da gösteriyor ki emekli yalnızca asgari ücret&nbsp;karşısında 1'e 2,5, yani&nbsp;yüzde 60 değer kaybetmiş. Bir taraf onun iki buçuk misli büyümüş (bu dövize göre değil enflasyona göre değil) yalnızca asgari ücrete oranla ölçeceğim enflasyona göre bakarsak zaten ezilen ezilmiş... Son 3 yılda bütün tüketici ürünlerine bakarsak yüzde 500'ün üzerinde, hatta dayanıklı tüketim malzemelerine bakarsak son 3 yıl içinde yüzde 500'e yakın zam var.</p>

<p>Durum böyleyken&nbsp;neden emekli maaşları bu kadar düşük kalır?</p>

<p>Her gün bir açıklama yapanlar, bayram ikramiyesini arttıracağım diyerek ezmeye de devam edenler, daha nereye kadar fakir yoksul muhtaç bırakacaklar? Bayrama ihtiyaçlarını karşılasan diye 2000 lira verdikleri insanlar, bayramı nasıl karşılayabilecekler kendileri düşünebiliyor mu?</p>

<p>Bugün pastanedeki pasta bile 250 lira olmuş, 500 lira olmuş. Bu insanların nasıl geçinebileceğini düşünen bir birim var mı? Burada bütün bakanlara sesleniyorum: Asgari ücret&nbsp;bin doların üzerinde, emekli maaşı da 1400 doların üzerinde olmalı... Çünkü ister kabul edin ister kabul etmeyin Türkiye'nin yaşadığı durum budur.&nbsp;</p>

<p>Bir insanın normal yaşam standartlarında oturabileceği ev kiraları bile&nbsp;10-15 bin iken emekli maaşı 30 bin liraya tekabül etmeli. 30 bin lira dahi olsa kirasına yüzde 50'si kiraya gider ve mutfak masrafları da ilave edilmeden bu insanlar yaşayamaz. Onun için asgari ücret bin dolar, emekli maaşı da 1.400 doların üzerinde olmalı. Üstüne basa basa söylüyorum.</p>

<p>İstediğiniz emtia, istediğiniz tüketim malzemesi, istediğiniz hesabı alın. Son 3 yılda 5 yılda artışlara bakın. Nerelere geldiğimizi görün. Burada ilgililere tekrar sesleniyorum; acil ve hızlı bir şekilde (ülkenin yüzde 20 vatandaşı ve onlarla yaşayan ailelerini düşünürsek)&nbsp;bu ülkenin yüzde 50'sini, yüzde 60'ını tamamlayarak bu rakamları vermek zorundasınız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En kısa sürede tekrar görüşmek üzere.</p>

<p>Sağlıkla kalın sevgili okuyucular...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/emekli-gunden-gune-deger-kaybediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Jun 2023 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/06/asgari-ucret-1.jpg" type="image/jpeg" length="56482"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Faiz artışı ve kredi kartları l Yasef Yerusalim yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/faiz-artisi-ve-kredi-kartlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/faiz-artisi-ve-kredi-kartlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sevgili okuyucular;

Yeni bir haftada daha tekrar beraber bir araya geldik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kredi kartlarındaki büyük sorunlar, devletin enflasyonla mücadelesi, faizlerin yükselmesi, doların yükselmesi ülkede her şeyi tetikledi ancak doğru olanlar kadar yanlış olanlar da var.</p>

<p>Bugün biz bir yanlışa parmak basacağız. Önümüzdeki günlerde beklenen faiz artışlarıyla beraber -ki 22'sindeki toplantıdan sonra bu biraz daha belli olacak- göreceğiz ki şu anda nakit avans ve kredi kartlarından çekilen taksitli avansların 1.36'dan başlayan faiz oranlarının ikiye, iki buçuğa katlayacağını, yani yüzde 200 ve yüzde 300'ü katlayacağını 2.75'leri bulacağını göreceğiz. Yeni uygulamalar için bu olabilir. Muhtemelen bu uygulamalar bankalarda Ağustos ayında başlayacak. Ancak söylediğim gibi geçmişten gelen taksitler veya borçlar için böyle bir faizlendirme yapılması mümkün değildir. Çünkü verilmiş haklar vardır. İnsanlar, bu haklara göre para çekmiş, düzenlemelerini yapmışlardır. Dolayısıyla 22'sinden evvel bu yazıyı yazmamın sebebi önlem almak ve muhtemel bir yanlıştan dönmektir. Kararlar için de bir tarih koyulmalı. İlelebet olmasa dahi ağustostan itibaren en az 180 günlük süre verilmeli.</p>

<p>Yani taksit boyunca, aldıkları taksit süreleri boyunca bu faizlerin eski oranlarda devam etmesi takip eden taksit sayılarının arkasında da ödeyemedikleri miktar için en az 180 gün eski faizden devam etmeleri gerekir. Çünkü insanlar zaten bunu keyif için çekmiyorlar, ihtiyaçları için çekiyorlar ve böyle bir hesaplama yapıyorlar. Şimdi bu hesaplamanın altından kalkamayacakken, tamamını ödeyememişken ve hala taksitleri veya bakiyeleri varken yeni bir faiz oranıyla karşılaşmaları mümkün değil. Altından kalkmaları olası değil. Dolayısıyla ben bunu bankalara da uyarı, devlete de uyarı niteliğinde yazıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lütfen kararlarınızı alırken eskiden hesaplanmış&nbsp;faiz oranlarını değiştirmeyerek, onlara kendi taksitlerinin süreleri bittikten sonra yeni bir zaman tanıyarak eski faiz oranı ile yeni bir zaman tanıyarak -ki en az ortalama 180 günden bahsediyorum- bu tür bir sıkıntıdan kurtarılabilir. Kredi kart sahiplerine ve halkımızı içine düşebilecek sıkıntılardan kurtarabiliriz. Bu konuya dikkat çekiyor ve önceden önlem alınması için şimdiden bütün bu konudaki karar ve yetki sahiplerine uyarıda bulunuyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/faiz-artisi-ve-kredi-kartlari</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jun 2023 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/06/kredi-kartlari.webp" type="image/jpeg" length="31559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filmin sonunu yazdım... l Özlem Deniz Öztürk yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/filmin-sonunu-yazdim-l-ozlem-deniz-ozturk-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/filmin-sonunu-yazdim-l-ozlem-deniz-ozturk-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seçim sonuçları CHP açısından nasıl okunmalı? Özlem Deniz Öztürk yazdı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sonunu bildiğin filmi izlemek heyecan uyandırır mı? Daha önce izlemişsindir,&nbsp;boş vaktin çok, tekrar izlemek istiyorsun. Tekrar izlersek filmin sonunu değiştirebilir miyiz? Tekrar tekrar izledin, ilk izlediğin heyecanı alamazsın. Tıpkı seçimler gibi... Seçimlerde CHP’nin sonucu&nbsp;ve CHP’nin içeresinde yaşananlar değiştirilebilir&nbsp;mi? (Filmin sonunu biliyoruz ama seçimler yapılıyor ve oy kullanmak için zaman harcıyorum).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün CHP dediğimiz zaman sadece Kemal Kılıçdaroğlu düşünülüyor. Ad aktarması yapıyoruz. Seçim kaybetti demek ile CHP mi,&nbsp; Kemal Kılıçdaroğlu mu kaybetti demek doğru olur. Peki seçim kazanılmış olsa idi Kemal Kılıçdaroğlu mu kazanacaktı,&nbsp;Millet İttifakı&nbsp;mı,&nbsp;Ekrem İmamoğlu mu, Mansur Yavaş mı, ekonomi mi,&nbsp;kim kazanacaktı?&nbsp; O zaman Kemal Kılıçdaroğlu tek başına çalıştı kazandı,&nbsp;diyebilecek miydi; Kemal Kılıçdaroğlu gitsin diyenler... Tek başına kaybettiyse bu sonuç neden düşünülmüyor? Seçimin yapıldığı gün bütün şimşekler neden Kemal Kılıçdaroğlu’na çarptı? Ekip çalışması değil miydi? Sanki filmin sonunu yazdılar, sabırsızlıkla filmleri tutsun diye reklam yapmaya başladılar. Yerel seçimlerde örgütler,&nbsp; gönüllü seçmenler ve oy veren seçmenler unutulduğu gibi ve yine Kemal Kılıçdaroğlu unutuldu. &nbsp;Diktatörse ve adayları Kemal Kılıçdaroğlu belirliyorsa doğru adaylar diye ses çıkaranları duydunuz mu? Kemal Kılıçdaroğlu büyük bir şans diyen,&nbsp; seçmene sormayan,&nbsp;CHP’nin içinden ve gazeteci tanımından uzak olanlar bilmiyorlar. Öyle ya gazeteci olarak iş bulmak, para kazanmak da zor. Bir tarafta olmak gerekiyor. CHP’nin seçmenleri hiç önemsenmedi ya da CHP’nin hiç ayrılmayan Alevi tabanı hiç konuşulmadı. Şimdi kazanan değil kaybeden olarak konuşuluyor. Tarafsız düşünelim... Kaybeden tek başına Kemal Kılıçdaroğlu. Kazanan CHP’nin içerisi&nbsp;oluyor. Mustafa Kemal Atatürk’ten&nbsp;sonra CHP’nin geçmişine bakmak gerekiyor. Sosyal medyadan kalıp sözler&nbsp;değil, gerçekten araştırmak gerekiyor. İstanbul, Ankara, İzmir olarak oy oranına bakmadan... Türkiye geneline baksak ve de çalışmayan, çalıştırılmak istenmeyen örgütlere bakmadan konuşmamak gerekiyor. Halkın içerisinde olmayan CHP’nin&nbsp; adı yok. Özgür Özel şöyle bir cümle kurmuş: “Kemal Kılıçdaroğlu gitsin diyenler için altını kazısak trol ya da Cumhur ittifakına oy verenler çıkar” demiş. Kazımaya gerek yok, Cumhur İttifakı'na oy verenler bugün bu sesi çıkaranlar. Kemal Kılıçdaroğlu başarısız diyenlerdir. Sormak lazım Kemal Kılıçdaroğlu gitsin derken kimi aday gösterecekler. İyi Parti'ye göz kırpanlardan, Cumhur İttifakı'nın her zaman yanında olanlardan mı? Kimi istiyorlar. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi olması parti içeresinde bazı kişileri rahatsız ediyor ki bunu bugün çıkan sesler daha net anlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/filmin-sonunu-yazdim-l-ozlem-deniz-ozturk-yazdi</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jun 2023 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/06/kilicdaroglu-4.jpg" type="image/jpeg" length="63459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin seçimleri l Yasef Yerusalim yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/turkiyenin-secimleri-l-yasef-yerusalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/turkiyenin-secimleri-l-yasef-yerusalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yasef Yerusalim, Türkiye'de seçimler sonrasındaki siyasi atmosferi yazdı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili güzel İstanbullular, sevgili Türkiyem;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir seçimi daha geride bıraktık. Gayet güzel geçti ülkemiz için. Hayırlı uğurlu olsun. Ancak hükümet değişseydi, dolar buraya gelseydi, "istikrar bozulduğu için bu duruma geldi" denirdi. Bugün hükümet duruyor, dolar buraya geliyor, "istikrar bozuldu" diyen yok.&nbsp;</p>

<p>Halkımızın gerçekten doğruları görmekte büyük sıkıntısı var. Enflasyon son 5 yılda her sene yüzde&nbsp;50'nin üzerinde ve iddia ediyorum; alırız, bütün fiyatlara bakarız, son 5 yılda her ürün 5'e katladı ülkemizde. Dolayısıyla durum çok parlak değil. İşçiye verilen zamlarla, emekliye verilen zamlarla sen bu durumu çözemezsin. Sonuç olarak yine başka bir şeylerin zanlanmasını tetikliyor ve gelir gideri karşılamıyor, gayet açık.</p>

<p>Emlak piyasasındaki olan hadiseler, oradaki fiyatların yükselişi, ev kiralarını, Türkçede ev satış bedellerini ev kiralarına karşılaştırma neredeyse 40 yılda kendini amorti ediyor. Durumu gördünüz de ne kadar vahim olduğunu daha da iyi anlıyorum. Düne kadar yüzde 11, 12, 18 dediğimiz faizler&nbsp;yüzde 40'ı geçmeye başladı. Onlar gösteriyor ki sıkıntı büyük ve ancak şu anda nefes alacak kadar durumumuz var. Bu dakikada yapılması gereken&nbsp;şey belli. Madem bu hükümeti&nbsp;seçtik, o seçimi&nbsp;atlattık, ondan sonra istikrarı beklemek için bazı şeylerin yolunda gitmesi lazım. Çözüm olarak hareket gerek.</p>

<p>Ayrıca ifade edeyim ki bir sürü yıkılacak deprem binası var diyoruz, ancak bu binaları boşaltmıyoruz. Yıkılıyor, ancak ölüler çıktığı zaman bu binalar işlem görmeye başlıyor. Şimdi insan canı ne kadar ucuz, bunların hepsini üst üste koyduğumuzda bir yönetim zaafiyetinden bahsetmemiz gerek. Tabii ki çok mümkün ancak ne olursa olsun karamsar tavrı geride bıraktık. Şunu söylerim, eğer birleşirsek hangi hükümetle hangi partide olduğunun hiç önemi yok. Amaç Türkiye'nin başarılı olmasıdır. Yapılacakları,&nbsp;şahsi çıkar beklemeden hareket etmektir.</p>

<p>Son bir konu da vatandaşlık vermek gerçekten bu kadar ucuz olmamalı.&nbsp;Bizim kendi değerimizi bilmemiz ve bu değerimize değer katmamız gerekiyor. Sözlerimi, Türkiye için el ele diye son veriyor, sizleri&nbsp;umutla selamlıyorum.</p>

<p>Saygılar, iyi haftalar...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplumsal Kürsü</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/turkiyenin-secimleri-l-yasef-yerusalim</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jun 2023 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2023/06/secim.jpg" type="image/jpeg" length="72430"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
