<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Toplumsal | Güncel Haberler</title>
    <link>https://www.toplumsal.com.tr</link>
    <description>Toplumsal Haber: Siyaset, ekonomi ve yerel gelişmelerde güncel haber sitesi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.toplumsal.com.tr/rss/ekoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>2026 Toplumsal Haber. Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 14:15:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/rss/ekoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Maden Karşıtı Mitingin Afişlerini Astı, 115 Bin TL Ceza Kesildi]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/maden-karsiti-mitingin-afislerini-asti-115-bin-tl-ceza-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/maden-karsiti-mitingin-afislerini-asti-115-bin-tl-ceza-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun'da maden faaliyetlerine karşı yürütülen çevre mücadelesinde skandal bir karara imza atıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Partili Doğankent Belediyesi, Görele ilçesinde düzenlenen maden karşıtı çevre mitinginin afişlerini astığı gerekçesiyle bölge sakinlerinden Mesut Yılmaz'a 115 bin lira idari para cezası uyguladı. Uzun süredir bölgedeki madencilik faaliyetlerine karşı mücadele eden Sekü köyü sakini Mesut Yılmaz, 29 Mayıs'ta Görele'de gerçekleştirilen çevre mitingine katılım çağrısı yapmak amacıyla çeşitli noktalara afiş asmıştı. Belediye tarafından kesilen cezanın kendisine tebliğ edilmesinin ardından açıklama yapan Yılmaz, uygulamanın çevre mücadelesini engellemeye yönelik olduğuna isyan etti.</p>

<blockquote>
<p><strong>"Bunun, Alagöz Maden’e karşı gösterdiğimiz tepkilerden dolayı uygulandığının farkındayız. Derelerimizi kurutan, içme suyu kaynaklarımızı kirleten şirkete hemşehrilik beratı vereceksiniz, memleketinin toprağı ve suyu için mücadele edenlere bu cezayı keseceksiniz öyle mi? Biz bu cezayı bir şekilde öderiz ama siz bu memlekete yaptıklarınızın hesabını nasıl vereceksiniz? Bize ceza keserek sesimizi keseceğinizi mi zannediyorsunuz?"</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>ÇEVRE MÜCADELESİNİN MERKEZİNDE SONDAJ ÇALIŞMALARI VAR</strong></p>

<p>Bölgede yükselen tepkilerin temelinde Alagöz Maden'in faaliyetlerini genişletme girişimleri bulunuyor. Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde çalışmalarını sürdüren şirketin, Tirebolu'nun Sekü köyü ile Görele'nin Karlıbel köyünde de yeni sondaj faaliyetleri başlatmak istemesi, yöre halkının tepkisini artırdı.</p>

<p>Maden faaliyetlerine yönelik tartışmalar sürerken, Doğankent Belediye Başkanı Rüşan Özden'in açıklamaları da kamuoyunda eleştirilere neden oldu.</p>

<p>Başkan Özden'in maden şirketine ve şirket sahibi olan AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz'e destek veren açıklamalarda bulunması çevre savunucularının tepkisini çekti. Özden'in ayrıca Milletvekili Alagöz'e "Doğankent ilçesi fahri hemşehrilik beratı" verilmesini istemesi, bölgedeki tartışmaları daha da büyüttü.</p>

<p><strong>ÇEVRE KİRLİLİĞİ NEDENİYLE MİLYONLUK CEZA ALMIŞTI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevre örgütleri ve bölge halkı, afiş nedeniyle vatandaşa kesilen yüksek para cezasına tepki gösterirken, Alagöz Maden'in geçmişte çevre ihlalleri nedeniyle ceza aldığını hatırlattı. Şirket daha önce Çatalağaç köyündeki maden galerilerinden çıkan kirli atık suların dere yatağına bırakılması nedeniyle incelemeye alınmıştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Giresun İl Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği denetimlerde, çevre kirliliğine ilişkin ihlalin üçüncü kez tekrarlandığı belirlenmiş ve şirkete yaklaşık 2,5 milyon lira idari para cezası uygulanmıştı. Bölge halkı ise çevreye zarar verdiği gerekçesiyle milyonlarca lira ceza alan şirket ile çevre mücadelesi veren yurttaşlara yönelik uygulamalar arasında çifte standart bulunduğunu söylüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/maden-karsiti-mitingin-afislerini-asti-115-bin-tl-ceza-kesildi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 23:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2026/06/giresun-maden.webp" type="image/jpeg" length="96757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İğneada’daki Nükleer Santral Projesine Karşı İmza Kampanyası Başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/igneadadaki-nukleer-santral-projesine-karsi-imza-kampanyasi-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/igneadadaki-nukleer-santral-projesine-karsi-imza-kampanyasi-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli’nin İğneada ilçesinde kurulması planlanan nükleer santral projesine yönelik tepkiler devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli’nin İğneada ilçesinde kurulması planlanan nükleer santral projesine yönelik tepkiler devam ediyor. Projeye karşı çıkan Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, kamuoyunun dikkatini konuya çekmek amacıyla imza kampanyası başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dernek üyeleri, İğneada’da hayata geçirilmesi planlanan nükleer santralin bölgenin doğal yapısı ve yaşam alanları üzerinde ciddi riskler oluşturacağını savunarak bir araya geldi. Kampanya kapsamında vatandaşlardan destek isteyen çevreciler, projenin iptal edilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Kampanyayla ilgili açıklama yapan <strong>Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren</strong>, söz konusu yatırımın yalnızca Kırklareli’ni değil tüm Trakya’yı ilgilendirdiğini belirtti.</p>

<p>Dernek olarak itirazlarını kamuoyuna duyurmak amacıyla imza kampanyası başlattıklarını ifade eden Eren, “Bugün burada yalnızca bir enerji projesine karşı çıkmak için değil yaşamı, doğayı, halk sağlığını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını savunmak için toplandık. İğneada, Avrupa'nın en önemli longoz ormanlarına, zengin biyolojik çeşitliliğe, temiz su kaynaklarına ve eşsiz doğal yaşam alanlarına ev sahipliği yapan çok değerli bir ekosistemdir. Bu bölge yalnızca Kırklareli'nin değil, tüm Trakya'nın ortak doğal mirasıdır. İğneada'da kurulması planlanan nükleer santral ise yalnızca bulunduğu alanı değil, tüm Trakya'yı ilgilendiren bir projedir. Çünkü Trakya, tarım toprakları, su kaynakları, hayvancılığı ve gıda üretimiyle milyonlarca insanın yaşamını besleyen bir bölgedir” dedi.</p>

<p> “Olası bir kaza durumunda ise etkiler yalnızca santral çevresiyle sınırlı kalmaz; hava, su ve toprak yoluyla geniş alanlara yayılabilir. Çernobil felaketinin üzerinden kırk yıl geçmesine rağmen etkilerinin hala hissediliyor olması, nükleer risklerin ne kadar uzun süreli sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir. Longoz ormanlarının, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve doğal yaşamın korunmasını talep ediyoruz. Bugün attığımız her imza temiz su, sağlıklı gıda, yaşanabilir bir çevre ve çocuklarımızın geleceği için atılmış bir imzadır. Tüm Edirnelileri ve Trakya halkını bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Çevre gönüllüleri, kampanyanın önümüzdeki günlerde de devam edeceğini belirterek bölge halkını destek vermeye çağırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/igneadadaki-nukleer-santral-projesine-karsi-imza-kampanyasi-baslatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2026/06/nukleer-shutter.jpg" type="image/jpeg" length="85181"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü Sarı Kod ile Uyardı]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/meteoroloji-genel-mudurlugu-sari-kod-ile-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/meteoroloji-genel-mudurlugu-sari-kod-ile-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabı üzerinden Türkiye haritası eşliğinde yaptığı paylaşımla dört il için meteorolojik uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün güncel verileri doğrultusunda Edirne, Kırklareli, Isparta ve Burdur'da beklenen kuvvetli sağanak yağışlara karşı "sarı kodlu" uyarı yayımladı. Vatandaşların sel, su baskını ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı tedbirli olmaları istendi.</strong></p>

<p>İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabı üzerinden Türkiye haritası eşliğinde yaptığı paylaşımla dört il için meteorolojik uyarıda bulundu. Yapılan açıklamaya göre, bugün Edirne'nin kuzey kesimleri ve Kırklareli çevreleri ile Isparta ve Burdur genelinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.</p>

<p><strong>Olası Afetlere Karşı Tedbir Çağrısı</strong></p>

<p>Bakanlık, beklenen kuvvetli yağışların oluşturabileceği risklere karşı kamuoyunu bilgilendirdi. Yaşanabilecek olası olumsuzluklar şu şekilde sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sel ve ani su baskınları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yıldırım düşmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yerel dolu yağışı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Yağış anında şiddetli rüzgar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ulaşımda yaşanabilecek aksamalar</p>
 </li>
</ul>

<p>Yetkililer, vatandaşların bu olumsuzluklara karşı son derece dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini vurgulayarak, resmi mercilerden gelecek olan güncel uyarıların titizlikle takip edilmesinin önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/meteoroloji-genel-mudurlugu-sari-kod-ile-uyardi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2026/06/images-6.jpg" type="image/jpeg" length="70052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muğla Datça Açıklarında 4.3'lük Deprem]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/mugla-datca-aciklarinda-43luk-deprem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/mugla-datca-aciklarinda-43luk-deprem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Denizi, öğleden sonra yaşanan bir depremle sallandı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan sismik verilere göre, Muğla'nın Datça ilçesi yakınlarında saat 16.34'te 4.3 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Depremin, yer kabuğunun 12.4 kilometre altında yaşandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YERİN 12.4 KİLOMETRE DERİNLİĞİNDE MEYDANA GELDİ</strong></p>

<p>Merkez üssü Ege Denizi'nin Datça açıkları olarak belirlenen sarsıntı, çevre bölgelerde kısa süreli tedirginliğe yol açtı. Yetkililerden alınan ilk bilgilere göre, sarsıntının ardından bölgedeki yerleşim yerlerinden herhangi bir olumsuz ihbar gelmediği; can ya da mal kaybına dair bir durumun yaşanmadığı aktarıldı. Ekiplerin bölgedeki saha tarama çalışmalarını tedbir amaçlı sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/mugla-datca-aciklarinda-43luk-deprem</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2026/05/mugla-1475793.jpg" type="image/jpeg" length="23542"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akkuyu ve Sinop nükleeri yeşil mi yoksa çevre felaketi mi?]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/akkuyu-ve-sinop-nukleeri-yesil-mi-yoksa-cevre-felaketi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/akkuyu-ve-sinop-nukleeri-yesil-mi-yoksa-cevre-felaketi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nükleeri "yeşil" diye yutturuyorlar ama denizler yanıyor! Akkuyu'da atıklar nereye gidecek, hukuk nasıl devre dışı kaldı? İşte nükleerin gizlenen ekolojik faturası.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Berna BALCIOĞLU / Özel Haber</strong></p>

<p>İklim krizi derinleştikçe enerji tartışmaları da gerilim kazanıyor. Bir yanda kömür ve doğal gazın atmosfere saldığı karbon; öte yanda artan enerji talebi ve henüz olgunlaşmamış yenilenebilir altyapı. Bu sıkışmışlık içinde nükleer enerji, çözüm olarak yeniden masaya taşınıyor. Karbon salımı yok, büyük hacimde sürekli üretim var. Bu söylem kulağa basit ve çekici geliyor.</p>

<p>Ama bir teknolojinin çevresel maliyetini yalnızca bacasından çıkana bakarak ölçmek yanıltıcıdır. Bir faaliyetin ekolojik ayak izini görmek bütün yaşam döngüsüyle; hammaddeden atığa, inşaattan tasfiyeye kadar değerlendirmeyi zorunlu kılar. Nükleer santraller bu mercekten bakıldığında ısınan sular, çözülemeyen atık sorunu, hafızalardan silinmeyen devasa kazalar ve enerji politikasını toplumsal katılım mekanizmalarından uzaklaştıran hukuki düzenlemeler. Doğa bu denklemin neresinde duruyor sorusu ise hâlâ yeterince sorulmuyor. Zira iklim krizi üzerinden yeni piyasalar yaratılmasıyla günümüzde karbon fetişizmi zirveye ulaşmış, nükleer santraller gibi geri dönüşü olmayan riskler barındıran tesislere dahi yalnızca karbon salımı kategorisinde değerlendiriliyor. Üstelik yakma işlemiyle elektrik üretilmediği için düşük karbonlu bir üretim olduğu iddiasıyla “yeşil enerji” adı altında kategorilendiriliyor.</p>

<p><strong>Öncelikle şunu belirtmek gerekir:</strong> Nükleer enerjinin "yeşil" sayılması meselesi, salt bilimsel bir tartışma değil, aynı zamanda derinden siyasal bir karardır. Avrupa Birliği, Ukrayna savaşının başlamasıyla birlikte Rusya'nın doğal gazını bir silah olarak kullanması ve kıtanın enerji güvenliğinin sarsılması üzerine, Temmuz 2022'de aldığı kararla nükleer enerjiyi ve fosil gazı yeşil taksonomi kapsamına dahil etti. Bu karar, iklim hedefleri adına çizilen çerçevenin enerji krizinin gölgesinde nasıl yeniden biçimlenebildiğini açıkça ortaya koydu. Türkiye de AB taksonomisiyle uyumlu olarak hazırladığı ulusal yeşil taksonomi taslağında nükleere yer verdi. Böylece Akkuyu Nükleer Santrali, "yeşil" etiketiyle finanse edilebilecek sürdürülebilir bir proje olarak konumlandırıldı.</p>

<h2><strong>Sınır aşan tehdit: Çernobil'den Fukuşima'ya</strong></h2>

<p>Nükleer güvenlik tartışmalarında modern reaktörler çok daha güvenli olduğu öne sürülmektedir. Oysa 40 yıl önce 1986'da Çernobil reaktörü, güvenlik protokollerinin devre dışı bırakıldığı bir deney sırasında patladı. Reaktörün fiziksel bir koruma kabı yoktu; radyoaktif serpinti rüzgârla İskandinav ülkelerine ve Orta Avrupa'ya kadar taşındı. Kazadan sonra İsveç’teki hava kirliliği dozu Ukrayna ile benzer ölçüde tespit edildi. Bölgede toprak, su ve besin zinciri onlarca yıl boyunca kirli kaldı. Kazadan etkilenen hayvanlar ve insanlar üzerindeki genetik izler bugün hâlâ araştırılıyor.</p>

<p>2011'de ise Japonya’nın Fukushima, kentinde 9,0 büyüklüğündeki deprem ve ardından gelen 15 metrelik tsunami dalgaları üç reaktörü birden eritti. Bu kez patlama değil, soğutma sistemlerinin çökmesi felaketi getirmişti. Radyoaktif serpinti Avrupa kıtasına ulaştı; Japonya, santraldeki depolama tanklarında biriken 1,3 milyon ton radyoaktif suyu Pasifik Okyanusu'na boşaltmak zorunda kaldı. Bu aynı zamanda bir uluslararası krize yol açtı; Çin Japonya ile olan ürün ticaretine ambargo koydu, bölgede balıkçılık faaliyetleri zarar gördü. Taze sütte, toprakta ve tarım ürünlerinde kirlilik tespit edildi. Besin zinciri, radyasyonun en görünmez taşıyıcısına dönüştü.</p>

<p>Her iki kaza da bize aynı şeyi öğretti: Nükleer tehdit sınır tanımaz. Serpinti ulusal sınırları aşar, okyanus akıntıları radyoaktif maddeyi kıtalara taşır, besin zinciri kirliliği masanıza kadar getirir. Bu yüzden nükleer risk, yalnızca santralin kurulduğu ülkenin değil, tüm komşu coğrafyaların meselesidir.</p>

<p>[related-posts id="133172" color="bg-warning"][/related-posts]</p>

<h2><strong>Isınan Denizler, Çözülemeyen Atık</strong></h2>

<p>Nükleer santraller yalnızca kaza meydana geldiğinde tehdit oluşturmuyor. Kazaların dışında, olağan işletme koşullarında da nükleer santralin çevreye verdiği zarar devasa boyuttadır. Reaktörlerin soğutulması için denizden, nehirden ya da gölden çekilen büyük hacimli sular, ısınmış hâlde geri verilir. "Termal kirlilik" adı verilen bu süreç, suyun biyolojik dengesini bozar.</p>

<p>Türkiye’de 2023 yılında Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ne eklenen maddeyle deniz suyu sıcaklığının nükleer santrallerden deşarj edilen suyla +3<sup>o</sup>C’ye kadar ısınmasına izin verildi. Oysa su sıcaklığındaki birkaç derecelik artış, çözünmüş oksijen miktarını düşürür; bu da sulardaki canlıların solunumunu doğrudan etkiler. Üstelik alıcı ortama deşarj edilen bu suların nükleer tesiste radyoaktif maddelerle kirlenmiş olması muhtemeldir. Bu açıdan bakıldığında ısınmış ve kontamine olmuş denizel ekosistemde beslenme zincirleri bozulur, üreme döngüleri kayar, türlerin mekânsal dağılımı değişir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nükleer enerji üretmenin bir diğer tehdidi ise atık sorunudur. Radyoaktif atıklar işletme sorunlarının ötesinde, nesiller arası bir çevre adaleti meselesidir. Santralden çıkan yüksek seviyeli atıkların yarılanma ömrü binlerce, hatta milyonlarca yıla ulaşabilir. Bu süre zarfında söz konusu atıkların çevreyle, toprakla, yeraltı sularıyla yani ekosistemlerle temasını engellemek gerekir. Planlanan çözüm, atıkların yerin yüzlerce metre altında, jeolojik olarak stabil alanlarda depolanmasıdır. Ama bu, bir çözüm değil; sorunun geleceğe ertelenmesidir. Bugün üretilen enerji, yarın yaşayacak nesillerin taşımak zorunda kalacağı ekolojik bir borç olarak birikmektedir. Üstelik yer altına depolanan radyoaktif atıklardan meydana gelen sızıntılarla ilgili dünyada çeşitli örnekler vardır. Bunun en çarpıcı örneği, Avrupa'nın kendi toprağında yaşanıyor. Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde, eski bir tuz madenine dönüştürülen Asse II yeraltı deposunda 1967'den bu yana 126.000 varil radyoaktif atık depolanmakta; ancak 1988'den itibaren madenin duvarlarından radyoaktif sızdırma suyu akmaktadır. Günde yaklaşık 12 metreküp tuzlu su tesise sızmakta olup su, içinde 104 ton uranyum, 81 ton toryum ve 29 kilogram plütonyum bulunan varillerin bulunduğu 725 metre derinlikteki katlara ulaşmaya başlamıştır. Paslanmaya yüz tutmuş bu varillerin içindeki radyoaktif maddeler sızan suyla karışırsa içme suyu kaynaklarının kirlenmesi ihtimali ciddi bir endişe kaynağı haline gelmektedir. Atıkların geri alınması ise 2033'e ertelenmiş durumda.</p>

<h2><strong>Nükleer Santrallere Hukuki Koruma</strong></h2>

<p>Büyük enerji projelerinde çevresel denetimin işleyip işlemediği, bir toplumun doğayla kurduğu ilişkinin siyasi bir göstergesidir. Türkiye'nin nükleer enerji politikası bu açıdan incelendiğinde dikkat çekici bir örüntü ortaya çıkıyor. 2007 yılında çıkarılan 5710 sayılı Kanun, nükleer santrallerin Yap-Sahip Ol-İşlet modeliyle, devlet denetiminin dışında inşa edilmesinin zeminine hazırladı. Bu kanun kapsamında 2008'de açılan ihale, Danıştay'ın yürütmeyi durdurması üzerine iptal edilmek zorunda kalındı. Yargının müdahalesi, iç hukuk üzerinden yürütülen bir projeyi durdurabilmişti.</p>

<p>Bunun üzerine hükümet, projeyi uluslararası anlaşma zeminine taşıdı. Rosatom ile imzalanan devletlerarası anlaşma, Anayasa'nın 90. maddesi kapsamına girdiğinden Anayasa Mahkemesi denetimine kapalı hâle geldi. 2004 yılında yapılan bir değişiklikle temel haklara ilişkin uluslararası anlaşmaların iç hukukun üzerinde sayılması hükmü getirilmişti; bu düzenleme, Akkuyu'ya dair anlaşmayı ulusal mevzuatın erişemeyeceği bir konuma yerleştirdi. Böylece proje hem idare yargısının hem de Anayasa Mahkemesi'nin denetim alanından çıkarılmış oldu.</p>

<h2><strong>Akkuyu: Tüm Bu Soruların Toplandığı Yer</strong></h2>

<p>Bugün ülkemiz Çernobil felaketinin 40 yıl ardından benzer bir tehditle karşı karşıya. Tartıştığımız her mesele; termal kirlilik, radyoaktif atık, kaza riski, hukuki denetim boşluğu, Mersin'in Gülnar ilçesindeki bir noktada kesişiyor: Akkuyu Nükleer Güç Santrali. Ecemiş fay hattına yakınlığıyla sismik risk barındıran bu sahada, dünyanın nesli kritik tehlike altında olan Akdeniz fokunun bilinen üreme alanlarından biri bulunuyor. Termal deşarjın Akdeniz'e bırakacağı ısı yükü, bu türün kıyıyla kurduğu nadir ilişkiyi doğrudan tehdit ediyor. Nihai radyoaktif atık depolama alanı hâlâ belirsiz. Yerel tarım ve turizm ekonomisinin radyasyon algısından nasıl etkileneceği ise hiçbir resmi belgede dürüstçe tartışılmıyor.</p>

<p>Sonuç olarak nükleer enerji, karbon emisyonu düşük iddiasıyla yeşile boyanan ancak çevresel maliyetleri zaman ve mekân içinde yayılmış bir tehdittir. Isınan sular, çözülemeyen radyoaktif atık sorunu ve sınır tanımayan riskleriyle geri dönüşsüz, nesiller arası bir ekolojik yıkımdır. Bir enerji kararının çevresel bedeli, o kararı alanların değil, o kararın gölgesinde yaşayanların omzuna yüklenir. Nükleer enerjiyi "yeşil" ilan etmek ise bu yükü görünmez kılma çabasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Yerel</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/akkuyu-ve-sinop-nukleeri-yesil-mi-yoksa-cevre-felaketi-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2026/04/akkuyu-sinop-nukleer-santrali-cevresel-etkileri.jpg" type="image/jpeg" length="30937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Limanağzı’nda Koruma Gündemi: Süreçler Tartışma Yarattı]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/limanagzinda-koruma-gundemi-surecler-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/limanagzinda-koruma-gundemi-surecler-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaş Limanağzı’nda doğal ve arkeolojik miras neden tartışma konusu oldu? WWF Türkiye’nin uyarıları ve bölgedeki müdahalelere ilişkin ayrıntılar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye</strong>, Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Limanağzı bölgesinde doğal ve arkeolojik mirasın ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çekti. Vakıf, bölgede yürütülen süreçlerin şeffaf, katılımcı ve koruma temelli bir yaklaşımla ele alınması çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Koruma Değeri Yüksek Özel Alan</strong></h2>

<p>WWF Türkiye, <strong>Limanağzı</strong>’nın, <strong>Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi</strong> sınırları içerisinde yer aldığını hatırlattı. Bölgenin; kıyı ekosistemleri, deniz çayırları, zeytinlik alanları ve arkeolojik mirasıyla yüksek koruma değerine sahip olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, Limanağzı’nın korunmasının yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil, Akdeniz kıyı peyzajının bütünlüğü açısından da kritik önemde olduğu ifade edildi.</p>

<h2><strong>Müdahaleler Endişe Yaratıyor</strong></h2>

<p>Vakıf tarafından yapılan değerlendirmede, bölgede son dönemde gözlemlenen uygulamaların ciddi riskler barındırdığına işaret edildi. Taraçalandırma, arazi düzleştirme, zeytinlik alanlara müdahale ve sahile paralel yol açılması gibi faaliyetlerin kıyı ve deniz ekosistemleri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi.</p>

<p>Açılan yol ve arazi düzenlemelerine ilişkin sürecin halen yargıda olduğu da kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>[related-posts id="132720" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Alınacak Kararlar Geleceği Belirleyecek”</strong></h2>

<p>WWF Türkiye, Kaş-Limanağzı’nda alınacak kararların bölgenin geleceğini doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Kıyı şeridi ve çevresindeki doğal habitatlarda değişime yol açabilecek müdahalelerin dikkatle ele alınması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Hem karasal hem de denizel hassasiyetler nedeniyle bilimsel temelli ve bütüncül bir koruma yaklaşımının zorunlu olduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>“Koruma Birlikte Mümkün”</strong></h3>

<p>Açıklamanın sonunda şu çağrıya yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>“Limanağzı’nda yürütülen tüm süreçlerde; ilgili kurumları, bilim insanlarını ve yerel paydaşları kapsayan şeffaf, katılımcı ve koruma temelli bir yaklaşımın hayata geçirilmesi imkânsız değil, acil. Kıyı ve deniz ekosistemini korumak birlikte mümkün.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/limanagzinda-koruma-gundemi-surecler-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 20:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2026/02/limanagzi-koruma-tartismasi-wwf.jpg" type="image/jpeg" length="17580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kağıthane’nin son gölü yok oluyor]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/kagithanenin-son-golu-yok-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/kagithanenin-son-golu-yok-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Ali Avcu, Kağıthane sınırları içindeki Katırcılar Gölü’nün yıllar içinde yaşadığı tahribatı fotoğraflarla belgeleyerek ilçenin son doğal gölünün unutulmaması ve korunması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci <strong>Ali Avcu</strong>, Kağıthane sınırları içinde yer alan ve ilçenin bilinen <strong>son doğal gölü</strong> olan <strong>Katırcılar Gölü’nün</strong> yıllar içindeki değişimini ve yaşadığı tahribatı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yeniden gündeme taşıdı. Gölün içler acısı durumunu yıllar önce ilk kez gündeme getiren gazeteci olan Avcu, gölün bir bölümü kurtarılmasına rağmen kalan kısmının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>42 yıldır yaşadığı Kağıthane’ye dair gelecek kuşaklara bir not düşmek istediğini belirten Avcu, gölün Kağıthane’nin hafızasının önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak unutulmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>[related-posts id="122114" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Avcu, mesleğinin verdiği sorumlulukla uzun yıllar boyunca gölün tamamen kurutulmasına karşı mücadele ettiğini belirterek kamuoyu oluşturarak bu sürecin önüne geçildiğini söyledi. Çevrecilerin de desteğiyle gölün yaklaşık üçte ikisinin kurtarıldığını anımsatan Avcu,<strong> </strong>ancak geri kalan bölümünün bugün hâlâ can çekiştiğini dile getirdi.</p>

<p>Paylaşımında, <strong>Arıcılar’dan Hasdal yönüne her geçişinde</strong>, suların çekildiği, kıyıların sessizliğe büründüğü manzarayı izlerken büyük bir üzüntü duyduğunu ifade eden Avcu, bu görüntülerin insanın yüreğine dokunduğunu vurguladı.</p>

<p>Yerel yöneticilere ve siyasilere çağrıda bulunan Avcu, Kağıthane’de siyaset yapan tüm partilerin temsilcilerinin bir araya gelerek <strong>Katırcılar Gölü’nü halka kazandırması</strong>, gölün bir <strong>mesire alanı olarak düzenlenip yaşatılması</strong> gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/kagithanenin-son-golu-yok-oluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2026/02/katircilar-golu-yok-oluyor-ali-avcu.jpg" type="image/jpeg" length="37064"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zeytinlik Alan Tehlikede: Kekova Limanağzı’nda Acil Çağrı]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/zeytinlik-alan-tehlikede-kekova-limanagzinda-acil-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/zeytinlik-alan-tehlikede-kekova-limanagzinda-acil-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğa Derneği, Limanağzı’ndaki izinsiz yapılaşmaya dikkat çekerek acil önlem çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğa Derneği, Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Kekova Önemli Doğa Alanı içinde yer alan <strong>Limanağzı’nda izinsiz yapılaşmaya</strong> dikkat çekti. Dernek, onaylı plan ve izinler olmadan yürütülen faaliyetlerin zeytinlik tahribatı, tarla düzenleme ve sahile paralel yollar açılması gibi müdahaleleri içerdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu faaliyetlerin <strong>Zeytincilik Kanunu ve doğa koruma mevzuatını ihlal ettiğini</strong> vurgulayan Doğa Derneği, tüm çalışmaların durdurulmasını, acil denetim yapılmasını ve koruma kurullarının devreye girmesini talep etti.</p>

<h2><strong>Doğa Koruma Derneği Hakkında</strong></h2>

<p>2002 yılında doğaseverler tarafından Türkiye’de kurulmuş, doğal alanları ve yaban hayatını korumayı amaçlayan öncü bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek, kuşlar ve diğer türlerin korunması, nadir ekosistemlerin sürdürülebilir yönetimi, izinsiz yapılaşma ve doğa tahribatına karşı uyarılar yaparak halkı çevre konusunda bilinçlendirmek için projeler yürütüyor. BirdLife International ile iş birliği içinde faaliyet gösteren dernek, Türkiye’nin doğal mirasını gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/zeytinlik-alan-tehlikede-kekova-limanagzinda-acil-cagri</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2026/02/zeytinlik-tahribat-limanagzi.jpg" type="image/jpeg" length="63754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akkuyu’da ilk reaktörün inşaatı tamamlanıyor]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/akkuyuda-ilk-reaktorun-insaati-tamamlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/akkuyuda-ilk-reaktorun-insaati-tamamlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk nükleer enerji projesi Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde birinci ünitenin inşaatında sona yaklaşıldığını ve fiziki gerçekleşmenin yüzde 99’a ulaştığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk nükleer enerji projesi olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) ilk reaktörün inşaat sürecinde sona yaklaşıldığını açıkladı. Bayraktar, santralin birinci ünitesinde fiziki gerçekleşme oranının yüzde 99’a ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Alparslan Bayraktar’ın Mersin’de bulunan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde incelemelerde bulunduğu belirtildi. Sahadaki çalışmaları yerinde denetleyen Bayraktar’ın, santralin birinci reaktörünün kontrol odasında yetkililerden yürütülen faaliyetlere ilişkin bilgi aldığı aktarıldı.</p>

<p>Bayraktar ayrıca, Rusya’da aldıkları özel eğitimin ardından Akkuyu NGS’de göreve başlayan Türk mühendislerle kontrol odasında bir süre sohbet ederek kendilerine başarı dileklerini iletti.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin 70 yıllık nükleer rüyasının gerçeğe dönüştüğü Akkuyu NGS sahasında incelemelerde bulunduklarını belirtti.</p>

<p><strong>“YÜZDE 99’U TAMAMLANDI”</strong></p>

<p>Bayraktar paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Rosatom Genel Müdürü Sayın Alexey Likhachev ile inşasının yüzde 99'u tamamlanan birinci reaktörün beyni konumundaki kontrol odasında sürdürülen çalışmaları yerinde inceledik. Ardından kapsamlı bir görüşme gerçekleştirerek projedeki ilerlemeyi ele aldık.”</p>
</blockquote>

<p>Türkiye’nin hedefinin sıfır emisyonlu, kesintisiz ve çevre dostu nükleer enerjiyi, ülkenin enerji sepetindeki en güçlü kaynaklardan biri haline getirmek olduğunu vurgulayan Bayraktar, nükleer enerjinin yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı olmadığını aktardı.</p>

<p><strong>“2050’YE KADAR KAPASİTE 20 BİN MEGAVATA ÇIKACAK”</strong></p>

<p>Bayraktar, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Nükleer enerji bizim için sadece bir elektrik üretim aracı değil, teknolojik atılımın, ekonomik kalkınmanın ve enerji yüzyılının da anahtarıdır. Bu güçlü vizyonla yalnızca Akkuyu ile kalmayarak Sinop ve Trakya'da da planladığımız yeni santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörleri de üretim portföyümüze ekleyeceğiz. 2050'ye kadar nükleer kapasitemizi 20 bin megavata ulaştıracağız.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/akkuyuda-ilk-reaktorun-insaati-tamamlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2026/01/0e5120bb-2bc2-4fe6-ba6b-c4cb22255e6e.jpg" type="image/jpeg" length="14877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Santral 4 yılda, liman 22 yılda: Özelleştirme dalgası devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/santral-4-yilda-liman-22-yilda-ozellestirme-dalgasi-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/santral-4-yilda-liman-22-yilda-ozellestirme-dalgasi-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKP iktidarı, santral ve liman özelleştirmelerine hız kesmeden devam ediyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan yeni ilanlarla birlikte termik santral, rüzgâr enerji santrali ve liman sahaları için dikkat çekici ödeme kolaylıkları içeren satış ve işletme hakkı devri süreçleri başlatıldı.</p>

<p><strong>SOMA A TERMİK SANTRALİ SATIŞA ÇIKARILDI</strong></p>

<p>Mülkiyeti Elektrik Üretim AŞ’ye (EÜAŞ) ait olan Manisa Soma’daki toplam 91 bin 399 metrekarelik taşınmazlar ve üzerindeki Soma A Termik Santrali, bir bütün halinde özelleştirilecek. Cumhuriyet’in haberine göre, ihalede geçici teminat bedeli 20 milyon TL olarak belirlendi. Son teklif verme tarihi ise 10 Şubat 2026.</p>

<p>İhale, kapalı zarfla teklif alma ve ardından pazarlık görüşmeleri yapılması yöntemiyle gerçekleştirilecek; pazarlık sürecinin ardından açık artırmaya geçilecek. İhale bedeli peşin ya da vadeli ödenebilecek. Vadeli ödeme tercih edilmesi halinde bedelin en az yüzde 25’i peşin alınacak, kalan tutar ise yılda bir ödeme yapılmak üzere en fazla 48 ayda (4 yılda) tamamlanacak. Vadeye bırakılan tutara yıllık yüzde 30 oranında basit faiz uygulanacak.</p>

<p>İhaleye yabancı şirketler de katılabilecek. Süreç Devlet İhale Yasası’na tabi olmayacak ve özelleştirme işlemleri her türlü vergi, resim, harç ve KDV’den muaf tutulacak. Öte yandan, Soma A Termik Santrali’nde TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi tarafından yürütülen ve EÜAŞ’ın desteklediği baca gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik plazma teknolojisi projesinin kısa süre önce tamamlandığı, hemen ardından santralin satışa çıkarıldığına dikkat çekiliyor.</p>

<p><strong>BOZCAADA RES YENİDEN ÖZELLEŞTİRİLİYOR</strong></p>

<p>EÜAŞ’a ait Bozcaada Rüzgâr Enerji Santrali (RES) ile santralin üzerinde bulunduğu alan da “işletme hakkının verilmesi” yöntemiyle özelleştirilecek. 2000 yılında kurulan santral, daha önce özel bir şirket tarafından işletilmiş, 2020 yılında EÜAŞ tarafından devralınmıştı. Şimdi ise yeniden özelleştirme kapsamına alındı.</p>

<p>Geçici teminat bedeli 30 milyon TL olan ihalede son teklif verme tarihi 18 Şubat 2026 olarak açıklandı. İhale yine pazarlık usulüyle yapılacak ve açık artırma ile sonuçlandırılacak. Bedelin en az yüzde 35’inin peşin ödenmesi şartıyla, kalan tutar en fazla 48 ayda tamamlanabilecek. Vadeli kısma yıllık yüzde 30 basit faiz uygulanacak. Bu ihalede de yabancı şirketlerin katılımına izin verilirken, süreç Devlet İhale Yasası dışında yürütülecek ve vergi muafiyetleri geçerli olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TEKİRDAĞ ÇEŞMELİ LİMANI 45 YILLIĞINA DEVREDİLİYOR</strong></p>

<p>Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ’ye ait Tekirdağ Çeşmeli Liman Sahası ve liman geri bölgesindeki taşınmazlar ise 45 yıl süreyle işletme hakkı verilerek özelleştirilecek. Eski NATO Kabul Limanı olarak bilinen ve yapımına 2002 yılında başlanan liman, NATO’nun projeden vazgeçmesi sonrası yarım kalmış, daha sonra özelleştirme programına alınmıştı. Toplam proje alanı 1,4 milyon metrekareyi buluyor.</p>

<p>Bu ihale de pazarlık usulüyle gerçekleştirilecek. Teklifler “yıllık işletme hakkı bedeli” üzerinden alınacak ve bu bedeller ihale şartnamesinde belirlenen plana göre toplam 22 yıl içinde ödenecek. Liman özelleştirmesi de Devlet İhale Yasası’na tabi olmayacak; yabancı şirketler ihaleye katılabilecek ve tüm işlemler vergi, resim, harç ve KDV’den muaf olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/santral-4-yilda-liman-22-yilda-ozellestirme-dalgasi-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2025/12/thumbs-b-c-1b99a2ba6af9589c919a88e5ff4120bd.jpg" type="image/jpeg" length="43926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[19 Aralık Hava Durumu: Sıcaklıklar Mevsim Normallerinin Üzerinde Seyredecek]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/19-aralik-hava-durumu-sicakliklar-mevsim-normallerinin-uzerinde-seyredecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/19-aralik-hava-durumu-sicakliklar-mevsim-normallerinin-uzerinde-seyredecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmelerine göre, 19 Aralık günü Türkiye genelinde yağış beklenmiyor. Ülkenin kuzey, iç ve doğu kesimlerinde hava parçalı bulutlu olurken, diğer bölgelerde az bulutlu ve açık bir hava öngörülüyor. Kuzey, iç ve doğu bölgelerde ise pus, yer yer sis ile birlikte buzlanma ve don olaylarının görülmesi bekleniyor.</p>

<p>Hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.</p>

<hr />
<h3><strong>MARMARA</strong></h3>

<p>Bölge genelinde havanın parçalı ve az bulutlu olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis görülebilir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Bursa:</strong> 14°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çanakkale:</strong> 16°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İstanbul:</strong> 14°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kırklareli:</strong> 13°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h3><strong>EGE</strong></h3>

<p>Ege Bölgesi’nde hava parçalı ve az bulutlu geçecek. İç kesimlerde buzlanma ve don olaylarıyla birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Afyonkarahisar:</strong> 11°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Denizli:</strong> 17°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzmir:</strong> 17°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Muğla:</strong> 17°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h3><strong>AKDENİZ</strong></h3>

<p>Bölge genelinde parçalı ve az bulutlu bir hava tahmin ediliyor. İç kesimlerde buzlanma, don, pus ve yer yer sis görülebilir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Adana:</strong> 20°C – Parçalı ve az bulutlu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Antalya:</strong> 21°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hatay:</strong> 19°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Isparta:</strong> 13°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h3><strong>İÇ ANADOLU</strong></h3>

<p>İç Anadolu’da hava parçalı ve az bulutlu olacak. Bölge genelinde buzlanma ve don olaylarıyla birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ankara:</strong> 9°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eskişehir:</strong> 10°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kayseri:</strong> 8°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Konya:</strong> 10°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h3><strong>BATI KARADENİZ</strong></h3>

<p>Batı Karadeniz’de hava parçalı ve az bulutlu geçecek. İç kesimlerde buzlanma, don, pus ve yer yer sis etkili olabilir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Bolu:</strong> 11°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Düzce:</strong> 13°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sinop:</strong> 16°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zonguldak:</strong> 14°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h3><strong>ORTA VE DOĞU KARADENİZ</strong></h3>

<p>Bölgede parçalı ve az bulutlu bir hava bekleniyor. İç kesimlerde buzlanma ve don olaylarıyla birlikte pus ve yer yer sis görülebilir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Amasya:</strong> 11°C – Parçalı ve çok bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Rize:</strong> 14°C – Parçalı ve çok bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Samsun:</strong> 14°C – Parçalı ve çok bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Trabzon:</strong> 14°C – Parçalı ve çok bulutlu</p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h3><strong>DOĞU ANADOLU</strong></h3>

<p>Doğu Anadolu’da hava parçalı ve az bulutlu olacak. Bölge genelinde buzlanma ve don olaylarının yanı sıra pus ve yer yer sis bekleniyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Erzurum:</strong> 5°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kars:</strong> 0°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Malatya:</strong> 11°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Van:</strong> 5°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h3><strong>GÜNEYDOĞU ANADOLU</strong></h3>

<p>Güneydoğu Anadolu’da hava parçalı ve az bulutlu geçecek. Bölgenin kuzeydoğusunda buzlanma ve don ile birlikte pus ve yer yer sis görülebilir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Batman:</strong> 13°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Diyarbakır:</strong> 16°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gaziantep:</strong> 18°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mardin:</strong> 13°C – Parçalı ve az bulutlu</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/19-aralik-hava-durumu-sicakliklar-mevsim-normallerinin-uzerinde-seyredecek</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Dec 2025 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2024/10/3-ekim-hava-durumu.jpg" type="image/jpeg" length="34992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emeklilerin otel odalarında hayatta kalma mücadelesi]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/emeklilerin-otel-odalarinda-hayatta-kalma-mucadelesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/emeklilerin-otel-odalarinda-hayatta-kalma-mucadelesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli maaşları kiralık ev tutmaya yetmeyen emekliler, çözümü tuvalet ve banyosu bulunmayan otel odalarında kalmakta buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Ulus’ta gündüzleri parklarda mendil satan ya da geçici işlerde çalışan emekliler, akşamları ise günlük ücreti 200 liradan başlayan otellere sığınıyor. Tuvalet ve banyonun olmadığı odalar, düşük fiyatları nedeniyle tercih ediliyor. ANKA’nın haberine göre, katlarda ortak tuvalet bulunurken banyo yapmak için ise kişi başı 100 lira ödenmesi gerekiyor.</p>

<p>2019 yılından bu yana otellerde kaldığını anlatan 66 yaşındaki Orhan Gürledik’in tek geliri 6 bin 450 liralık engelli maaşı. Yüzde 80 engelli olduğunu söyleyen Gürledik, otele günlük 200 lira ödediğini ve geçinebilmek için mendil ve kalem sattığını belirtti.</p>

<p>Çevre esnafının da destek verdiğini ifade eden Gürledik, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Odam dışında ortak kullandığımız bir lavabomuz var. Otelde olacak iş değil, ama terminalde kalanları bir görseniz, sokakta yatanları. Bizden beteri de var. Bizim halimize yine şükürler olsun. Ev kiraları çok pahalı, ülkenin başında ben olsam kimseden kira almazdım. Babasının evi gibi otursunlar. Her şeyi bedava yapardım. Zeytin alamıyoruz, peynir alamıyoruz hiçbir şey alamıyoruz. Serbest piyasayı kaldırsınlar memleket bitti. Ekonomi iyi değil. Her şey pahalı, para var ama para yetişmiyor. Günlük beş bin lira bile yetmez. Ev kiraları pahalı, her şey pahalı.”</p>
</blockquote>

<p>Ulus’ta bulunan başka bir otelde kalan 59 yaşındaki memur emeklisi Fatih Ayvat ise 2020 yılında emekli olduktan sonra artan kiraları karşılayamadığı için üç yıldır otellerde kaldığını söyledi.</p>

<p>Emekli maaşının kira giderlerini karşılamadığını belirten Ayvat, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Benim emekli aylığım 34 bin 500 lira ancak en düşük kira 20-25 bin liradan başlıyor. Geriye kalan 14 bin 500 lira. Elektrik, su, ısınma giderleri var. 10 bin lira da rahat oraya gider. Yemek için mutfak için hiçbir şey kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<p>Daha önce birçok otelde kaldığını belirten Ayvat, kaldığı yerin koşullarını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ulus en ekonomik yer. Günlük 350 lira ödüyorum. Haftada bir çarşafları değiştirip, temizlik yapıyorlar ve her gün çöpü alıyorlar. Ama oda da tuvalet ve banyo yok. Her katın tuvaleti ortak. Bazen sırada da bekliyoruz.”</p>
</blockquote>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin kendileriyle görüştüğünü ifade eden Ayvat, şu bilgileri paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>“Büyük ihtimalle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı bu konuyla ilgili bir çalışma yapacak. Yetkililer bize, mekan olarak kalacak yer olmayabilir ama sosyal faaliyetlerinizi düzenleyecek, kurs, etkinlik ve yeme, içme gibi makul şeyler olabilir diye söylediler.”</p>
</blockquote>

<p>Ayvat, beklentilerini ise şöyle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p>“Belediye olarak yapabileceği ne varsa yapmaya çalışıyor ama merkezi hükümetin yapabilecekleri daha fazla. Belediye bütçesi ile aralarında çok fark var. Hükümetin de bu konuda birtakım önlemler almasını istiyoruz. Özellikle İstanbul’da TOKİ’den emeklilere kiralama için ayrılan miktarın genişletilmesi gerekiyor. TOKİ’den ayrılan dairelerin emeklilere kura ile tahsis edilmesini istiyoruz.”</p>
</blockquote>

<p>Ankara Ulus’taki bazı otellerde emeklilerin aynı odada kaldığı da görülüyor. 52 yaşındaki Abdullah ile 76 yaşındaki Seyfi Güçlü, aynı odayı paylaşıyor. Odanın günlük ücreti ise 700 lira.</p>

<p>27 bin lira emekli maaşı aldığını belirten Abdullah, yaşadıkları durumu şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Diğerlerine bakarak çok şükür diyelim ama maaş hiçbir şeye yetmiyor. Üç öğün yemek yesen 750-800 lira gidiyor. Haftada bir kere hamama gitsen 400-500 liradan ucuza hamam yok. Yemeği günlük 700 liradan hesaplasan 16 bin lira alanların maaşı sadece yemeğe gidiyor.”</p>
</blockquote>

<p>Otele yalnızca uyumak için geldiğini belirten Abdullah, banyo koşullarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“En son kişi başı 100 liraya banyomuzu yaptık. 100 lirası olmayan ne yapacak. Ya soğuk suya talim edecek ya da kokacak.”</p>
</blockquote>

<p>16 bin 881 lira emekli maaşı aldığını söyleyen Seyfi Güçlü ise daha önce kalp ameliyatı geçirdiğini, şu anda şeker tedavisi gördüğünü anlattı. Güçlü, bir süredir Ulus’taki otelde kaldığını belirterek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bir, bir buçuk aydan beri burada kalıyorum daha önce başka otelde kalıyordum ama orası 1500 lira olduğu için burada kalıyorum.”</p>
</blockquote>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin kendilerini ziyaret ettiğini aktaran Güçlü, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Otelde kalanlara destek olacaklarını söylediler. Belediyenin kartını vereceklerini tahmin ediyorum.”</p>
</blockquote>

<p>25 yıl prim ödeyerek emekli olduğunu belirten Güçlü, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>“Emekli perişan, evi olmayan, kira ödeyen perişan. Bana göre öyle. Eğer bir birikimi evi varsa o bile yetmiyor. Artık en büyük para 20 TL’nin işini görüyor. Devlet herkese veriyor emekliye vermiyor. Ne yapmış emekli? 16 milyon emekli var kimse oy vermez ki artık. Ben sağ görüşlü insanım. 3-5 tane zengine o kadar imkanlar tanınıyor, onlardan kes fakire fukaraya, emekliye ver. Ağzından, dudağından çıkan kanundur, 10 tane zenginden kes fakire ver kardeşim. Bunlar da bu milletin çocukları. Devlet kesesinden de vermiyor, bizden aldığını veriyor bize.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/emeklilerin-otel-odalarinda-hayatta-kalma-mucadelesi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2025/12/emeklijpg.webp" type="image/jpeg" length="92644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteoroloji’den uyarı: Kar ve tipi geliyor]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/meteorolojiden-uyari-bati-karadenizde-kuvvetli-kar-ve-tipi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/meteorolojiden-uyari-bati-karadenizde-kuvvetli-kar-ve-tipi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Batı Karadeniz’in yüksek kesimlerinde kuvvetli kar yağışı ve tipi beklendiğini açıkladı. Buzlanma, don ve ulaşımda aksamalara karşı vatandaşlar ve sürücüler uyarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>oji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmelerine göre Türkiye genelinde hava parçalı ve çok bulutlu olacak. Marmara Bölgesi, İç Anadolu’nun doğu kesimleri, Karadeniz Bölgesi ile birlikte Ankara, Çankırı, Batman, Siirt, Erzincan, Erzurum, Tunceli, Bingöl, Muş, Bitlis, Ağrı ve Kars çevrelerinde yağış bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kıyı bölgelerde yağmur ve sağanak yağışların etkili olacağı tahmin edilirken, iç kesimlerde yağışların karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görüleceği öngörülüyor. Batı Karadeniz’in yüksek kesimlerinde ise kar yağışının yer yer kuvvetli olacağı bildirildi.</p>

<p>Meteoroloji, özellikle iç ve doğu kesimlerde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis oluşabileceğini, bunun da görüş mesafesini düşürebileceğini belirtti. Akdeniz’in iç kesimlerinde rüzgârın kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli şekilde (40-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Hava sıcaklıklarının iç bölgelerde 2 ila 4 derece azalması beklenirken, diğer bölgelerde önemli bir değişiklik öngörülmüyor. Rüzgârın genel olarak kuzey yönlerden hafif ve orta kuvvette, Akdeniz’in iç kesimlerinde ise kuvvetli esmesi bekleniyor.</p>

<p>Meteoroloji yetkilileri, Batı Karadeniz’in yüksek kesimlerinde beklenen kuvvetli kar yağışı nedeniyle buzlanma, don, tipi ve ulaşımda aksamalara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini vurguladı. Ayrıca Akdeniz’in iç bölgelerinde etkili olması beklenen kuvvetli rüzgârın oluşturabileceği olumsuzluklara karşı da gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/meteorolojiden-uyari-bati-karadenizde-kuvvetli-kar-ve-tipi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2025/12/karyagisi-havaduruma-meteoroloji.jpg" type="image/jpeg" length="19572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japon deprem uzmanı, Türkiye’nin en güvenli illerini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/japon-deprem-uzmani-turkiyenin-en-guvenli-illerini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/japon-deprem-uzmani-turkiyenin-en-guvenli-illerini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya çalışırken ve olası İstanbul depremiyle ilgili tartışmalar sürerken, 35 yıldır Türkiye’de çalışmalar yürüten Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki dikkat çeken açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılan Moriwaki, Türkiye’nin deprem kaynaklı can kayıplarında dünyada üçüncü sırada yer aldığını söyleyerek hazırlığın hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>

<hr />
<h3><strong>“Hazır olmak gerekiyor”</strong></h3>

<p>Japonya’da mimar ve inşaat mühendislerinin jeoloji, jeofizik ve sismoloji eğitimi almak zorunda olduğunu hatırlatan Moriwaki, Türkiye ile Japonya’nın deprem riskinde benzerlik taşıdığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye ve Japonya deprem konusunda benzer özelliklere sahip. Japonya’da 4, Türkiye’de 6 deprem levhası var. Türkiye daha karışık. Deprem gerçeğini kabul etmek lazım. Hazır olmak gerekiyor. Endonezya’dan başlayan Kuzey Anadolu Fay Hattı, dünyadaki büyük fay hatlarından birisi.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Türkiye’nin en güvenli ve riskli bölgeleri</strong></h3>

<p>Moriwaki, Türkiye’deki deprem risk haritasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Ege Bölgesi’nde çok fazla fay hattı bulunuyor ve riskli. Balıkesir’de büyük bir deprem beklemiyorum. Bandırma ve Bursa’da risk var. Türkiye’de en rahat il, Kırklareli.<br />
Samsun hariç Karadeniz Bölgesi daha güvenli. Konya, Niğde, Karaman diye sıralayabiliriz. Konya’da depremler oldu ancak küçük. Burada büyük deprem beklenmiyor.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>“Yapıların yüzde 50’si kaçak”</strong></h3>

<p>Türkiye’deki yapı stokunun büyük bölümünün sorunlu olduğunu belirten Moriwaki, çarpıcı bir tablo ortaya koydu:</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye’nin mimarı olarak ve üzülerek söylüyorum; can kayıplarında Türkiye dünyada üçüncü sırada. Utanmak, bunu düzeltmek lazım. Bunun için 35 yıldır Türkiye’deyim.<br />
2001’de Yapı Denetimi Kanunu çıktı, ilk etapta 19 pilot il belirlendi. Birinci derece deprem bölgesi olduğu halde bugüne kadar yapı denetimi yapılmayan iller var. Türkiye’deki 21 milyonu aşan yapı stokunun yüzde 50’si kaçak.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/japon-deprem-uzmani-turkiyenin-en-guvenli-illerini-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 00:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2025/11/depremuzmani-yoshinori-moriwaki.jpg" type="image/jpeg" length="53615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uruguay’dan getirilen inekler gemide aç ve susuz bırakıldı: 48 inek öldü, kriz devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/u</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/u" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uruguay’dan Türkiye’ye getirilen yaklaşık 2.900 ineğin, kulak küpesi belgelerindeki uyuşmazlık nedeniyle günlerdir Bandırma açıklarında gemide bekletildiği; hayvanların aç ve susuz kaldığı, 48’inin ise öldüğü bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uruguay’dan yola çıkan Spiridon II adlı canlı hayvan taşıma gemisinde bulunan yaklaşık 2.900 inek, Bandırma’ya ulaştıktan sonra günlerdir gemide mahsur bırakıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin yaklaşık 500 hayvana ait kulak küpelerinin belge kayıtlarıyla uyuşmadığını tespit etmesi üzerine boşaltma işlemine izin verilmedi. Bu süreçte 48 ineğin öldüğü, yiyecek ve su kaynaklarının da tükenme noktasına geldiği bildirildi.</p>

<p>19 Eylül’de Uruguay’dan hareket eden gemi, 22 Ekim’de Bandırma’ya ulaştı. Denetimlerde ortaya çıkan kayıt uyuşmazlığı nedeniyle hayvanların karaya alınmasına izin verilmedi ve geminin limandan uzaklaşarak açıkta beklemesi istendi. İddiaya göre gemideki bazı hayvanların kulak küpeleri ve çipi yok, bu nedenle hayvanların ülkeye alınmasında sorun yaşanıyor ve gemide bekletiliyor.</p>

<p>The Animal Reader’ın aktardığı bilgilere göre Spiridon II, 22 Ekim'den bu yana denizde beklemeyi sürdürüyor ve hayvanlar hâlâ gemide tutuluyor. Gemi sahibinin bildirdiğine göre gemideki otomatik besleme ve sulama sistemleri tükendi ve 48 hayvan yaşamını yitirdi.</p>

<p><strong>Acil tahliye çağrısı yapıldı</strong><br />
Gemi sahibi, 8 Kasım’da limana dönerek saman, yem ve su temin edebilmek için izin talep etti. Öte yandan Hayvan Refahı Vakfı (AWF, African Wildlife Foundation), Uluslararası Hayvanları Kurtarma Hareketi )Animal Save Movement=, Hayvan Hakları Savunuculuğu gibi kuruluşlar, hayatta kalan hayvanların daha fazla acı çekmemesi için acil tahliye izni verilmesi yönünde Türk yetkililere çağrı yaptı.</p>

<p>"Animal Save Türkiye"nin bir üyesi, Perşembe günü gemiye ulaşmaya çalıştıklarını ancak olumsuz hava koşulları nedeniyle yaklaşamadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Geminin 16 gün boyunca limanda bekletildiğini biliyoruz. Günlerdir kapalı kaldığı için hayvanların uzun süredir aç ve susuz olduğunu düşünüyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Susuz kalan hayvanlar borulardan akan suyu içmeye çalıştı</strong><br />
Gemide suyun tükenmesi sonucu hayvanların borulardan damlayan suyu içmeye çalıştığı aktarıldı. Ayrıca bölgede yaşayan vatandaşların tüm ilçeyi saran kötü kokudan şikâyet ettiği belirtildi.</p>

<p><strong>Geminin daha önce de benzer sorunlar yaşadığı biliniyor</strong><br />
1973’te inşa edilen Spiridon II’nin 2011’de canlı hayvan taşımaya uygun şekilde dönüştürüldüğü, ancak geçmişte de ciddi sorunlar yaşadığı bilgisi paylaşıldı. 2022 yılında aynı geminin binlerce hayvanla seyir halindeyken İspanya yakınlarında motor arızası yaşamış ve hayvanların başka bir gemiye aktarılması dikkat çekti.</p>

<h6>Kaynak: Türkiye Gazetesi</h6></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Türkiye Gazetesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/u</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Nov 2025 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2025/11/g5uk-s-p9-w8-a-etx-x-p.png" type="image/jpeg" length="69437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köye Dönüş ve Tersine Göç İçin Teşvik Paketi Hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/koye-donus-ve-tersine-goc-icin-tesvik-paketi-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/koye-donus-ve-tersine-goc-icin-tesvik-paketi-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Köy nüfusunu artırmak ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla yeni bir “köye dönüş” programı başlatılıyor. Hibe desteğiyle birlikte yenilenebilir enerji, kırsal turizm, el sanatları ve organik tarım gibi alanlarda projeler teşvik edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırsal nüfusun azalması üzerine köye dönüşü ve tersine göçü desteklemek amacıyla yeni bir teşvik programı hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığının 2026 yılı programında da yer alan plan kapsamında, köyüne dönen vatandaşlara hibe desteği sağlanacak ve yenilikçi kırsal projeler desteklenecek.</p>

<p>Türkiye Gazetesi’nin aktardığı bilgilere göre, hükümet yenilenebilir enerji, kırsal turizm, el sanatları ve zanaatkârlık gibi alanlarda yatırım ve üretimi teşvik etmeyi hedefliyor. Ayrıca organik tarım projeleri için pilot uygulamalara devlet desteği verilecek.</p>

<p>Şu anda köy ve beldelerde yaşayan yaklaşık 5,7 milyonluk nüfusun önemli bir kısmı ileri yaş grubundan oluşuyor. Genç nüfusun kentlere göç etmesiyle birlikte kırsalda yaş ortalaması giderek yükseliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, yeni uygulamaların kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi ve genç nüfusu yeniden köylere yönlendirmeyi amaçladığını belirtiyor. Sağlanacak hibeler ve teşviklerle, kırsal bölgelerin ekonomik ve sosyal açıdan cazip hale getirilmesi hedefleniyor.<br />
<br />
Program kapsamında uygulanacak maddeler şu şekilde: Köyüne dönenlere hibe desteği verilecek, yenilikçi projeler teşvik edilecek; yenilenebilir enerji, kırsal turizm, el sanatları ve zanaatkârlık faaliyetleri desteklenecek ve son olarak organik tarım için pilot projelere devlet desteği sağlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TG</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/koye-donus-ve-tersine-goc-icin-tesvik-paketi-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Nov 2025 22:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2025/11/koye-donene-hibe-vitrin.jpg" type="image/jpeg" length="48593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de orman yanıyor... Toprağın altında bor madeni yatıyor! l Yılmaz Dikbaş yazdı...]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/eskisehirde-orman-yaniyor-topragin-altinda-bor-madeni-yatiyor-l-yilmaz-dikbas-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/eskisehirde-orman-yaniyor-topragin-altinda-bor-madeni-yatiyor-l-yilmaz-dikbas-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/eskisehirde-orman-yaniyor-topragin-altinda-bor-madeni-yatiyor-l-yilmaz-dikbas-yazdi</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Jul 2025 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2025/07/eskisehir-orman-yangininda-11-isci-alevlerin-arasinda-kalarak-yandi.jpg" type="image/jpeg" length="58534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’ye tarihi çağrı: İklim Kanunu’na itiraz, sadece bir muhalefet görevi değil, bir varlık meselesidir l Ali Avcu yazdı]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/chpye-tarihi-cagri-iklim-kanununa-itiraz-sadece-bir-muhalefet-gorevi-degil-bir-varlik-meselesidir-l-ali-avcu-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/chpye-tarihi-cagri-iklim-kanununa-itiraz-sadece-bir-muhalefet-gorevi-degil-bir-varlik-meselesidir-l-ali-avcu-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/chpye-tarihi-cagri-iklim-kanununa-itiraz-sadece-bir-muhalefet-gorevi-degil-bir-varlik-meselesidir-l-ali-avcu-yazdi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Jul 2025 22:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2025/07/iklim-kanunu-1024x576.jpg" type="image/jpeg" length="85161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['İliç'teki maden faciasının benzeri Fatsa'da da yaşanabilir']]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/ilicteki-maden-faciasinin-benzeri-fatsada-da-yasanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/ilicteki-maden-faciasinin-benzeri-fatsada-da-yasanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, İliç'teki altın madeninde yaşanan kazanın Fatsa'daki altın madeninde de yaşanabileceğine dikkat çekerek "Burada da siyanürlü havuz var ve şu anda büyümesi için de ÇED raporu alınmaya çalışılıyor" açıklamasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde siyanürlü liç kayması sonucu meydana gelen kazanın benzerinin Fatsa'daki altın madeninde de yaşanabileceğini belirtti. Maden sahası önünde açıklama yapan Torun, mevcut alanın genişletilmesi için ÇED raporu alınmaya çalışıldığına tepki göstererek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>İliç'te gerçekten bir çevre katliamı, bir facia yaşandı. 9 canımızla ilgili şu anda herhangi bir haber alınamıyor. Ama saatler ilerledikçe umutlarımız da tükeniyor. Bu konuyla ilgili geçmişte Meclis'te değerlendirmeler, bu konuyla ilgili raporlar ortaya konuldu arkadaşlar. İliç faciası dün oldu ama gelişiyle ilgili her türlü eleştiri, rapor, o bölge ilgili ortaya çıkmış tehditler ifade edildi. Ama bu iktidar, gözünün rant bürümüş bu iktidar, bütün raporlara kulaklarını tıkadı, orayla ilgili bütün ortaya koyulan endişeleri duymazdan geldi. Bakın 2021 yılında milletvekillerimiz Meclis'te bunu konuştu. Birçok milletvekilimiz o bölgeyle ilgili raporlar sundu. Çevre ve Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız o günlerde heyetle gitti, bölgede oluşabilecek bir olumsuzluğu dile getirdi. Ama bu kartellerle, ülke dışındaki bu doğayı katleden bu firmalarla ortaklaşanlar bundan sorumludur.</p>
</blockquote>

<p><strong>'BURANIN NASIL BİR TEHDİT OLUŞTURDUĞUNU SÖYLEDİK AMA KULAK TIKADILAR'</strong></p>

<blockquote>
<p>Şimdi taziye dileyerek veyahut da ölenlerimize rahmet dileyerek bu işin altından kalkamazlar. Şimdi bir başka tehditle karşı karşıyayız. Hemen arkamda, daha ileriye gidemediğimiz için buradan çekim yapılıyor şu anda. Burası için de yarın aynı tehdit söz konusu olabilir çünkü burada da siyanürlü havuz var, burada da siyanürle altın madeni işletiliyor ve şu anda da büyümesi için de ÇED raporu alınmaya çalışılıyor. Daha da fazla alanın kullanılması için ÇED raporu alınmaya çalışılıyor. Burada geçmiş dönemlerde de eylem yaptık bütün arkadaşlarımızla. Buranın nasıl bir tehdit oluşturduğunu söyledik ama kulak tıkadılar.</p>

<p>Oradaki havuz patladığı anda Elekçi Deresi'ne karışır ve bütün Fatsa'yı değil, belki Karadeniz'i bile tehdit eder hale gelebilir. Yetkilileri uyarıyoruz. Burayla ilgili tedbir almaya davet ediyoruz. Yarın felaket olduktan sonra ahlamanın, vahlamanın alemi yok. Taziye dilemenin, geçmiş olsun demenin bir alemi yok. Şimdiden tedbirlerinizi alın. Gerçekten işletme amacı da uygun yapılıyor mu? Burada ciddi bir tehdit var. Bu anlamda bir an önce buranın kapatılması ve bu tehdidin ortadan kaldırılması için yetkilileri bugünden uyarıyoruz. İliç'te yaşanmış bir felaketi burada yaşamak istemiyoruz.</p>
</blockquote>

<p><strong>'MURAT KURUM ÇED RAPORUNUN OLUŞMASI İÇİN ONAY VERMİŞ MİDİR?'</strong></p>

<blockquote>
<p>Burası ruhsatlandırılırken kim buraya rapor vermiştir? Hangi yerel ve merkezi idare buna göz yummuştur veya ortak olmuştur? Bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Murat Kurum, o gün bakanlık koltuğunda otururken buraların büyümesi için, ÇED raporunun oluşması için onay vermiş midir? Buralarla ilgili kararların altında imzası var mıdır? Bunu da göstersinler. Sorumluları da bulsunlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/ilicteki-maden-faciasinin-benzeri-fatsada-da-yasanabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Feb 2024 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2024/02/ekran-goruntusu-2024-02-15-114722.png" type="image/jpeg" length="74302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKP'nin İBB adayı Kurum onaylamıştı: Kanal İstanbul'un imar planına iptal]]></title>
      <link>https://www.toplumsal.com.tr/akpnin-ibb-adayi-kurum-onaylamisti-kanal-istanbulun-imar-planina-iptal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.toplumsal.com.tr/akpnin-ibb-adayi-kurum-onaylamisti-kanal-istanbulun-imar-planina-iptal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP'nin İstanbul adayı Murat Kurum'un Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olduğu dönemde onaylanan Kanal İstanbul Projesi'nin imar planı değişikliği iptal edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>HABER MERKEZİ</p>

<p><time datetime="00Z">14.02.2024</time></p>

<p>İstanbul 11. İdare Mahkemesi, Kanal İstanbul Yenişehir Rezerv Yapı Alanı imar planını iptal etti.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca 15 Temmuz 2021’de onaylanan ve 16 Temmuz 2021’den itibaren bir ay süreyle askıya çıkarılan İstanbul İli, Yenişehir Rezerv Yapı Alanı (Kanal İstanbul Projesi) 1. Etabına ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği’ne itiraz etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İBB’nin söz konusu imar planı değişikliğiyle ilgili itirazını zımnen reddetti. İBB, bu işlem üzerine imar planının iptal edilmesi için konuyu yargıya taşıdı.</p>

<h1>'Geri dönülemez zararlar verecek'</h1>

<p>İBB, başvurusunda işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlık konusu plan değişikliklerinin kamu yararına aykırılık teşkil ettiği, İstanbul'un geleceği için hayati önem taşıyan tarım topraklarına, orman alanlarına ve su havzalarına geri dönülemez zarar vereceği gerekçeleriyle plan değişikliğinin iptalini istedi.</p>

<h1>'Hukuka uygunluk yok'</h1>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın işlemiyle ilgili kararını veren İstanbul 11. İdare Mahkemesi, İBB’nin itirazını haklı bularak imar planını iptal etti. 2023/3120 numaralı kararda “15/07/2021 onay tarihli, İstanbul İli, Yenişehir Rezerv Yapı Alanı (Kanal İstanbul Projesi) 1. Etabına ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile bu plan değişikliklerine yapılan 16/08/2021 tarih ve BK No:4274, İBB No:138918 sayılı itirazın zımnen reddine ilişkin işlemde şehircilik ilke ve esaslarına, planlama tekniklerine ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır” denildi.</p>

<h1>ÇED davası da sürüyor</h1>

<p>Kararda dava konusu revizyon imar planı değişikliklerinde dava konusu planın payına düşen nüfusun nasıl tespit edildiğinin bilinmediği belirtildi. Bu durumun dava konusu plan değişiklikleri için nüfus denetimi yönünden belirsizlik yarattığı kaydedildi.</p>

<p>Yine plan değişikliklerinin bilirkişi raporunda bu hususa yönelik yapılan açıklamalar kapsamında nüfus hesapları yönünden eksikler içerdiği, değişen yol güzergahına bağlı olarak genişleyen ve yeni önerilen donatı alanları hakkında yatırımcı kurum ve kuruluşlarının görüşlerine dair bilginin bulunmadığı, mezarlık alanlarının ağaçlandırılacak alan olarak gösterilmesinin mevzuata uygun olmadığı belirlendi.</p>

<p>İBB’nin Kanal İstanbul'a ilişkin yargıya taşıdığı plan süreçlerine dair diğer davalar için yargı süreci devam ediyor. ÇED davası da Danıştay'da görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekoloji</category>
      <guid>https://www.toplumsal.com.tr/akpnin-ibb-adayi-kurum-onaylamisti-kanal-istanbulun-imar-planina-iptal</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Feb 2024 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://toplumsalcomtr.teimg.com/crop/1280x720/toplumsal-com-tr/uploads/2024/02/ialpm5sdauuem6dbi05feg.webp" type="image/jpeg" length="76174"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
