Ramazan Ayında Beslenme

Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısının değişmesiyle 3 ana öğün olan günlük beslenme düzeninin 2 öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır.

Ramazan ayında bireylerin yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivitelerine göre günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarının değişmediği ve bu süre zarfında da sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmenin gerekli olduğu unutulmamalıdır.

SAHURA MUTLAKA KALKIN

Sahura kalkılmaması ya da sahurda sadece su içilmesinin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Bu beslenme tarzı açlık süresini uzatarak kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine sebep olmaktadır.

Sahur öğününün içeriği de oldukça önemlidir.

Sahur öğünü, ağır ve yağ içeriği yüksek besinlerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artacaktır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı ve sahur yemeğinde yumurta, peynir, süt, yoğurt, ceviz gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmelidir.

İFTARDA KONTROLÜ KAYBETMEYİN

Ramazan’ın yemek kültürü açısından en bilinen özelliği iftar sofralarındaki çeşitlilik ve bolluktur. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır.

DİKKAT!

Yapılan en büyük hatalardan birisi çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında yüksek miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilebilir ve bu durum ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlar.

İftara hurma, peynir, zeytin, domates gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı etli sebze yemeği ve salatayla devam edilmesi uygundur. Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler(beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler) tercih edilmemelidir.

İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar veya meyve tatlıları tercih edilmelidir.

SU TÜKETİMİNİ İHMAL ETMEYİN

Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmaz ise su ve mineral kaybı sonucu, bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir.

Su yaşamımız için elzemdir. Vücuttaki su oranının yeterli düzeyde tutulması hayati önem taşıdığından vücuttan kaybolan miktarda suyun mutlaka alınması zorunludur. Günde ortalama 12-14 su bardağı su içmeye, buna ilave olarak ayran, taze sıkılmış meyve suları, maden suyu, sebze suları tüketmeye özen göstermeliyiz.

ÖĞÜN SAYISINI ARTTIRIN

Ramazan ayında öğünler; sahur ve iftarda 2 ana öğün ile iftardan sonra 1-1.5 saat arayla olacak şekilde 2 ara öğün şeklinde planlanmalıdır.

İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olması açısından yararlı olacaktır.

Sağlıklı, huzurlu, birlik ve beraberliğin sürdüğü güzel bir Ramazan geçirmemiz dileğiyle..

İbni Haldun ve mukkadime-2

Yazımızın ikinci bölümünde  ibni Haldun’un Mukkadime’de özellikle üzerine vurgulayarak  ifadelendirdiği kavramlar üzerinde durmak istiyorum. Bedv-bedavet: Zahir olmak, ortaya çıkmak, bir nesnenin ilk önce peyda olan...

Öğrenci başkenti Aydın

ÜNİAR... Şimdi diyeceksiniz ki, “Nedir bu ÜNİAR?” Temel amacı, üniversite öğrencilerinin öğrenim gördükleri şehirden tatmin olma düzeylerini belirlemek ve bu kapsamda şehirleri sıralamak olan Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı… ÜNİAR,...

Araplaştıramadıklarımızdan mısınız?

Bu yazımızda güncel siyaset dışında bir konudan bahsedeceğiz. Konu siyaset dışı görünmekle beraber aslında günlük hayatımızın içinde olan din ve milliyet ilişkisine ilişkin kısa...

İmamoğlu din istismarı mı yapıyor?

Yerel seçimler bitmiş olsa da İmamoğlu’nun dindarlığı, göreve Kur’an okutarak başlaması üzerinden konuşulmaya devam ediyor. Konu sadece bir CHP’li belediye başkanının görünen dindarlığından öte...

İbni Haldun ve Mukkaddime – 1

Sosyalizmin teorik kurucularından olan Engels Karl Marks’ın Şarkiyat üzerine fazla kafa yormamaları doğu da yaşayan düşünürlerin fikirlerinden faydalanmayı beraberinde getirmiştir. Bu Makalemde 14.yüzyıl düşünürlerinden...