PCOS NEDİR?

Polikistik over sendromu, doğurganlık çağındaki kadınlarda %5-10 seviyesinde görülen, beyinde hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının kontrolsüz şekilde üretilmesiyle karakterize, kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen endokrin bir hastalık olarak tanımlanır.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hastalığa bağlı olarak menstruasyon düzensizliği veya görülmemesi, kısırlık, yüz ve vücutta tüylenme, obezite, akne, koltuk altı, kasık ve ensede cilt koyulaşması, nadiren seste boğukluk ve temporal bölgede saç dökülmesi(erkek tipi saç dökülmesi) gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

PCOS olan kişilerde yağ hücreleri daha çok bel çevresinde kümelendiği için insülin direnci ve ona eşlik eden hormonal dengesizlikler sonucu yağlanma genellikle aynı bölgededir. Bu anlamda bel çevresinin hesabı oldukça önemli bir parametredir ve bu değerin 80 cm altında olması istenir.

KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Obezite varlığında,

Sedanter (hareketsiz) yaşam tarzında,

Ailede polikistik over hastası varlığında PCOS gelişme riski yüksektir.

Hastalık genellikle 15-30 yaş aralığında başlar.

Yaşam tarzı değişikliği ve dolayısıyla beslenme tedavisi ile düzenli egzersiz, PCOS ile mücadelede; medikal tedaviden (ilaç kullanımı) daha etkin bir rol oynayabilir. Kilo probleminden, menstrural problemlere, akne ve tüylenmeden iştah dengesizliğine kadar birçok semptom, doğru besin seçimleri ile düzeltilebilir.

TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ:

İdeal ağırlık kaybı ayda 1-3 kg vermektir.

Ağırlık kaybı ilk olarak insülin seviyesinde, sonrasında testesteron ve androjen düzeyinde düşmeye sebep olur. Bu durum doğurganlığa olumlu şekilde yansır. Kistlerin sayısı azalır, menstruasyon düzene girer, tüylenme ve akne gibi problemler ortadan kalkar. Yine kaybedilen ağırlık ile diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve kanser gibi birtakım kronik hastalıkların görülme riskinde azalma eğilimi olur.

3 ANA 3 ARA ÖĞÜN

Az az sık sık beslenmek temel kuraldır!

Nerede olursanız olun öğün saatinizi aksatmayın, her gün benzer saatlerde 2,5-3 saat ara ile beslenin, aksi takdirde açlığınızı kontrol edemez hale gelir, yemek yeseniz de doymaz ve tatlı isteklerine karşı savaşmak durumunda kalırsınız.

Tercihiniz komleks karbonhidratlar olsun

Basit karbonhidratların tamamen kısıtlanması (tatlılar, beyaz ekmek, beyaz pirinç vb.) ve kompleks karbonhidrat miktarının yükseltilmesi beslenme tedavisinin en belirgin özelliğidir. Ayrıca karbonhidrat içeriği yüksek olan alkollü içecekler de tüketilmemelidir.(Bira vb.)

ETİKET OKUYUN!

Etiketinde şeker, yüksek fruktoz, mısır şurubu ve dekstroz yazan besinlerden uzak durulmalıdır. Besinleri tüketmeden önce etiket okuma alışkanlığı oluşmalıdır.

GLİSEMİK İNDEKSİ DÜŞÜK BESİNLER

Kana hızla geçen ve şekeri yükselten şekerli besinler, hazır gıdalar, rafine karbonhidratlar (beyaz ekmek), nişastalı besinler (patates), muz, üzüm ve kurutulmuş meyveler gibi yüksek glisemik yükü olan besinlerden kaçınılmalıdır.

KALİTELİ YAĞLAR TÜKETİN

Doymuş yağın tamamen kısıtlanması, tekli doymamış yağ asitlerinin ön plana çıkarılması ve çoklu doymamış yağ asitlerinin çok az miktarlarda alınması PCOS’ta beslenme tedavisinin önemli özelliklerinden biridir.

Somon ve uskumru gibi yağlı balıklar, avokado, zeytinyağı, ceviz ve fındık gibi yağlı tohumlar, kabak çekirdeği ve keten tohumu gibi besinler diyet listesine eklenmelidir.

Trans yağ asitleri ve hidrojene edilmiş yağlar beslenme düzeninde yer almamalıdır.

POSA OLDUKÇA ÖNEMLİ!

Posa, tokluk hissini arttırarak iştahın dengelenmesini, yağ emiliminin azalmasını ve toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Bu da, Polikistik Overde sıklıkla görülen gastrik problemlerin, hiperlipidemi ve hiperinsülinemi şeker dengesizliğinin ortadan kalkması anlamına gelir. Dolayısıyla meyve, sebze, yulaf, tam tahıllar, kurubaklagiller gibi posadan zengin besinlerin düzenli tüketimi sağlanmalıdır.

TUZU HAYATINIZDAN UZAKLAŞTIRIN

Tuz ödeme neden olur. Tuzu hayatınızdan tamamen çıkarın, turşu ve maden suyu tüketiminizi de sınırlandırın.

TARÇINLA DOST OLUN

Tarçın kan şekerinizi dengeleyerek açlık ve tatlı isteğinizi azaltacaktır, tarçını sevin..

Gelelim egzersiz tedavisine..

Düzenli egzersiz yapmak da insülin metabolizmasında en az diyet kadar etkili olmaktadır.

Konuyla ilgili en doğru ve güvenilir bilgi için;

Fizyoterapist Dilay TUNÇ bizlere tedavide egzersiz ve fiziksel aktivitenin önemini şöyle özetliyor:

Bu sendrom genç yaşlarda adet düzensizliğine sebep olduğu için ilerleyen yaşlarda rahim duvarının kalınlaşması/dökülememesi sonucunda da rahim kanseri riskinde artışa yol açan, genetik temelleri olan bir sendromdur.

PCOS tanılı kadınlarda ilaç kullanımı tedavinin tamamı değildir. Doğru beslenme, kilo kaybı/kontrolü ve fiziksel aktivite ile birlikte bütüncül yaklaşılması gereken özel bir durumdur.

Tüm vücut sağlığı için sistemli ve kişiye özgü fiziksel aktivite oldukça önemlidir. Fiziksel olarak aktif kalmak ve vücudu yıpratmamak dikkat edilmesi gereken bir ayrımdır.

Orta-hafif tempolu yürüyüşler, haftada 2 veya 3 gün, uygun germe ve gevşeme egzersizleri eklenerek, 30-60 dk. arasında önerilmektedir.

PCOS tanılı kadınlarda hem kilo kaybı/kontrolünü desteklemek hem de hormonal dengesizlikten etkilenen kas iskelet sisteminin genel sağlığının ve pelvik kuşak sağlığının iyileştirilmesi ve korunması için fizyoterapistler olarak bizler oldukça kapsamlı bir bakış açısıyla hastalara yardımcı olmaktayız.

O halde ne diyoruz?

Polikistik Over Sendromlularda ekip çalışmasının (doktor-diyetisyen-fizyoterapist, psikolog) önemi hatırlanmalı ve hastalar bu şekilde takip edilmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.