Halil Burak Öz, İstanbul Aksaray’da Yusufpaşa otobüs durağı arkasında bir tavuk lokantasına (ismi bizde saklı) gitmiş, 7 Nisan Cuma günü. Hani “pişmiş tavuğun başına gelmez bunlar” diye anlatmaya çalıştığımız olaylar olur ya işte örneği.

Halil Burak Bey tam da onu yaşamış. Karnının açlığını pişmiş tavuk ile gidermek için tavuk lokantasına giden mağdurumuz, tavuk yerken cebindeki telefonu çaldırmış.

Olayın farkına varır varmaz önce yoldan geçen bir ekip otosunu durdurarak yardım istiyor Halil Burak Öz. Ekip otosundaki polisler Öz’e bir şey yapamayacaklarını söyleyip Aksaray Polis Merkezi’ne gitmesini tavsiye ediyorlar. Bu tavsiyenin üzerine taksitlerini bile henüz ödeyemediği telefonunu belki kurtarırım umuduyla koşarak Aksaray Polis Merkezi’ne giden Öz, polis merkezindeki genç bir polise başına gelen olayı kısaca anlatarak lokantadaki kamera kayıtlarının kontrol edilmesini istiyor.

Amirim gitsin seninle...

Sonrasını şöyle anlatıyor Halil Burak Öz. “Koşarak Aksaray Karakolu’na gittim. ‘Biz bakmıyoruz Topkapı’ya gitmelisin’ denildi. Olay yerinden baya uzaktaki Topkapı-Pazartekke durağına tramvayla gittim. Bu sırada zaman da geçti tabi...

‘Dur heyecanlanma’ dediler. Yarım saat bekledim. Arada cep telefonumla birlikte çalınan kredi kartımı da iptal ettirdim. Yaklaşık yarım saat sonra sıra bana geldi. Şikâyetim konusunda işlem yapması gereken 20’li yaşlardaki polis memuru İMEİ numarası olmadan bir şey yapamayacaklarını söyledi. İMEİ numarasını sonra verebileceğimi belirtip, ‘En azından bir memurla esnaftan kamera görüntülerini almak için gidelim’ diye istekte bulundum. Polis memuru nedenini anlamadığım bir şekilde sinirlendi. ‘Ben mi gideceğim’ şeklinde üst perdeden beklemediğim bir karşılık aldım. Sonra küçümser ifadeyle ‘Ekibim yok. Git amire söyle o gitsin seninle’ yanıtını aldım.”

Hangi birine bakalım

Halil Burak Öz’ün Pazartekke Karakolu’nda ifadesini alan polis memuru M.Ş ise Fatih İlçesi’nde her gün 50 civarında cep telefonu hırsızlığı olayı yaşandığını söylüyor. “4-5 karakol var. Hangisine bakalım? Öyle MOBESE kaydı falan da bakılmaz bu tür olaylar için. Senin telefonu büyük ihtimal bulunmaz” şeklinde konuşuyor polis memuru Ş.E, Halil Burak Beyin anlatımıyla.

‘Üstüne soğuk su iç’

Karakoldan sonuç alamayınca telefonu satın aldığı Türk Telekom’un o civarda olan bayilerinden birinde almış soluğu Halil Burak Öz, çaresizce. “Yardımcı olmak yerine ‘soğuk su içmemi’ tavsiye ettiler” diyor.

Nihayetinde telefonunu çaldırdığı tavuk lokantasına geri dönmüş. Lokantanın Suriyeli çalışanlarıyla çatpat anlaşarak görüntüleri istemiş. “Onlarla birlikte videodan hırsızın açıkça cebimden cep telefonunu aldığını gördüm. Dükkanlarının önünde böyle bir olay olmasından üzüntü duyduklarını ifade etmeye çalıştılar. Görüntüleri bana verdiler” diye anlatıyor, Halil Burak Öz. Ardından da İstanbul Adliyesi’nde savcı Hasan Kaya’nın huzuruna çıkarak olayı ve yaşadıklarını anlatıyor. Savcı Kaya, şahıs tespit edilemediği için takipsizlik kararı veriyor.

Son ümidi sosyal medya

AYNI gün İMEİ numarasını da bularak Bilişim Suçları’na bildiren Öz’ün son ümidi sosyal medya. “Ümidim sosyal medyada paylaştığım görüntülerde yer alan hırsızı tanıyan, gören birinin çıkarak onu yakalatması ya da bana haber vermesi. Asgari ücretle çalışan dar gelirli bir insanım o hırsızın fotoğraflarını telefon satanlara, esnaflara göstererek cep telefonumu geri almaya çalışıyorum, çünkü hala borcunu ödediğim, işlerimi de gördüğüm o telefondan para sıkıntım yüzünden bir daha alma şansım yok” diyor. Öz halen telefonunun bulunarak kendisine teslim edileceği umuduyla her gün sosyal medya üzerinden telefonunu çalan hırsızın kamera kayıtlarını paylaşıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.