''Bu hakemler ile şampiyon olma şansımız yok.'' Aykut KOCAMAN
''Beşiktaş maçını geçersek Şampiyon olabiliriz.'' 2 hafta sonra Aykut KOCAMAN
''Taç hırsızlığı oldu.'' Aykut KOCAMAN
''Ödüyoruz, ödüyoruz borç bitmiyor, her gün yeni bir borç çıkıyor.'' Mustafa CENGİZ
''Sergen ile 10 maçlık anlaşma imzalandı.'' Konyaspor
''Bunlar Trabzonsporlu olamaz Beşiktaşlı da olamaz olsa olsa Fenerbahçelidir.'' Şenol GÜNEŞ

*          *          *          *          *

Bu hakemlerle şampiyon olamayız taktiğini 3 büyükler sürekli kullanır, çok enteresandır, Türkiye liginde 3 büyüklerden başka da şampiyon çıkmaz.
Sevgili Aykut KOCAMAN, 'bu hakemlerle bu organizasyonda şampiyonluk şansımız yok' dedin, bir iki hafta işler iyi gitti. 'Beşiktaş virajını dönersek şampiyon olabiliriz' e döndün, kendinle çelişkilerini takip etmekten ben bıktım, spor kamuoyu sabırla seni izliyor, hatta bir çoğu da seni destekliyor, bu hoca ile bu ligin sonu gelmez dediğimde ligin başıydı, ligin sonlarına geliyoruz “oynattığın futbol berbat, algı yönetimin perfect”, 'Taç hırsızlığı yapıldı' dediğin maçta rakibin %70 topla oynamış, senin takımın iki pas yapamamış, ceza sahanda oynanan oyunda oyuncuların maçın sonlarına doğru yürüyemez hale gelmiş ve bu maçların birinden 2-2 beraberlikle çıkmışsın, oynattığın oyun ile değil ama şansın ve algı yönetimin bu noktadaki başarını tebrik ediyorum.

Dünyada uygulamadan kalkan çift ön libero oyun anlayışın yüzünden dört günde peş peşe oynadığın iki derbide banko oynamış Topal ve Souza ile lig maçına başlaman kabul edilebilir bir durum değil. Bir yıl önceki Akhisar maçı Topal- Souza hatalı pas toplamı 14, bu maçta oyundan çıkarıldıkları hali ile 22 pas hatası.

Sevgili Rıdvan DİLMEN Fenerbahçe’nin başında 6 maça çıktın, namağlupken istifa ettin, bir Avrupa kupası maçından elenmeyi kabullenemedin ki doğrusu elenmemek için tüm gereken önemlerin alınmasıydı. Bence kendine yazık ettin, çok duygusal baktın, çok gururlu davrandın, taraftarın beklediği futbolu oynattığın halde Fenerbahçe‘de genç yaşta elde ettiğin teknik direktörlük görevinden erken veda ettin,  erken veda etmeseydin belki de Fenerbahçe taraftarı bu kahreden futbolu izlemeyecekti, bu karar belki de Türk futbolu için çok büyük bir teknik direktör kaybı oldu. Belki de ülke futbolu en büyük futbol yorumcusunu kazandı.

Bu büyük yorumcuyu izlerken Aykut KOCAMAN’ı koruduğunu görmemek imkansız. Sevgili Rıdvan Hoca, yeri geldi Zico’yu eleştirdin, yeri geldi Ersun YANAL’ı eleştirdin, bu iki hoca da Fenerbahçe taraftarının en beğendiği teknik direktörlerdi. Sen arkadaşın ile Fenerbahçe teknik direktörü konumunu birbirinden ayıramayacak kadar duygusalsan ki öylesin, o zaman yorumculuktan da istifa et, yine duygusallığına yenik düşüyorsun. Vardar’a elenen, sahasında 19 gol yiyen futbol adına hiçbir şey oynamayan bir Fenerbahçe’yi bu kadar kötü Aykut dışında kim oynatsa sanırım paramparça yapardın.

*          *          *          *

Türk futbolunda klasik bir fırıldaklık modası aldı başını gidiyor, 
Türk futbolunun geldiği bu noktadan kimse sorumlu değil.
Türk futbolunun içerisindeki bütün karakterler kendini kenara çekmiş, hepsi 'bu işi kim yaptı, bu hale kim getirdi' arayışına girmiş, yapmayın! Son 30 yıldır bu ülkede federasyon, MHK‘de, kulüplerde görev alan tüm teknik ekipler, tüm futbolcular TV'de, Radyo’da, Gazete’de  görev yapan tüm arkadaşlar, sizler yıllarca bu ülke futbolunun içindesiniz. Nasıl oluyor da geldiğimiz noktadan kimse sorumlu olmuyor. Türk futbolunu baltaladınız, olumsuzluklara prim verdiniz, paralı köşe yazarlığı yaptınız, Fatih TERİM’e, Şenol GÜNEŞ'e, Mustafa DENİZLİ’ye  vb, karakterlere korkunuzdan soru soramadınız, yeri geldi fırça yediniz, sesinizi çıkaramadınız ve şimdi geldiğimiz noktada Türk futbolunu bu hale kim getirdi diye arayıştayız. Erman TOROĞLU, Ahmet ÇAKAR vb komplo teorisyenleri ile Türk futbolu yönetildi. Biraz olsun herkes dürüst olsun, sorumluluk alsın gerçekleri söylesin gerçeklerden kastım milletin bilmediği, sizlerin bildiğiniz futbolun arka bahçesinde dönen fırıldaklıklar bunları anlatın kamuoyuna Türk futbolunun çirkinliklerinden arka bahçede neler döndüğünden bahsedin, nasıl haksız şampiyonluklar yaşandı, nasıl haksız maçlar kazanıldı, hakemi, futbolcusu, teknik direktörü, başkanı gerçekleri konuşun, anlatın Türk futbolunun eteğindeki tüm taşlar dökülsün önlemler alınsın yeni sayfa yeni anlayış ile yeni bir başlangıç yapılsın. Türk futbolundan bu zihniyetler temizlenmedikçe Türk futbolu kurtulamayacak, balık baştan kokar, Federasyon’da reform şart, Finansal Fair Play TFF tarafından uygulatılmalı, alt yapıdan futbolcu bulundurma değil oynatma zorunluluğu getirilmeli, yabancı yaşlı futbolcu transferi değil genç futbolcu ve belli sayıda milli olmuş genç futbolcuların transferine izin verilmeli.

Aksi takdirde Mustafa CENGİZ gibi nice başkanlar gelecek ve “ödüyoruz - ödüyoruz borç bitmiyor” diyecek. Çünkü bu kulüplerin günlük faiz giderleri minimum 1 milyon TL. Bu zihniyetler borcu bitirmiyor sadece kulübün varlığını devam ettiriyor.

Konyaspor açıklama yapıyor; 'Sergen ile 10 maçlık anlaştık.' Sevgili Sergen, sen 10 maçlık görevi nasıl kabul ediyorsun? Konyaspor, sen 10 maç sonra ne yapacaksın fakat alan memnun veren memnun, doğrusu şudur ki inşallah bunları da göreceğiz. Konyaspor 'Sergen YALÇIN ile 10 yıllık sözleşme imzaladı' açıklaması duyarsak anlayın ki Konyaspor da Sergen de büyük hedeflere yelken açmış ama 10 maçlık sözleşmeden ben şunu anlıyorum. Sergen paraya oynuyor, Konyaspor da günü kurtarmaya.

Şenol GÜNEŞ için esas mesleği öğretmen derler, çok da iyi bir öğretici olduğu söylenir, söylemlerin dışında gittiği takımda oyuncuların performansını üst seviyeye çıkarıp vitrin oyuncu haline getirmesine yıllarca şahitliğimiz var ama bu Fenerbahçe düşmanlığı nedir? Bu seviye bir insana yakışır mı?, sen topluma mal olmuş bir karaktersin, Milli Takım Teknik Direktörlüğü yapmışsın, seni birçok Fenerbahçeli desteklemiş, belki bu kontrolsüz tavır ve davranışlarına rağmen yine de seni seven veya yaptığın işe saygı duyan Fenerbahçeliler olabilir, neden yaşadığın her kötü olayda Fenerbahçe‘yi deklare etme ihtiyacı duyuyorsun sayın hoca? 1996‘da üç maç kala kendi sahanda Fenerbahçe ile berabere kalsan şampiyonsun, son dakikalarda  kontradan gol yiyorsun, Trabzonspor şampiyonluktan oluyor. 2011‘de 9 puan önde başladığın 2’inci yarıda Fenerbahçe ile aynı puanda ligi bitiriyorsun 1 gol averaj ile Fenerbahçe Şampiyon oluyor, sen ikinci yarıda Fenerbahçe‘ye yine yeniliyorsun ilk Trabzonspor – Fenerbahçe maçında Mert GÜNOK ‘un kurtardığı penaltı Fenerbahçe’ye averaj ile şampiyonluğu getiriyor ve o sene oynanan maçlara bakıldığında birçok takım Trabzonspor’a destek veriyor. Beşiktaş - Trabzonspor maçında  Beşiktaş taraftarı maça ilgi göstermiyor, yensek de olur yenilsek de tarzı açıklamalar yapılıyor ve bu tansiyonda bir maç izlenirken tribünler de Trabzonspor’a destek veriyor. Bu gerçekler içerisinde 2011 yılında Fenerbahçe’den tek puan alan takım Bursaspor oluyor, o da 1 puan ve o sene Fenerbahçe’den 1 puan daha alabilen olsa Trabzonspor şampiyon oluyor. Bu realiteler çerçevesinde '16 maç satın almış Fenerbahçe' demek oluyor ki 'Bursaspor hariç her takımı satın aldı.' 

Sizler sürekli Trabzonspor taraftarına 'şike var, şampiyon biziz deyip durdunuz', nedeni de 3 Temmuz kumpasının arkasına geçtiniz, kanunu, hukuku, adaleti hiçbirini beklemeden 'biz şampiyonuz, kupamız elimizden alındı' dediniz. Gelinen noktada Yargıtay dahi şike ile ilgili gerekli kanıtları bulamamışken ve bu şike operasyonunun bir FETÖ çalışması olduğu gün yüzüne çıkmışken, sen sürekli gaz verdiğin Trabzonspor taraftarını unuttun. Beşiktaş şampiyonluğunda ilk şampiyonluğumu burada kazandım' dedin. Trabzonspor taraftarı da bunu unutmadı Şenol hoca ve Trabzona geldiğinde sana bunun hesabını sordu. Sen de bir açıklama yapman gerekirken “alın bunları” yani bizim polisimiz alma işine bakıyor sanki sürekli görüyoruz duyuyoruz. Türk Polisi’ne “alın bunları” direktifleri yakışmıyor.  Sayın Şenol GÜNEŞ futbol sahasının içerisinde kal, magazinle, seyirci ile, rakip teknik direktör, oyuncu, takımları ile diyaloglara girme, hakemlerle, federasyon ile, medya ile herkesle kavgalısın, herkese laf yetiştiriyorsun, her şeyi eleştiriyorsun, şampiyonluklar yaşadığın halde, Türkiye liginin en kaliteli takımına sahip olduğun ve iyi futbol oynattığın sezonda bile, şampiyonlar liginde rekor kırdığın sezonda bile “rekorları alt üst ettiğin sezonda” sen yine bir yerlere saldırıyorsun, yenilgiyi hazmedemiyor olgunlukla karşılayamıyorsun. Sana naçizane tavsiyem, keyifli ol ve gül hoca, eğitimci hoca dedikleri Şenol GÜNEŞ’i saha kenarında 4’üncü hakemlerin üzerinde değil yanında görelim. Tepkilerini şiddetle ve öfke ile saldırmak olarak göstermek yerine kontrollü, sakin, bilgili kırdığı rekorlar ile olgunlaşmış başarıları ile tecrübeleşmiş  taktik oyun sistemi gelişmiş sadece oyunun içinde kalan bir Şenol GÜNEŞ Türk futbolunun beklentisidir. Şenol GÜNEŞ’in polemiklerin merkezi olmaya son vermesi şartdir. Bu anlayış 70’lerde kaldı, dünya futbolu revizyonunu tamamladı, tamamen bilime dayalı yeni bir anlayış ile dünya futbolu mesafe katetmekte taktik değişim ve oyuncu gelişimi değişti, yani artık Avrupa ve Dünya arenasında “Laf ile peynir gemisi yürümez ve yürümüyor.” 

Bir sonraki yazımda futbolda bilimsel değişimler ile ilgili bazı örneklemelere yer vereceğim.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.