Pazarda isyan var!

Türkiye’de Ocak ayı enflasyon şampiyonları biber, patlıcan, domates, ıspanak satışı yapılan pazar yerlerinde halk fiyatlardan şikayetçi… Vatandaşların bir kısmı bu durumun denetimle çözüleceğini belirtirken, bir kısmı ise köylüyü desteklemek gerektiğini söylüyor.

TÜİK’in açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerine göre, Ocak ayında enflasyon oranı yüzde 20,30 olarak duyuruldu. Ocak ayında en fahiş fiyat artışı özellikle sebzelerde gözlendi. Halkın genellikle pazarlardan almayı tercih ettiği çarliston biber yüzde 87,7, patlıcan yüzde 80,94, ıspanak yüzde 67,63, taze fasulye yüzde 63,84, taze fasulye yüzde 53,31, domates yüzde 44,31 artış gösterdi. Kuru soğan, karnabahar ve sivri biberin de enflasyon şampiyonluklarını koruduğu açıklandı.

Ankara’da pazar yerinde Amerika’nın Sesi’nden Murat Karabulut’un mikrofon uzattığı vatandaşlar da pazarcı esnaf da fiyatlardan şikayetçi… Vatandaşlar pek bir şey alamadıklarından yakınırken, esnaf da yeterince satış yapamadığını ve pazar yerlerinde eskisi gibi müşteri kalabalığı olmadığını anlatıyor.

‘TÜRKİYE HİÇBİR DÖNEMDE BÖYLE BİR DURUMA GİRMEDİ’
Adını açıklamak istemediğini kaydeden emekli bir vatandaş, “Pazar çantasıyla geldim pazarı üç defa tur ettim ama hala çantamı dolduramadım çünkü her şey çok pahalı. Türkiye hiçbir dönemde böyle bir duruma girmedi. Toprağımız var çiftçimiz var ama çiftçi toprağında değil. Çiftçi şehirde ve şehirdeki işsiz konumunda. Durumumuz bu” diye belirtti.

Emekli olduğunu belirten ancak adını açıklamayan bir başka vatandaş ise, “Çok pahalı, dolaşıyoruz halen alamadık bir sebze. Artık hangisinde ucuzsa onu alacağız. Çok şükür ben alabiliyorum ama alamayanlar var, işsiz olanlar, durumu iyi olmayanlar var” dedi.

‘ÜRETİM AZ, TÜKETİM ÇOK’
Emekli Hüsrev Kaçmaz da, tarım ve kentleşme politikasını eleştirerek, pazar-market denetimi yerine politika değişikliği gerektiğini anlatıyor. Kaçmaz, “Üretim az, tüketim çok. Üreten insanlar üretmez oldular. Herkes geldi hızlı şehirleşmeye gittik. Şehirlere hücum edildi tarım alanları terk edildi. İnşaat yapıldı tarım alanları konuta dönüştü. Duvarları yiyecek halimiz yok. Sebze meyveyi kim üretecek üretenler yok onlar da geldiler şehirli oldular. Köylüyü desteklememiz lazım tarım alanlarını ıslah etmek lazım. Sınırsız sosyal yardım değil de üretenlere yardım etmemiz lazım. Üretsinler ki piyasada bir rekabet olsun rekabetten de biz faydalanalım. Sıkıntı burada kaynaklanıyor” dedi.

Pazar yerindeki vatandaşlardan Meliha Kaya da, “Çok pahalı, çok pahalı çok pahalı” derken, “Tüketici de haklı üretici de haklı her ikisine de hak veriyorum çünkü üretmek hiç kolay değil, ben de köylü kızıyım zamanında ürettim şimdi tüketiyorum” diye belirtti.

‘ÇİFTÇİ NİYE ÜRETSİN PARA KAZANAMAYINCA’
Adını vermeyen bir diğer vatandaş ise pazardaki fiyatlar için “Alınacak gibi değil, biz iki kişiyiz. Emekli bir insanım, belki her birinden bir-iki kilo alabilirim ama bunları alamayacak yüzlerce-binlerce insan var. Benim ülkem tarım ülkesi, kesinlikle ben bu fiyatlara karşı çıkıyorum. Ben bu fiyatların denetleyicisi değilim, çiftçi de değilim komisyoncu da değilim. Ben bunu bilemem bunu devlet denetleyecek” dedi. Plastik poşet uygulamasına da değinen vatandaş, “Ben naylon tüketilmesine karşıyım doğamız için. Bunun çözümü hükümet politikası olması lazım, poşetleri sen aldın ben aldım değil de. Kesinlikle plastiğe karşıyım” diye ifade etti.

Etrafındaki kişilerin sözlü desteğini alan başka bir emekli ise, “Görüyorsun durumu insanlar burada, tava yanmış cepler yanmış, durum meydanda sormana gerek yok yani. Çiftçiyi desteklenmeden üretim yapılmadan burası ateş pahası olur. Çiftçi niye üretsin para kazanmayınca” diyerek tepkisini dile getirdi.

PAZARCILAR DA DURUMDAN ŞİKAYETÇİ
Pazarcı esnafından bir vatandaş da ismini açıklamadan, “Antalya sel gördü mağdur oldu, fırtına seraları sel altında bıraktı, tarla-bahçe, seralar su altında kaldı. O nedenle fiyatlar biraz yüksek, hatta çok yüksek. 30 senedir ben bu mesleği yapıyorum ilk kez böyle bir şey görüyorum. Tarlada 50 kuruş burada neden 5 lira-6 lira diyorlar. Şimdi adam orada atıyor 300 kilo mal Antalya’dan. Orada da iki-üç kişinin elinde dolanıyor sonra halka sunuluyor, ondan sonra bu niye pahalı. İstediğin kadar denetle, bu iş artık büyük adamların elinde. Adam koyuyor deposuna misal 6-7 ay boyunca bekleterek satıyor bunu. Halk da alamıyor biz de satamıyoruz. Öyle kötü bir duruma gelmişiz” ifadelerini kullandı.

Pazarcı esnafından İrfan Öztürk ise, marketlerle aralarındaki eşitsiz koşullara dikkat çekerken, sebzeyi Ankara’ya dışarıdan getirdiklerini anımsatıyor. Öztürk, “Kış sebzelerini biz Ankara’da üretemediğimiz için zamları bilemiyoruz. Biz mazottan, gübreden ve işçilikten şikayetçiyiz. Mahallede satamıyoruz, belediyeler karşı çıkıyor. Marketler tabii zam yapar. Bize, üreticilere bu kolaylığı sağlasınlar. Biz tarladan getirdiğimiz gibi satıyoruz ucuza. Biz ortada ortada kalıyoruz” diye ifade etti.

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ: master.m3u8