Para ve Güç

Abone Ol

Unutulan Hakikat

Esenlikler sevgili okuyucularım pek kıymetli takipçilerim

Para ve Güç Savaşında Unutulan Hakikat: Kul Plan Yapar, Kader Güler
Son yıllarda siyaset kürsülerinden taşan dil, sokaktaki insanın gündemi ve seçim meydanlarının vaatleri tek bir ortak paydaya kilitlenmiş durumda: Maddiyat. Manşetler döviz kurlarından, bütçe açıklarından, kimin ne kadar zenginleştiğinden veya fakirleştiğinden bahsediyor.

Siyaset mekanizması, insanlara sadece cüzdanları üzerinden bir yaşam vadederken büyük bir ahlaki ve manevi çöküşün perdesini aralıyor. Parayı her kapıyı açan bir anahtar, mutlak gücün kaynağı gören bu sığ anlayış, toplumu derin bir girdaba sürüklüyor.
Oysa dönüp tarihe ve hayatın çıplak gerçeğine baktığımızda önümüze tek bir hakikat çıkıyor: Para her şey değildir ve insanoğlunun sığınacağı yegane liman Allah’a olan güven, yani teslimiyettir.

Bugün siyaset arenasındaki aktörlerin düştüğü en büyük yanılgı, gücü ve parayı ellerinde tuttuklarında her şeyi kontrol edebileceklerini sanmalarıdır. Seçim stratejileri, milyarlık bütçeler, medya gücü ve siyasi hamleler bir yere kadar yürür. Ancak unuttukları bir şey var; kul plan yapar, kader ise sadece güler. En güçlü hükümetlerin, en zengin hanedanların tek bir virüsle, tek bir doğal afetle veya küçük bir ekonomik kırılmayla nasıl yerle yeksan olduğunu tarih defalarca yazmıştır. İlahi iradenin üzerinde hiçbir siyasi irade, hiçbir sermaye gücü yoktur.

Siyasetin insanlara sürekli "daha çok tüketim" ve "maddi refah" pompaladığı bu çağda, ruhlar giderek fakirleşiyor. İnsanlar paranın getirdiği sahte güven duygusuna aldandıkça, asıl sığınak olan yaratıcıya şükretmeyi ve ona tevekkül etmeyi unuttular.

Parayı putlaştıran siyasi söylemler, toplumsal dayanışmayı, adaleti ve vicdanı da çürütüyor. Her şeyi parayla satın alabileceğini düşünen bir siyasi elit, ne halkın gönlüne girebilir ne de kalıcı bir miras bırakabilir.
Vatandaş olarak bizlerin de bu algı oyununa gelmemesi gerekiyor. Geçim derdi, hayat pahalılığı elbette gerçektir ve siyasetçilerin bunu çözmesi onların sorumluluğudur. Ancak cüzdanımız boşaldığında inancımızı, cüzdanımız dolduğunda ise insanlığımızı kaybetmemeliyiz. Gerçek zenginlik, paranın satın alamayacağı huzur, sağlık ve imanla gelen o içsel teslimiyettir. Allah'a güvenen bir insan, siyasetin geçici rüzgarlarıyla savrulmaz; makamların ve paranın kölesi olmaz.
Siyasetçiler koltuklarını, zenginler kasalarını korumak için bin bir plan yapadursun; asıl hüküm sarsılmaz olanın, yani mülkün gerçek sahibinindir. Bugün dünyayı yönettiklerini sananlar, yarın bir avuç toprakla baş başa kalacaklarını unuttukları müddetçe kaybetmeye mahkumdurlar.

Paraya değil, hakka ve hakikate yaslananlar ise her zaman kazanacaktır.


Sevgili takipçilerim pek kıymetli okuyucularım bir sonraki yazıda görüşünceye kadar sağlıcakla kalın

{ "vars": { "account": "G-9KFVFXJPJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }