Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Dairesi, delegelerin özgür iradesinin sakatlandığına hükmederek CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı hukuken geçersiz saydı. Bu şok gelişmenin ardından Kemal Kılıçdaroğlu, resmi olarak yeniden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı koltuğuna geri döndü. Karar sonrası Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu cephesinde büyük bir hayal kırıklığı yaşanırken, Kılıçdaroğlu ve ekibi partinin yönetimini süratle devralmak üzere harekete geçti.
İlk yasal hamle olarak, kurultay öncesinde de genel merkezin avukatlığını yapan Celal Çelik, mevcut yönetimin tüm mali ve hukuki yetkilerini iptal ettiğini duyurdu.
Genel Merkezde Yetki İptali ve İdari Kriz
Eski yönetimin finansal ve hukuki yetkilerinin elinden alınması, CHP Genel Merkezi bünyesinde ciddi bir yönetim krizini de beraberinde getirdi. Herhangi bir yasal sorumlulukla karşı karşıya kalmak istemeyen genel merkez çalışanları, hukuki olarak yetkisiz duruma düşen eski yöneticilerin talimatlarını uygulamaktan kaçınmaya başladı.
Aydınlık gazetesinin ulaştığı kulis bilgilerine göre, partide dengeler hızla değişiyor:
-
Milletvekillerinin Desteği: 138 milletvekiline sahip olan CHP grubunda, 80'in üzerinde vekil sürecin Kılıçdaroğlu liderliğinde yürütülmesi gerektiği görüşünde birleşti ve desteğini sundu.
-
Belediye Başkanlarının Tutumu: Çok sayıda belediye başkanı, partinin yeniden toparlanması noktasında Kılıçdaroğlu’na olan güvenlerini doğrudan ya da yakın isimler aracılığıyla iletti.
-
Baskı İddiaları: Bazı belediye başkanları ise Özel ve İmamoğlu ekibinin, kendilerine destek açıklaması yapmaları yönünde ağır bir baskı uyguladığını öne sürdü.
Özel ve İmamoğlu Cephesinde Arayışlar: Aracılar Devrede
Kararın açıklandığı gece düzenlenen protesto gösterilerinden istedikleri sonucu alamayan Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekibi, geri adım atmak zorunda kaldı. İlk başlarda "Binayı terk etmeyeceğiz, direneceğiz" yönünde sesler yükselse de Kılıçdaroğlu'nun mutlak otoritesinin kabul edilmesiyle birlikte diyalog yolları aranmaya başlandı. Eski yönetim adına "ağabey" formundaki bazı belediye başkanları, Kılıçdaroğlu ile temas kurmak üzere arabuluculuk girişimlerine girişti.
Kemal Kılıçdaroğlu ise bu süreçte hem durumu koordine etmek hem de kendisine iletilen teklifleri değerlendirmek amacıyla yoğun bir toplantı trafiğine başladı. Dün evinde başlayan bu istişare görüşmeleri, bugün de hem evinde hem de çalışma ofisinde milletvekilleri, belediye başkanları ve parti kurmaylarının katılımıyla gruplar halinde devam etti.
Barış Yarkadaş: "Kemal Bey Sadece Özgür Özel'i Bekliyor"
Yaşanan bu hareketli saatlere dair en net kulis bilgisini ise eski CHP Milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş paylaştı. TV100 canlı yayınında konuşan Yarkadaş, Özgür Özel ve ekibinin yaptıkları durum değerlendirmesinin ardından eski genel sekreter Önder Sav'ı aracı olarak Kılıçdaroğlu'na gönderme kararı aldıklarını açıkladı.
Yarkadaş, Kılıçdaroğlu'nun bu hamleye karşı duruşunu tam olarak şu sözlerle aktardı:
"Özgür Özel arkadaşlarıyla durum değerlendirmesi yaptı ve Kemal Bey’e aracı olarak Önder Sav’ın gönderilmesi konusunda aralarında uzlaşıya vardılar. Fakat Kemal Bey, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in dışında herhangi bir kimseyle görüşmeyi kabul etmiyor. Kemal Bey artık Özgür Özel’i bekliyor."
Mahkemenin Gerekçeli Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Dairesinin, 38. Kurultay'ı tamamen yok sayan ve bu büyük değişime yol açan kararının gerekçesinde aynen şu ifadeler yer aldı:
"İstanbul Belediye Başkanı olan ve Cumhuriyet Halk partisi 38. Olağan Kurultayı Divan başkanı olarak görev yapan şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun organizesinde yukarıda isimleri yazılı diğer şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek 04-05/11/2023 tarihinde Ankara Spor Salonunda yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayında oy kullanan bir kısım kurultay delegelerine genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy kullanmaları için; bir kısım delegeye para verdikleri, bir kısmına değişik il ve ilçelerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği adaylığı teklif ve taahhüt ettikleri, bir kısım delege ve yakınlarını CHP’li belediyeler ile bu belediyelere bağlı şirket ve iştiraklerinde işe yerleştirdikleri, bir kısım delege ve yakınlarına çok sayıda market alışveriş kartları dağıttıkları, kurultayda oy kullanan bu delegelerden kullandıkları oyların fotoğrafını cep telefonları ile çekerek kendilerine göndermelerini istedikleri, kurultay salonunda birinci tur oylama sonucunda ikinci tur oylamaya geçilmesini geciktirerek Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekildiğine yönelik gerçeğe aykırı açıklamalarda bulundukları, bu şekilde kurultay delegelerinin iradelerini fesada uğratarak Genel Başkan Adayı Özgür Özel’in genel başkanlık seçimini kazanmasına yönelik faaliyet yaptıkları, bu haliyle şüphelilerin birlikte hareket ederek müsnet suçu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır."

