Onunla tek kare fotoğrafta olmak!

Hani diyorum ki bu seçim sürecinde keşke benim de gençlerin Ekrem Abisiyle tek kare de olsa bir fotoğrafım olsaydı.

O kalabalıkların arasında,

Bir ev ziyaretinde,

Veya yolda yürürken,

Ona sorular sorarken, meselâ!..

Ne bileyim işte!

Uzağında yakınında, belli belirsiz de olsa o tek fotoğraf karesinin bir yerinde bulunsaydım, diye içimden geçirdim bir an için.

*

Çünkü onu çok büyükler, çok küçük gördüler.

Onu, sıradanlaştırdılar.

İktidar, elinde var olan devletin bütün güçleriyle; sosyolojik ve psikolojik yöntemler uygulayarak üzerine gittiler.

İşte sırf o nedenle; ona güç vermek adına keşke “Ben de İstanbullu gençlerin Ekrem Abilerinin yanında olsaydım” diyebilseydim, o tek kare fotoğrafa bakarken de:

“Sen bunu hak ettin Başkan! O fotoğrafta beni fark edemesen de ben yanındaydım ve seninle gurur duyuyordum.” diyebilseydim.

Anısı kalırdı.

Benim için yeter de artardı bile.

Ama yok işte, tek kare de olsa yok!

*

Sen çok uğraştın be başkan!..

Senin kazanmaman için işleri o kadar çok yokuşa sürdüler ki sahiden de yürek bile dayanmazdı ya buna, senin yüreğin nasıl bir yürekse dayandı işte!..

*

Aynı zarfın içinde dört pusuladan üçüne ‘iyi, âlâ’ denildi, senin pusulana, ‘tü kaka

Olacak şey değildi bu elbette ya, oldu be başkan!

Şükürler olsun ki bunu da yaşattılar İstanbullulara!

Olsun, hepimizin niyeti ortaya çıktı zaten.

*

Hem varsın olsun!

Senin yolun hep açık olsun be Ekrem Başkan.

Seninle bu yolculukta torunlarıma gösterebileceğim tek kare fotoğrafım olmasa da; “Ben sizin Ekrem Abinizle kocaman bir röportaj yapmıştım.” diyerek, avuturum kendimi…

*

Siz biliyorsunuz ya yine de ben de hatırlatayım istedim:

Siz daha önce Beylikdüzü’ne çok yakıştığınız gibi, İstanbul’umuza da çok yakıştınız.

Önce Beylikdüzülüler sonra da İstanbullular bunu size hissettirdiler.

Allah, yâr ve yardımcınız olsun.

Her türü engellemeden,

Kuru iftiralardan seni korusun!

Ve meydanlarda söylediğin gibi, ‘On altı milyon İstanbullu’ artık senden hizmet bekliyor.

Bekliyoruz.

*

‘Kendilerini çok büyük görenlerin sonunun ne olduğu, sanırım size bir şeyler anlatmıştır.’

Bu küçücük hatırlatmamı hoş gör be Ekrem Abi!

Bu seçimin size nasıl bir sorumluluk yüklediğini siz, çok iyi biliyorsunuz elbette.

*

Hani bir gün ‘Keşke’ demeyesiniz istedim.

Hepsi bu!

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...