banner90

Okumak en güzel olgudur. Bir romanı, bir hikâyeyi okurken başka bir dünyanın içine dalar insan. Ve bir daha çıkmak istemez. Sizde bulunduğunuz dünyadan çıkıp bambaşka bir dünya kurabilirsiniz. Çünkü öğrendiğiniz her yeni kelime hayal dünyanıza uzanan birer basamaktır.

Okumayan, sorgulamayan, hayal kurmayan, başka dünyalar ya da hayatlar görmeyen bir toplumun içinde yaşıyoruz bugün. Okumadığımız bilgi sahibi olamadığımız sürece ne hayal kurabilir ne de eleştirel bakıp sorgulama yapabiliriz.

Benim çocukluğumda okumak ilk temel şey gibi anlatmış olmalılar ki bize küçük bir ilçede okul ve belediye kütüphanesinden kitap almak, gazete kuponları biriktirip eve ansiklopedi almak ayrı bir heyecandı. Bugün kaçımız kütüphanelere gidip o heyecanı yaşamış şanslı insanlardanız. Tek tuşla her bilgiye ulaşıyor olmak, kütüphane dünyasını keşfetmeye engel değil. Kitap dolu raflar arasında biraz  tarih, biraz edebiyat, biraz şiir ve daha sayamayacağımız bir sürü tad varken kim engel olabilir ki kitap tutkunu olmamıza.

Okumak onu hissetmekten geçer. İnsan okudukça sever çünkü okudukça hayal kurar, okudukça tutkunu olur kitapların.

Şimdi internetin ve teknolojinin de gelişimi ile kitapların yerini e-kitaplar alsa da kitabı eline almak, sayfalarında gezinmek, içinde kaybolmak hep ayrı bir tat vermiştir insana.

Günümüz çocukları bilgisayar, tablet, Ipad ve cep telefonu bağımlısı olmaya meyilliler. Çünkü eski çocuklukların yaşandığı sokak kültüründe büyümüyorlar artık. Mahalle arası maçların yapıldığı, saklambaçların oynandığı o sıcak ortamda büyümüyorlar. Daha çok duvarın, daha çok betonun ve daha çok binanın arasında büyümek biraz daha yalnızlığa itiyor onları ve daha fazla bireyselliğe. Teknolojik aletlerde bu kısımda çözüm oluyor onlara. Sosyal ilişki kurmak yerine bilgisayarda oynadıkları oyunlar onlara daha eğlenceli geliyor.

Çocuklarımızı sanal dünyadan biraz da olsa çekmek ve kitapların o büyülü dünyasına götürmek bizim elimizde. Ancak biz yetişkinler onları kitapların bu sıcacık dünyası ile tanıştırmalı, bağ kurmalarına destek olmalı ve okumayı da araç değil amaç olarak görmelerini sağlamalıyız. Çocuklarımız okumuyor, okumayı sevmiyor diye şikâyet ederken acaba kaçımız elinden tutup bir kütüphaneye götürdük onları? Kaçımız onların içindeki küçücük dünyadan okudukları kitaplar sayesinde çıkabileceklerine inandırdık?

Nasıl ki sanat bir toplumun aynası ise çocuklarda ailelerin yansımasıdır. Bizim okumadığımız bir dünyada onların okumayı sevmesini şüphesiz bekleyemeyiz. Önce bizler okumayı sevmeli, okuduklarımızın heyecanını çocuklarımızla paylaşmalıyız ki onların da ayrı bir heyecan yaratmasını sağlamalıyız.

Her çocuk bir kitap, her kitap bir dünyadır tabi okumasını bilene!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.