Didem’di,

Dida oldu. 

Sonra, “Kansersiz yaşam derneği” başkanı oldu.

Sonrası mı?

Biraz sabır anlatacağım,

Bugün bir okurum gazeteyi arayarak çok önemli bir konu hakkında konuşmak istediğini söyledi. Tabii ki ben de gazeteye davet ettim. 

İyi ki de davet etmişim.

Olay çok vahim,

Gazeteye gelen acılı bir baba,

Konu ise iddiaya göre 8 yaşındaki oğlunu kanser hastalığından kaybeden babanın oğlunun yaşam hikâyesini kendi yaşam hikâyesi gibi anlatan nitelikli dolandırıcılıktan sabıkalı eski adı Didem, şimdiki adı Dida olan “Kansersiz Yaşam Derneği” yönetim kurulu başkanı Dida Kaymaz.

Didem-Dida Kaymaz,

İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/366 esas ve 2012/332 karar nolu dosyasında açılan kamu davasında suç tanımı ise: “Banka veya Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık” diye belirtilmekte.

İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında ise: “11/01/ 2007 günlü esas hakkındaki mütalaanın oluş kısmının sanık Didem Kaymaz’ın Dolandırıcılık suçundan eylemine uyan TCK’nın 158/1-j-son, 168/1,53 ve 63. Maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep ve mütaala etmiştir” denilmekte.

İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği hükümde ise şöyle denilmekte: “Sanık Didem Kaymaz’ın bir bahane ile sigorta kartı ve nüfus cüzdanını aldığı yanında ev işlerini gören mağdur. G. U’yu kendi şirketinde maaşlı satış ve pazarlama müdürü olarak çalıştığına dair sahte özel belge düzenleyip Koçbank Etiler Şubesi’ne vererek toplam 9.600 TL tüketici kredisi aldığı. Sanığın etkin pişmanlık göstererek kovuşturma başlamadan önce banka zararının tamamen giderdiği, sanığın bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla hileli davranışlarda bulunduğu ve adına tüketici kredisi tahsisini sağlayarak yarar sağladığı iddia, sanığın tevelli savunmaları, banka yazıları ve toplanan delillerle anlaşılmakta.” Denilerek…

“Sanık Didem Kaymaz’ın sübuta eren nitelikli dolandırıcılık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 158/1-j-son maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer gözetilerek takdiren 3 yıl hapis ve 5 tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir” denilmekte.

Acılı Baba Hasan Şahin “Hiçbir zaman iyilik bu kadar kirletilmemişti” diyerek üzüntüsünü anlatırken insanın kanı donuyor. Olur mu böyle şey? Demekten kendini alamıyor.

Efendim hikâye şöyle başlıyor:

Hasan Şahin, Kanser hastası olan oğlu Atakan’ın adına “atakanca.com” ismiyle bir internet sitesi kuruyor. İnternet sitesinde oğlunun 8 yıl boyunca bu amansız hastalıkla nasıl mücadele ettiğini aşama aşama anlatıyor. Anlatırken de zaman zaman bazı duygusal notlar düşüyor. Şiir vs. gibi…

Bu arada bir dernek kuruluyor “Kansersiz Yaşam Derneği” haliyle sürekli internette kanserle ilgili neler oluyor, neler bitiyor diye araştırmalar yaparken derneğin sitesinde dernek başkanı Dida Kaymaz’ın hayat hikâyesini anlattığı olaylar Baba Hasan Şahin'in dikkatini çekiyor.

8 yıl boyunca amansız bir şekilde kanserle mücadele etmesinin ardından 8. Yılın sonunda hayata gözlerini yuman Atakan’ın yaşam mücadelesini “Kansersiz Yaşam Derneği“ Başkanı olan Dida Kaymaz’ın derneğin internet sitesinde noktası virgülüne varana kadar olduğu gibi kopyalayarak kendi hayat hikâyesi gibi anlattığına tanık olan Baba Hasan Şahin gözlerine inanamıyor.

Acılı Baba İnternet sitesinde karşılaştığı bu manzara karşısında şaşkınlığını biraz olsun üzerinden attıktan sonra konuyla ilgili internet sitesinde biraz daha araştırmalar yapıyor.

Araştırmaları sonucu gördüğü manzarada ise Dida Kaymaz’ın kendisini kanser hastasıymış gibi gösterip kurduğu “Kansersiz Yaşam Derneği” aracıyla insanlar üzerinde duygu sömürüsü yapıp birçok dizide ve tanınmış kişiler ile boy boy fotoğraflar çektirip dayanışma adı altında yardımlar topladığına tanık oluyor.

Baba Hasan Şahin, Dida Kaymaz’ın bununla da kalmayıp sürekli yeni yeni açılışlar ve etkinlikler düzenleyerek kanser hastalığını nasıl yendiğini anlattığını izliyor.

Ardından konuyla ilgili 8 yıl boyunca yaşadığı kanserle ilgili yaşam mücadelesi veren ve 8. Yılın sonunda kansere yenik düşerek hayata gözlerini yuman oğlu Atakan’ın yaşadığı olaylar üzerinden duygu sömürüsü yaparak haksız kazanç elde ettiğini düşündüğü Dida Kaymaz hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyor.

İşte bu arada  “Kansersiz Yaşam Derneği” Başkanı olan Dida Kaymaz’ın nitelikli dolandırıcılıktan hapis cezası aldığını öğreniyor.

Baba Hasan Şahin son olarak Cumhuriyet Başsavcılarıyla birlikte İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu da göreve davet ederek şunları söylüyor: “Lütfen yardım edin ki bunların maskeleri yüzlerinden düşsün ve gerçek yüzleri ortaya çıksın.” 

Baba Hasan Şahin’in bu anlattıklarının ardından “Kansersiz Yaşam Derneği” Başkanı Dida Kaymaz’ı arayarak olayı ve nitelikli dolandırıcılıktan hapis cezası alıp almadığını sorduğumda önce nitelikli dolandırıcılıktan hapis cezası almadığını ifade etti. Ardından İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkeme kararının elimde olduğunu söyleyince avukatının arayacağını söyleyerek telefonu kapattı.

Ardından yaklaşık bir saat sonra İstanbul Barosuna kayıtlı avukat Serdar Öktem olduğunu söyleyen bir kişi Dida Kaymaz’ın avukatı olduğunu ve konunun ne olduğunu öğrenmek istediğini belirtti. Ben de kendilerine Dida Kaymaz’ın İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada 3 yıl hapis cezası alıp almadığını sorduğumda avukat Serdar’ın olayı yalanlaması üzerine mahkeme kararının elimde olduğunu belirtmem üzerine özrü kabahatinden büyük bir cevapla karşılaştım. “Konunun üzerinden uzun zaman geçtiği için zaman aşımına uğramıştır. Siz yine de elinizdeki kararı WhatsApp üzerinden bana gönderin” oldu.

Evet, sevgili okuyucularım güzel duygulu insanlarımızın duygularını kimileri din üzerinden, kimileri insanlarımızın hassas olduğu bu tür amansız hastalıklar üzerinden sömürmeye çalışan vicdansızlarla dolu.

Son olarak da sizlere şu atasözünü hatırlatarak yorumu da siz okuyucularıma bırakıyorum.

“Ciğeri Kediye emanet etmeye gör”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.