Sinema değil toplumsal mücadele sahnesi

Bu yıl 19’uncusu düzenlenen Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, yine ezber bozdu. Öyle zengin sponsorların, marka logolarının arkasına saklanmadan, tamamen gönüllülerin emeğiyle kapılarını açan festivalin bu yılki sloganı net: “Kestik, baştan çekiyoruz!” Oyuncu Tilbe Saran’ın sunduğu açılış gecesinde, Atlas Sineması’nın koltukları sadece sinemaseverlerle değil; madenlerden, fabrikalardan ve okul önlerinden gelen direnişçilerle doldu taştı.

Kadir İnanır’a vefa, cezaevine selam

Gecenin en duygusal anı, onur ödülünün usta oyuncu Kadir İnanır’a verilmesiydi. Sağlık sorunları nedeniyle törene gelemeyen İnanır’ın yerine ödülü alan yönetmen Hüseyin Karabey, ustanın selamını şu sözlerle getirdi: “Kalbi 1 Mayıs alanlarında direnenlerleydi.” Sadece sinema konuşulmadı; cezaevindeki gazeteci İsmail Arı’nın “Asla vazgeçmeyeceğim” mesajı okunduğunda salonda alkış koptu. Sahneye çıkan gazeteciler ve basın emekçileri, hakikatin tutsak edilemeyeceğini bir kez daha haykırdı.

Marmarisli kadınların göz nuru: Bu sergi çok konuşulacak!
Marmarisli kadınların göz nuru: Bu sergi çok konuşulacak!
İçeriği Görüntüle

Madenciden öğretmene: "Mücadele sokakta kazanılır"

Festivalin kürsüsü bu kez sadece oyuncuların değil, hakkını arayan emekçilerindi. Meclis önünde direnen Özel Sektör Öğretmenleri, yerin yedi kat altından gelen Doruk Madencilik işçileri ve grevdeki İtalyan Lisesi öğretmenleri sahnede tek ses oldu. "Direnmezsek geriye dönüş yok" diyen işçiler, sinemanın sadece bir perde olmadığını, kendileri için bir kavga alanı olduğunu hatırlattı. 10 Mayıs'a kadar sürecek festivalde, 14 ülkeden tam 73 film izleyiciyle buluşacak.