NBA’in En Değerlisi New York Knicks!

Uzunca süredir spor endüstrisinin finansal durumu, pazarlama stratejileri ve planlamaları konusunda programlara katılıyor, makaleler okuyor ve ilgilenenler için içerik oluşturmaya gayret ediyorum. Bu hafta içerisinde Forbes editörü Kurt Badenhausen tarafından yapılan bir çalışmayı okuma fırsatım oldu. Bu çalışma spor endüstrisinde gelir etmenin başarıdan ziyade yapılan yatırımlar ve sponsorluk anlaşmaları ile geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yayımlanan yıllık listeye göre, New York Knicks üst üste dördüncü kez NBA’in en değerli takımı oldu. Bilindiği üzere New York Knicks tarihinin en kötü sezonlarından birisini geçiyor ve üstüne üstlük 2013’ten beri playoff bile yapamıyorlar. Fakat nasıl oluyor da geçen seneye göre gelirlerini %11 arttıran Knicks değerlerini 4 milyar dolara çıkarıyor? Sportif başarı ile elde edilen gelir arasında farklı bir ilişki mi var?

Açıkçası samanı altına çevirmekte hünerlerini göstermekten çekinmeyen takım sahibi James Dolan New York’un potansiyelini çok iyi kullanıyor.

Knicks maçlarını oynadığı Madison Square Garden’a yaptığı 1 milyar dolarlık yenileme çalışmalarını 2013 yılında tamamlandı ve yeni gelir fırsatları yarattı. Neredeyse yirmi yıllık kaybına rağmen, Knicks yüksek fiyata biletler, süitler satıyor ve değerli sponsorluk anlaşmalarına imza atıyor. Takımın, yılda 100 milyon dolardan fazla değere sahip olan MSG ile yaptığı yerel kablo yayın anlaşması, Los Angeles Lakers’ın ardından sporda en zengin ikinci anlaşma olma unvanını koruyor.

NBA takımları her geçen sene daha çok kar etmeye devam ediyorlar. Finansal analiz yaparken önemli göstergelerden biri olan EBITDA(FAVÖK) iki sezon önce takım başına 61 milyon dolarken şimdi iki katına çıktı. Takımlar, 2016-17 sezonunda yapılan TV yayın anlaşmasından da 24 milyar dolarlık pastayı aralarında eşit olarak paylaşıyorlar. Diğer bir destek ise 2011 yılı sonunda imzalanan toplu iş sözleşmesi. Bu anlaşma ile basketbolla ilgili gelirin oyunculara gitme yüzdesi %57’den %51’e düşürüldü.

Tüm bu bilgileri inceledikten sonra yaklaşık bir ay önce tanışıp sohbet etme fırsatına sahip olduğum Fenerbahçe Beko Genel Menajeri Maurizio Gherardini’nin dedikleri aklıma geldi. “NBA’de de kitlenin isteği, oyunun boyutu ve insanların spora bakış açısı çok farklı. Orada insanlar tarafından talep edilen kaliteli zaman geçirebilmek ve oyundan keyif almak, biz ise burada galibiyet ve mağlubiyetler üzerine kurulu bir düzendeyiz. Elimizden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalışıyoruz.” demişti. Bir yanda Euroleague şampiyonu olsa bile finansal açıdan sıkıntı yaşayan Fenerbahçe diğer yanda ise NBA’in en vasat takımı. Yazının başında da dediğimiz gibi; pastanın büyüklüğü farklı olsa da elde edilecek gelir sportif başarıya bağlı olmayabiliyor.

Ahmet ERDEM yazdı | Yeni para birimi ‘LIBRA’

Dünyaca ünlü sosyal ağ platformu Facebook kullanıcılarının mali işlerden alışverişe kadar birçok alanda kullanabileceği para birimi ‘Libra’yı dünyaya duyurdu. Libra’yı şimdiden Bitcoin’e rakip gören...

Oya Adıyaman yazdı | Güzel bir yaz tatili için

Eğrisiyle doğrusuyla bir eğitim-öğretim yılının daha sonuna geldik. Önümüzdeki yıl bizi neler bekliyor? Nasıl bir sistemle karşı karşıya geleceğimizi şu anda biz eğitimcilerde bilmiyoruz....

Ali Avcu yazdı | ‘İt’ tartışmasının ardındaki gerçekler

Türkiye, 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nun AKP’nin YSK’ya itirazları sonucu mazbatasının elinden alınmasının ardından seçimlerin yenileneceği tarih olan...

Mehmet Alkan yazdı | Jandarma: Deve mi kuş mu?

14 Haziranda Jandarma teşkilatının 180. yılı kutlandı. Biz de eski bir jandarma personeli olarak bugünkü yazımızı jandarmaya ayırdık. Rivayet odur ki; karakışın ortasındaki bir köyün...

Nilay Atkın Şengün yazdı | Okul öncesi dönemde çocuklarla cinsellik üzerine konuşmak

Hepimiz bebekleri leyleklerin getirmediğini biliyoruz. Bu ve bunun gibi bir çok gereksiz cümleyi çocuklarımıza kurmak artık anlamsız. Çünkü verdiğimiz bu cevaplar artık çocuklar için...