Montessori yöntemiyle eğitim-1

Okul öncesi eğitim kurumlarının büyük bir kısmının girişinde okuruz Montessori yöntemini. Bir çok öğretmen ve kurum yöneticileri kurumlarında bu eğitim sistemini uyguladığını söyler. Peki nedir bu Montesorri yöntemi ?Gerçekten uygulanıyor mu?

Öncelikle biraz yöntemin mimarından ve nasıl ortaya çıktığından bahsedelim.1870 yılında İtalya’da dünyaya gelen Maria Montessori; 1896 yılında tıp doktoru olmuştur, ( ki  bu ünvanı alan ilk İtalyan kadındır)görevine bir psikiyatri hastanesinde asistan olarak başlamıştır. Zihin engelli çocuklarla ilgilen Maria Montesorri, bu çocukların engellilik durumlarının tıbbi değil eğitimle ilgili olduğunu düşünmektedir. Bununla ilgili çalışmalar başlatır, halkı bilgilendirmek için konferanslar verir. Bir engelli okulu yönetir, bu okulda çalışan eğitimcileri kendisi yetiştirir. Daha sonra yine kendi ilkeleriyle okuma yazma yöntemi geliştirir. Bu yöntemle normal çocuklar ve özel gereksinimli çocuklar aynı sınava girerler. İki grup çocukta sınavda başarı gösterirler. Bundan sonra Maria Montessori çalışmalarına hız verir. 1907’de Roma’da kurulan ‘Çocuk Evi’nde yöntemini normal çocuklarla da uygulamaya başlayan Maria Montessori, çalışmalarını hızlandırır ve böylece yöntem hızla tüm dünyaya yayılır.

Montessori yöntemi çocuk merkezli bir yöntemdir. Bu yöntemde öğretmek değil öğrenmek esastır. Bu yöntem temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır. Maria Montessori bunu: ‘Eğitimde metot değil, insan kişiliği göz önüne alınmalıdır’ sözleriyle ifade etmektedir. Çocuğun güçlü bir karakterde yetişmesini sağlamak için yetişkinlerin görevi;  sadece çocuğun içindeki yeteneği uyandırmak ve gelişim sürecini desteklemektir. Gerçekten Montessori yöntemiyle eğitim veren bir kurumda çocuklar; istedikleri materyalle, isteikleri yerde ve istedikleri zaman çalışırlar. Dolayısıyla çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede, kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü sunan eğitim sistemidir.

Montessori  yönteminin dayandığı dört temel ilke vardır;

Kendi başıma yapmama yardım et; Çocuk eğitimin nesnesi değil, eğitimin gerçek bir rehberidir ve yetişkinin yapacağı iş onu izlemektir.

Kendiliğinden yapılanma planı; Her çocuk kendi varoluş anahtarını doğumuyla getirir. Gelişimi için temel hatlara sahiptir. İlk dönemler bu hatlar son derece hassastır.  Yetişkinin gereksiz ve abartılı müdahalesi bu oluşum planını yok edebilir ve ya gerçekleşmesini engelleyebilir.

Odaklanma ve Dikkat; Odaklanma kendi kendine eğitimin başlangıcını oluşturur ve çocuğu özgürleştirir. Yetişkinin yapması gereken; çocuk için odaklanmayı , iç düzeni ve faaliyete yönelmeyi sağlayan ortam oluşturmaktır.

Gelişme evreleri ve eğitim; Çocuklar bir gün yetişkin olacaklar ve çocukken yetişkinliklerinin temel atacaklar. Hayatta başarılı olmak için ilk önce kendilerine güvenmeleri gerekmektedir. Bunun oluşumu 0-6 yaş arasında başlar. Yetişkin bu dönemi çocuğun başarılı atlatabilmesi için; bağımsız hareket etme, bağımsız düşünme ve kendi başına yapabilme imkanı vermelidir.

Montessori yöntemi çocuğun duyu organlarının geliştirilmesine dayanmaktadır. Maria Montessori materyallerini geliştirirken duyu organlarını esas almıştır. Çalışma ortamı çocuğa yönelik hazırlanmalıdır, tüm materyaller çocuğa göre olmalıdır. Ortam ve kullanılan materyaller yetişkinin öğretmesine değil çocuğun öğrenmesine yardımcı olmalıdır. Yani, çocuğun ihtiyaçlarına uygun bir ortam hazırlanmalı ve bu ortamda çocuğun özgürce hareket etmesine imkan verilmelidir.

Yöntemde özgürlük ve disiplin iki temel kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu iki kavram birbirini dengelemektedir yani bir olmazsa diğeri de olmaz. Yine bu yönteme göre ; kişiliğin inşası iç hayatın doğal ihtiyaçlarına uygun serbest çalışmalarla gerçekleşmektedir. Serbest zihinsel çalışmalar iç disipline temel oluşturur. Çocuk uyarlanmış sınıf ortamında bu şekilde çalışarak girişimci bir ruh kazanmakta, disiplinli, kendi ayakları üzerinde durabilen ve aktif bir birey olarak yetişir. Ağırlıklı olarak okul öncesi dönemde kullanılsa da, (özellikle özel gereksinimli çocuklar üzerinde etkili bir yöntem olduğu için) ilk ve ortaokul düzeyinde de kullanılmaktadır.

Eğitimde çöküş

Yazımın başlığını Destek yayınlarından bu günlerde çıkan“Eğitimde Çöküş – İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları” kitabımın adından aldım. Eğitim nasıl “çökertildi”, yeni öğretim yılına girdiğimiz...

Adli yıl açılışı: Adaletin teslimi

Mevzuata göre adli yıl; her yıl 01 Eylül'den 20 Temmuz'a kadar olan süredir. Adli yıl açılışı Yargıtay Kanununun “Her adli yıl, Ankara'da Yargıtay 1....

Vakıf-Cemaat ve devlet işbirlikleri

İktidarda beşinci dönemini yaşayan AKP hükümetleri, kendilerine taban desteği sağlayan vakıf, dernek ve cemaatlerle “karşılıklı beslenme” esasına dayanan ilişkisini gün geçtikçe perçinledi. Yerel yönetimler...

Bi’ bitmediler

Kripto FETÖ'cüler, Atatürkçülere FETÖ'cü iftirası atmaktan bıkmıyorlar, usanmıyorlar üstelik utanmıyorlar...

Aydın ve Aydınlıların düşmanları

En zeki, akıllı, uyanık, Ateş gibi insanlar çoğunlukla Aydın’dan çıkardı. Hoş hala da öyle… Ondandı, ÖSYM birincilerinin de Aydın’dan olması… Bunun yanında az da olsa, Aydın’da...