Mansur Yavaş’tan açıklama: İddiaları ortaya atan şahıs şizofren ve çocuk istismarından yargılanıyor

Millet İttifakı adına CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Mansur Yavaş çok sert ifadelerle, hakkında atılan iftiralara yanıt verdi.

Yavaş söz konusu iddiaları ortaya atan şahsın; “Yüzde 80 şizofren raporu bulunduğunu, belgede sahtecilikten hapis cezasına çarptırıldığını, çocuk istismarından da halen yargılandığını” söyledi.

Mansur Yavaş’ın konuşmasından satır başları şöyle:

”Değerli basın mensupları hepinize hoş geldiniz. Bugün burada adeta bir suç makinası tarafından şahsıma atılmış iftiralara, bu iftiralardan medet umanlara cevap vermek için toplandık.

Söz konusu iftiraları içeren yayınlar gazetelere gönderilmişti. Bu şahsın nasıl bir şahıs olduğunu herkes görmüştü. Bu iftiraları o zaman gündeme almayıp anketleri görünce üstüne atlamaları açık bir çaresizliğin sonucudur.

Cevap vermek için beklememizin iki tane sebebi var. Bu kumpasın arkasında kimlerin olduğunu görmek. Allah’a şükür ki biz de gördük milletimiz de gördü. Ankara halkının iradesi arkamızda oldukça hiç kimse bizi yolumuzdan alıkoyamayacaktır.

‘ÖZHASEKİ VE ÇELİK HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ’

İkinci sebebi; yasalara göre devam eden bir yargılama hakkında davayı etkileyecek yazılı ve sözlü beyanda bulunulamaz. Bu nedenle yazılı ve sözlü açıklama yapmayı uygun görmedik. Gerek haberi yapan gazete, kasıtlı olarak adil yargılamayı etkilemek isteyen başta Özhaseki ve Ömer Çelik olmak üzere haberi yapanlarla ilgili suç duyurusunda bulunacağız.

‘ANKETLERE YANSIYAN FARK OLGUNLUKLA KARŞILANMAMIŞTIR’

Başkanlık yarışı başlamasından itibaren anketlere yansıyan fark rakibimiz tarafından olgunlukta karşılanamamıştır. Aday olmamdan itibaren türlü asılsız ifadelerle seçmen nezdindeki itibarımız zedelenmeye çalışılıyor.

Sanki suçmuş gibi Makedon olduğum söylenerek Ankaralı seçmendeki karşılığımızın azalması hesaplanmıştır. Soy kütüğümü yayınlamamla amacına ulaşan art niyetliler bu defa taksicileri Kızılay’a sokmayacak yalanını ortaya attılar. O yalanı da boşa çıkarmayı bildik.

Demokratik bir yarışla sandıktan çıkamayacağını anlayanlar şahsıma olan ilgiyi yok etmek amacıyla duvarlara “Yavaş yavaş devrim” sloganları yazdılar, derhal şikayetçi olduk.

Anket rakamları yine fark gösterdikçe duvarlara bu sefer “Her biji Mansur yazdırarak bizim PKK ile ittifak yaptığımız gibi alçakça bir iftiraya oynadılar. Görüldü ki bunu yazan bir belediye çalışanıydı. Rakiplerimizden bu konuda tek bir cümle duymadık.

Bunların hiçbiri dertlerine çare olmadıkça, başkan seçilmem durumunda mevcut belediye çalışanlarının işten çıkarılacağı yerine 20.000 PKK’lının getirileceği yalanı ortaya atıldı. Bu komik ve adi yalan da çökecekti. Türkiye’de dağlarda 700 PKK’lının kaldığı beyanı bizzat İçişleri Bakanı’nındı.

‘YENİ BİR OPERASYONA İHTİYAÇ DUYDULAR’

Bu kadar yalan ve iftiraya rağmen anketlere yansıyan fark kapanmayınca yeni bir operasyona ihtiyaç duydular. Mal beyanında bulunmam, rakibimin de mal beyanını istemem şu anda içinde bulunduğumuz iftira kampanyasına sebep olmuştur. Mal beyanından kaçmak için sığınılan bu yöntem bu talebimizden geri adım attırmayacaktır. İlkeli, dürüst yarışmayı umarken rakibimizin farkı kapatamamanın verdiği eziklikle bundan sonra hangi kumpaslara başvuracağı maalesef meçhuldur. Bunlara karşı başımızın dik kalacağı bilinsin isterim.

‘ŞİZOFREN RAPORU VAR’

Dosyaya intikal eden belgelerden anlaşılıyor ki bu ‘saygın’ iş adamı çocuk istismarından yargılanıyor. Aynı zamanda şizofren raporu var. Hiçbir ilişkim olmadığı demesine rağmen ıslak imzalı ikrarı da orada. Bu sahteci şahıs ne amaçlıyor? Karar onanırsa hapse girecek. Ayrıca diğer istismar dosyasından da ceza alması yüksek. Hapse girmekten kurtulmak için rakiplerimizin adalet gücünü kullanmak için harekete geçiyor.

Rakibimizin can simidi gibi sarıldığı bu şahıs, resmi evraklarda sahtecilik, şantaj gibi suçlardan hapis cezası almış bir suçludur. Bu sahteci şahıs avukatlığını yaptığım şirketin şahsıma yapmak istediği ödemeyi alıp kaçmış ve buna karşılık daha önceden şahsıma bırakmış olduğu senedi icraya vermemin sonucunda şahsın senetteki imzasının sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Yani burada asıl mağdur benim.

Avukatlığını yaptığım şirketin bu konuda herhangi bir itirazı olmayıp bu sahteci şahıs hakkında şirketi dolandırdığı için onlar da suç duyurusunda bulunmuşlardır.

Bir suçun mağdurunu suçlu ilan etmek hangi çirkef zihniyetin ürünüdür?

Bu iftiraları atan her iki taraf da birbirini kullanmaktadır. Hükümlü sahteci yargıdan kaçmak için rakibimi kullanmaya çalışırken, rakibim de bana çamur atmak için o sahteci şahısı kendine maşa yapmaktadır.

‘HAKKIMDA VERİLMİŞ CEZA KARARI YOK’

Hakkımda verilmiş herhangi bir ceza kararı bulunmamaktadır. Şahsın bana verdiği sahte senetten dolayı icra mahkemesinde bana verilen bir icra inkar tazminat kararı vardır. İcra inkar tazminatı yasa gereğidir. Ancak bu karar üzerine açtığımız başvurumuz üzerine bu tazminatın ödenmesi durdurulmuştur. Israrla mahkum oldu dediği kararlar infaz edilmemiştir.

Bu sahteci şahıs ne amaçlıyor? Karar onanırsa hapse girecek. Kurtulmak için ne yapıyor? Hem medyayı hem rakiplerimizin adalet üzerinde gücünü kullanmak için harekete geçiyor. Seçim uğruna bu sahteciye bu imkanı vermek bir utanç vesikasıdır.

‘BU AÇIKLAMALARI YAPMANIZ SUÇTUR’

Siyasi rant uğruna kullanılan bu şahsın suçları ortaya çıkmıştır. Dün parti sözcüsü dedi ki; “Biz inceledik.” Madem incelediniz eğer bilmeyerek bu suçlamaları Mansur Yavaş’a yönelttik diyorsanız kötü, ama bilerek yapıyorsanız durum feci. Bu açıklamaları yapmanız suçtur.

Şunu mu hedefliyorsunuz: Bu sahteci şahıs kurtulsun, Mansur Yavaş’a seçim kaybettirelim? Yoksa çocuk istismarı dosyasından kurtarmak için mi bu şahsı?

Siyaset için bu kadar küçülmeye değer mi? Bu şahsı acilen hapse attırmanız gerekirken bu şahsa sahip çıkıyorsunuz. Bir koltuk uğruna böylesine sahteci, sabıkalı birinin arkasına sığınılması, televizyonlar çıkartılması tam bir acizliktir. Seçimi kaybediyor olmanın verdiği panikle her ayak oyununa başvurması sadece onun adına değil siyaset adına da talihsizliktir.

Kampanyamı hukuk ve ahlak çerçevesinde sürdüreceğiz. Bu Ankaralılara olan borcumuzdur.

‘ADİ YÖNTEM BİZİ DURDURAMAYACAKTIR’

Bu iddianameyi düzenleyen savcının da KPSS soruşturmasından dolayı sıkıntılı olması, bu yöntemin nereden miras kaldığı hakkında fazlasıyla düşündürücüdür. Kaybedilen seçimi sözde geri getirmek için başvurulan bu adi yöntem bizi durduramayacaktır.

Ankara seçmenini bu algı oyunlarıyla etkilemeye çalışmak büyük bir çaresizliğin göstergesidir.

Hakkımızda açılmış dava yok, eğer o soruşturma açılmasına karar verilirse itiraz edeceğiz. Daha önce bir takipsizlik kararı var 2016’da verilmiş. Zorlama bir şekilde seçime girerken bizi karalayacak işlere giriyorlar. Bunlar daha önce Türkiye’de denendi. Bundan tecrübe edinmiş olmaları lazım. Acemice hayata geçirilmiş bu operasyon sahadaki tükenmişliği ele vermektedir.

‘RAKİBİMİN MAL BEYANINI GÖRMEK İSTİYORUM’

Bir türlü mal beyanında bulunamamak ve seçim kaybetme telaşı birleşince böyle ucuz kampanya devreye sokulmuştur. Biz mal beyanı istemekten vazgeçmeyeceğiz. 94’ten beri kamu görevi yapan görevi yapan rakibimin mal beyanını görmek istiyorum. Kamuoyuyla paylaşması lazım. Şeffaflık ve dürüstlük neyi gerektiriyorsa hem kendimiz yapacağız hem rakibimizden isteyeceğiz.

FETÖ’ye yardım ve yataklıktan çoktan yargı önünde olması gereken, cürümlerinin ifadeleri dava dosyalarını dolduran, teröristi gerilla diyen öven, ısrarla mal beyanı vermeyen birisi için Ankara’nın feda edilemeyeceğini en iyi Ankaralılar bilir.

‘ÇAMUR SİYASETİNE YÖNELECEĞİNİ TAHMİN EDİYORDUK’

Anket sonuçlarından ve sahada bize gösterilen ilgiden rahatsız olanlar her türlü ayak oyununu yapacak kadar gözlerini karartmış olabilir. Biz anket sonuçlarını görünce rakibimizin çamur siyasetine yöneleceğini tahmin ediyorduk. Çünkü ilk temiz siyaset yapacağım derken aynı cümle içerisinde rakiplerinin hepsine Zillet ittifakı demesi bunu göstermişti.

Yaptıkları haberler, açıklamalar açıkça adil yargılamayı etkileme suçu oluşturmaktır. Sahte evraktan, şantajdan, usulsüz görüntü kaydetmekten, cinsel istismardan devam eden davalardan bu şahıs beraat etmesinden memnun mu olacaksınız? Bana seçimi kaybettirmek için bir suçlunun sokakta gezmesi hiç vicdanınızı sızlatmayacak mı?Bir koltuk uğruna düşülen bu oyun tuzak kuranın ayağına dolanmıştır. Ankaralı seçmenlerden özür diliyorum: Gündemimiz bu çirkef siyaset değil, Ankara’ya yapacağımız hizmetler konuşuluyor olmalıydı

Ankaralı vatandaşlarımızın vaktinden, hak ettiği hizmetten çalan bu çukur kampanyaya karşı cevabı yine Ankaralı seçmen sandıktan verecektir.”

CHP Ankara adayı Mansur Yavaş hakkında hapis istemi