Kiremitçiler Grup bünyesinde yer alan Özşen Madencilik’te çalışan işçiler; üç aydır alamadıkları maaşları, bir yıldır ödenmeyen mesai ücretleri ve iş akdi feshedilen 21 çalışma arkadaşları için seslerini yükseltti. Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren maden ocağının çalışanları, başlattıkları direnişin 7’nci gününde Paşa Yiğit köyünden Keşan Cumhuriyet Meydanı’na kadar uzanan bir yürüyüş gerçekleştirdi.
"İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" ve "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganlarının atıldığı protestoda, madenciler ellerindeki baretleri yere vurarak tempo tuttu. Yürüyüş boyunca “Çalmadık, çabaladık. Bu bayram da aç kaldık. Haklarımız için kenetlendik. Yürüyoruz” yazılı pankart taşındı. Kent meydanında toplanan kalabalık, şirketin sahibi olan AK Parti Tekirdağ İl Başkan Yardımcısı Bekir Kiremitçi’ye yönelik açıklamalarda bulundu.
"Kiremitçi’ye Bayramı Zindan Edeceğiz"
Şirket sahibinin nerede olduğunu bilmediklerini ifade eden bir maden işçisi, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Ramazan Bayramı bize zindan oldu fakat biz Kiremitçi’ye bu Kurban Bayramı’nı zindan edecek. Bekir Kiremitçi’ye bu bayram, bayram yok”
Yaklaşık bir senedir bu işletmede ekmek mücadelesi verdiğini aktaran işçi, madenciliğin önemine vurgu yaparak şöyle konuştu:
“Madenci ısıdır, enerjidir, karanlıktır, mücadeledir. Depremlerde, afetlerde öne giden madencidir. Madencinin birlik ve dayanışma içerisinde olduğunu herkes iyi bilir. Madenci sıcakkanlıdır. Madenci vatandaşı üşütmez, ısıtır. Halkın da bizi ısıtmasını, karanlıktan aydınlığa çıkartmasını istiyoruz”
"Bizim Hakkımızı Vereceksin"
Emeklerinin değersizleştirilmeye çalışıldığını savunan işçi, taleplerini ve yaşadıkları süreci şu ifadelerle aktarmaya devam etti:
“Bizleri değersizleştirmeye çalışıyorlar. Bizler değerliyiz. Bizler bu ülkenin enerji kaynaklarını yeraltından çıkartıp hiç bilmediğimiz köylere, evlere, memleketlere gönderiyoruz. Biz değersiz değiliz. Herkes kendi değerini bilsin. Biz madenciyiz. Bizler bu yola sadece kendimiz için çıkmadık. Türkiye’deki bütün madenciler için çıktık. Taşeron firmalar, madencileri bir köle gibi kullanıyorlar. Bize bir seneden beri söz veriyorlar. 13 aydan beri söz verenler değişti. Devamı değişmedi. Biz hiçbir şey alamadık. Hiçbir şey yapamadık. Biz haksız değiliz. Haklıyız. Yeraltındaki kaynaklarımız ne kadar değerliyse biz de o kadar değerliyiz. Bekir Kiremitçi, bizim hakkımızı vereceksin. Madencinin feneri sönmeyecek.”
"Belki Kendisi Tatile Gitti"
Eyleme annesiyle beraber katılan küçük bir kız çocuğunun, yaşadıkları mağduriyeti özetleyen şu sözleri meydandakilere duygusal anlar yaşattı:
“Eğer paramızı verirseniz kendimize bayramlık alabiliriz. Biz hakkımızı istiyoruz”
Alanda babasına destek veren bir başka madenci kızı ise ailesinin geçim durumuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu yaşıma kadar madende kazandığı paralarla büyüdüm, okudum, evlendim. Çok şükür her zaman babam arkamdaydı. Şu an hiçbir şekilde haklarını vermiyorlar. Bayram arifesi, kimse evine hiçbir şey götüremiyor. Kirada oturuyoruz ama ev sahibi bundan haberdar değil. Çünkü neden? Kiremitçi parasını vermiyor. Şu an belki tatile gitti kendisi. Tatilde keyfini sürüyor. Bu insanlar kilometrelerce yürüdü ama kilometrelerce yürümek onları yıldırmaz. Onlar kilometrelerce yerin altına giriyorlar sırf sadece ekmek parası kazanmak için”
Eşinin hak arama mücadelesine omuz veren bir kadın ise banka borçlarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirterek şunları söyledi:
“Eşim yaklaşık 5,5 seneden beri Kiremitçilerde çalışıyor. 3 aydır düzgün maaş alamıyoruz. Evimizin kredisini ödeyemiyoruz. Bankalar bize ihbar yolluyorlar. Kredilerimizi ödeyemiyoruz. Çocuğumuz sürekli bir şeyler istiyor, ‘Anneye bayramlık alacak mıyız’ diyor. Çok üzülüyoruz. Çocuğumuza bir cevap veremiyoruz. Kiremitçi sesimizi duysun, hakkımızı versin istiyoruz”
"Mescidi Kapattınız"
Uzun süredir mesai haklarından mahrum bırakıldıklarını belirten işçi, son olarak şirket yetkililerinin eylemlerin ardından aldığı önlemleri ve tesisteki kısıtlamaları şu sözlerle eleştirdi:
“Sadece bir kişiyi zengin etmek için burada 300-400 kişi destek veriyor. Şirketimizi kalkındırmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. Biz geçmişte olduğu gibi Ramazan Bayramı’na aç girdik. Kurban Bayramı’na aç girmek istemiyoruz. Saat 17.00’ye kadar mühletleri var bizim maaşlarımızı yatırmaları için. 17.00’den sonra gene aç kalacağız. Bizi Ramazan Bayramı’na aç soktunuz. Kurban Bayramı’na da aç giriyoruz. Buradan şirket yetkililerine sesleniyorum. Gerçekten aynaya baktığınızda utanmıyor musunuz? Dün bizim Uzunköprü eylemimizden sonra koğuşları kapattınız. Oturduğumuz kantini kapattınız. Soyunma dolaplarını kapattınız. Hiç yoktan mescidi açarsınız diye umduk. İnsanların namaz kıldığı, ibadet ettiği yerleri kapattınız. Siz Müslüman değil misiniz?”





