Sosyal medyalar günümüz de yararlı bir şekilde kullanıldığı zaman kişiye vakit, bilgi, gelişim sağlarken bilinçsiz bir şekilde kullanıldığında sağlıklarından olmalarını hatta gelecek nesillere taşıyacak bir çok psikolojik rahatsızlığı beraberinde getiriyor.


DEPRESYON KAPIDA
İlk olarak Stanford Üniversitesi tarafından ortaya atılan Ördek Sendromu, devamında uzmanlar tarafından da ele alınarak kusursuz görüntülerin, mış miş davranışlarının insanlar üzerinde kıyaslamalar ve kıyaslamalarla beraber kendi hayatını sorgulamayı ve yaşanılan hayattan mutlu olunmadığını ve kişiyi depresyona kadar taşıyacak olumsuz etkilerinden bahsediyor.

ÜTOPİK DÜNYA
Ördek sendromu yaşayan kişiyi en çok etkileyen detay 'başkaları' ve başkalarını düşünerek hayattan zevk almaksa sendroma yakalanmış kişiler için çok zor. Bu sendrom, kişide anksiyete ve depresyon varsa bunları da daha çok tetikleyebiliyor. Sosyal medyanın sürekli kullanılması halinde kişi, kendi yaşamından uzaklaşarak, kendisine ütopik ve var olmayan bir dünya inşa ediyor ve beklentileri gerçek olamayacak kadar yüksek hale geldiğinde ve karşılanmadığında kendisini çıkaramayacağını düşündüğü bir depresyonun içerisine sürüklüyor. Uzmanlar yeni, teknoloji çağın gelmesiyle birlikte beraberinde gelen psikolojik hastalık ve terimler hakkında her geçen gün araştırma yaparak, analizlerini paylaşırken çıkan hastalıkların yeni ve teknoloji ile geldiğini gösteriyorlar.

Kişilerin hayatlarını olumsuz etkilediğini fark ettiği anda bir psikolojik destek alınması gerektiğini söyleyen uzmanlar, ördek sendromuna yakalanmış ve başlangıcını gördükleri kişiler adına endişeli oldukları kadar, dönemin psikolojik hastalıklarından kurtulmanın her ne kadar zor olduğunu ve herkesin içerisinde bulunduğu bu dünyadan kendilerini uzak tutmaya çalışmalarının ise bir hayli zor olduğunu; fakat uygulanacak tedaviler ile başarılı bir şekilde kişinin yaratmış olduğu ütopik evreden çıkarak gerçek yaşadığı ana odaklanabileceğini ve realistik yaklaşabileceklerini dile getirmektedir.