Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddialarını incelediği “mutlak butlan” davasında verdiği karar siyaset gündemine bomba gibi düştü. Mahkemenin, mevcut Genel Başkan Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevlerinden uzaklaştırılmasına, yerlerine ise Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin görevi devralmasına hükmetmesinin ardından, davayı açan isim olan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'tan ilk değerlendirmeler geldi.
Eskişehir'de bir yakınının cenaze törenine katıldığı sırada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Savaş, bu hukuki sonucun Türk demokrasisi, Türk adaleti ve ülkede faaliyet gösteren tüm siyasi partiler için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
"Son Yüzyılın Siyaset Açısından En Önemli Davasıydı"
Yaşanan hukuki süreci çok kritik bir dönemeç olarak nitelendiren Lütfü Savaş, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu Türkiye’de belki de son yüzyılın siyaset açısından en önemli davasıydı. Buradaki esas amaç, yüzyılı geçmiş bir geçmişi olan ve Türkiye’de sadece Cumhuriyet Halk Partililere değil Türkiye’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğine inanan herkesin sahiplendiği bir Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili bir konuydu. Cumhuriyet Halk Partisinin konusu neydi? Sayın Cumhurbaşkanımız, 4 veya 5 defa Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’na ‘şaibeli kurultayın genel başkanı’ diye hitap etti. Önceki Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da çıktı bir özel kanalda, bunun yanlış olduğunu ve buna bir cevap verilmesi gerektiğini ifade etti. Baktık ki bunlarla ilgili hiçbir konu konuşulmadı genel merkezimiz, Genel Başkanımız tarafından. Ben de Cumhuriyet Halk Partisinin kurultay delegesi ve Hatay’ın geçmiş 3 dönem belediye başkanlığı yapan biri olarak ve bu konuda şuurlu bir vatandaş olarak Cumhuriyet Halk Partisinin kirletilmesine müsaade edilmemesi gerektiğini düşündüm.”
Genel Merkez Sessiz Kalınca Hukuk Yoluna Başvurdu
Lütfü Savaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ithamları ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrılarının ardından CHP Genel Merkezi’nin resmi bir açıklama yapmasını beklediğini dile getirdi. Ancak parti yönetiminden herhangi bir refleks veya yanıt gelmemesi üzerine, sorumluluk sahibi bir kurultay delegesi olarak konuyu yargıya taşımaya karar verdiğini aktardı.
Yaklaşık 15 ay boyunca titizlikle yürütülen hukuki mücadelenin ardından bugün nihai kararın açıklandığını belirten Savaş, sözlerine şöyle devam etti:
“Tabii ki önceki mahkeme sonucuna da ben saygıyla karşılık cevap verdim. Mahkemenin vermiş olduğu kararı saygıyla izledim. Bugünkü mahkemenin vermiş olduğu karara da saygılıyız. Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş herkes için geçerli, geçmiş dönemin yanında olanlar için de şu anki dönem yönetiminin yanında olan arkadaşlarımız için de ne bir taraf için üzüntü vesilesidir ne bir taraf için de sevinç çığlıkları attıracak bir vesiledir.”
"Bugün Bir Umudun Yeşerdiği ve Sorumlulukların Arttığı Gün"
Kararın ardından partideki hiçbir kesimin kırgınlık ya da aşırı sevinç içine girmemesi gerektiğini, aksine bugünün Türk siyaseti ve CHP adına çok büyük bir sorumluluk yüklediğini ifade eden Savaş, partinin bütünlüğünü koruması gerektiğinin altını çizdi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin herhangi bir bölünme veya parçalanma riskiyle karşı karşıya kalmamasını temenni eden Lütfü Savaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Gerek yenilikçi arkadaşlarımız, gerek önce Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında olan arkadaşlarımız bir bütünlük içerisinde hem davalarına hem Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine hem de Türkiye’nin geleceğine sahip çıksınlar. Bir bütün olarak CHP dimdik ayakta olsun ve hızlı bir şekilde toparlanıp Türkiye’yi yönetebilecek kabiliyette olduğunu hissettirsin. Bu karar bizim için bugün sevinç günü değil, bizim için sorumlulukların en üst seviyeye çıktığı karar günü olarak algılıyorum. CHP’ye üye arkadaşlarımız, CHP’ye gönül veren arkadaşlarımız da bugün bir umudun yeşerdiği ve sorumlulukların arttığı gün olarak bu konuyu addetsin ve sahiplensin.”