Üç kuşaktır süren gelenek

Ressam Zeynep Alparslan, genç bir sanat aşığı… Ona sanatı sevdirense ailesi... Dedesinin tablolarından etkilenmişti, annesinin sergisinde ilk tablosu sergilendiğinde henüz 8 yaşındaydı. Alparslan aynı zamanda yazarak resime olan tutkusunu yansıtıyor, okurlarına eşsiz bilgiler sunuyor.

Üç kuşaktır süren gelenek

Ressam Zeynep Alparslan, genç bir sanat aşığı… Ona sanatı sevdirense ailesi... Dedesinin tablolarından etkilenmişti, annesinin sergisinde ilk tablosu sergilendiğinde henüz 8 yaşındaydı. Alparslan aynı zamanda yazarak resime olan tutkusunu yansıtıyor, okurlarına eşsiz bilgiler sunuyor.

15 Eylül 2018 Cumartesi 23:58
Üç kuşaktır süren gelenek

Söyleşi: Serpil Dursun

Genç ressam Zeynep Alparslan, resim sanatıyla hattat dedesinin evinde gördüğü tablolarla tanıştı. Dedesi gibi annesi de sanat tutkunu olan Zeynep Alparslan’ın henüz 8 yaşındayken ilk tablosu sergilendi. O günden itibaren resimden hiç kopmadı. Aile geleneklerini sürdürme çabasında olan Alparslan bir yandan da sanat tarihi üzerine çalışmalar yapıyor. Kaleme aldığı yazılarla ülke ve dünya çapında sanata hizmet eden isimleri, sanatın objelerini anlatıyor.

Van Gogh, Salvador Dali, FridaKahlo gibi isimlerin hayranı olan genç ressam eserlerine hayranlık duyduğu isimler gibi kendini yansıtmaktan hoşlanıyor. Daha çok kadın portreleri çizen Alparslan’a göre sanatta kurallara bağlı kalmamak gerekiyor. Ona göre kurallara bağlı kalan sanatçı fabrika ürünü gibi kısıtlanıyor.

Alparslan’la gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşiye geçmeden önce renklerin gücünü dikkate almanızı öneririm…

Zeynep Alparslan’ı tanıyabilir miyiz?

Koç Üniversitesi İngiliz Dili ve Karşılaştırmalı Edebiyat 2015 mezunuyum. 27 yaşındayım ve sanatla iç içe bir hayatım var. Ressamım. Bir yandan sanatla ilgili köşe yazarlığı yapıyorum. Bazı şeyler genetiktir ve sanırım sanat ilgim de bununla alakalı. Annemressam,dedem de ressammış. Dedem hattatmış ve evlerinde kendi yaptığı çok detaylı yağlı boya tabloları vardı. Ben küçükken onların evine gittiğimizde dedemin tablolarını saatlerce incelerdim. Ne yazık ki dedemi tanıma fırsatım olamadı. Ben doğmadan önce vefat etmiş.

Annemyağlı boya resim tekniği ile ilgili. Evimiz müze gibi. Evde asılı olan tablolar dışında, her yerden tablolar çıkıyor. Bir sürü kendisine ait tablosu var. Annemin deneyimi paha biçilemez tabii. Sattığı tabloları var ama resim yapmak onun için bir hobi.

Ben de ailemizdeki bu resim yapma geleneğini sürdürüyorum. Ayrıca sanat tarihine karşı da büyük ilgim var. Özetle araştırıyorum, okuyorum, müzelere ve sergilere gidiyorum, belgeseller izliyorum, yazıyorum, çiziyorum. Baskın olarak sanata karşı tutkuluyum.

İLK TABLOSU 8 YAŞINDA SERGİLENDİ 

Resimle ne zaman tanıştınız?

çok küçükken gördüğüm dedemin tablolarıyla resim sanatıyla tanıştım. Ben henüz 8 yaşındayken annemin bir sergisinde benim de bir resmim vardı. İlk resme karakalem çizimlerle başladım. Lisede ve üniversitede de resim sanatına karşı ilgim vardı ama şimdiki kadar baskın değildi. Stresli dönemimde sanata sığınınca aslında beni en çok heyecanlandıran alanın sanat olduğunu keşfettim ve bu alana yoğunlaşmaya başladım.En iyi tablolarımı o dönemde ortaya çıkardım. Genelde kadın portreleri yapıyorum. Sanırım kadın bedenini çok estetik bulduğumdan kadın portresini ağırlıklı olarakyapıyorum.

Bir akıma bağlı mısınız?

Sanatta kurallara bağlı kalmamak gerekiyor bence. Kuralların dışına çıkınca kayda değer bir şeyler yaratıldığını düşünüyorum. Sanatçının sınırlarının dışına çıktığı zaman kendini gerçek anlamda ifade edebildiğini düşünüyorum. Ama yaptığım resimlerin modern sanata ait olduğunu söyleyebilirim. Serbest çalışıyorum. Kurallara bağlı kalınca kısıtlıyorsun kendini. Sanki birileri sana bir şey söylüyor sen de onu o şekilde yapıyorsun. Aynı fabrikanın ürünü gibi..

Resimlerinizihangi teknikle yapıyorsunuz?

Tuvale akrilik çalışıyorum. Akrilik modern resme daha çok yakışıyor bence. Genelde resimlerimde varak ve sim kullanıyorum. Annem de yağlı boya çalışıyor. Klasik resme de yağlı boyayı yakıştırıyorum. Kolaj tekniğini seviyorum ve resimlerimde kullanıyorum. İllüstrasyonları da çok seviyorum ama henüz kendim denemedim.

Sanatın insan üzerindeki gücü nedir?

Bazı sanatçılar toplum için bazıları sanat için sanat yapıyor. İkisinin de yeri ayrı. Ben kendimi dışa vurdum.Her sanatçı kendisini bir şekilde eserine yansıtır. Ben buna inanıyorum. Ben de tamamen kendimi dışa vuruyorum. Tablolarımda beni anlatan ayrıntılar fazlasıyla oluyor. Hislerimi, düşlerimi. Sanat insanın kendini bulmasına yardımcı oluyor, sorgulatıyor ve kişide farkındalık yaratıyor.

“ÇOK İDDİALI, TEHLİKELİ BİR RENK: KIRMIZI”

Renklerin gücü ile ilgili bir yazınız da var. Renklerin gücü nedir, biraz anlatır mısınız?

Renklerin gücünün hafife alınmaması gerekiyor. Yazımla çevremdekilerin renklerin analizi hakkında güvenini kazanmışım sanırım. Arkadaşlarım yeni iş yerleri açacakları zaman bile artık beni arayıp bana renk soruyorlar. Kırmızı renkçekici bir renktir; ama uyarıcı bir etki de bırakır. Beyaz ve mavi renkler ferahlık hissi uyandırır. Mesela beyaz bir odaya girdiğinizde ferahlarsınız; fakat kırmızı renginin baskın olduğu bir odaya girdiğinizi düşünün. Duvarlar üstünüze gelmeye başlar sanki. Eğer üzgünseniz ve moraliniz bozuksa siyah renk giyindiğinizde bu halinizi yansıtırsınız ve böyle bir enerji yaratırsınız. Bu enerji de size geri yansır. Başka bir örnek ise iş görüşmelerinde kırmızı renk giymek iyi bir fikir değildir. Çok iddialı bir renk. Çok tehlikeli. Mavi renkte giysiler giyebilirsiniz. Mavi güven verir.

Örnek aldığınız, idolünüz olan ressamlar var mı?

Çılgın insanları seviyorum ben! Farklı insanları… Bu insanların kendilerini tuvallere yansıtmaları çok özel oluyor. Hayal gücü inanılmaz sanatçılar var. Van Gogh ve Dali mesela… Ruhlarınıeserlerine yansıtmalarından çok etkileniyorum.Frida’ya tutkusundan ötürü hayranım.GustavKlimt’in renkleri kullanma tekniği ise beni büyülüyor beni. “Öpücük” adlı eserinin orijinalini gördüğüm müzede eserden öyle çok etkilenmiştim ki tablonun asılı olduğu odadan uzun süre çıkamamıştım.

Yaptığınız resimlerle tarihe de iz düşüyor musunuz?

Tarihi bir şeyi resmederken bende uyandırdığı duyguyla bana ne çağrıştırıyorsa imge ve simgelerle bunu yapabilirim. Orantıyla da yapılabilir. Örneğin ana temayı tuvalin tam ortasına oturtup simgelerle bunu yansıtabilirim.

“SANAT REFAH SEVİYESİYLE PARALEL”

Sanat ile toplumların gelişmişlik düzeyi arasındaki ilişkiyi nasıl yorumlarsınız?

Sanat her yerde var. Fakat sanatın gelişimi biraz da toplumun ekonomik refahı ve toplumun sanata ne kadar önem verdiği ile bağlantılı.Şu an maddi kriz de var. İnsanlargeçim derdine düşerken bir resim sergisine gideyim diye düşünmez. Türkiye’de çok derin bir sanat tarihi var. Sanatın ve sanatçının daha çok gelişmesi içinhem teşvik politikası uygulanmalı hem de maddiimkan ayrılmalı.

Bir resminizin hikâyesini anlatır mısınız, ne anlatmak istiyorsunuz?

Göğüs kanseri olan bir kadının portresini yaptım. Portrede kadının göğsünü tutmasının sebebi kanseri temsil ediyor. Kadının yukarı bakması ve portrenin üzerindeki simler de umut ve gücü temsil ediyor.

“TABLOM SATILDIĞINDA HÜZÜNLENİYORUM”

Şu ana kadar kaç serginiz oldu, bu sergiler nasıl geçiyor?

Daha önce profesyonel olarak 4 sergim oldu. Son sergimin küratörlüğünü ben üstlendim. Her şeyini tek başıma organize ettim. Şehirlerarası da sergi için teklif alıyorum. Ama henüz müsait olmadım onun için.

Çok genç bir ressamsınız, bu alanda sizin hedefleriniz nelerdir?

Resim yaparken çok iyi bir gözlemci ve detaycı olmak gerek. Tutku çok önemli. Tutku kişiyi çok iyi yerlere götürür. Ben de tutkulu bir şekilde resim yapıyorum. Hedefim sanata hizmet etmek. İnsanları sanatla buluşturmak ve sanat hakkında bilgi vermek beni mutlu ediyor. Hangi yaşta olursam olayım sanat benim hayatımın her döneminde olacak.Sanat tutkum beni hedeflediğim yere getirecek. İleriki zamanlarda dabol bol sergiler düzenleyip yaptığım tabloların da satılmasını istiyorum. Geçinmek için değil tutkuyla, ruhumla, severek yaptığım işten para kazanmanın huzurunu yaşamak istiyorum. Şunu da ekleyeyim: Bir tablom satıldığında, tablomu duvardan indirirken içimi bir hüzün kaplamıştı. Vedalaşmak çok zor olmuştu.Çocuğum gibi hissettim. Her tablom benim birer çocuğummuş gibi hissediyorum. Ama benim yaptığım bir tablo,başkaları için bir anlam ifade ettiğinde ve sahiplenildiğinde ben çok mutlu oluyorum.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.