Komünist Başkan hedefte

Ovacık’ın bereketli toprakları, insanı öksüz bırakılmıştı. Sonra komünistler geldi, bu adı bile duyulmayan küçük ilçede olanlar tüm ülkeye dalga dalga yayıldı. Ovacık, belediyecilikte yepyeni bir sayfa açtı…

2014 yerel seçimlerinde komünistler çok önemli bir zafer kazandı. Türkiye’nin büyük kısmının daha önce adını bile duymadığı bir ilçede, Ovacık’ta belediyeyi Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) adayı kazanmıştı. Bundan sonraki süreç de tam komünistlere yakışır bir şekilde gelişti. Yeni belediye başkanın ismi ilk önce hiç duyulmadı. Sanki bir kişi değil; o belediyeyi Türkiye’deki tüm komünistler kazanmıştı. Zaten, daha sonra bunu adını ülkeye ‘Komünist Başkan’ olarak duyuracak olan Fatih Mehmet Maçoğlu da birçok kere dile getirecekti. Bu başarı bir kişinin değil, seve seve örgütlenen bir halkın başarısıydı.

‘Komünist Başkan’ önce tüm ülkeye sevdirdi, kabul ettirdi kendisini. Bunu sadece Ovacık’ı değil, tüm ülkeyi temiz gıdayla tanıştırma hayali izledi. Nitekim bunu da başardı Maçoğlu’nun öncülük ettiği örgütlü Ovacık. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında Ovacık’ın komünist işi temiz gıdası tüketiliyor.

Bu gelişmeleri hazmedemeyenler de gün geçtikçe çoğaldı. Onlar çoğaldıkça komünistler hedef büyüttü. Nitekim Maçoğlu, Ovacık deneyimine yaslanarak Tunceli Belediyesi’ne aday oldu. Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun Tunceli merkez ve dört ilçede göstereceği belediye başkan, belediye meclisi ve il genel meclisi adaylarının da yerel seçimlere TKP’nin adayı olarak katılacaklar.

Sonra bazı gazetelerde ve sosyal medyada tevzirat başladı. Bir anda ‘’Komünist Başkan dediğiniz nohutçu, fasulyeci’’ diyenler ortaya çıktı. Kimsenin aklına gelmeyecek sözler, çok rahat bir şekilde söylenmeye başlandı. Düşünün, halkının temiz gıdaya ulaşım gibi temel insan hakkını karşılayan bir belediye başkanına, bunun üzerinden karalama kampanyası başlattılar. Bu kadarı karşı cephenin bile aklına gelmemişti. Nasıl gelsindi?


LİNÇ KAMPANYASI
Hedefe koydukları Maçoğlu, tek başına olsa bu linç karşısında yenilebilirdi. Ancak tüm Türkiye’de Ovacık’ın ve ‘Komünist Başkan’ın on binlerce seveni, destekçisi, yoldaşı olduğunu unuttular.

Kaldı ki, Maçoğlu sadece halkın temiz gıdaya ucuz ulaşmasını sağlamadı.

Maçoğlu ve yoldaşları Ovacık’ta göreve geldiklerinde, kendilerinden önceki CHP’li yönetimden borçlu bir belediye devralmışlardı. 2017’ye gelindiğinde bütçe 270 bin 224 TL fazla verdi. CHP’li yönetime kıyasla komünist yönetim belediye gelirlerini iki kat artırdı. Bankadaki mevduat hesabında ise yaklaşık 15 katlık bir artış söz konusu. 2014 döneminde bir buçuk milyon borç ile devralınan belediyenin şimdiki borcu ise 300 bin TL’ye kadar indirildi. Ve bunların hepsi, her yıl kapandığında Ovacık Belediyesi’nin binasına asılan dev bir pankartla tane tane, kalem kalem halka duyuruldu.


Ovacık’ın bereketli toprakları öksüz bırakılmıştı. Komünistler, nohut ve fasulye üretimini birkaç yılda 40 tondan 400 tona çıkardılar. Kaldı ki bu üretimin tamamına yakını da kurulan kooperatif üzerinden Ovacık’ın Türkiye’deki tüm yoldaşlarına ulaştırıldı. Sonra bu komünist model tüm Tunceli’ye dalga dalga yayıldı. Tunceli’nin tüm ilçelerinde üretilen ürünler de Komünist Ovacık’ın kurduğu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üzerinden halka ulaştırılmaya başlandı.

ARACILAR KAPI DIŞARI
Şimdi iktidarın hedefine aldığı tefeci-tüfeci tüccarları ilk olarak Komünist Ovacık yendi. Ovacıklılar, köylünün elindeki nohudu, fasulyeyi 3 liradan alıp 10 liradan şehir pazarına sokan bu komisyoncuları bir daha içeri almamak üzere kapı dışarı ettiler.

Anlaşıldı, kabul edildi: Ovacık’ın mücadelesi sadece Ovacık’la sınırlı değildi, sınırlı kalamazdı da. Ovacık Kooperatifi; Hopa Çay Kooperatifi ve Soma Katliamı’nda hayatını kaybeden madenci eşlerinin de içinde bulunduğu Yırca Emekçi Kadın Kooperatifi gibi onlarca kooperatifle dayanışmaya başladı. Ovacıklılar, bu kooperatiflerin ürünlerini de halka ulaştırmayı görev bildiler.

Yani kooperatifte büyük paralar dönüyor… Bunu da söylediler. Çamur at, izi kalsın anlayışından öteye gidemeyen bu çaresiz çırpınışlar da işe yaramadı. Çünkü kooperatifin hiçbir üyesi, gönüllüsü buradan elde edilen gelirden pay almıyordu. Burada elde edilen bütün gelir öğrencilere burs verilmesine ve Ovacık’ın nohut – fasulye üretimi, arıcılık, mandıracılık gibi üretim alanlarının daha da geliştirilmesine harcanıyor.

Komünistler göreve geldiklerinde otobüse binip para ödemeyen ve bu duruma çok şaşıran Ovacık halkı bugün Komünist Ovacık’ın birer gönüllüsü. Ovacık ürettiği ürünü kendi eliyor, kendi paketliyor.

KADINLAR YÖNETİYOR
Kadınlar yönetmeyi öğreniyor Ovacık’ta. Üreten kadınlar, doğal olarak da yöneten oluyorlar. Ne diyor Maçoğlu:

“Bir ülkede kadın yönetime girmediği sürece o ülkenin gelişme ihtimali yoktur. Fabrikayı, tarlayı, meclisi kadın yönetecek. Anlayışımız yüzde 50. Siyasette kadın kotası var, bu bir zorunluluk olarak görünüyor.”

HAZIRA KONMAYAN BELEDİYE
Türkiye’de bir alışkanlıktır; belediye üretmez, üretilenleri yönetir. Ovacık, aslında biraz da belediyecilerin işine gelen bu ‘işi üstünden atma’ alışkanlığını yıktı. Bir kere Ovacık, belediyedeki özel sektör anlayışını bitirdi. Hazıra konan, üretmeyen, dışa bağımlı bir belediye hiç komünist olabilir mi? Ovacık’ın kentsel altyapısı da özel sektöre teslim edilemezdi. Bunu da çözdüler; yıllarca kapalı kalmış kilit parke taşı atölyesini işletmeye başladılar. Yol mu, kaldırım mı, çeşme mi; Ovacık kimseye ihtiyaç duymadan bunların hepsini yapabiliyor bugün.

Daha sayılır aslında ama buraya kadar saydıklarımızın tek bir tanesi bugüne kadar HDP’li bir belediye tarafından hayata geçirilebilmiş mi? Dahası ‘nohutçu’ diyerek Maçoğlu’nu aşağıladığını sananlar, Maçoğlu önderliğinde yapılanları hayal dahi edebilmiş mi?

Edemediler elbette.

MAÇOĞLU ‘PROJE’ Mİ?
Bugün Tunceli’de HDP, bazı solcuların da desteğiyle komünistlere cephe aldı. HDP ve bu sol gruplar kendi adaylarıyla seçime girmeye hazırlanıyorlar. Seçimdir, demokrasidir denilebilir buraya kadar… Ancak işin rengi değişmeye, tadı kaçmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde HDP Grup Başkanvekili olan Kars Milletvekili ve Kars Belediye Başkan adayı Ayhan Bilgen’in, Fatih Mehmet Maçoğlu’nu hedef alan sözleri bu operasyonun bir parçası, HDP tarafından iktidar yanlısı bir anket şirketine yaptırılan Tunceli anketi de diğer kısmı…

Geçtiğimiz günlerde Yol TV’de konuşan Bilgen, Maçoğlu’nun adaylığının “başkalarının işine geldiğini”, bu yüzden şirinleştirildiğini ve herkesin ülkede kendisini bu kadar kolay komünist diye tarif edemediğini ileri sürmüştü. Bilgen, Maçoğlu’nun bir ‘proje’ olduğunu ima ederken, havuz medyasının Maçoğlu’na geniş yer verdiğini iddia etmişti. Buna aydınlardan, hatta HDP’yle yakın temasta olan isimlerden bile tepki gelmişti. HDP’nin 25 ve 26. dönem İzmir Milletvekili ve eski Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan, “Komünist aday için hemen ‘kimin projesi olduğunu biliyoruz.’ Ne demek bu? Dün desteklediğinizi bu gün desteklemeyebilirsiniz ama siyasi hafiflik yapmadan!” demişti.

Bu olayla aynı tarihe denk gelen anket çalışması ise tuz biber ekmişti. İktidar yanlısı bir şirkete yaptırılan ankete göre HDP’nin adayı, ‘Komünist Başkan’a yüzde 10 fark atıyordu. Peki, Maçoğlu’nun bir proje olduğunu iddia edecek kadar ileri giden Bilgen, bu anket olduğu iddia edilen şeyin sabahtan akşama kadar sadece HDP taraftarı ve iktidar yanlısı haber sitelerinin manşetlerini süslemesine bir açıklık getirebilecek mi? Sanmıyoruz.

HDP ve destekçilerinin girişimlerine karşı Maçoğlu bir açıklama yapmış “Hakaretvari tartışmaları çok doğru bulmayız ama sonuçta herkese laf yetiştirecek de değiliz. Biz halkın söylemlerini dikkate alırız. Dersim halkı bunu görüyor ve takip ediyor” demişti. Kendisine nohutçu ve fasulyeci diyenlere karşı Maçoğlu, “Ovacık’ta yapılanları aşağılayanlar belki bunu Fatih Mehmet Maçoğlu’nu hedef alarak söylüyor ama esasen bu işin sahibi Ovacık halkıdır. Üreten Ovacık halkıdır. Biz onlarla birlikte o üretimi yapıyoruz ve bu halkı kimsenin aşağılamak gibi bir hakkı yoktur” ifadelerini kullanmıştı.

Uzun lafın kısası… Komünist Başkan ve arkadaşlarına ”Ovacık’tan dışarı adımınızı atmayın” deniliyor. Atıl durumdaki tarla, mera ve atölyelerin üretime geçirilmesinden, başlatılan üretim seferberliğinin Ovacık dışına taşmasından korkuyorlar.

Seçimin tarafları belli.

Eğitimde çöküş

Yazımın başlığını Destek yayınlarından bu günlerde çıkan“Eğitimde Çöküş – İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları” kitabımın adından aldım. Eğitim nasıl “çökertildi”, yeni öğretim yılına girdiğimiz...

Adli yıl açılışı: Adaletin teslimi

Mevzuata göre adli yıl; her yıl 01 Eylül'den 20 Temmuz'a kadar olan süredir. Adli yıl açılışı Yargıtay Kanununun “Her adli yıl, Ankara'da Yargıtay 1....

Vakıf-Cemaat ve devlet işbirlikleri

İktidarda beşinci dönemini yaşayan AKP hükümetleri, kendilerine taban desteği sağlayan vakıf, dernek ve cemaatlerle “karşılıklı beslenme” esasına dayanan ilişkisini gün geçtikçe perçinledi. Yerel yönetimler...

Bi’ bitmediler

Kripto FETÖ'cüler, Atatürkçülere FETÖ'cü iftirası atmaktan bıkmıyorlar, usanmıyorlar üstelik utanmıyorlar...

Aydın ve Aydınlıların düşmanları

En zeki, akıllı, uyanık, Ateş gibi insanlar çoğunlukla Aydın’dan çıkardı. Hoş hala da öyle… Ondandı, ÖSYM birincilerinin de Aydın’dan olması… Bunun yanında az da olsa, Aydın’da...