13.02.2021, 13:48

Kendi vekilleri itiraf etti: Akşener de Kılıçdaroğlu da yalan söylüyor!

ABD’de 54 senatör ABD Başkanı Joe Biden’a gönderdikleri mektupta, insan hakları sicilini iyileştirmesi için Türkiye’ye baskı yapılmasını istedi. Senatörler mektupta, "Erdoğan’ın ülkesini giderek otoriterleşen bir rotaya soktuğunu ve sistematik olarak ülkedeki muhalefeti ötekileştirdiğini, eleştirel medya kuruluşlarını susturduğunu, bağımsız hakimlerden kurtularak yerlerine partisine yakın isimleri atadığını ve birçok gazeteciyi hapse attığını" söylediler. Erdoğan’ın darbe girişiminden sorumlu tuttuğu yurtdışındaki Türk vatandaşlarının susturulmasını istediğini öne süren senatörler, Fethullah Gülen'e "baba" diyen NBA oyuncusu basketbolcu Enes Kanter'i bu iddiaya kanıt olarak gösterdi.

Türkiye, bu mektuba sessiz kalmadı elbette. Meclis'te partiler bir araya gelerek bu mektuba sert bir karşılık verdiler. Ancak bu bildiride dikkat edilmesi gereken çok önemli noktalar var.

58 AKP'li, 15 CHP'li, 11 MHP'li ve 2 İYİ Parti'li olmak üzere toplam 87 milletvekilinin imzasını taşıyan bildiride özetle "FETÖ üyeleri ve propagandacılarını, 'insan hakları savunucusu' kisvesi altında masumlaştırmaya çalışmayın; FETÖ, PKK, YPG gibi örgütlerle iş birliği yapmayın" deniyor. Buraya kadar her şey normal.

AMA...

Milletvekilleri, "ABD Kongresi'ni basan protestocuları 'terörist' ilan edenlerin; FETÖ'nün üyeleri ve propagandacılarını, 'insan hakları savunucusu' kisvesi altında masumlaştırmaya çalışmaları, içinde bulunulan derin çelişkiyi göstermektedir" ifadelerinin kullanıldığı mektuba imza atarken, Türkiye'de sistem değişikliğine "Hayır" diyenlerin, Millet İttifakı'na destek verenlerin, feministlerin, öğrencilerin, işçilerin, LGBTİ bireylerin hatta pazarcıların, esnafın bu ülkede düzenli olarak "terörist" damgası yediğini unutmuş olmalı!

BİZE YALAN SÖYLÜYORLAR, İŞTE KANITI!
Bildiride dikkat çeken bir bölüm daha var: "Son olarak, insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü konusunda her zaman olduğu gibi titizlikle hareket eden Türkiye, darbeci ve terörist katillere gereken cezayı vermenin de hukuk devletinin gereği olduğuna inanmaktadır" denmiş.

Neymiş efendim; "...insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü konusunda her zaman olduğu gibi titizlikle hareket eden Türkiye..." imiş. Şimdi, ya CHP ve İYİ Parti milletvekilleri imza attıkları metni okumadılar ya da hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de Meral Akşener bize her gün yalan söylüyor. En azından her hafta yapılan grup toplantılarında bu iki liderin de "hukuk ayaklar altına alındı", "yargı bağımsızlığı kalmadı", "AKP kendi yargısını yarattı", "hukuksuzluk ve adaletsizlik her yerde" gibi serzenişlerini dinliyoruz. Bu milletvekilleri en azından bu maddeye şerh düşmeden imza attıklarına göre, liderler her hafta Meclis kürsüsünden bize hikayeler anlatıp seçmenin 'gazını' alıyor.

Aynı gün CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Sayın Erdoğan, bu mektuptan, tehditten etkilenip Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta, Ege'de, Suriye'de, hatta Libya'da taviz verirsen namertsin. Taviz vermeyeceksin, biz arkanda olacağız" açıklaması yapıyor. İnsan ilk önce tüm bunların şaka olduğuna inanmak istiyor. Çünkü; 2 Ocak 2020'de Türkiye'nin Libya'ya asker göndermesinin yolunu açan Cumhurbaşkanlığı tezkeresine CHP, İYİ Parti, HDP, TİP ve Demokrat Parti "ret" oyu vermemiş miydi? Aynı Engin Altay, kameraların karşısında övünerek "Libya ile yapılan uluslararası anlaşmaya ret oyu verdik. Erdoğan Libya petrolünün peşinde, buna izin vermeyeceğiz" dememiş miydi?

İnsan merak ediyor; ne oldu da "Libya'da taviz verirsen namertsin" noktasına gelindi? Günün sonunda hep haklı çıkan Erdoğan olacaksa ve hep onun arkasında hizalanacaksanız neden Erdoğan'a değil de size destek verelim. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!

Tüm baskıcı yönetimlerin başına CHP gibi bir ana muhalefet diliyorum! Belli ki şimdi de Erdoğan yüzde 50+1'i garantileyemediği için anayasa değişikliğine destek verip yeniden onu Saray'a gönderecekler. Artık yaşanacak hiçbir şeyin şaşkınlık yaratmayacağından eminim.

AKP'NİN 1921 ANAYASASINA DEPREŞEN AŞKI!
Ülke, her bölgesiyle var olma çabası verirken belli bir kesimin desteğini alan bazı kişiler/oluşumlar kendi bölgesinde küçük muhtariyetler kurmuşlar ve Mustafa Kemal büyük bir başarı sergileyerek onları tek çatı altında toplanmaya ikna etmişti. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti böyle bir birliktelikti. TBMM'nin 1920'de kurulmasıyla bu cemiyetler Meclis çatısı altında temsil edilirken, yapılacak Anayasanın bu temsiliyeti güvence altına alması önemliydi. İşte 23 madde ve bir özel maddeden oluşan, TBMM'nin kurulmasını tescilleyen ve halkın iradesine sahip çıkma iddiası taşıyan 1921 Anayasası bu koşullar altında çıktı.

Peki bugün Meclis, 'meclis' olma özelliğini kaybetmiş, 'temsili' bir hal almışken halkı kim temsil edecek? Birinci soru bu. 1921 Anayasası'nda "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyor. Bugün bizi yöneten iktidarın önemsediği 'millet' mi 'ümmet' mi tartışılır ama hadi bunu da geçtik, egemenliği kayıtsız şartsız millete bırakmaya yanaşmayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz. Daha üniversitelerde rektör seçimini özgür bırakmayan, seçilmiş belediye başkanlarını görevden alan, tutuklatan iktidar bu. Hiçbir kararı millete bırakmayacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok; yaklaşık 20 yıldır bu takiyeci zihniyet tarafından yönetiliyoruz çünkü.

İktidarın 1921 Anayasasına aşkının depreşmesinin Meclis'i ve halkın temsiliyetini güçlendirme amacı taşımadığı çok açık. AKP, "Devletin dini İslamdır" maddesiyle ya dindar çevreyi kendi etrafında kenetlemek niyetinde -ki Ayasofya baş imamının coşkulu hali bunun alıcısının çok olacağını gösteriyor- ya da 'yerel özerklik' tartışmalarıyla Kürt oylarının peşinde; ki Kürtler bu tuzağa asla düşmez demek de çok iddialı olur.

Yorumlar (0)
15
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 37 81
2. Fenerbahçe 37 76
3. Galatasaray 37 75
4. Trabzonspor 37 64
5. Sivasspor 37 58
6. Alanyaspor 38 57
7. Hatayspor 37 57
8. Gaziantep FK 37 54
9. Göztepe 37 51
10. Karagümrük 37 51
11. Konyaspor 37 45
12. Rizespor 37 45
13. Antalyaspor 38 43
14. Başakşehir 37 43
15. Malatyaspor 37 41
16. Kasımpaşa 37 40
17. Kayserispor 37 39
18. Ankaragücü 37 38
19. Erzurumspor 38 37
20. Gençlerbirliği 37 35
21. Denizlispor 37 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 33 50
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 33 39
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 33 29
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 33 8
Takımlar O P
1. Man City 34 80
2. M. United 33 67
3. Leicester City 34 63
4. Chelsea 34 61
5. West Ham 34 58
6. Tottenham 34 56
7. Liverpool 33 54
8. Everton 33 52
9. Arsenal 34 49
10. Aston Villa 33 48
11. Leeds United 34 47
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 33 38
14. Brighton 34 37
15. Southampton 33 37
16. Burnley 34 36
17. Newcastle 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 34 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 34 76
2. Real Madrid 34 74
3. Barcelona 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 34 53
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Granada 34 45
9. Athletic Bilbao 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Osasuna 34 40
12. Cádiz 34 40
13. Levante 34 38
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 34 31
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 34 30
19. Elche 34 30
20. Eibar 34 26