Kayyum darbesinin hedefi millet ittifakını dağıtmak!

Aklı vicdanı olan her insan daha birkaç ay önce seçilen insanların kesinleşmiş yargı kararı olmadan görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasının hukukla bir ilgisi olmadığını kabul eder. Atılan adımın tesadüfü değil geçtiğimiz haftalarda Erdoğan ve Bahçeli arasında yapılan ikili toplantının ardından karara bağlanmış bir stratejinin sonucu olduğunu düşünüyorum. Bu toplantının ardından Bahçeli şaşırtıcı bir biçimde İyi Parti’ye tekrar MHP’ye dönün çağrısı yapmıştı. Görüldüğü kadarıyla stratejinin temel hatları şöyle.

HDP, MARJİNALLEŞTİRİLEREK KUTUPLAŞTIRMA ARTIRILMAK İSTENİYOR

Erdoğan ve Bahçeli ikilisi özünde CHP – İyi Parti ittifakı gibi görülen aslında HDP’nin de desteklediği Millet İttifakı’nın etkisiz hale getirilmesi gerektiğini aksi takdirde ilk seçimde Erdoğan’ın seçimi kaybedeceğini görüyor. Bu nedenle ilk aşamada HDP’nin üzerine şiddetle gidilerek HDP’nin baskı altına alınması ve devamında marjinalleştirilmesi planlanıyor. Sokağa itilecek HDP’lilere yönelik gözaltılarla partinin yönetim kadrosu zayıflatılarak orta vadede AKP’yle uyumlu merkez sağ bir Kürt oluşumuna yol açılması da uzak ihtimallerden değil.

İYİ PARTİLİLERİN MİLLİYETÇİ DAMARINA BASILACAK!

HDP üzerine kurulacak baskının temel hedefinde ise İyi Parti var. Ülkücü ağırlıklı İyi Parti’nin HDP’ye yapılacak haksızlıkları destekler yönde açıklamalarının HDP’li seçmenin Millet ittifakına verdiği desteği sorgular hale getirmesi uzak bir ihtimal değil. Artacak sokak olayları ve aynı süreçte gelecek şehitlerle tırmanacak gerilim ile İyi Partililerin milliyetçi duygularına hitap edilmesi ve İyi Parti tabanından MHP’ye oy devşirilmesi de hayaller arasında olabilir. İşte burada Bahçeli’nin İyi Partilere dönüş açıklaması daha da önem kazanıyor.

KILIÇDAROĞLU’NUN AÇIKLAMASI SORUN YARATABİLİR

CHP, HDP’li belediyelere yönelik kayyum atamalarına yönelik başlangıç düzeyinde fena tepki vermese de Kılıçdaroğlu’nun kayyım atamalarına yönelik sokak protestolarını doğru bulmadığı açıklaması olası sonuçları açısından hatalı oldu. Pek tabii ki Kılıçdaroğlu’nun herkes sokağa dökülsün demesini beklememek lazım. HDP’nin sokağa çekilmesinin ülkedeki kutuplaştırmayı artıracağından endişe ediyor olabilir. Yine HDP’nin öncülük edeceği eylemlere PKK’lıların da karışacağını hesaba katarak CHP’lilerin böyle bir görüntü içerisinde yer almamasını istediğinden şimdiden bunun önünü kesmek için bu yönde bir açıklama da yapmış olabilir. Ancak açıklamadaki özensizlik bazı haklı itirazlara yol açmıştır. Türkiye tarihinin en büyük sivil eylemi olan Adalet Yürüyüşünü yapan Kılıçdaroğlu’nun şimdi bir haksızlığın sokakta protesto edilmesini doğru bulmaması açıklanmaya değer bir konudur ve devletçilikle suçlanmaya gebedir. Bu da Kürtlerde CHP’ye yönelik soğukluğun tekrar depreşmesine neden olabilir. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasını toparlaması gerekiyor.

KAYYUM DARBESİ İKTİDAR AÇISINDAN İLK ETAPTA BAŞARILI

Sonuç olarak kayyum darbesinin ardından gerek Kılıçdaroğlu’ndan gerek İyi Parti’den gelen açıklamalara yönelik Kürt kesiminden gelen tepkiler ilk etapta iktidarın hoşuna gidecek bir tablo oluşturmuş, Millet İttifakı’nın duvarını delme konusunda umut vermiştir. Benzer girişimler devam edebilir. Sokakta ve HDP tabanında oluşan tepkilerin çok da umurlarında olmadığını düşünüyorum.

HER ÜÇ PARTİYE DE GÖREV DÜŞÜYOR

Peki bu plan tutabilir mi? Bu biraz da CHP, İyi Parti ve HDP’nin tutumuna bağlı. CHP sokakta olmasada söylem düzeyinde HDP’ye desteğini sürdürecektir. Kimse İyi Parti’den HDP’nin yanında olmasını beklemiyor ama sırf üç oy fazla alacağım diye tam karşısında durması sadece demokrasiyi değil aynı zamanda kendi geleceğini de tehlikeye düşürür. Erdoğan’ın rakipsiz hale geldiği ortamda İyi Parti’ye de yer olmaz. HDP, özellikle CHP’yi yanında görmek istemekte haklıdır. Ancak cumhuriyeti kuran ve devletçi damarı güçlü olan CHP’nin kurumsal olarak sokağa inmesini beklemenin çok anlamlı olmadığını HDP’nin yönetim kadrosu tahmin etmeli, çok da ısrarcı olmamalıdır. CHP’yi kendi içinde ulusalcılar – solcular diye kavgaya sokmanın bu aşamada kimseye faydası olmaz. HDP’nin CHP’den sokakta kurumsal destek yerine tabanından destek almaya yoğunlaşması daha faydalı olacaktır.

Eğitimde çöküş

Yazımın başlığını Destek yayınlarından bu günlerde çıkan“Eğitimde Çöküş – İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları” kitabımın adından aldım. Eğitim nasıl “çökertildi”, yeni öğretim yılına girdiğimiz...

Adli yıl açılışı: Adaletin teslimi

Mevzuata göre adli yıl; her yıl 01 Eylül'den 20 Temmuz'a kadar olan süredir. Adli yıl açılışı Yargıtay Kanununun “Her adli yıl, Ankara'da Yargıtay 1....

Vakıf-Cemaat ve devlet işbirlikleri

İktidarda beşinci dönemini yaşayan AKP hükümetleri, kendilerine taban desteği sağlayan vakıf, dernek ve cemaatlerle “karşılıklı beslenme” esasına dayanan ilişkisini gün geçtikçe perçinledi. Yerel yönetimler...

Bi’ bitmediler

Kripto FETÖ'cüler, Atatürkçülere FETÖ'cü iftirası atmaktan bıkmıyorlar, usanmıyorlar üstelik utanmıyorlar...

Aydın ve Aydınlıların düşmanları

En zeki, akıllı, uyanık, Ateş gibi insanlar çoğunlukla Aydın’dan çıkardı. Hoş hala da öyle… Ondandı, ÖSYM birincilerinin de Aydın’dan olması… Bunun yanında az da olsa, Aydın’da...