Bugün gazete ve gazeteciliği yazacağım.
Neden mi?
Gazetelerin önemini ve işlevini, gazetecilerin toplumsal sorumluğunu hatırlatmak için…
XXX
Gazetenin hamuru haberdir.
Direği de köşe yazısı…
Röportaj ise, gazetenin yağı ve tuzu…
30 yıl aşkın meslek yaşamımda…
Daha çok gazetenin hamurunda yer aldım.
Günlük olmasa da, haftanın belirli günlerinde köşe yazısı yazdım.
Böylece gazetenin her gün olmasa da yazdığım günlerde direğine de katkı verdim.
XXX
Gazeteler de bir işletmedir.
İşletmenin anası ekonomidir.
Ekonomi iyiyse, işletme iyidir.
Gazeteler de ise…
Önce haber…
Haber iyi, o zaman tiraj yüksek.
Tiraj yüksekse…
Reklam iyi…
Reklam iyiyse…
Ekonomi de iyi.
Öyleyse…
Haber, tiraj reklam ve ilan Gazetenin ana damarları…
Reklam ve ilan…
Türkçe tanımla…
Tanıtım ve duyuru…
Gazetenin yaşam kaynağı…
1990 yıllarının sonlarında 2000 yıllarının başında....
Onun için koştuk, İstanbul’a…
Elimizde TV Medya yayın planını içeren kasetlerle ve koltuğumuzun altında gazetelerle…
Toplantıdan çıktık, toplantıya girdik…
Ulusal Reklam pastasından yaşam kaynağı elde etmek için…
Bu nedenle, bugün halen, ilimizdeki, gazete, televizyon ve radyolarda ulusal reklamlar yer alıyorsa, altında geçmişte yaptığımız çalışmaların imzası vardır diye düşünüyorum.
Bu çalışmaları ne için yaptık?
Yayın mercilerini yaşatmak, mesleğimizi de onurlu, düzeyli ve ilkeli bir şekilde yaşamak için…
Kendimize havlayan bir köpek dedirtmemek için…
XXX
Bu çalışmaları yaparken, ne onurumuzdan ne de meslek ilkelerimizden taviz verdik.
Bana gelince…
Meslek yaşamımda, görev yaptığım gazetelerin ya da TV ve radyoların hem ana damarı, hem de kılcal damarlarında kendimi buldum.
Yaşamak ve yaşatmak için…
İlkelerimle örtüşmeyen ortamlarda da, görev yaptığım gazetelerden, ceketimi aldım gittim.
Ayrılmaktan bir an olsun tereddüt etmedim.
Keşkelerim olmadı,
Ayrılırken de dostlukları zedelemedim…
Bu yüzdendir ki;
2002 ve 2007 yılı genel seçimlerde, il merkezimizde yayın yapan her iki televizyon ve üç radyonun seçim kampanyası koordinatörlüğünü üstlendim…
Bu da, Halil Eğriboyun’a güven olduğunun bir kanıtı olsa gerek…
Bende bu güveni, güvensizliğe dönüştürmedim.
XXX
Gazetenin hamuru haber dedik ya…
Hamur olmadan ekmek olmaz…
Haber olmadan da gazete…
Haber ciddi iştir…
Tıpkı…
Ameliyat gibi…
Doktorun ameliyattaki bir hatası, insanı bu dünyadan öbür dünya ya götürür.
Gazetecinin haberdeki hatası ise, insanı yaşarken öldürür.
Onun için…
Haber, kişisellikten uzak, ahbap-çavuş ilişkilerin olmadığı, doktor duyarlığında yazılmalı…
Onun için…
Kalem gerçek, neşter yaşamdır.

XXX
Sadece haberde mi duyarlık olmalı?
Kesinlikle hayır…
Köşe yazısı gazetenin nesiydi?
Direği…
O halde…
Direk bel vermemeli…
Yazılarda, kendi egolarından arınmış doğru, soyut değil, somut bilgi ve belgeye dayalı yorumlar yer almalı…
Toplumun pusulası, karanlığın ışığı olmak için.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78