İddianameden korkunç bilgiler: Pınar Gültekin yaşıyorken de yakılmış olabilir

Pınar Gültekin'i vahşice öldüren Cemal Metin Avcı hakkında 'canavarca hisle adam öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianame vahşetin boyutunu gözler önüne seren ifadeler yer alıyor.

Kadın ve Çocuk 08.10.2020, 21:27 08.10.2020, 21:35
İddianameden korkunç bilgiler: Pınar Gültekin yaşıyorken de yakılmış olabilir

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz günü kayboldu. Ailesinin başvurusu üzerine jandarma ve polis ekipleri, arama çalışması başlattı. Yapılan çalışmalar sırasında gözaltına alınan katil Cemal Metin Avcı, Pınar'ı çıkan kavgada elleriyle boğup öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti. Avcı'nın gösterdiği yerde bulunan varilde, Pınar'ın cesedine ulaşıldı. Pınar, memleketi Bitlis'in Hizan ilçesinde toprağa verilirken Cemal Metin Avcı, 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek adam öldürmek' suçundan tutuklandı.

İl Jandarma ve Akyaka Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, yaklaşık 3 ay süren çalışma sonunda, HTS kayıtlarından, katil Avcı'nın kardeşi Mertcan Avcı'nın telefon sinyallerinin de ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da sevk edildiği adliyede, tutuklandı.

KOVUŞTURMAYA YER YOKTUR KARARI VERİLDİ
Öte yandan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, cinayet zanlısı Cemal Metin Avcı'nın annesi A. Avcı ve babası Selim Avcı ve akrabası olduğu öğrenilen Şükrü Gökhan Orhan hakkında suç delillerini gizleme veya değiştirme suçlamasından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildi.

KARARA İTİRAZ EDİLDİ
Pınar Gültekin'in aile avukatı Rezan Epözdemir nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne şahıslar hakkında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması yönünde itiraz etti.

Dilekçede Cemal Metin Avcı'nın Pınar Gültekin'i tek başına öldürmesi ve/veya cesedi ve suç delillerini tek başına yok etmesi ve gizlemesinin hayatın olağan akışına, mantığa ve fizik kurallarına aykırı olduğu kaydedildi.

Epözdemir'in dilekçesinde ayrıca şunlar kaydedildi:

Cinayet saatinde cinayetin işlendiği yere yakın yerlerden, şüphelinin yakınlarının kullandığı araçlara benzer ve hatta aynı marka, aynı model, aynı renk iki aracın daha geçtiğinin tespit edilmesi tüm şüpheleri maktulün katledilmesinde ve suç delillerinin yok edilmesinde birden fazla failin iştirakinin olduğu yönünde toplamaktadır. Cinayetin işlendiği saatlerde şüphelinin babası Selim Avcı'nın ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan'ın ve oğlunun kullandığı araçlarla aynı marka, aynı model, aynı renk araçların cinayet mahalline seyrediyor oluşu hayatın olağan akışına aykırıdır.

Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin açıkça hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunun belirtildiği itiraz dilekçesinde, "Araçların cinayet saatinde ve maktuleye ait cesedin ve suç delillerinin yok edildiği süreçte cinayet mahallindeki mobese kayıtlarında görülmesinin tesadüf olabileceği mantık kurallarına aykırıdır" denildi.

O SAATTE BAĞ EVİNE GİTMEYE İTEN MOTİVASYON NEDİR?
Dilekçede ayrıca şu satırlar yer aldı:

Haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüpheliler Ayten Avcı, Selim Avcı ve Şükrü Gökan Orhan kolluk tarafından alınan ifadelerinde, evde çıkan sigara izmaritleri ve diğer DNA'lar üzerinde kendilerine ait olan parmak izi ve genetik verileri bertaraf etmek amacıyla oğullarının gözaltına alınması üzerine 20.07.2020 tarihinde bağ evine gittiklerini, burada sigara içtiklerini ifade etmişlerdir. Bu ifadenin ezberlenmiş, kurgulanmış, cezayı minimize etmek amacıyla dermeyan edilmiş bir ifade olduğu çok açıktır. Şöyle ki, şüpheli Cemal Metin Avcı, 20.07.2020 tarihinde kolluk tarafından alınan ilk ifadesinde cinayeti ikrar etmemiş olup bağ evinden de hiçbir şekilde bahsetmemiştir. Şüpheli Cemal Metin Avcı'nın cinayeti ikrar ettiği tarih ise 21.07.2020 tarihidir. Buna göre 20.07.2020 tarihinde şüpheli Cemal Metin Avcı cinayeti ikrar etmemişken ve cinayetin bağ evinde işlendiğinden bahsetmemişken haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Ayten Avcı, Selim Avcı ve Şükrü Gökan Orhan ile Eda Avcı'nın birden bire bağ evine gitmeleri son derece manidar ve düşündürücüdür.

Şüpheliler bu durumu, şüpheli Cemal Metin Avcı'nın gözaltına alındığı 20.07.2020 tarihinde 22:35 sularında birdenbire bağ evine gitmeye karar verdikleri şeklinde ifade etmişlerdir. Acaba şüphelileri kendi beyanlarına göre, Cemal Metin Avcı'nın gözaltına alındığı ve suçu inkar ettiği ilk ifadesinin günü olan 20.07.2020 tarihinde, 22:35 saatinde birdenbire bağ evine gitmeye iten motivasyon nedir?

İDDİANAME HAZIRLANDI
Bu arada olayla ilgili iddianame hazırlandı. Pınar Gültekin'i vahşice öldüren Cemal Metin Avcı hakkında 'canavarca hisle adam öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Avcı'nın kardeşi Mertcan Avcı hakkında da 'yardım ve yataklık' suçundan 5 yıl hapis cezası istendi.

İddianamede Cemal Metin Avcı'nın Jandarma'da olayla ilgili itirafları yer aldı.

'YAŞIYOR İKEN YAKILMASINA BAĞLI DA ÖLÜMÜN MEYDAN GELMİŞ OLABİLECEĞİ…'
İddianamede Pınar Gültekin'le ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun verdiği otopsi raporu da yer aldı. Raporda yer alan şu ifadeler dikkat çekti:

Kişinin ölümünün boyuna basıya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olabileceği gibi boyuna bası eylemi sonrası kişi yaşıyor iken yakılmasına bağlı da ölümün meydana gelmiş olabileceği, mevcut verilerle bu mekanizmalar arasında tıbben ayrım yapılamadığı...

Yorumlar (0)