08.03.2020, 00:14

Jeffrey zamanın Harbord'u mudur?

Birinci Dünya Savaşı, Ateşkes antlaşması ile İtilaf devletlerin galibiyetiyle sonuçlandı. Yapılacak barış antlaşmasının koşullarını belirlemek üzere Paris Konferansı toplandı. Osmanlı Devleti ile yapılacak anlaşma diğerlerinden farklı ve ayrı olarak ele alındı.

Çünkü savaştan önce İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya Osmanlı topraklarını nasıl paylaşacakları konusunda anlaşmışlardı. Ancak Rusya, 1917 devrimi ile bu anlaşmadan çekilir. İtalya da daha fazla pay peşine düşer.

Yeni Rusya olan Sovyetler Birliği, “halkların bağımsızlığı” misyonunu açıklamıştı.

Amerika da Wilson Prensipleri ile “farklı milletlerin kendi devletlerini kurma” gereğini açıkladı.

Mondros mütarekesi ile teslim bayrağı çekmiş Osmanlı Devleti için, Paris Konferans’ında daha sonra “Sevr” olarak bilinecek olan antlaşma maddelerini düzenler.

Ankara’nın itirazına rağmen manda istekli Damat Ferit Hükümeti ile Hürriyet ve İtilaf Fırkası temsilcileri konferansa katılır. Fakat eli boş döner!

Savaş öncesinde devlet kurma sözü verilen Ermeni ve Kürtler de harekete geçer. Konferans Başkanlığına başvururlar:

Osmanlı’nın İsveç Büyükelçisi olan Arap Şükrü, Paris’e giderek Kürt temsilcisi olarak talepte bulunur. Ermeniler de iki kişilik heyetle Konferans başkanlığına başvurur.

Bogos Nubar Paşa başkanlığında bir Ermeni heyeti de, Morgantav aracılığıyla, ABD Kongresi’ne başvurur. Osmanlı Devleti sınırları içinde farklı milletlerin Amerikan mandasında devlet kurmalarının sağlanmasını talep eder.

Büyük Ermenistan ve Büyük Kürdistan kurulmak isteniyordu.

***

İki kişilik Ermeni heyeti, Konferans Başkanlığından “manda devleti” kurulması talebinde bulundu.

Balkan savaşları sırasında Ermeni Patrik V. Kevork da Çar’a başvurmuş; Osmanlı’daki Ermenilerin himayesine almasını talep etmişti. Çar, bu talebi Fransa’ya bildirmişti.

Konferansı, ABD Başkanı Wilson Prensiplerini benimser.

Amerikan Kongresi, “manda” ve “yeni devlet” taleplerinin olabilirliğini Wilson Prensipleri doğrultusunda yerinde incelemek üzere bir heyetin oluşturulmasına karar verdi. 15 asker ve 31 sivil uzmandan oluşan Tuğgeneral James G. Harbord başkanlığında “Harbord Heyeti” oluşturdu. Anadolu ve Kafkasya’ya giderek talepleri yerinde incelemek; bir devlet kurulup kurulmayacağına karar vermek, gerekli örgütlemeyi sağlamak ve bunun için 750 bin dolarlık bütçe ile Akdeniz’de konuşlanan donanmayı kullanmak vb yetkilerle donatıldı.

Harbord Heyeti İstanbul’a gelir. Çeşitli görüşmeler yaparak Osmanlı Devleti için talep edilen manda ile farklı devletler kurulması durumunu inceler. Sivas’a giderek Mustafa Kemal Paşa ile görüşür. 41 gün sonra Erzurum yoluyla Trans Kafkasya’ya gider.

İncelemelerini bir rapor halinde 16 Ekim 1919 günü Amerikan Kongresi’ne sunar.

***

Yüz yıl sonra aynı ABD’nin “Suriye Başkan Temsilcisi” James Jeffrey bir misyonla Şubat sonunda Ankara’ya geldi. Bir hafta sonra da İstanbul’a geldi. Kuzey Irak’ta oluşturduğu Barzani Özerk Bölgesi gibi Suriye’de de PYD özerk bölgesi koşulları yaratılmaya çalışılıyor! Harbord’una gücüne karşılık Jeffrey’in gücü ise; Suriye’deki “Amerikan kara gücü” olan PYD, Suriye ve Irak’taki üsler ile Akdeniz’deki donanmadır.

İdlib’den 5 şehidimizin gelmesinden sonra, 12 Şubat 2020 günü Berklay ile geldiği Ankara’da Türkçe beyanat verdi: “Bugün İdlib’de bizim müttefiğimiz Türkiye’nin askerleri tehditle karşı karşıya. Bu tehdit Rusya hükümetinden geliyor. Sahada şehitlerimiz var; baş sağlığı diliyorum” dedi.

Amaç; S400 satın alarak Rusya ile yakın ilişki içine giren, Astana ve Soçi mutabakatları gerçekleştiren Türkiye’yi sabote etmektir! Vaadinin dışında İdlib’de teröristleri tahliye ettirmemeye azmettirmektir!

Çünkü Ankara ziyaretinin ertesinde, 17 Şubat günü Kuzey Irak’a giderek “Bölgesel Yönetim Başbakanı” Neçirvan Barzani ile görüştü. N. Barzani’nin Kürt taraftarları bir araya getirme çabalarını sürdüreceğini açıkladı.

19 Şubat günü Suriye’ye giderek “Demokratik Güçler” (PYD) yöneticisi Mazlum Kobani ile görüştü.

Sonra da “Suriye Kürt Ulusal Konseyi” (ENKS) yöneticisi Fuat Aliko ile Mazlum Kobani’nin 22 Aralık 2019’daki görüşmesini hatırlattı.

2016’da Fırat Kalkanı, 2018’de Zeytin Dalı ve 2019’da Barış Pınarı operasyonlarını gerçekleştiren Türkiye; Berklay ve Jeffrey gelişlerinden sonra “İdlib Baharı” operasyonu başlattı. 27 Şubat’ta 33 şehidimiz geldi. 29 Şubat’ta Türkiye ile Rusya-Suriye savaşı durumu belirdi.

Türkiye’nin partili Cumhurbaşkanı,33 şehitin gelişinden iki sonra suskunluğunu bozdu. Eski yeni partili mebuslarla sarayda düzenlediği yemekli toplantıda Gezi’den Kabataş’a, Putin’e petrol bölgeleri tariften muhalefet liderine hakarete kadar birçok konuda açıklama yaptı. Ertesi sabah, “sınırları açtık” açıklaması duyuruldu; sığınmacılar organize şekilde AB sınırlarına akın etmeye başladı.

Şehitler ve İdlib gündemden düştü.

3 Mart günlü partisinin grup toplantısında “İdlib’de ne işimiz var” sorusu soranlara ağır hakaretlerle yüklendi. İç siyaseti oldukça gerdi.

Türkiye’nin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bir aşamada, içeride köprüleri atarak, gerilimi bunca tırmandırmanın amacı ne olabilirdi?

4 Mart’ta da Türkiye’ye gelişini iptal etmiş olan Putin ile görüşmek için Moskova’ya gitti.

Moskova görüşmelerinin başladığı saatlerde ise, James Jeffrey Dolmabahçe’de hükümet heyeti ile görüşme yaptı.

Bu nasıl bir oyundur?

Amerika’nın 1919’da Harbord Heyeti ile gerçekleştiremediğini gerçekleştirme projesi midir?

İdlib’de kümelenmiş İhvancı, IŞİD’ci, Tahriri Şam’cı, ÖSO’cu teröristleri himaye eder duruş, Amerika’nın “kara gücü” PYD’yi unutturmak ve bölgesine meşruiyet kazandırmak olmuyor mu?

Hangi değirmene sular taşınıyor?

Yorumlar (0)
9
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 27 60
2. Galatasaray 28 58
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 28 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 28 43
8. Karagümrük 28 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 27 34
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 28 31
14. Kayserispor 27 31
15. Kasımpaşa 27 29
16. Başakşehir 28 29
17. Rizespor 27 28
18. Ankaragücü 27 26
19. Erzurumspor 27 26
20. Denizlispor 27 24
21. Gençlerbirliği 27 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 25 53
2. Samsunspor 25 50
3. İstanbulspor 25 47
4. Adana Demirspor 25 45
5. Altınordu 25 45
6. Altay 25 44
7. Tuzlaspor 25 41
8. Ankara Keçiörengücü 25 40
9. Bursaspor 25 34
10. Ümraniye 25 34
11. Bandırmaspor 25 32
12. Boluspor 25 29
13. Menemenspor 25 27
14. Adanaspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 25 22
17. Ankaraspor 25 16
18. Eskişehirspor 25 7
Takımlar O P
1. Man City 28 65
2. M. United 28 54
3. Leicester City 28 53
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. Tottenham 27 45
7. West Ham 26 45
8. Liverpool 28 43
9. Aston Villa 26 40
10. Arsenal 27 38
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 28 35
13. Crystal Palace 28 34
14. Southampton 27 33
15. Burnley 28 30
16. Newcastle 27 27
17. Brighton 27 26
18. Fulham 28 26
19. West Bromwich 28 18
20. Sheffield United 28 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 25 59
2. Barcelona 26 56
3. Real Madrid 26 54
4. Sevilla 25 48
5. Real Sociedad 26 45
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 26 37
8. Athletic Bilbao 25 33
9. Celta de Vigo 26 33
10. Granada 26 33
11. Levante 26 32
12. Valencia 26 30
13. Osasuna 26 28
14. Cádiz 26 28
15. Getafe 26 27
16. Real Valladolid 26 25
17. Elche 25 24
18. Eibar 26 22
19. Deportivo Alaves 25 22
20. Huesca 26 20
Günün Karikatürü Tümü