İran ile ABD arasında askeri gerilim, düşürülen bir savaş uçağı sonrası yapılan karşılıklı açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. İran, kurtarma operasyonu sırasında ABD güçlerinin kendi askerlerini hedef aldığını iddia ederken, Washington yönetimi operasyonun başarıyla tamamlandığını duyurdu.
İran Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel komuta merkezi olan Hatemül Enbiya Merkez Karargahı adına açıklama yapan sözcü İbrahim Zülfikari, İran hava savunma sistemlerinin ABD’ye ait birden fazla hava aracını etkisiz hale getirdiğini öne sürdü. Zülfikari, söz konusu müdahale sırasında ABD unsurlarının yanlış hedefleme sonucu kendi personeline zarar verdiğini iddia ederek, “ABD uçakları İran hava savunması tarafından düşürüldü ve ABD kendi askerlerini bombaladı” ifadelerini kullandı.
Zülfikari ayrıca, Donald Trump yönetiminin sahadaki askeri başarısızlığı örtbas etmeye çalıştığını savundu. İranlı yetkili, ABD ordusunun yaşadığı kayıpların kamuoyuna yansıtılmadığını ve sürecin propaganda yoluyla kontrol altına alınmaya çalışıldığını ileri sürdü.
Öte yandan olayın merkezinde yer alan F-15E tipi savaş uçağının düşürüldüğü, daha önce ABD tarafından da doğrulanmıştı. İran Devrim Muhafızları, söz konusu uçağın kendi unsurları tarafından vurulduğunu açıklamış; olayın ardından her iki taraf da uçakta bulunan iki pilota ulaşmak için kapsamlı arama-kurtarma faaliyetleri başlatmıştı.
ABD kaynaklarına göre, pilotlardan biri uçağın düşürülmesinden kısa süre sonra özel kuvvetler tarafından gerçekleştirilen sınırlı bir operasyonla kurtarıldı. Ancak ikinci pilotun bulunması ve tahliyesi daha geniş çaplı ve yüksek riskli bir askeri müdahale gerektirdi. ABD’li yetkililer, operasyonun yoğun hava desteği eşliğinde, özel eğitimli komando birlikleri tarafından yürütüldüğünü belirtti.
Yetkililerin verdiği bilgilere göre, operasyon kapsamında önce bölgedeki tehdit unsurları hava saldırılarıyla etkisiz hale getirildi. Ardından Amerikan komandoları, dağlık ve erişimi zor araziye intikal ederek kayıp mürettebat üyesine ulaştı. Operasyona yüzlerce asker ile birlikte istihbarat unsurlarının da katıldığı ifade edildi.
ABD’li bir yetkili, sürecin yalnızca askeri değil, aynı zamanda istihbarat boyutunun da kritik olduğunu vurguladı. Bu kapsamda CIA tarafından İran içinde yanıltıcı bilgi yayılmasını içeren bir aldatma operasyonu yürütüldüğü belirtildi. Söz konusu stratejiyle, kayıp pilotun farklı bir bölgede olduğu izlenimi oluşturularak İran güçlerinin dikkatinin dağıtılmasının hedeflendiği ifade edildi.
Aynı yetkili, kayıp pilotun yerinin tespit edilmesini “samanlıkta iğne aramak” şeklinde tanımlarken, CIA’in sahip olduğu teknik ve istihbarat kabiliyetlerinin operasyonun başarısında belirleyici rol oynadığını dile getirdi.
Operasyonun, Beyaz Saray, Pentagon ve sahadaki askeri birimler arasında eş zamanlı koordinasyonla yürütüldüğü aktarıldı. Donald Trump’ın gelişmeleri doğrudan durum odasından takip ettiği ve kurtarma emrini bizzat verdiği bildirildi.
ABD’li yetkililer ayrıca, İran güçlerinin kurtarma operasyonunu engellemek amacıyla bölgeye takviye birlikler sevk ettiğini öne sürdü. Bu girişimin, ABD Hava Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen hava saldırılarıyla durdurulduğu ifade edildi.
İngiliz basınında yer alan haberlerde ise operasyon sırasında İran ve ABD unsurları arasında doğrudan çatışma yaşandığı iddia edildi. Taraflar bu iddiayı henüz resmi olarak doğrulamazken, bölgedeki askeri hareketliliğin ciddi ölçüde arttığına dikkat çekiliyor.
Karşılıklı suçlamalar ve çelişen açıklamalar, Hürmüz Boğazı çevresinde zaten yüksek olan tansiyonun daha da yükselebileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, yaşanan gelişmelerin kontrolsüz bir askeri tırmanmaya dönüşme riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.




