07.12.2020, 18:40

İnsan haklarından kalan

Marx olabilecek ideal yaşamı iş dışı saatlerin iş saatlerine eşitlendiği yaşam olarak görmüş. İnsan özgür kaldığı zaman diliminde, istediklerini yaptığında, mutlu olur elbette, ruhen zenginleşir, doğal olarak mesleğini severek ve insanlığa hizmet etmek üzere yerine getirir. Liyakatla elde edilen gelirin aile geçindirmeye, çocuk okutmaya, sağlığını korumaya, gezmeye, giyinmeye, kültür edinmeye, eğlenmeye ve dinlenmeye yetmesi insanın iş hayatında verim gücünü kim bilir nasıl artırır. Böyle bir yaşamı kim istemez?

Ancak Marx bu konforda bir yaşamın koşullarını, insanın değil tarihin belirleyeceğini eklemiş. Sanırım bütün mesele burada; tarihi çıkarlarını düşünerek yazanların eline bırakmış olmakta.

Öte yanda; İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ne göre gerektiğince kazanmak, sağlıklı, güvence altında, baskı olmadan yaşamak, varsa direnme hakkını kullanmak, korusun ya da cezalandırsın kanunlar karşısında eşit olmak, kanunla belirlenmiş toplumsal düzeni bozmadan, korkmadan, dini inancına kadar kendini yazılı ve sözlü ifade etmek, seçme seçilme hakkının kötüye kullanılmadığını bilmek, görmek, herkesin hakkı.

Kanımca konforlu yaşam, burada sayamadığım ama bildirgenin 17 maddesi arasında bulunan hakların yürürlükte olduğu bir yaşam. Bildirge diyor ki insan ve yurttaş bu haklarının garantisi için kamusal güce ihtiyaç vardır; bu güç herkesin avantajı için kalıcı şekilde oluşturulmuştur. İnsanlık bunu ne kadar geçerli kıldı ya da kılıyor?

Bugün tarih öyle koşullar belirlemekte ki insanlar arasında hiç olmamış bir doğal eşitlik oluştu ama insanı zar zor edindiği özgürlüklerden bir anda kopardı. 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisinde yazılı olanların gerçekleşip gerçekleşmediğinden kuşku duyarak yaşarken, biz insanlar henüz özgürleştirilmemişken, bunun için bir toplumsal ve uluslararası düzen bile oluşturulmamışken, konforlu yaşamı özleyedururken, Covid-19 virüsü küreyi vurmaya devam ediyor.

Enternet devrimi dolayısıyla, ama nereye kadar özgür olduğumuzu bilmeden, demokratik ulaşım hakkımızı kullanıyor ve bilgiye erişiyoruz. İyi ama 24 saat evlere, hastanelere kapanmış, virüsün hükmünde yaşamaktayız. Bildirgedeki maddelerin gerçekten uygulanıp uygulanmadığı kaygısı bir yana bugün en doğal hakkımızı, açık havada nefes alma hakkını, zor kullanıyoruz.

Böyleyse eğer bildirinin dediği « doğal ve devredilemez haklar » ımızdan özgürlüğümüzden, güvenliğimizden kalan nedir ? Nefes alamadığı için damarlarında yeterli oksijen bulunmadığı için toplumlar « doğal ve devredilemez» denen « kutsal » yaşam haklarından mahrum mu edilmekteler?

Zamanında iki büyük savaş arası yaşanan sarsıntılı dönemin tanıklarından Fransız düşünür Paul Valéry Zihniyet Krizi kitabında medeniyetlerin ölümlü olduğunu söylemiş ; Jean Giraudoux ise insanlar gibi milletlerin de anlaşılamaz bir kabalıktan ölüme mahkûm olduklarını, o insanların hapşırma biçimlerinden, ayakkabılarının aşınmış tabanlarından tanınacağını belirtmiş.

Bugün kaçınılmaz şekilde içinde bulunduğumuz durum bir gerçek küresel trajedi. Aşırılıktan yana siyasi taahhütlere koşut olarak kötümserliğe girmemek elde değil. Hatta en kötüsünü belki henüz görmedik.

Soruyorum o zaman: Günümüzde hangi cemiyet 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesinin 16. maddesini ; « Hakların teminat altına alınması sağlanmamış, kuvvetlerin ayrılığı belirtilmemiş her cemiyet asla bir kuruluşa sahip değildir. » diyen 16. maddeyi ihlal etmiyor? Ki bu bildirge « yalnızca Fransız vatandaşları için değil bütün insanlar için geçerli olabilecek ilkeleri kapsamış olmasından evrensel nitelikte olmuştur. »

Nerede kaldı bildirgenin devrimci değeri?

Bugün milletlerin ölebileceği bir kez daha aklımıza takılmışken belki bir sorudan ve yeniden yola çıkmalı : İnsan ve Yurttaş Haklarını kim, kime verir? Verebilir mi? Nasıl verilmeli?..

Yorumlar (0)
12
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 33 67
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 34 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 33 52
9. Leeds United 35 50
10. Arsenal 34 49
11. Aston Villa 33 48
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 34 41
14. Newcastle 35 39
15. Brighton 34 37
16. Southampton 34 37
17. Burnley 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 35 75
3. Real Madrid 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 35 56
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Athletic Bilbao 35 46
9. Granada 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Levante 35 39
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 34 26