İmamoğlu’na kazandığını kaybettirme planı

Cumhuriyet Halk Partisi, kimsenin bu kadarını beklemediği, ‘adam kazandı’cılıktan uzak bir mücadele veriyor İstanbul’da. Biraz da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanan Ekrem İmamoğlu’nun inadı, sınırı ”Ben kimsenin hakkını yemem, kimseye de hakkımı yedirmem” sözünde çekmesi, AKP’lilerin yüzlerine yapmaya çalıştıkları operasyonu nazik nazik çarpması birçok şeyi değiştirdi, algıyı da.

Bu seçim, 31 Mart gecesi de bitebilirdi. Mücadele edilmeseydi belki de oylar sayılmaya başladıktan birkaç saat sonra kendisini ortalara atıp “ben kazandım” diyenler mazbatasını almış, koltuğa kurulmuştu bile. Fırsat verilmedi, yaman bir direniş organize edildi. CHP tabanında büyük yankı koparan bir direniş, eşine sürekli rastlayamayacağınız…

Bu satırları yazarken fark 15 bin 700 civarındaydı. CHP’nin görüşü İmamoğlu ile Yıldırım arasındaki oy farkının 15 binin altına düşmeyeceği şeklinde. Son olarak CHP’nin seçim takip sistemini koordine eden Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, İstanbul’daki geçersiz oyların yüzde 92,3’ünün sayıldığını belirterek, “CHP ile AK Parti arasındaki fark 15 bin 711. Ama yüreğiniz rahat olsun biz YSK’nın önündeyiz. CHP, YSK’nın önünde takip ediyor. Görüyoruz ki fark 15 binin altına inmeyecek. Görünen köy kılavuz istemez” diyor. Bu görüşü, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun mazbatanın sahibine verilmesi için İstanbul İl Seçim Kurulu’na başvurması da destekliyor.

Ancak bu kadarla kapanmıyor mesele. Erdoğan, Rusya ziyareti öncesi havalimanında konuşuyor ve ”Şimdi 10 milyonu aşkın seçmenin olduğu İstanbul’da kalkıp da 13-14 bin farkla bir seçimi kazandım havasına kimsenin girmeye de hakkı yoktur” diyebiliyor. Halbuki 8 Nisan’da böyle bir açıklama yapan Erdoğan’ı ta 31 Mart gecesi kendi İl (İstanbul) Başkanı Bayram Şenocak yalanlıyordu “İstanbul’da yaklaşık 3 bin 870 oy farkıyla seçimi kazandık” diyerek ama olsun, Erdoğan’ın umrunda mı sanki!

Sadede gelelim. Amaçları seçimi iptal ettirmek. Bu yolla da seçimi yenileyip, süreç içinde daha çok koz kullanıp İstanbul’u farkla almak. Baksanıza, köşelerinden yeni İstanbul seçiminin tarihini veriyorlar. Hani Gaziantep’te AKP’liler yurttaşlara “Şeyin trene baktığı gibi bakıyorlar” diye hakaret edip kahkaha patlatıyorlardı ya… Şimdi istedikleri şey de tam olarak bu. Bizim tren çufçuf ederken CHP’liler de zaferimizi böyle izlesin…

CHP örgütü, tüm gücüyle, daha önce eşine rastlanmadığı ölçüde bir mücadele veriyor. Bunun kırılmaması, CHP’nin Ekrem İmamoğlu’na yakışır bir ısrarla “madem 3 bin farkla kazanılıyor, 15 bin farkla da kazanılır” şiarıyla konuya yaklaşması lazım. Bakın, Nagehan Alçı YSK’nın iptal edilecek seçimler için açıkladığı 2 Haziran tarihinde İstanbul için de tekrar seçim yapılacağını yazdı. CHP’li siyasetçiler bile onun kuyruğuna takıldı gidiyor. Oraya buraya “AKP’nin İstanbul planı” başlığıyla demeç veriyorlar. Kimse de “durun arkadaşlar, şimdi bunun sırası mı” demiyor. 31 Mart’ı bırakıp 2 Haziran’ı konuşmaya başlarsanız tek kelimeyle söyleyeyim: KAYBEDERSİNİZ!

Ekrem İmamoğlu, İstanbul’u alnının teriyle kazanmıştır. Tam bu hizada kurulan setten bir milim bile geri adım atılırsa, sette yaratılan boşluktan sızmayı bekleyen bir rakip var; bunu unutmayın. 1 Nisan günü, muhalif olduğu herkesçe malum, CHP’ye yakın bir televizyon kanalında “Seçim yenilenirse Ekrem İmamoğlu’nun oyu artar mı, azalır mı?” başlığıyla bir tartışma yapıldığını gördüm. Bunu tartışmaya açarsanız, ne tahlil yaparsanız yapın biri çıkıp “bu seçimi tekrarlayacağız” dediğinde söyleyecek tek kelimeniz olmaz. Yahu, adam inat etmiş, didinmiş ve seçimi kazanmış. Kime ne tekrar seçim yapılsa alacağı oydan?

AKP’nin kullanmadığı ama İstanbul’u kazanmak için kullanmaktan asla çekinmeyeceği kozlar var. CHP’liler ise daha önce hiç olmadığı kadar kenetli birbirlerine. Seçim tekrarlandığında AKP cephesi kullandığı kozların karşılığını alırken, CHP’liler 10 gündür seçim kurullarında güneş bile görmeden yatıp kalkmanın yorgunluğuyla “O kadar mücadele ettik yine olmadı” küslüğüyle sandık başına gidecekler. AKP’nin kozlarını ayrıca yazarız. Ancak bu tartışmanın daha fazla dallanıp budaklanmadan kapanması gerekiyor.

Uzun lafın kısası, bu riski göze alabilecekseniz buyurun, AKP’lilerin seçimin meşruluğunu tartışmaya açmasına destek verin. Karar sizin.

Erdoğan’ın İstanbul ve Ankara’yı kaybettiren hatası

Bir itirafla başlamak gerek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazandığı onca kez tespit edilen ve sonunda mazbatasına kavuşarak belediyeye adım atan Ekrem İmamoğlu'nun seçileceğini pek...

Binali’nin yediği fırça

31 Mart yerel seçimlerinin 17. günü Millet İttifakı'nın adayı CHP’li İmamoğlu mazbatasını aldı… 29 Mart’ta söylemiştim, Adam inatçı, Adam genç, Adam “hak, hukuk, adalet” diyor. Adam “oy namus” diyor. Öyle...

İnsan neden hayvana işkence yapar

İnsanın şiddete olan eğilimi, küçük yaşlarda oluşmaya başlar. Eğer birey kendisini geliştiremez, duygularını kontrol altına alamazsa yeryüzündeki en korkunç varlığa dönüşebilir. Bir insan öldürmenin...

Erdoğan’ın İmamoğlu ile alıp veremediği

Yıl 1908… II. Abdülhamit istibdadı yıkıldı. II. Meşrutiyet ilan edildi… Türkiye 1908- 1918 arasında 10 yıl meşrutiyetle yönetildi. Atatürk 1923’te halk yönetimi olan cumhuriyeti kurdu. Cumhuriyet’in 79’uncu yılı 2002’de parlamentodaki üstünlüğü...

‘Konuşan kafasına tokmağı yer’ süreci

Gece saat 3 sularında, kapıya dayanıyor polisler. Çaldıkları kapı, ülkenin yetiştirdiği önemli iktisatçılardan birinin kapısı. Gözaltına alıyorlar, neymiş bir video paylaşmış falan fistan... Mustafa Sönmez'den...