İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Zeytinburnu Belediye Başkan Adayı Onur Soytürk ile birlikte Zeytinburnu'nda gerçekleştirdikleri halk buluşmasında, rakibi Murat Kurum'un Gazze açıklamalarına sert bir tepki gösterdi. İmamoğlu, Kurum'un "31 Mart'ta Gazze'deki mazlumlar sevinecek" sözlerine karşı çıkarak, "Gazze'nin özgürlüğü için İBB olarak yapacağımız yardımlarla ilgili açıklamaları tamamen sorumsuzca ve duyarsızca buluyorum. Bu, siyaseti insanlık değerlerinden uzaklaştırmak anlamına gelir" dedi.

2019 yerel seçim sürecinde tartışmalara neden olan "Esenyurt düşerse Mekke düşer" söylemine atıfta bulunan İmamoğlu, bu tür ifadelerin toplumda nifak yaratmaya yönelik olduğunu vurgulayarak şunları ekledi: "Bu tür laflarla milletin masum inancını suiistimal etmek, aramıza fitne sokmaya çalışmak kabul edilemez. Bu millet, gerçek belediyecilik anlayışına, birlik ve beraberlik ilkesine önem veren bir yönetimi hak ediyor. Biz bu yolda ilerleyerek, halkımızın gerçek beklentilerini karşılamaya devam edeceğiz."

İmamoğlu tepkisini şöyle dile getirdi:

Şimdi bu Mekke- Esenyurt meselesini alet ettiler ya o zaman, sanki işe yaramış gibi bu acemi aday dayanamadı dün bir laf yetiştirdi. Neymiş efendim? Bak lafa bak Allah'ınızı severseniz ya;’31 Mart'ta Gazze'deki mazlumlar sevinecek.’ İBB'yi o kazanırsa ‘Gazze'ye yardım edeceğim’ demiş. Neresinden tutarsan eline geliyor. Bir; ey Allah'ın adamı, ey güzel adam. Ne diyeyim sana? Daha ne diyeyim yani? Allah seni ailene bağışlasın. Git ailenle yaşa. Ama bu şehri sen bilmiyorsun. Bu şehrin insanı ne hiç bilmiyorsun. Ben bu laftan ne anlarım biliyor musun? Aslında farkında değil. Hükümeti eleştiriyor burada hükümeti. Yani koca Türkiye Cumhuriyeti Gazze’ye yardım edemedi. O gelince edecekmiş.  Acemi adayın dengesi o kadar bozuk ki, farkında olmadan aramızda kalsın Erdoğan’ı eleştiriyor. 

Sayın Cumhurbaşkanı'na diyor ki, ‘Gazze'ye yardım et. Bak sen etmedin, ben gelirsem ben edeceğim’ diyor. ‘İBB başkan olursam yardım edeceğim’ diyor. Bak daha yeni başladık. Kavga etmeyin. Yan yana afişleriniz var. Sonra makası alıp kesmeye başlarlar. Bak Sayın Erdoğan'ın sağı solu belli olmaz. Resimlerinden bir gün sonra seni pat diye çıkarıverir ha. Tek kendi resimleriyle seçime girer İstanbul'da. Yapar vallahi yapar. Ben zaten bekliyorum. Bir hafta bilemedin, iki hafta sonra meydanlarda söyleyeyim. Gene dayanamayacak. Keşke memleketin gerçek sorunlarına eğilse ama hani bir laf vardır ya; ‘Boynun eğri demişler, nerem doğru ki’ demiş. Şimdi bunların işi böyle. Ben bunlara boşuna su kaynattı demiyorum. Boşuna kayış attılar demiyorum. Vallahi Allah'a yardımcıları olsun. Ama neyse. Bu zor zamanlarda, emeklilerimizin yüzünün gülmediği zamanlarda, dar gelirlilerin sıkıntılarını had safhada olduğu zamanlarda, enflasyonun tavan yaptığı zamanlarda Allah razı olsun İstanbul'da yüzümüzü güldüren bir acemi aday var."

KURUM'U ÇAĞIRDI

Yardım konusunun istismar edilmemesi gereken hassas bir konu olduğunu vurgulayan İmamoğlu, Kurum'a şu çağrıyı yaptı:

İsrail'in insanlık dışı Gazze saldırısı başladığında hemen yönetici ekibimizle bir araya geldik. İBB Meclisi'ne önergemizi sunduk ve Gazze yardımı için karar aldık. Bölgeye yardım ulaştırılması zor şartlarda gerçekleşiyor, bu süreci ülkemiz adına AFAD planlıyor. Sonuçta izin çıktı, hazırlıklarımızı tamamladık. 2 gün sonra bu milletimiz adına Gazze'ye yardımlarımız yola çıkıyor. Bu noktada sayın adaya yeni bir davetim var. Davet işi zordur ama 5 Mart Salı günü sabah 11.30'da seni Sultangazi'deki tesislerimize lojistik sahaya davet ediyorum. Gel, orada İstanbulluların yardımlarını Gazze'ye birlikte uğurlayalım. Çekinme, gel.

Biz sana benzemeyiz. Davetimiz de asildir, misafirperverliğimiz de asildir. Senin gibi misafire kaba saba sözler etmeyiz, ettirmeyiz. Gel, birlikte Gazze'ye el ele yardımları İstanbul halkı adına uğurlayalım. Hayat boyu en çok sevdiğim sözlerden biri Atamızın güzel sözüdür; ‘Fikri hür, vicdanı hür nesiller…’ Akıl da vicdan da hür olmayınca insan böyle mekanikleşiyor. Ne diyeceğini bilmiyor. Çünkü bunlar talimat alarak iş yapmaya alışmışlar. İnşallah 31 Mart'ta, 16 milyon insanımızla birlikte bu fikri hür, vicdanı hür olmayanları bile özgürleştireceğiz. Hani bir parmak eksilterek el sallıyorlar ya, 31 Mart'tan sonra o parmaklarını da özgürleştireceğiz.