İmamoğlu bütün tehlikeleri üzerine çekecek

0
217

Bundan böyle o göz önünde.

Genç,

İnançlı,

İradesine güveniyor,

Sevimli,

Sempatik,

Söylemleri hep barışçı,

Barıştan, sevgiden yana,

Barışı ve sevgiyi çağrıştırıyor.

Öyle başkalarının söyledikleri güzel sözlerden alıntı yapılarak değil.

Yüreğinden geldiği gibi,

O an neyi konuşması gerekiyorsa yüreği ile aklı bir araya gelince, sözcükler de dökülüveriyor ağzından zaten.

Geçen senenin sonundan, bu senenin 23 haziranına kadar hep güzel şeyler duyduk ondan.

Meydanlarda da hep öyle oldu.

*

Kendisine sataşıldığında,

Saldırıldığında,

Tahrik edilmeye çalışıldığında,

Hatta başkan olduğunda bile onu yıpratmak,

Yıldırmak,

Aklıyla dalga geçilircesine havalara sokmak,

Bir anda “Ne oldum delisi” haline getirerek, kısa sürede yanlış yapmaya zorlamak üzere etrafındaki dost-mu düşman mı ne olduğu henüz bilinmeyenler onu uçurmaya çalışabilirler.

*

Hatta seçim öncesi televizyon programlarında bile söyleşi yaptığı gazeteciler onu havalara sokmak istedi de o  pek de öyle havalara-mavalara girmedi.

Ne yalan söyleyeyim gireceği de yok gibi.

Dinliyor,

Önemsiyor,

Değerlendiriyor,

Ancak ne biliyorsa onu yapıyor gibi.

Kendi partisinden ya da dışarıdan onu havalara somaya çalışanlar bu konuda sanki boşa kürek çekiyorlar gibi görünüyor.

*

Biliyorum, insanoğlu çiğ süt emmiştir.

Yarınlarda ne olur bilinmez, amma İstanbul’un çiçeği burnunda başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, bütün konuşmalarını hiç olmadığı kadar aklı başında konuşuyor,

Tartarak konuşuyor,

Sevgi dolu,

Birliktelik dolu,

Çaba dolu,

Memleket aşkı dolu olarak konuşuyor.

Geçmişten yana kim bilir kimler ne oldum delesi oldular da bir daha da kendilerini toparlarlar mı bilemem.

Onun kalesine atılan şutları o nasıl yumuşatarak yakalamışsa, bundan sonra da öyle yumuşatarak kalesine gol olmayı önleyecektir.

31 Mart öncesi de; 23 Haziran öncesi de bunun böyle olduğunu net bir şekilde gösterdi.

*

Ha! Bir de bunların 1989-94’te sütten ağzı yandı biliyorsunuz ya!..

Sanırım bu musibet, –özellikle de bugünlerde- bin nasihatten daha etkili olmuştur.

O nedenle İmamoğlu’nu yanlışa düşürecek hiç bir varyasyon bunda etkili olacağını sanmam.

Adına ‘Hubris Sendromu’ denilse de…