Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 15 Temmuz sonrası ordudan tasfiye edilen general ve amirallerin yükselişinden 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü sorumlu tuttu.

‘GÜL’ÜN DAHA ISRARLI OLDUĞUNU GÖRDÜM’

Hürriyet gazetesinden İpek Özbey’e konuşan Başbuğ, “YAŞ’ta Başbakan’ın uzlaşıcı, Cumhurbaşkanı Gül’ün ise daha ısrarlı davranışlar içinde olduğunu söylüyorsunuz… Ne demek istiyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi: “17-25 Aralık yaşandı mı, yaşandı. Burada dönemin Başbakanı Erdoğan’ın Fetullah Gülen cemaatine karşı bir mücadelesi başladı mı, başladı. Başbakan Erdoğan, Fetullah Gülen cemaatine karşı savaş açtı. O zaman 2014-2015 şûralarında özellikle Erdoğan’ın FETÖ’cülerin terfisine müsaade edeceğini düşünmek akıl dışı değil mi? Ancak bu gerçekleşiyor. Ben soruyorum: 2014 ve 2015 YAŞ toplantılarında alınan kararlar neticesinde terfi ettirilen general/amirallerin yüzde 65’i, ordudan 15 Temmuz sonrası tasfiye edildi. Bu çok düşündürücüdür. 2010 YAŞ sürecinde yaşanılan olaylarda Başbakan Erdoğan’ın daha uzlaşıcı, Cumhurbaşkanı Gül’ün ise daha ısrarlı olduğunu gördüm. 2014’ten 15 Temmuz 2016’ya kadar olan sürece bakılırsa, Başbakan Erdoğan’ın Gülen örgütüne karşı yürüttüğü mücadelede yeterli ve gerekli desteği aldığı pek söylenemez, yalnız bırakıldığını düşünüyorum.”

‘BUGÜN OLSA YİNE AÇARDIM’

Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde verdiği ‘Kozmik Oda’yı aramaya açma kararının arkasında durduğunu dile getiren Başbuğ, şunları söyledi: “Bugün olsa yine Kozmik Oda’yı açardım. Kozmik Oda olayı basında gereğinden fazla büyütüldü. TSK’ya gerçekten samimi duygularla güvenen, seven insanlarımızın psikolojik olarak yüreklerini dağlayan bir olay oldu, üzüntü yarattı. Tenkit edenler olabilir, samimi tenkitlere saygımız var. Ama olayı saptırarak yanlış noktalara götürenlere karşı da pek saygı duyduğumu söyleyemem. Bizim prensibimiz şu oldu: Biz o gün doğru yaptığımızı düşündük, bugün hâlâ öyle düşünüyorum.”

‘CİNAYETLERİN ARKASINDA TSK VAR DENECEKTİ’

‘Kozmik Oda’yı arama kararına gerekçe oluşturan ‘Arınç’a suikast’ iddiasını hatırlatan eski genelkurmay başkanı, “Burayı açmasaydık ‘Delilleri kararttılar’ diyeceklerdi. Ama bizim için önemli olan ve yüreğimizi dağlayan bir olay var. Burada Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitlioğlu ve Uğur Mumcu suikastlarıyla ilgili bilgi arandı. Biz Kozmik Oda’yı açmasaydık bu cinayetlerin arkasında TSK var denecekti. Genelkurmay’ın tepesindeki bir kişinin gereken işlemi yapmadan bu iddiaları havada bırakması doğru değildi” ifadelerini kullandı.

‘OYUNU BOZDUK’

“Uğur Mumcu’nun öldürülmesiyle Özel Kuvvetler arasında ilişki kurulması tüylerinizi ürpertmez mi?” diye soran Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bu iddiaların çürütülmesinin gerekli olduğu kanaatine vardık. İddialar çok vahimdi. Ciddiye almadan aratmamak olabilir miydi, olabilirdi. Ama iddiaların daha güçlenerek, bugün değil ama yarın Silahlı Kuvvetler’in karşısına getirilmeyeceğinin garantisi var mı? Bu iddianın ortadan kaldırılması bizim için hayatiydi. Kozmik Oda’daki arama 19 Aralık 2009’da başladı, 20 Ocak 2010’da bitti. Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda bakılan her şey, Genelkurmay Destek Kıtaları Komutanlığı’nın kasasına çift mühürle kitlendi. Bu süreçte Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndan bir tek kâğıt parçası, belge, bilgi dışarıya çıkmadı. Ne zaman çıktı, 16 Mart 2013… Hassasiyet gösterenler bu konu üzerinde dursunlar. 16 Mart 2013’te bu bilgiler verildi, dönemin Genelkurmay Savcısı da Muharrem Köse’ydi. Tamamen yasadışı. Bu bilgiler nereye gitti, ne oldu? Bunun üzerinde durulmalı. Biz kozmik odayı açarak aslında FETÖ’nün oyununu bozduk.”