16.01.2022, 22:58

Hz. Muhammed ve Atatürk’ün Şaşırtıcı Benzerliği

Saltanatçı ve hilafetçi güruhun Muaviye’den feyz alarak inşa ettiği egemen dinsel paradigmanın dışına çıkıp İslam’ın doğuşuna ve milli mücadeleye yalın bir bakışla bakmayı başarabilenler, Hazreti Muhammed ve büyük Atatürk arasındaki şaşırtıcı ve inanılmaz benzerlikleri kesinlikle göreceklerdir.

Gelin şimdi cesaretle, o benzerliklere bakalım:

En başta şunu ifade edelim ki, Hazreti Muhammed Hakk’ın elçisiydi, Atatürk halkın önderi!

İkisinin de adlarından biri Mustafa idi.

Mustafa’nın sözcük anlamı tam da onları anlatıyordu; “seçilmiş!”

Evet, gerçek şu ki ikisi de seçilmişti. Birini Hak seçmişti öbürünü halk ve tarih!

Ama bu seçilmişliğe karşın ikisine de dinsiz dediler.

Birine dinsiz diyenler, Ebu Cehil, Ebu Leheb ve yandaşları idi.

Öbürüne dinsiz diyenler ise düşmanla işbirliği içindeki Damat Ferit ve padişah Vahdettin’in kuklası olan sözde din uleması ile avaneleri...

Evet, aslında her ikisi de dinsizdi. Zira her ikisi de yerleşik dinî anlayışı reddetti.

Biri Kabe’deki putları reddetti, diğeri Muaviye’nin beyinlerde putlaştırılmış sözde İslam’ını...

Biri Ebu Leheb’in düzenine başkaldırdı, öbürü emperyalizme kölelik eden padişaha...

Ama her ikisi için de ölüm fermanları verildi.

Birinin gece yarısı evi kuşatılıp baskın yapıldı, öbürünün peşine suikastçılar yollanıp yolları kesildi.

Lakin ikisi de Hakkın ve halkın yardımıyla kurtuldu ölüm timlerinin elinden!

Biri müşriklerin ve şirkin işgali altında olan vatanı Mekke’yi kurtardı, öbürü düşmanın çizmeleri altında inleyen Anadolu’yu...

Biri yurdunu şirkin işgalinden kurtarmak için Yesrib’e hicret etti, öbürü halkı örgütlemek amacıyla Samsun’a çıktı...

Biri müminlerini Medine’de topladı, öbürü vatanseverleri Ankara’da...

Biri kınanan yer anlamına gelen Yesrib’i, Medine –i Münevvere haline getirdi, öbürü küçücük bir kasaba olan Ankara’yı devlete başkent yaptı.

Biri şirke karşı, “Allah’tan başka ilah yoktur!” diye haykırırken öbürü düşman esaretine karşı, “Özgürlük benim karakterimdir!” diye bağırdı.

Biri şirke karşı Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te savaştı, öbürü emperyalizme karşı Sakarya’da, Dumlupınar’da, Kocatepe’de çarpıştı...

Biri esir düşen düşman savaşçıları Müslümanlara okuma yazma öğretmeleri karşılığında serbest bıraktı, öbürü elinde tebeşir kara tahtanın başına geçip şehir şehir dolaşarak halkına okuma yazma öğretti.

Biri, “Bilim / ilim Çin’de dahi olsa gidip alın.” dedi, öbürü, “Yaşamda en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir.” dedi.

Biri yaklaşık 13 yıl sonra fethettiği öz yurdu Mekke’ye Zafer Bölümü / Nasr Suresini okuyarak muzaffer bir kumandan olarak girdi, öbürü Yunan işgalinden azat ettiği İzmir’e al bayraklar eşliğinde zafer kazanmış bir başkomutan olarak girerken şehrin dağlarında çiçekler açtırdı.

Biri, kendisini yaklaşık 13 yıl önce kentten kovan Mekkelileri; “...Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O merhametlilerin en merhametlisidir,” şeklindeki ayeti okuyarak affederken, öbürü üzerine basması için yere serilen Yunan bayrağını yerden kaldırıp; “Bayraklar ulusların şerefidir,” diyerek halkların kardeşlik idealini yükseltti.

Biri, müşrik önderlerin egemenliğine karşı köleleri ve bütün ezilenleri yanına alarak “Mülk / egemenlik Allah’ındır!” deyip, hâkimiyeti Allah’a iman etmiş temiz gönüllü müminlere verdi, öbürü yüzlerce yıldır ulusun kanını emen sultanların iktidarını yıkıp “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” diye haykırarak milli egemenliği inşa etti.

Biri, kız çocuğu sahip olmanın utanç sebebi sayıldığı bir toplumda kızı Fatıma’yı omzuna alıp kıvanç ve sevinçle Medine sokaklarında dolaştı, öbürü kadın erkek eşitliği yolunda büyük devrimler gerçekleştirip kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıdı.

Biri, Medine Sözleşmesi ile Müslüman olsun, olmasın tüm Arap, Hıristiyan ve Yahudi kabilelerini bir araya getirip Medinelilik kimliğini oluşturarak çağdaş yurttaşlığın ilk adımını attı, öbürü Cumhuriyet devrimiyle hangi etnik kökenden ve hangi dinden olursa olsun tüm Türkiyelileri bir araya getirip modern bir ulus inşa etti. Bu ulusa Türk denildi.

Biri, komşu devlet ve topluluklara İslam’a / barışa davet mektupları gönderdi, öbürü “yurtta sulh, cihanda sulh” diyerek, Balkan Paktı, Sadabat Paktı gibi anlaşmaları gerçekleştirip bölge ve dünya barışına hizmet etti.

Biri, Allah’ın kendisine vahyettiği, bir öğüt ve ahlak kitabı olan Kur’an’ı, müminlerine doğruluk kılavuzu olarak bıraktı, öbürü ulusuna, iç ve dış düşmana karşı ulusal bağımsızlık mücadelesini nasıl kazandığını anlattığı Söylev adlı tarihi yapıtını emanet etti.

Biri Hakk’ın buyruğuyla Kur’an’ı tebliğ etti, öbürü onu Türkçeye çevirtip yorumlatarak halkına sundu.

Biri tefeciliği ve azgınlaşmış faizciliği yasaklayıp bir grup egemenin elinde birikmiş olan servetin halka yayılmasını sağlamaya çalıştı, öbürü ekonomik kapitülasyonları kaldırıp, iktisadî millileştirmelerle halkın varsıllıklarının yabancı emperyalistlerce sömürülmesinin önüne geçti.

Biri, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bir peygamberdi, öbürü icap ettiğinde ben halkım için canımı bile vereceğim diyen büyük bir ulusal kahramandı.

Her ikisi de ömrünün son günlerini ağır hastalık içerisinde tamamladı.

Her ikisi de ihanete uğradı. Biri sözde müminleri tarafından, öbürü milletinin içindeki nankörler tarafından...

Ne hazin ki; her ikisi de baba sevgisinden mahrum kalmış yetimdi.

Ama her ikisi de halkına ve insanlığa, deyim yerindeyse emsalsiz bir babalık yaptı.

Biri için Kur’an’da; “O müminlere çok düşkün ve onlara karşı şefkatli ve merhametlidir!” denilirken, öbürü için halkı tarafından eski Türkçede baba anlamına gelen “ata” unvanı verildi ve kendisine, Türk’ün babası anlamında “Atatürk” denildi.

Her ikisinin de cenaze namazına yalnızca 17 kişi katıldı.

Aslında aralarında daha çok benzerlikler var. Görmesini bilene selam olsun. Ama ben bu kadarını yazarak yetinmeyi yeğliyorum.

Peki, ben şimdi bunları yazarken bir peygamber olan Hazreti Muhammed’le bir siyasi önder olan Mustafa Kemal Atatürk’ü eşitlemiş mi oldum?

Bu sorunun yanıtını vermesi için sözü, büyük kahraman Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bırakıyorum:

“Hazreti Muhammed, Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun izinden bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir. Fakat o sonsuza kadar ölümsüzdür.”

Yorumlar (18)
Öner Çetinkaya 4 ay önce
Fevkalâde güzel bir yazı. Atatürk de bizim, Hz.Muhammet a.s. da bizim. Ne mutlu bize ki iki büyük lidere sahip olmuşuz..
Toplumsal Okuru 4 ay önce
Muaviye Emevi Müslümanlığı bizim değil; bunlar insanları kandıran, sömüren sapkınlıklar. Biz Muhammedı Müslümanlığına ve Atatürk'e önem verelim..
Savaş Tufan 4 ay önce
Helal olsun hocam size sizinle gurur duyorum.iyiki varsınız.
Halil karataş 4 ay önce
Allah razı olsun emeğinize yüreğinize ne güzel anlatım halil karataş
Toplumsal Okuru 4 ay önce
Çıkarları için insanları kandıranlar,sömürenler HzMuhammet'i Atatürk'ü istemezler..
Osman ÇİÇEK 4 ay önce
Emeğine kalemine sağlık öğretmenim
Hamiyet uylukçuoğlu 4 ay önce
Sayın Cemil Hocam ellerinize yüreğinize sağlık.
Saygılarımla...
Emiş YAŞAR 4 ay önce
Ellerinize emeğinize sağlık hocam çok teşekkür ederim çok güzel bilgiler vermişsiniz. İsimlerinin anlamı gibi ikiside seçilmiş ve ne çok benzer yönleri var. Hakları ödenemez ışıklar içinde yatsınlar
Yılmaz KAĞANOĞLU 3 ay önce
Gayet kıymetdar bir yazı bir yazı oldu kutlarım.
Elinize,ilhamınıza sağlık.
Fatih 4 ay önce
Gercekten cok sacma tespitlerde bulunmuşsunuz.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
banner280
24
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31