CHP’li yüzlerce seçmen dahil vatandaşlarımızı dolandıran CHP Aydın milletvekili ve 2. Sıra milletvekili adayı Hüseyin Yıldız, beni savcılığa şikayet etmiş. İbret-i alem için onun suçlaması ve savunmama aşağıda yer veriyorum:

“Didim Cumhuriyet Başsavcılığı’na

Gönderilmek üzere

Çakırbeyli Karakol Komutanlığı’na

Yakınan. Hüseyin Yıldız…

Şikayet edilen: Ergün Poyraz; Çakırbeyli mahallesi-AYDIN…

Soruşturma No: 2018/393

Açıklamalar:

Şikayetçi Hüseyin Yıldız, Didim Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat ederek yazdığım yazılardan şikayetçi olmuştur. Öncelikle yazılarda hiçbir suç unsuru yoktur… Tamamen insanları kandıran, dolandıran, bir insanı tanımaları, görmeleri için toplum yararı gözetilerek yazılmıştır ki, başka insanlar da bu ismin tuzağına düşüp mağdur olmasın…

Bu yazıları Aydın ilinde yazdığım için görevli savcılık Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı’dır. Bu nedenle dosyanın, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmektedir. Yine yazıların tamamına yakını da zaman aşımına uğramıştır…

Milletvekili ya da diğer isimleri ile parlamenter veya mebus, bir mecliste, kendisine oy verenleri ve bunun yanında bütün milleti, temsil eden kişilere denilmektedir.

Milletvekilleri aşağıdaki yemini de yapar, hem de namusu ve şerefi üzerine…

“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim”

Namusu ve şerefi üzerine; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağına; büyük Türk milleti önünde ant içen şikâyetçi, huzur ve refahını sağlayacağına yine namusu ve şerefi üzerine yemin ederken, ne adalet tanımış, ne de oy aldığı insanların huzur ve refahını düşünmüştür.

Şikâyetçi Hüseyin Yıldız, insanlara huzur ve mutluluk getireceğini vaat ederek onları kandırmış, dolandırmış, onları büyük bir huzursuzluk, perişanlık ve çaresizliğin pençesine itmiştir.

Hüseyin Yıldız, milletvekili olunca ödeyeceğim diyerek, insanların birikimlerini ellerinden almış, bu aldıklarını ödemediği gibi, bir daireyi onlarca kişiye satmış ve zavallı seçmenlerini açıkça dolandırmıştır…

Hüseyin Yıldız’ın bu dolandırıcılığı planlı, zalimce ve insafsızcadır…

Paralarını çarptığı insanlara, İngiliz HSBC’nin çeklerini vermiş, çekleri ödememiş. Mahkemelik olduğunda ise yüzü bile kızarmadan hatta utanmadan, sıkılmadan “Bu çekler İngiliz bankasına aittir. Bu nedenle Türk mahkemeleri bu davalara bakamaz. Yetkili mahkeme İngiliz mahkemeleridir” demiştir…

Mahkemelerde “görevli biziz” demiş sadece 2016 yılında 32 davada mahkûmiyet vermiştir…

Hüseyin Yıldız, tüm mal varlığını kardeşi üzerine yapmış, alacaklı kurbanları ise TBMM’ye icra göndererek sadece milletvekili maaşının dörtte birine haciz koyabilmişlerdir. Milyonlarca alacağa karşılık maaşın dörtte biri…

Hüseyin Yıldız, “ben aleviyim” diyerek yine insanları yanıltmış ne hikmetse Ermeni, olduğunu gizlemiştir.

Oysa insanlar doğarken milliyetlerini seçemezler, o nedenle insanların kimlikleri nedeniyle insanlar birbirlerine yanlış davranmazlar… Asıl kötü olan kendi kimliğini gizleyerek başka kimlik üzerinden oy avcılığı dahil bir çok menfaatler sağlamaktır.

Hüseyin Yıldız tüm bu yasa dışı işlemlerini CHP çatısı altında yapmış, CHP’yi adeta dolandırıcıları koruma kurumu olarak kullanmıştır. Dokunulmazlığı kalksa tutuklanacaktır… İnsanlardan dolandırdığı milyonlarca lirayı CHP içinde çöreklenmiş olan birkaç kişilik FETÖ’cü çete ile paylaşmış olacağından tüm bu dolandırıcılıklarına, CHP seçmenlerini kandırıp onları açlık ve sefalete itmesine rağmen yeniden CHP milletvekili adayı yapılmıştır…

Yeniden CHP milletvekili adayı yapılmıştır ki, CHP seçmenlerini dolandırmaya devam edebilsin. Oysa Yıldız’ın bu kanunsuz eylemleri CHP yöneticilerine defalarca bildirilmişti…

Şikayetçi dilekçelerinin 3. Şıkkında; “Ekte sunduğumuz belgelerden de görüleceği üzere şüpheli 27.12.2017 tarihinde manşet gazetesinde “CHP’li Hüseyin Yıldız, CHP’lileri dolandırdı” şeklinde gazete manşeti yapmak suretiyle yazının devamında habercilik sınırlarını da müvekkilin gizli kalması gereken belgelerine de bir şekilde ulaşarak gazetede yayınlamış ve haber yapmıştır” demişlerdir..

Herhalde Türk hukuk tarihinde bu şekilde saçma bir suçlama daha yapılamamıştır. Hüseyin Yıldız’ın CHP’lileri dolandırmasını face’deki sayfamda yazdım. Buradan da gazeteler almış haber yapmış. Benim bilgim olmadan…

Kaldı ki haberi ben yaptırmış bile olsam böyle bir suç olur mu?

Şikâyetçi suçluluğunun telaşı ile sanırım saçmalama hakkını kullanmıştır…

Müştekinin, “habercilik sınırlarını da müvekkilin gizli kalması gereken belgelerine de bir şekilde ulaşarak gazetede yayınlamış ve haber yapmıştır” diyerek yaptığı dolandırıcılık karşısında acziyetini ortaya koymuş, adliyeyi de dolandırabilirim düşüncesi ile saçmalama da zirve yapmıştır…

Hüseyin Yıldız, kim ki “gizli kalması gereken belgeleri” olsun. Bu belgeler kamuya açık onlarca mahkemede yer almaktadır. Ve herkes kolayca ulaşabilir…

Yakınan Hüseyin Yıldız; dilekçesinin 4. Bendinde; 08.01.2018 tarihinde ise şüpheli kendi sosyal medya hesabı üzerinden “Toplumsal haber” isimli gazete de ekli metni yayınlatmış ve kendi hesabında da “Ermeni olduğu halde Aleviyim diyerek Aydınlıları kandıran başta Didim olmak üzere yüzlerce Aydınlı CHP’lileri dolandıran Süleyman’dan olma Humar’dan doğma Hüseyin Yıldız’ın CHP’li seçmenleri dolandırma, kandırma, aldatmaları…” ile ilgili yazılarına ilişkin üstte bahsetmiş olduğumuz metni paylaşmışlardır” demiştir…

Evet, yazı benimdir ve Toplumsal Haber sitesine de tarafımdan gönderilerek yayınlatılmıştır.

Yazı içeriğinden de kolayca anlaşılacağı üzere güncel ve hepsinden önemlisi kamu yararı gözetilerek yazılmıştır kli, başka insanlar dolandırılmasın, perişan olmasın, eza cefa çekmesin…

Ne acı bir durumdur ki, CHP gibi bir partide milletvekili olan biri, “ben kimseyi dolandırmadım. Bunlar iftira” diyemiyor… Yine ne gariptir ki, “Ben aleviyim diyerek kimseyi aldatmadım. Ermeni, değilim” şeklinde de itirazda bulunamıyor…

Yakınızı dilekçelerinin 6. kısmında ise , “Şüpheli tarafından gerçekleştirilen eylemler müvekkilin onur, şeref ve saygınlığına saldırı niteliğindedir” diyerek hakkımda dava açılmasını talep etmektedirler…

Bu nasıl onur?

Bu nasıl bir şeref?

Ve bu nasıl bir saygınlıktır ki, yüzlerce CHP’liyi dolandırırken bir şey olmuyor, aldatırken bir şey olmuyor, kandırırken etkilenmiyor, ama deşifre edilince birden zedeleniyor?..

Böyle bir şey olabilir mi?

Savcılar soruşturma evresinde delil toplarken aleyhte olduğu kadar lehte de delil toplamakla görevlidir. O nedenle müşteki hakkında TBMM ve Adalet Bakanlığı’na yazı yazılarak hakkındaki tüm dava, soruşturma ve haciz bilgileri işlendiğinde ortaya korkunç bir dolandırma, kandırma, aldatma eylemi, mağdur insanların gözyaşları, çaresizlikleri ortaya çıkacak, yazılardaki haklılığım ve kamu yararı açıkça görülecektir.

Bu nedenle bu bilgilerin ve belgelerin de toplanmasını talep ediyorum…

Sonuç ve talep

Yukarıda bahsettiğim nedenlerle Didim Cumhuriyet Savcılığı yetkisizdir. Yetkili savcılık Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı’dır.

Yazıların birçoğu zaman aşımına uğramıştır.

Müşteki dilekçelerinde “Ben hiç kimseyi dolandırmadım, aldatmadım” diyememiştir. Bunun yerine;

“CHP’li Hüseyin Yıldız, CHP’lileri dolandırdı” şeklinde gazete manşeti yapmak suretiyle yazının devamında habercilik sınırlarını da müvekkilin gizli kalması gereken belgelerine de bir şekilde ulaşarak gazetede yayınlamış ve haber yapmıştır” gibi saçma, gayrı ciddi ve afaki bir savunmaya girmişlerdir…

Şikâyet konusu edilen yazılarımın altına bakıldığında konu ile ilgili belgelerin olduğu görülecektir…

Savcılar soruşturma evresinde aleyhte delil toplarken lehte de delil toplamakla görevlidir. O nedenle müşteki hakkında TBMM ve Adalet Bakanlığı’na yazı yazılarak hakkındaki tüm dava, soruşturma ve haciz bilgileri işlendiğinde ortaya korkunç bir dolandırma, kandırma, aldatma eylemi, mağdur insanların gözyaşları, çaresizlikleri ortaya çıkacak, yazılardaki haklılığım ve kamu yararı açıkça görülecektir.

Yazılarımda kimseye hakaret etmedim. Yalan ve iftirada bulunmadım. namus ve şerefi üzerine yemin ederek insanların Huzur ve refahlarını sağlamak amacıyla göreve başlayan ancak insanları dolandırmak, kandırmak, aldatmak suretiyle onların huzur, mutluluk ve refahlarını bozan birini deşifre ettim.

Bu nedenlerle “kovuşturmaya yer yoktur” kararı verilmesini saygıyla arz ve talep ederim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.