Hizmete Ulaşmak Ne Mümkün?

Abone Ol

Günlük hayatın içinde çoğu zaman teknik bir aksaklık gibi görünen bazı durumlar, aslında kamu yönetimi anlayışına dair önemli ipuçları verir. Son dönemde farklı alanlarda sıkça karşılaşılan “randevu bulamama”, “muhatap bulamama” ve “erişememe” hali, vatandaş ile kamu kurumu arasındaki temasın giderek zorlaştığını gösteriyor.

Merhaba sevgili okuyucularım ve pek kıymetli takipçilerim,

Günlük yaşamda Zorluklarla mücadele ederken

Hastanede randevu bulunamaması, adliyede dosyaların yıllara yayılması, üniversite yönetimlerine erişimde yaşanan güçlükler, nüfus müdürlüklerinde haftalar sonrasına gün verilmesi… Her biri tek başına açıklanabilir sorunlar gibi dursa da birlikte değerlendirildiğinde ortak bir noktaya işaret ediyor: Kamu hizmeti vardır, ancak ona ulaşmak giderek zorlaşmaktadır.

Kamu hizmetinin temel ölçütü yalnızca sunulması değil, erişilebilir olmasıdır. Erişilebilirlik ortadan kalktığında hizmet kağıt üzerinde vardır; pratikte ise vatandaş için yoktur. Bu durum zamanla hak arama iradesini de zayıflatır. İnsanlar haklı oldukları meselelerde bile “uğraşmaya değmez” demeye başlar.

Dijitalleşme, güvenlik tedbirleri ve bürokratik prosedürler elbette gereklidir. Ancak bu unsurlar, vatandaş ile kurum arasında aşılması güç duvarlara dönüşmemelidir. Online sistemlerin işlememesi, fiziki başvurularda muhatap bulunamaması ve yöneticilere ulaşmanın istisnai hâle gelmesi, kurumsal iletişimi zayıflatır.

Devletin kurumsal gücü, yalnızca mevzuatla ya da fiziki kapasiteyle değil; vatandaşın kapıdan içeri girebilme, derdini anlatabilme ve makul sürede karşılık alabilme imkânıyla ölçülür.

Bir hukukçu olmamın yanı sıra; çevre, su mühendisliği, su ürünleri yetiştiriciliği ve alg temelli yeni teknolojiler üzerine disiplinlerarası akademik çalışmalar yürütmekteyim. Bu alanlara hukuk, işletme ve felsefe perspektifinden bakıyor; teknik gelişmelerin hukuki zemini, yönetsel boyutu ve düşünsel arka planı arasındaki ilişkiye odaklanıyorum. Bu bakış açısı, kamu hizmetlerinin yalnızca mevzuatla değil, organizasyon ve yaklaşım biçimiyle de değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Bugün sorulması gereken soru basittir: Hizmet var mı, yok mu? Hizmete ulaşmak ne kadar mümkün?

Mesele hizmetin var olup olmaması değil; o hizmete ulaşmanın ne kadar mümkün olduğudur.

Bu soruya verilecek samimi ve yapıcı cevaplar, birçok alanda hissedilen memnuniyetsizliğin de anahtarını içinde barındırıyor.

Sevgili okuyucular ve takipçilerim, yeni bir yazıda görüşünceye kadar sağlıcakla kalın.

{ "vars": { "account": "G-9KFVFXJPJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }