Sessizlikten sonra gelen fırtına gibiydin. Önce çiçek açtırdın sonra yerle bir ettin. Durdun, dinlendirdin, yeniden yeşermeme izin verdin, gülümsettin. Sende sessizce, hatta sinsice bekledin. Sonra bir kasırga yarattın yine kendinden ve beni tarumar ettin. Bütün bahçemi talan ettin. Bende bitti zannetmiştim. Yağmur yağmayınca, kara bulutlar yerini masmavi bir gökyüzüne bırakınca, içim ısınmış yaz geldi zannetmiştim.

Yanılmışım…

Ah benim umutlardan umudunu kesmeyen kalbim. Yine yanıldın. Yine hayatın en oyunbozan anına denk geldin. Öyle gülümsüyorum ki artık “zaten biliyordum” der gibi. İnsan kendiyle dalga geçer mi? Beni delirtmeye uğraşıyorsan boşuna uğraşma. Köklerini delice toprağa tutundurmuş bir ağacı fırtınalarla yıkamazsın. Biliyorsun değil mi, hayat dört mevsimden ibaret. Bugün fırtınalara direniyorsam, yakındır baharı görmek. Hep böyle kalacak değilsin ya.. Göreceksin buzlarda eriyecek, dağların eteklerinde yine çiçeklerde açacak.

Yenilmedim…

Umudumu kaybetmedim. Bugün getiremedim belki baharı, yarında gelmeyecek biliyorum. Ama bu kışta geçip gidecek. Sen benden daha iyi bilirsin hayat, saati gelince, vakit mevsimlerden elbet baharıda gösterecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.