10.11.2019, 12:40

Habil kim Kabil kim

Kişisel yarar göre, yeri gelir Cumhurbaşkanı şapkası giyilir. Yeri gelir bir siyasi parti genel başkanlığı şapkası giyilir. Her iki halde de cumhurbaşkanı olan devletin değil, Genel Başkanı olduğu partiyi, diğer partilere karşı avantajlı yapabilir

Bir partinin genel başkanı olarak önüne gelene ağız dolusu hakaretler eder. Ama o hakaretlere uğrayan genel başkanları kendilerini savunmak için cevap verirlerse; Cumhurbaşkanlığına hakaret sayılabilinir ve güdümlü savcılar seferber edilebilinir.

Böylesi çifte standardın uygulandığı herhangi bir devlet, “demokratik devlet” olarak düşünülebilinir mi?

Böylesi bir çelişki veya ikilem olabilir mi sorusu aklıma takıldı:

31 Ekim akşamı haberlerinde Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı olarak “Habil-Kabil” kardeşlere atıf yatığını duyup gördüğüm nedeniyledir.

Tarihsel Gelişim sürecinde Teolijiden Laisizme Evrilme adlı çalışmamla aklını midesinin emrine verenle, aklını yüreğinin emrine veren iki kardeşin ibret verici dramını işlemişti. Dolayısıyla Habil-Kabil söylencesiyle verilen mesajıhikmeti anlatmaya çalışmıştım.

Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Erdoğan’ın kendisinin antidemokratik tasarruflarına tahammül edemeyip ayrılanlarını “Kabil”e, kendilerini de “Habil”e benzetmesi; beni yakın geçmişe götürdü.

Kendisini siyaset dünyasına kazandıran rahmetli Prof. Necmettin Erbakan’a yaptığını hatırladım. Eğer her ayrılan Kabil oluyorsa, kendisinin Erbakan’dan ayrılmış olmasını ne olarak kabul edilir?

Ya da kendisinin siyasi yasağının kaldırılması için büyük çaba gösteren Deniz Baykal’ın uğradığı “kaset” mağduriyetini nasıl bir “kardeşlik” olayı saymak gerekir?

Kuşkusuz Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan; ilahiyat öğrenimli olması nedeniyle Erbakan ve Baykal olayını kendisinden ayrılanlarla kıyaslamada, benden çok daha yetkindir.

Necmettin Erbakan’ın parlamentoya taşıdığı iki hanım olan Nazlı Ilıcak ile Merve Kavakçı’nın Erbakan bakımından “Habil-Kabil” durumlarını nasıl kabul etmek gerekir?

Kinli ve gaddar olan Habil mi, Kabil mi?

“Öküz altında buzağı” aramadan bunun cevabını bulmak gerekmez mi?

Habil kim, Kabil kim?

DİNLER STATÜKOCU MU DEVRİMCİ Mİ?

İnançların Evrimi adlı çalışmayla; halk söylemiyle “hidayete” erdiğimi sanıyorum:

Totemist dönemden “tek Tanrı’”lı inanç dönemine evrilme; insanlık tarihinde hak ve vicdan özgürlüğünü kısıtlayanlara karşı verilen mücadele sürecidir.

Nitekim Hz. Musa peygamber dini; insanları kölelikten daha öte kullanan Firavum yönetimine karşı bir isyandır. Ve insanlık onurunu savunmadır. Ama Köleler Firavun zulmünden kurtulurken, Cenab-Hakk’ın Hz. İbrahim’e yüklediği öğretiyi; bir kavim firavunluğuna dönüştürerek saptılar. Nebukadnezar belasından “hikmet” çıkaracaklarına; Yahudi Diasporası ile kin ve intikam öğretisine dönüştürler.

Bir Yahudi olarak Hz. İsa; yapılan saptırmaya ve Roma despotizmi ile işbirliği içine giren Yahudi diyanetine isyan etti. İlk iş; havra külliyesindeki tefeci masalarını devirdi. Böylece Roma’nın Ferisi valisinin hışımına uğradı.

Hz. Muhammed’in peygamberliği de; Musa ve İsa peygamberler rağmen yok olmayan zalimliklere karşı isyandır. Kadınlarla kölelerin insan sayılmasını sağlamak için görevlendirilmiştir.

Nemrutlara, Firavunlara rağmen birer yoksul ve yetim kimse olan bu üç peygamber, yüce yaratıcının “vahyi” ile tebliğe girişmişlerdir.

İslam Peybamberi, doğup büyüdüğü topraklardan; o zalimler tarafından “hicret” etme zorunda bırakılmıştır. Ve Mekke müşrikleri gibi putperest olarak nitelenen Medineliler kendisine kucak açmış. Musevi ve İsevilere gösterdikleri hoş görüyü, İslam’ın “Nuru”na fazlasıyla göstermişler. “Senin dinin sana, benim dinim bana” sözleşmesiyle; dünyadaki ilk demokratik toplumu oluşturmuşlar.

O demokratik ortamda, Allah’ın yüreklere saldığı “insaf” (akıl ve yürek beraberliği) ölçüsünde dünyada kabul görmüş; “son” ve “kamil” din olmuştur.

Böyle bir dineöğretiye inanan hiç kimse, hiçbir şekilde ve hiçbir kimseye kin duyabilir mi?

Samimiyetle buna inanan bir kimse; hiçbir insanın onuruna saygısızlık yapabilir mi?

Putperest olmayan ve Firavun_Nemrut zalimliğini benimsemeyen bir kimse; herhangi birini “bendendir-benden değildir” demeyi insani sayabilir mi?

Gerekçesi ne olursa olsun; anaları ve çocukları gözyaşına boğabilir mi?

Hak yiyebilir ve makam gücünü mağrurluk uğruna kullanabilir mi?

Rahmani yolda, sosyal ve adil olduğunu söyleyebilir mi?

Toplumsal barışı sarsacak ölçüde haksız kazanç, eşitsiz üleşim, hak ve fikir özgülüklerini kısıtlayan bir metot veya yönetim; Rahmani olamayacağı; dinler sosyolojisi ile de; evrensel insan hakları tarihçesi ile de demokratik ve hukuki olmayacağı kesindir.
Yorumlar (0)
21
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30