Yandaş Dilipak: Bizim gazeteler okur çalmak için müstehcen fotoğraflar yayınlıyor

Gerici Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, “Saray’a giden CHP’li” polemiğinde kazanan kimsenin olmadığını söyledi.

Gündem 28.11.2019, 10:02 28.11.2019, 12:22
Yandaş Dilipak: Bizim gazeteler okur çalmak için müstehcen fotoğraflar yayınlıyor

Gerici Akit'in yandaş yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü "Kim kazandı?" başlıklı yazısında, "Millet kafayı yiyecek. Haberiniz olsun, haberler izlenmiyor artık, siyasi birçok program da. Gazete de okunmuyor. Hepsi propaganda aracı gibi. Sağı da, solu da övgü ve sövgüden ibaret bir yayın yapıyor" dedi. 

Dilipak'ın yazısı şöyle:

Bir Cumhurbaşkanı, bir partinin genel başkanı ya da milletvekilini davet edip görüşemez mi?

Görüşecekse gizlice mi görüşür ya da görüşmeli?

İktidar ve muhalefet, birbirini tamamlayan unsurlar değil mi?

Böyle bir görüşmede bir tarafın kazanıp, bir tarafın kaybetmesi mi gerekiyor?

Bundan sonra böyle bir görüşmeye cesaret eden olur mu bilmiyorum.

Böyle bir şey olmadı da, birileri buna niyet ederken, başkaları bunun önünü almak için mi böyle bir şey yaptı. Böyle bir görüşme gerekli ise bunun ille de Beştepe’de ve ille de Başkanla yapılması şart mi’dur!? Başta türlü temaslar ve temas noktaları yok mudur?

Birileri siyasi gündemi bulandırmak için mi böyle yapıyor yoksa? Ya da, mesela Kılıçdaroğlu ya da yakın çevrelerinden birileri parti içi muhalefeti baskı altına almak için böyle bir iddia ortaya atmış olabilir mi? “Olağan şüpheliler” belli. Hem de bir taşla iki kuş vuracaklar. İddia o ki, Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki bir kanadı, Erdoğan’la gizlice işbirliği yaparak partiyi pazarlık konusu yapıyor. Öte yandan; bu durum başkanın muhalefetteki bir parti içinde karışıklık çıkarmak için kumpas yaptığı iddiasını akıllara getiriyor.

AK Parti’deki gayri memnunların kendi partilerini kurma sürecinde yaşanan olaylara, tartışmanın üslubuna baktığımızda da durum ortada.

ABD ya da AB veya uluslararası örgütler hep öteden beri siyaseti manipüle etmek için her yolu denemişlerdir. Toplumsal hafıza “Milletvekili borsaları”, “Güneş motel” rivayetleri ile maluldür.

Her zaman milletvekilleri parti değiştirebilir. Bölünmeler yaşanabilir. Yeni oluşumlar gündeme gelebilir. Bu iş ille de kavga ile mi olmak zorunda? Bastırılmış bir eleştiri sonucu ayrılıklar patlamaya sebeb olabilir. Ayrılık sebebini izah ederken aslında haklılıkları ve ayrılıklarının meşruiyet zeminini ifade etmek isteyeceklerdir. İşte o zaman bu durum çok can sıkıcı olabilmektedir. “Niye ayrıldın” diye sorulduğunda ayrılanın bir cevabı olmalı. Eğer bu “Kumar borcu”, “Tehdit ve şantaj kokan”, menfaat pazarlığına dayalı bir şey değilse normal karşılanmalı.

Sonunda sandık kurulduğunda milletin hakemliğine gidilecek. O zaman kim kimdir, ya da kim bu tartışmalardan ne anladı belli olacak.

Bana kalırsa bu tartışmalar millet için “asab bozucu” bir hal aldı. Taraflardan siyasete güven daha fazla kayboldu. Çünkü üslub çok kötü. Tartışmanın ciddiyeti ve iddialar vicdansızca.

Bu tartışmaları dışarıdan izleyenler ve bu tartışmaya, yangına körükle gidercesine, durumdan vazife çıkararak ilgili ilgisiz herkesi bu işe bulaştırarak, bu durumu fırsat bilip, bulanık suda balık avlamak isteyen birilerinin iftira operasyonuna muhatap olmuş oldular.

Bu işten tarafların hiç biri kârlı çıkmadı. Toplum olarak herkes zarar gördü. Dibek dövenin hık deyicisi rolündeki media da bu işten zarar gördü.

Devletin bu işi soruşturması gerek. Basit ve sıradan bir iş nasıl böyle içinden çıkılmaz hale getirildi. Bu işi kim başlattı ve kim bu süreçte nasıl bir rol üstlendi. 

Bu işi başlatanlar ve bu noktaya taşıyanlar tesbit edilip siyaset bu pisliklerden temizlenmeli. Meclis mi, grublar mı, savcılık mı, MİT-Emniyet istihbaratı mı, DDK mı, kim ise bu işin görevlisi onlar soruşturup halka gerçek açıklanmalı. Ama korkarım yine bu işin üstü örtülecek. Çünkü her kesimden bu tür işlere sazan gibi atlayan birileri oluyor ve ortaya “ortak yapım” bir rezalet çıkıyor.

Bakın yönetim zaafiyeti yaşanırsa bundan herkes zarar görür. Bindiğimiz dalı keseriz. Muhalefeti yok eder, itibarsızlaştırırsanız, “karşı madde”yi yok ettiğiniz zaman siz de bir gölgeye dönüşürsünüz. 

Genel kanaat Erdoğan’ın böyle görüşme yapmadığı yönünde. Partisine başka bir partiden biri geçecekse, genel merkezinde ilgili kişi ile konuşur. En azından zaten son imza onun olacaktır Genel Başkan olarak. Beştepe’de görüşecekse bir devlet meselesini konuşabilir. Milletvekili böyle bir daveti kabul edip etmeme konusunda izin mi alması gerekir?

Bir “Deli” / bir gazete yazarı bir iddia attı ortaya / kuyuya bir taş attı, 40 akıllı 40 gün tartışırız artık. Adam “aldatıldım”, “özür dilerim” dese de…

Birçok meselede siyasiler böyle kanlı bıçaklı olurken, nasıl oluyor da, bir yanda Emine Erdoğan, aile bakanlığı, KADEM öte yanda Kılıçdaroğlu, İmamoğlu, İnce, Kaftancıoğlu, LGBT, AB’nin ortaya attığı bir “İstanbul sözleşmesi” ve CEDAW gibi, aileyi ve nefsi ifsad eden bir fitne konusunda bu kadar kolay uzlaşıveriyorlar. Bu millet, sağı ile solu ile bu gafleti affetmez!

Sahi, AK Parti’de gidişattan memnun olmayıp ayrı parti kurma gayretindekilerden, en azından bu fitne ve fesadın bugünlere gelmesinde sorumluluğu olan, hiyerarşi içinde imza atmak zorunda kalmış da olsa bu işte imzası bulunanların bugün için söyleyecekleri bir çift sözleri yok mu? Bu milletten oy isteyeceklerse, halkın zihnindeki suali mukadderlere bir cevap vermeleri gerekir.

Parti kışla mı; emir komuta içinde hareket eden, ya da tarikat mı; Şeyhin iradesini “la yus’el”, “Musalla taşındaki meyyid” gibi kabul eden bir tabiiyetin hakim olduğu. “Meclis’de oturup konuşacaksınız. Onun için o oturulup konuşulan yere “Parla-mento” deniyor ya hu! Millet sizi oraya kavga edin, birbirinizi aşağılayın, birbirinize hakaret edin, birinizin yaptığını diğer bozsun diye göndermedi. Bir şey başarmak için yardımlaşmanız gerek, birbirinizin işini bozmak çok kolay. “Dediğim dedik” olmaz. Hani istişare ve şûra yapacaktınız? İstişare edecek alim mi kaldı derseniz, haklısınız bırakmadık. Hepsi YÖK oldu! Halka sorulmaz, eğitilir, ikna edilir değil mi! Halk zaten ne isteyeceğini bilmez!? Onun için böyle adamları seçiyor zaten!? Tevbe tevbe. Arif, münevver insan mı bıraktılar. Eğitimli, diplomalı cahil, torpilli, kurnaz ve hırsız bir sürü adam dolaşıyor ortalıkta. “Kaht-ı rical” denilen şey böyle bir şey olsa gerek.

Millet kafayı yiyecek. Haberiniz olsun, haberler izlenmiyor artık, siyasi birçok program da. Gazete de okunmuyor. Hepsi propaganda aracı gibi. Sağı da, solu da övgü ve sövgüden ibaret bir yayın yapıyor. Birçok aile dizi de izlemiyor artık. İstanbul sözleşmesi ve CEDAW kafalılar orada da varlar. Çizgi filmler TV oyunları ve oyuncaklar bile artık tehlikeli bu anlamda.

Bizimkilerin gazeteleri de artık, güya öteki kesimden okur çalmak için müstehcen fotoğraflar yayınlıyorlar. Öte yandan, dekolteli bir kadın resmi ile birlikte, “Baskıdan bıkıp okulu bıraktı, şimdi paraya para demiyor”muş diye haberler yapıyorlar.. Ne oluyoruz, nereye gidiyoruz?. Yazık. Keşke çok geç olmadan aklımızı başımıza toplasak yoksa gelecek günler, geçen günleri aratacak. 

Selâm ve dua ile.

Yorumlar (0)
banner162
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 27 60
2. Galatasaray 27 57
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 27 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 28 43
8. Karagümrük 27 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 28 31
14. Kasımpaşa 27 29
15. Kayserispor 26 28
16. Rizespor 27 28
17. Başakşehir 27 26
18. Erzurumspor 27 26
19. Denizlispor 27 24
20. Ankaragücü 26 23
21. Gençlerbirliği 26 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 25 50
3. İstanbulspor 25 47
4. Adana Demirspor 25 45
5. Altınordu 25 45
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 25 40
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 25 32
11. Ümraniye 24 31
12. Menemenspor 25 27
13. Adanaspor 24 26
14. Boluspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 25 16
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. Leicester City 28 53
3. M. United 27 51
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. West Ham 26 45
7. Liverpool 27 43
8. Tottenham 26 42
9. Aston Villa 26 40
10. Arsenal 27 38
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 28 35
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 27 33
15. Burnley 28 30
16. Brighton 27 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 27 23
19. West Bromwich 27 17
20. Sheffield United 28 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 26 56
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 25 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 26 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Valencia 26 30
12. Celta de Vigo 25 30
13. Osasuna 26 28
14. Cádiz 26 28
15. Getafe 26 27
16. Real Valladolid 26 25
17. Elche 25 24
18. Eibar 26 22
19. Deportivo Alaves 25 22
20. Huesca 25 20
Günün Karikatürü Tümü