'Yandaş dediğiniz böyle olmalı, füze de fırlatır bomba da atar'

Hüsnü Mahalli, "Tek şansımız var: az üflemeli muska. Sağolsun şeyhlerimiz ve hocalarımız.Bu coğrafyanın her yerinde varlar ve doları çok severler." ifadeleriyle politikaları eleştirdi.

22 Aralık 2019 Pazar 11:12
'Yandaş dediğiniz böyle olmalı, füze de fırlatır bomba da atar'

Korkusuz gazetesi yazarı Hüsnü Mahalli, dış politikada ve ekonomide gelinen duruma rağmen devam eden yanlış politikaları köşesine taşıdı. 

Hüsnü Mahalli, "Memleket elden gitmiş, bildik bütün erdemler yok edilmiş, vicdanlar körelmiş ve meydan vasat tiplere kalmış ama olsun. Bu coğrafyanın her köşesinde perişanlık var ama olsun. Böyle giderse, ki öyle görünüyor, bu coğrafya yüz yıl kendine gelemez." ifadelerini kullandı. 

Hüsnü Mahalli'nin yazısı şöyle oldu:

ABD Başkanı Trump Türkiye’ye bir dizi yaptırım içeren 2020 bütçesini onayladı.

Kongre ile devam eden pazarlıklarından dolayı Trump daha önce Temsilciler Meclisi ve Senato’da kabul edilen ve direkt Türkiye’yi ilgilendiren başka yaptırım kararlarını da yakında onaylar.

Olası yaptırımlar arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın malvarlığı konusu da var.

Yakında biz de kızar İncirlik ve Kürecik üslerini kapatırız(mı).

ABD-Türkiye ilişkilerinde çok detay var ama esas problem S-400 ve Trump’ın PYD/YPG sevdası.

Fetö, Zarrab ve Halk Bankası konuları şimdilik unutulmuş gibi.

Ama biz işimize bakalım.

Mursi’yi deviren Sisi darbesinden sonra BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Mısır Müslüman Kardeşler’i terör örgütü ilan etti.

Bunun üzerine Müslüman Kardeşler’e destek veren Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bu ülkelerin ilişkisi bozuldu.


2011 sonrasında Katar dahil bütün bu ülkeler Suriye’de Esad’a karşı birlikte hareket ediyordu.

Şimdi kendi aralarında Libya’da savaşıyorlar.

İşin içinde ABD, Rusya ve batılı ülkeler de var ama o konu çok daha karışık.

BAE’nin Erdoğan düşmanlığına kızan Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül dün ‘Dubai’ye tek bir füze düşse kendisinin ve BAE’nin ekonomisi çöker. Parası yoksa hiçbir şeyi yok demek bir ülke. O para tek bir füze ile yok olabiliyorsa, gerisini onların düşünmesi lazım’ diye yazmıştı.


2011 sonrasında ben ‘Körfez’in kral, emir ve şeyhleri er ya da geç Türkiye’ye kazık atar’ diye yazdığımda yandaş medya çok kızıyordu bana.

Onların derdi başka.

Önemli olan Körfez’in karanlık paraları.

Bugün bile BAE başta olmak üzere bu ülkelerin kral, emir ve şeyhlerinin Türkiye’de milyarlarca dolar yatırımı var.

Son örnek Katar EmiriTemim’in annesinin Kanal İstanbul ilgisi.


Çok ilginç bir hikaye ama Katar’la ilişkiler çok karmaşık.

ABD; Ortadoğu’daki tüm askeri operasyonlarını Katar’daki iki üssünden yönetiyor.

Katar Emiri Temim Erdoğan’ın dostu, ABD Başkanı Trump, Erdoğan ve Türkiye’ye ağır yükleniyor ama Temim’i çok seviyor.

Biraz garip ama biz işimize bakalım.

Akit televizyonunun sunucusu ‘Hep birlikte toplanalım Cumhuriyet’e el bombası atalım’ demiş.

Yandaş dediğiniz böyle olmalı.

Füze de fırlatır bomba da atar.

Tam da Maraş katliamlarının anıldığı günlerde.

27 Mart 2014’te Dönemin Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun ofisinden sızdırılan ses kaydında da Suriye’ye yönelik operasyonla ilgili füze, roket ve bombalardan söz ediliyordu.

Suriye’de nereden nerelere geldiğiniz ortada.

Libya aynı yolun yolcusu.

Ben Suriye politikasını eleştirdiğim için içeri atıldım hapis cezası aldım.

Libya çok daha karmaşık ve tehlikeli.

En iyisi biz magazine takılalım.

Hani bizi kıskanan ve ‘yakında batar’ dediğimiz ülkeye yani Finlandiya’ya.

Yeni Başbakan olan Sosyal Demokrat Parti’nin lideri 34 yaşındaki Sanna Marin ‘insanların haftada 4 gün çalışması’ için yeni yasa hazırladı.


Bu sistemde insanların kendilerine, ailelerine ve çevrelerine çok daha fazla zaman ayıracaklarını söyleyerek ‘herkes mutlu olmayı hakediyor’ demiş.

Marin ‘bu sistem iyi çalışırsa günlük çalışma süresini de altı saate indirmeyi düşünüyorum’ demiş.

Marin Hanım çok ayıp ediyor!

Vatandaş dediğiniz köle gibi çalışmalı.

Mutluluk kötü bir alışkanlıktır!

Hele bizim coğrafyada.

Ver vatandaşa cehalet, yoksulluk ve bağnaz dini bitir işini.

Sonrası çok kolay.

Memleket elden gitmiş, bildik bütün erdemler yok edilmiş, vicdanlar körelmiş ve meydan vasat tiplere kalmış ama olsun.

Bu coğrafyanın her köşesinde perişanlık var ama olsun.

Böyle giderse, ki öyle görünüyor, bu coğrafya yüz yıl kendine gelemez.

Tek şansımız var: az üflemeli muska.

Sağolsun şeyhlerimiz ve hocalarımız.

Bu coğrafyanın her yerinde varlar ve doları çok severler.

Neden acaba?

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.