Suruç Aileleri katliamın 64'üncü ayında bir kez daha bir arada: Kalplerimiz adalet için atsın

Suruç Aileleri İnisiyatifi, katliamın 64’üncü ayında adalet nöbetini sürdürdü.

21 Kasım 2020 Cumartesi 00:40
Suruç Aileleri katliamın 64'üncü ayında bir kez daha bir arada: Kalplerimiz adalet için atsın

Suruç Aileleri İnisiyatifi, katliamın 64’üncü ayında bir araya gelerek adalet taleplerini bir kez daha haykırdı. Kadıköy’de bulunan Halitağa Caddesi’nde yapılan açıklamaya katliamda yaşamlarını yitirenlerin aileleri, HDP Milletvekili Musa Piroğlu, HDP İl Eş Başkanı Erdal Avcı ile parti yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

“Kalplerimiz adalet için atsın”, "Hiçbir düş yarım kalmayacak. Suruç için adalet herkes için adalet" pankartları ile katliamda yaşamını yitiren 33 kişinin fotoğraflarının açan kitle sık sık, “Suruç’un hesabı sorulacak”, “Suruç için adalet, herkes için adalet” sloganları attı.

PİROĞLU: KATLİAMDAN SEÇİM ZAFERİ İLE ÇIKTILAR

Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre; HDP Milletvekili Musa Piroğlu, Diyarbakır ve Suruç katliamlarının ardından ülkenin kan gölüne döndüğünü belirterek, Diyarbakır ve Ankara’da yaşanan katliamları da hatırlatarak, AKP’nin yaşanan katliamlardan bir seçim zaferi ile çıktığını ifade etti. Piroğlu, Suruç’tan bu güne ülkenin ne hale getirildiğini hep birlikte gördüklerini sözlerine ekledi.  

‘KONUŞAN DERİN DEVLETİN KENDİSİDİR’

Organize Suç Örgütü Lideri Alaattin Çakıcı’nın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na dönük tehditlerine dikkat çeken Piroğlu, “Muhalefeti tehdit eden bir çete lideri değil, konuşan derin devletin kendisidir. Konuşan derin bir yapı, tehdit edilen bu ülkenin ta kendisidir. Söylenen söz açık: Bu ülkede her şeyi yaparız ve kimse bize dokunamaz. Kürtlere karşı işlenmiş suçların failleri bu çetelerdir. Bunlar ve arkasındaki siyasi yapı yargılanmadan bu ülkeye demokrasi gelmeyecek. Suruç’un davası herkesin davasıdır. Suruç’un sorumluları ile hesaplaştığımız gün ülkeye demokrasinin geldiği gün olacak” diye konuştu.

‘KATLİAMIN SORUMLUSU REFORM DİYENLER’

Ardından söz alan HDP İstanbul İl Eş Başkanı Erdal Avcı, yurtdışında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Suruç yaralısı Sezgin Dağ’ı andı. IŞİD're yol verenlerin katliamdan sorumlu olduğunu söyleyen Avcı, “Katliamlar üzerinden iktidar devşirenlerin ülkeyi kan gölüne çevirenlerin son bir haftadır ne durumda olduklarını tekrar tekrar görüyoruz. Reform ve adaletten bahsedenler bu katliamların sorumlularıdır” dedi.

GÖZALTILARA TEPKİ

Diyarbakır’da yapılan gözaltılara dikkat çeken Avcı, “Cumhurbaşkanı reformdan bahsederken onlarca yoldaşımızı gözaltına aldılar. Bizi aldatmaktan vazgeçin. Biraz insanlığınız kaldıysa Ankara, Suruç ve Cizre katliamlarını açığa çıkarırsınız. Bunu yaparsanız işte o zaman bileceğiz ki demokrasinin tohumları atılıyor. Ama bunu yapmayacaksınız sadece makyaj yapıyorsunuz. Biz bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Bu katliamlara imza atanlar bir gün yargılanacaklar” şeklinde konuştu.

‘DAVA YERİNDE SAYIYOR’

Konuşmaların ardından inisiyatif adına açıklama yapan katliamdan yaralı kurtulan Koray Türkay, 64 aydır Suruç için adalet demeye devam ettiklerini söyledi. Adalet talep ettikleri yerlerden birinin de Suruç katliamı davasının görüldüğü mahkeme salonu olduğunu ifade eden Türkay, “3 duruşmadır mahkeme salonları pandemi bahanesi ile katılıma kapalı. Normal koşullarda dahi adalet sağlamaktan uzak olan mahkeme salonları pandemi döneminde kapılarını adalete tamamen kapatmış durumda. 16 Kasım’da görülen duruşmada da davada hiçbir ilerleme yaşanmadı. Aksine her duruşmada ısrarla talep ettiğimiz Abdullah Ömer Arslan’ın tutuklanması talebimiz kovuşturmaya gerek yok denilerek reddedildi” dedi. 

‘ANMA YAPANLAR YARGILANIYOR’

Katliam dosyasında hukuksuzlukların hiç bitmediğini ifade eden Türkay, “Suruç’ta katledilen 33 düş yolcusunu anmak isteyenlere davalar açılmaya devam ediliyor. Geçen sene Suruç katliamının 4’üncü yıl dönümünde arkadaşlarını anmak isteyen 30 kişiye dava açıldı. Katiller ve onlara yardım edenler yargılanmazken, 33’lerin yoldaşları ve Suruç yaralılarımız Suruç için adalet dedikleri için yargılanıyorlar. Adaletsizlik sadece Suruç katliamı davasında değil adalet mücadelesinin konusu yapılan tüm mahkemelerde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

KURKUT KARARINA TEPKİ

Kemal Kurkut’un katil zanlısı polisin beraat ettirilmesine tepki gösteren Türkay, “21 Eylül’de görülen Kurkut, duruşma sadece 5 dakika sürmüş, 17 Kasım’da görülen duruşmada ise sanık polis hakkında beraat kararı verilmişti. Adalet bekleyen katliam davalarından bir başkası da Tahir Elçi davasıdır. 4 yıl boyunca iddianame hazırlanmayan dava sürecinde birçok adaletsizlik yaşandı. Bu hukuksuzlukları gerekçe göstererek reddi hâkim talebinde bulunan dava avukatlarının bu talepleri de reddedildi. Diğer katliam davalarında olduğu gibi Tahir Elçi’nin katledilmesi davasında da süreç ağır aksak ilerliyor. Yine diğer katliam davalarında olduğu gibi sürüncemede bırakılarak unutturulmaya çalışılıyor” diye belirtti.

SEZGİN DAĞ ANILDI

Suruç katliamından yaralı olarak kurtulduktan sonra uzun süre tedavi gören ve geçtiğimiz günlerde geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitiren Sezgin Dağ’ı anan Türkay, “Sezgin Dağ mülteci olarak gittiği İsviçre’de kampta kalırken geçirdiği rahatsızlık üzerine hastaneye gitmiş ve iddialara göre detaylı muayenesi yapılmadan taburcu edilmiştir. İsviçre’de bulunan yerel yetkililer Sezgin Dağ’ın ölümünde ihmal olup olmadığını belirlenmesi için soruşturma başlatmıştır. Suruç yaralımız Sezgin Dağ’ın ölümünün şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırılmasını, ihmal tespit edilirse sorumluların cezalandırılmasını talep ediyoruz. İsviçre’de yerel savcılık tarafından başlatılan soruşturma sürecinin takipçisi olacağımızı buradan bir kez daha belirtiyoruz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından grup bir süre sessiz oturma eylemi yaptıktan sonra sloganlar eşliğinde dağıldı.

Son Güncelleme: 21.11.2020 00:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.