Şiddet ifşasıyla dikkat çeken DAF ve bileşenleri feshedildi

Devrimci Anarşist Federasyon ve bileşenleri Devrimci Anarşist Faaliyet, Lise Anarşist Faaliyet ile Anarşist Gençlik feshedildi.

Gündem 11.11.2021, 12:00
Şiddet ifşasıyla dikkat çeken DAF ve bileşenleri feshedildi

Devrimci Anarşist Federasyon (DAF) lideri olduğu öne sürülen Serkan Bayrak'ın örgüt içerisinde başta kadınlar olmak üzere birçok kişiyi sistematik sindirme, aşağılama, baskı, fiziksel şiddet ve sömürüye maruz bıraktığı yönündeki ifşanın ardından bileşenleri feshetme kararı alındı.

Geçtiğimiz günlerde 'DAF’tan ayrılan Bireyler'den yapılan açıklamada, örgüt içinde ağır sistematik şiddet ve baskıya maruz kalındığı ve şiddet failinin de Serkan Bayrak olduğu ifşa edilmişti. Açıklamada, "‘Yaşadığımız şiddeti, tacizi ailelerimiz ve sevdiklerimiz bilsin istemedik ama örgüt içinde konuştuk, konuştukça dayak yedik’" denilmişti.

İfşa bununla da sınırlı kalmamış, ayrılan kişilerden biri maruz kaldığı şiddeti, "Herkesin içinde beni dövdü, sevgilimi de bıçakladı" şeklinde anlatmıştı.

Söz konusu ifşaların ardından bugün DAF tarafından yapılan açıklamada federasyonu ve bileşenleri Devrimci Anarşist Faaliyet, Lise Anarşist Faaliyet ile Anarşist Gençlik'in feshedildiği duyuruldu.

DAF'tan yapılan açıklamada, "Yetersiz olduğunu yapılan ifşalarla ve yeniden değerlendirmelerimizde açık bir şekilde gördüğümüz yaptırımlar sonrasında yeni yaptırımlar uyguladık ama bunlarla yetinmiyoruz. Bugün geldiğimiz noktada Devrimci Anarşist Faaliyet, Lise Anarşist Faaliyet, Anarşist Gençlik’i ve bu örgütlerin kurucu bileşenleri olduğu Devrimci Anarşist Federasyon’u sonlandırıyoruz" denildi.

FESİH KARARI BİR AÇIKLAMAYLA DUYURULDU
Açıklamanın  tamamında şunlar kaydedildi:

Devrimci Anarşist Faaliyet, bundan 11 yıl önce bu topraklarda anarşizm mücadelesini örgütlü bir şekilde sürdürmek için kuruldu.

Biz devrimci anarşistler, 11 yıldan bu yana devletin her saldırısına rağmen gidebildiğimiz her sokağa gittik, toplanabildiğimiz her meydanda toplandık, ulaşabildiğimiz her ezilenin yanında olduk. Çünkü sokak bizdik, meydan bizimdi. Çünkü biz ezilenleriz. Mücadelemizi sadece sokaklarda, meydanlarda, eylem alanlarında sürdürmedik. Mücadelemizi yaşamsal olanın aynı zamanda politik olmasının da farkındalığıyla yaşadığımız evlerde, tartıştığımız toplantılarda, çalıştığımız her yerde sürdürmeye çalıştık. Ancak Devrimci Anarşist Federasyon olarak bunun sonunda istediklerimizi gerçekleştiremedik. Bugün gelinen noktada bunun sorumluluğunu alıyoruz.

Bütün bu süreçte biz de birçok hata yaptık ama hatalarımızda ısrarcı olmadık. Hatamızı kimi zaman kendimiz anladık, kimi zaman yoldaşımız anlattı; hatta kimi zaman bizimle aynı düşüncede olmayan insanların anlatmasıyla anladık. Samimiyetine güvendiğimiz hiçbir insana kulağımızı kapamadık. Ve her şeyden önemlisi hiçbir zaman özür dilemekten çekinmedik, özeleştirimizi verdik, mücadelemize devam ettik. Bu ister sabahın en erken saatlerinde her satırında bizim emeğimizin olduğu gazetemizi dağıtmak olsun, ister kar kış demeden gece yarılarından sabahlara kadar şantiyelerde grevlerde olsun, ister biber gazından göz gözü görmeyen sokaklarda olsun; biz mücadelemizi hep sürdürdük.

Geriye dönüp birbirimize baktığımızda rahatça görüyoruz ki bizi bir araya getiren birçok neden ve değer vardı. Yaşadığımız topraklarda iktidarlar tarafından halklar, kadınlar, işçiler, LGBTİ+’lar katliamlarla, pogromlarla, soykırımlarla, cinayetlerle defalarca yok edilmeye çalışılsa da iktidarlar bütün farklılıkları yok etmeyi başaramadılar. Ama biz milliyetçi ve militarist bu düzenin bir dişlisi olmamaya karar verdik.

Osmanlı Devleti’nin son yıllarından itibaren bu topraklarda varlık göstermeye başlayan anarşist örgütlenmeler Osmanlı Devleti’ni anarşizm karşıtı devletlerarası bir işbirliğine katılmak zorunda bırakacak kadar etkili oldular. Fakat yaşadığımız topraklarda anarşizm etkili bir hareket oluşturabilmek için yıllarca bekledi. Bu süre içerisinde devletin zulüm politikalarına karşı elinden geldiğince bütün muhalifler, devrimciler, özgürlükçüler ses çıkardı. Birçok sol, sosyalist parti kuruldu ama akla gelebilecek her türlü baskıya karşı olanaksızlıklardan çıkarılan olanaklara rağmen yıllar geçse de toplumsal devrimi gerçekleştirecek örgütlenmeye hiçbir hareket ulaşamadı. Devrimci anarşistler olarak biz bu sorunu, hiyerarşi ve otoritede gördüğümüz için sadece bu tespitle yetinmeyerek toplumsal devrimi gerçekleştirebilmek için örgütlenmeler oluşturmaya başladık.

Söz konusu anarşizm, yani insanın insana kul olmadan, hiç kimseden emir almadan ve hiç kimseye tahakküm kurmadan yani iktidarsız ve devletsiz bir yaşam kurmaksa, bize bunun her zaman imkânsız olduğu söylendi. Sistemin bir parçası olmayıp insanın kendisini gerçekleştirmesini sağlayabilecek alanları oluşturmak imkânsızsa, evet biz anarşistler imkânsızı istiyoruz. Dünyanın birçok yerinde anarşistler imkânsız denilen birçok eylemi hatta İberya’da devrimi gerçekleştirdi. Devrim kimileri için bir devletin yönetimini ele geçirmek olabilir ama bizim için devrim bundan çok daha farklı ve yıkmaktan çok daha ötesi. Biz sadece devrimi gerçekleştirmek değil devrimin kendisi olmak istiyoruz, bu nedenle biz en önemli olan şeyin sonuca ulaşmak değil sonuca giden yol olduğunun farkındayız.

Yolumuza devam ederken aştığımız her tümseğin, girdiğimiz her çukurun, ayağımıza değen her taşın bu yolun bir parçası olduğunu biliyoruz. Bu yolu yürümekten hiç korkmadık. Ve aynı zamanda biliyoruz ki girdiğimiz bu yol, bu tümsekler, bu çukurlar, bu taşlar bizi değiştirecek. Yola başlamadan önce hayal ettiğimiz dünyayı oluşturmaya çalışacağız ancak bu yolda devam ederken başladığımız kişi olarak kalmayacağımızı biliyoruz. Yeni bir dünya kurmak istiyor ve bu dünya için yaşıyoruz.

Bugün anlıyoruz ki “mücadelemize zarar gelmesin” diye mücadelemize zarar verdik. Yoldaşımızı daha fazla görmemiz, yoldaşımıza daha fazla sormamız gerekirken aldığımız cevaplarla yetindik, yetinmek istedik. Yanlış yaptık ve etkili olabileceğimiz zamanda yanlışlarımızla yüzleşmedik. Yanlışlarımızla yüzleşmedikçe onlar görünmez olmadı aksine başka yanlışlara yol açtı. Kavgamızı verdik ama açıkça belirtmek gerekir ki kavgamızı yeterince ve özellikle zamanında vermedik. Özeleştirimizi verdik, veriyoruz. Sorumluluğu kabul ediyoruz. Bunları yazarken her şeye rağmen bir şeyleri de değiştirdiğimize inandığımızı belirtmek isteriz. Ancak ilkelerimizle çeliştik! Yapılan ifşalardan sonra hemen herkes gerçeğin ne olduğunu sorarken söylemek gerekir ki gerçek, bireylerin özellikle kadınların devrimci anarşist bir örgütlenmede yer alırken yaşamaması gereken şiddeti, acıları, üzüntüleri yaşamış olmaları.

Yetersiz olduğunu yapılan ifşalarla ve yeniden değerlendirmelerimizde açık bir şekilde gördüğümüz yaptırımlar sonrasında yeni yaptırımlar uyguladık ama bunlarla yetinmiyoruz. Bugün geldiğimiz noktada Devrimci Anarşist Faaliyet, Lise Anarşist Faaliyet, Anarşist Gençlik’i ve bu örgütlerin kurucu bileşenleri olduğu Devrimci Anarşist Federasyon’u sonlandırıyoruz.

Yaşadığımız topraklardaki örgütlü anarşizmin bu sayfası kapanırken geriye dönüp baktığımızda şimdiye kadar yapmak istediklerimizin küçük bir kısmını yapabildik. Ve sistem hala insanları, doğayı ve tüm yaşamı tahakküm altına almaya devam ediyor. Yukarıda bahsettiğimiz toplumsal sorunlar ve bu sorunları yaratan koşullar varlığını sürdürüyor. Erkek şiddetiyle kadınlar, iş cinayetiyle işçiler katledilmeye devam ediliyor. LGBTİ+’lar cinsel yönelimleri, cinsel kimlikleri sebebiyle yok sayılmaya, nefretle katledilmeye devam ediliyor. Halklar katlediliyor, dilleri yasaklanıyor. Doğa sömürülüyor, katledilmeye devam ediliyor. Otorite ailede, okulda, kışlada insanları baskılıyor. Ezilenler daha fazla eziliyor. Kısaca mücadele ettiğimiz her şey yerli yerinde duruyor.

Anarşizm mücadelesinin örgütlü bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini düşünen bizler yıkıntılardan korkmuyoruz; açılan yaralarımızı sarmak, kendimizle ve hatalarımızla yüzleşmek, birbirimizden güç almak, yüreğimizde taşıdığımız dünyayı konuşmak ve iktidarlara karşı mücadele etmek için bir araya gelmekten, birlikte mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.

Yorumlar (0)
16
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 13 33
2. Hatayspor 13 26
3. Konyaspor 13 26
4. Alanyaspor 14 24
5. Fenerbahçe 13 23
6. Karagümrük 13 22
7. Başakşehir 14 22
8. Galatasaray 13 21
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Altay 14 17
13. Giresunspor 14 16
14. Kayserispor 14 16
15. Gaziantep FK 13 15
16. Sivasspor 13 13
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 13 12
18. Göztepe 13 10
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 12 27
2. Ankaragücü 13 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 12 10
18. Altınordu 13 10
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 12 29
2. Liverpool 13 28
3. Man City 12 26
4. West Ham 12 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. Brighton 13 18
9. M. United 12 17
10. Crystal Palace 13 16
11. Aston Villa 13 16
12. Everton 12 15
13. Leicester City 12 15
14. Southampton 13 14
15. Brentford 12 13
16. Watford 12 13
17. Leeds United 13 12
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 13 9
20. Newcastle 13 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 13 30
2. Real Sociedad 14 29
3. Sevilla 13 28
4. Atletico Madrid 13 26
5. Rayo Vallecano 15 24
6. Real Betis 14 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Valencia 15 19
10. Osasuna 14 19
11. Espanyol 14 17
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Cádiz 14 12
18. Elche 14 11
19. Getafe 15 10
20. Levante 14 7