'Metin Feyzioğlu makamında rahat otursun diye oynanan şu oyunlara bakın'

Sözcü gazetesi yazarı Emin Çölaşan, bugünkü köşesinde iktidarın baroları bölme planını yazdı.

16 Ekim 2020 Cuma 10:50
'Metin Feyzioğlu makamında rahat otursun diye oynanan şu oyunlara bakın'

"Metin Feyzioğlu makamında rahat otursun ve seçimi iktidar baskısıyla kazansın diye oynanan şu oyunlara bakar mısınız" diyen Çölaşan, "Ne demişti Enver Paşa... 'Yok kanun, yap kanun' Aynı dönemi şimdi de yaşıyoruz. Her şey, hukuk ve adalet dahil, yap kanun adına (!) altüst ediliyor" ifadelerini kullandı.

Emin Çölaşan'ın Sözcü'deki "Yok kanun yap kanun!" başlıklı yazısı şöyle:

Sevgili okurlarım, bu güzel ülkede neler olduğunu hep birlikte, çoğu zaman kızarak izlemeyi sürdürüyoruz.

Hayretler içinde kalıyoruz!..

Ama ne yazık ki ders almamız mümkün olmuyor. Süreç aynen devam edip gidiyor.

Adalet ve hukuk kavramları yok edildi, yargı iktidar tarafından teslim alındı.

İşin en kötüsü şu:

Vatandaş yargıya olan güvenini yitirdi…

★★★

Ve şimdi sıra geldi AKP'nin emrinde ve hizmetinde olmayan sivil toplum kuruluşlarının
iktidar tarafından ele geçirilmesine… Barolar olayından sonra sırada Türk Tabipleri Birliği ve diğerleri var.

Bu el koymaları iki yolla yapmak mümkün:

-İlki Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle.

-İkincisi ise yasa çıkararak.

İlk yol tercih edilirse, bu sadece iki dakikalık bir iş. Saray görevlileri kararname metnini hazırlar, Recep Bey onay verir ve söz konusu metin birkaç saat sonra Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girer.

★★★

İkincisi biraz daha fazla zaman alır!..

Yasa metni hazırlanacak, Meclis komisyonlarında görüşülecek, muhalefet partilerinden çatlak sesler (!) falan çıkacak…

Ama sonuç bellidir.

AKP-MHP oylarıyla kabul edilecek.

Bu kural hiç değişmez…

Ve Türkiye böyle yönetilir!

★★★

Başkumandan Vekili Enver Paşa, Osmanlı'nın yıkılışı öncesinde iktidardaki İttihat Terakki partisinin bir numaralı ve en güçlü adamıydı.

Belli konularda sıkışır, kadrosundan yardım isterdi…

Bazen uyarılar gelirdi:

“Paşam biz bu uygulamayı yaparsak kanunsuz olur ve başımız derde girebilir…”

Oysa Enver Paşa pratik ve aceleci adamdı…

Alacağı kararların bir an önce uygulanmasını ister, çok zorda kalacağına aklı yatarsa, kanun çıkmasına bile razı olurdu.

Onun aceleciliğini gösteren şu dört kelimelik ilkesi tarihe geçmiştir:

“Yok kanun, yap kanun.”

★★★

Enver Paşa 1922 yılında Rusya topraklarında öldürüldü…

Ama söz konusu ilkesi bugünkü koalisyon iktidarı döneminde de geçerliğini aynen koruyor.

İktidar ortağı MHP zaten AKP'nin uslu ortağı. Pazarlık ve yönetim gücü aslında onların elinde.

Hazırla kanun tasarısını ya da kanun teklifini, birkaç gün sabırlı ol ve Meclis'ten otomatik olarak geçir…

Alamayacağın hiçbir karar, çıkaramayacağın hiçbir kanun yoktur.

Kelle sayısı çoğunluğu nasıl olsa ortakların elindedir.

★★★

Şimdi iktidarın son uygulamasına tanık oluyoruz.

Kendilerinden yana olmayan baroları bölüp parçalamak ve bu yolla Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu'na destek vermek.

Metin bu iktidarın adamı.

Özellikle son zamanlarda devşirildi.

Elinde korkunç bir para gücü var.

Metin şu gerçeği gördü:

Yapılacak ilk TBB genel kurulunda çoğunluğu kaybedip uğurlanacak, dolayısıyla bu kuruluş da iktidar karşıtı avukatların eline geçecektir.

Bu süreç Metin'in boyunu aşıyordu… Ve iktidar kapılarına gidip yardım istemek zorunda kaldı:

“Efendim gerekli yasal değişikliği yapın ki bize karşı olan baroların bölünmesini sağlayın. Yoksa kuş kafesten kaçacak!”

★★★

Talimat yerine getirildi, baroların bölünmesi sağlandı…

Ancak şimdi önemli bir sorun daha ortaya çıkıyordu!

Ankara Barosu'ndan örnek vereyim.

Yandaş baronun kurulması için en az iki bin avukatın imza vermesi gerekiyordu. Ancak didindiler, uğraştılar, bu rakama ulaşmaları mümkün olmadı.

O halde ne yapmalıydı!

Akıllarına yeni bir şey geldi:

“Kamu kurumlarında çalışan avukatlar var. Ayrıca yine kamuda istihdam edilen sözleşmeli avukatlar var. Bunların sayısı yaklaşık 400… Eğer bunların gözünü korkutursak barodan istifa ettirir ve yeni yandaş baromuza kayıtlarını yaptırırız. Açığımızı böyle kapatırız.”

★★★

Sevgili okurlarım, şimdi kamuda görevli olan (kadrolu veya sözleşmeli) istisnasız bütün avukatlara tek sayfalık bir form gönderiliyor. Formların üzerinde kuruluş adı, gönderenin kimliği vesaire elbette ki yok. Metin özetle şöyle:

“…Çıkarılan bu yasa kapsamında Ankara'da (avukatlar) Yakup Erikel, Ali Aydın Akpınar, Eyüphan Korkmaz ve Mehmet Hakan Yılmaz'ın Kurucular Kurulunu oluşturduğu 2. Baro kurulması konusunda kuruluş dilekçemi ve imzamı veriyorum…

Baronun kuruluşuna katılma isteğimi, o baroya kaydolacağımı kabul, beyan ve taahhüt ederim…”

★★★

Şimdi bir düşünün, kamuda görevli olan maaşlı bir avukatsınız. Amirleriniz günün birinde masanıza böyle bir dilekçe getirip “Yukarıdan gelen emirdir. Lütfen şunu acele imzala” diyor.

Ne yaparsınız?

Reddetmeyi göze alırsanız işinizden, maaşınızdan olacaksınız, sözleşmeniz feshedilecek.

İmzalarsanız kendinize olan saygınızı yitireceksiniz.

Metin Feyzioğlu makamında rahat otursun ve seçimi iktidar baskısıyla kazansın diye oynanan şu oyunlara bakar mısınız!

Ne demişti Enver Paşa!..

Yok kanun, yap kanun.”

Aynı dönemi şimdi de yaşıyoruz.

Her şey, hukuk ve adalet dahil, yap kanun adına (!) altüst ediliyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.