Kılıçdaroğlu yazdı: 'Atatürk'ün sözleri Nâzım'ın dizelerinde'

Kılıçdaroğlu, ''Bu yazı sadece ve sadece, genel başkanlığını yaptığım Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk i

Gündem 30.08.2019, 12:28 30.08.2019, 12:28
Kılıçdaroğlu yazdı: 'Atatürk'ün sözleri Nâzım'ın dizelerinde'

Kılıçdaroğlu, ''Bu yazı sadece ve sadece, genel başkanlığını yaptığım Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk ile Nâzım Hikmet arasındaki ilişkiye dair, haddini aşmamaya çalışan, son derece kişisel bir değerlendirmeyi, bu değerlendirmeye bağlı olarak da Nâzım Hikmet’in dizeleriyle ilgili mütevazı bir tezi içermektedir'' ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun yazısı şöyle:

Ben, Attilâ İlhan’ın okuruna iyi gelen bu yönteminden ilhamla, “Meraklısı İçin Not”u yazımın başına koyuyorum. Bu yazı, bir edebiyat tarihi incelemesi değildir, bu yazı Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’ne ilişkin bir yazı da değildir.

Bu yazı sadece ve sadece, genel başkanlığını yaptığım Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk ile Nâzım Hikmet arasındaki ilişkiye dair, haddini aşmamaya çalışan, son derece kişisel bir değerlendirmeyi, bu değerlendirmeye bağlı olarak da Nâzım Hikmet’in dizeleriyle ilgili mütevazı bir tezi içermektedir.

Dolayısıyla, yazımın özellikle edebiyat tarihçilerimiz açısından bir hükmünün olmayabileceğini saygıyla kabul ediyor ve daha önce işlenmiş bir konuyu içeriyor olması halinde, siz okurlardan içtenlikle özür diliyorum. Ancak biliyorum ki bazı sözler yeniden ve yeniden söylenmek için, yeniden ve yeniden keşfedilmek için de vardır.

Cumhuriyetimizin ve partimin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün varlığını her zaman omuz başımda hissediyorum, aldığım her kararı bir iç sesle kendisiyle de tartışıyorum. Genel merkez binamızdaki odamı da Atatürk’ten bize emanet kalan bir makam olarak kabul ediyorum.

Odamın girişinde bir yağlıboya tablo bulunuyor. Tablo, Nâzım Hikmet’in imzasını taşıyor; tuvale yansıyan suret ise “Kartallı Kazım” olarak bilinen İbrahim Göleber’e ait. Nâzım Hikmet, koğuş arkadaşı Kartallı Kazım’ın portresini Bursa Hapishanesi’ndeki mahpusluğu sırasında yapmış.

Köylerde teşkilat kurup, Kuvayi Milliyecileri satan tercüman Mansur’u, mehtaplı bir gecede vurdu Kartallı Kazım. Böyle bir adamı öldürüp, yıllarca sonra mehtaba baktığı vakit üzüntü çekecek kadar da namuslu bir yüreği vardı. Nâzım Hikmet’in dizeleriyle devam etmek gerekirse “...kavga bittiği zaman/ ne çiftlik sahibi oldu, ne apartman/ kavgadan önce Kartal’da bahçıvandı/ kavgadan sonra Kartal’da bahçıvan...” kalacak kadar namuslu bir yürek.

Konuklarımı, Kartallı Kazım’ın bakışlarının altında karşılıyorum ve uğurluyorum. Onun namuslu yüreğine teslim oldum. Ben onun şahitliğinde doğru duruyorum, eğrinin belasını bulacağına inanıyorum.(1)

Peki, nedir bana bu satırları yazdıran?
Ulu Önder Atatürk’ün, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak başlattığı “Milli Mücadele”mizin 100. yılındayız. Önümüzdeki dört yıl boyunca da yeni 100. yıllar kutlayacağız; 2023’te Cumhuriyetimizin 100. yılına ulaşacağız. Bu satırları bana yazdıran 100. yılların coşkusu olsa gerek. Başlayalım...

I. EKSİKSİZ BİR ÖVGÜ VE HÜRMETLE

Atatürk, uzun bir mücadelenin sonunda Anadolu’yu düşmanlardan kurtarmış olmaktan mesut, İzmir Denizi’ni karşıdan gören bir mekânda, Akşam Gazetesi’nin yazarı Falih Rıfkı Atay’a “Zafer Menkıbelerini” anlatmaktadır, tarih 21 Eylül 1922.

Söyleşinin bir yerinde, şöyle diyor Atatürk: “...Yunanlılar yalnız maktul (öldürülmüş) olarak yüz bin neferden fazla zayiata uğramışlardır. Bugün yüz binden pek çok fazla Yunanistan çocuğu, Venizelos’un hatalarını ödemek için Garbi Anadolu’nun topraklarının altında yatıyor...”

Yazının bu noktasında, Atatürk’ün, yaşamını kaybetmiş “...yüz binden fazla Yunanistan çocuğu” için yaptığı değerlendirmeyi “Birinci Bab” olarak kabul edelim, Nâzım Hikmet’ten esinlenerek.

Atatürk, kısa bir süre sonra Ankara’ya döner ve 4 Ekim 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne çıkar. Yaptığı konuşmanın, Meclis zabıtlarına geçen başlığı, “Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin son harbin tafsilâtına dair beyanatı” şeklindedir.

23 Nisan 1920’de bizzat kendi iradesiyle açılan, TBMM kürsüsüne “Umumi sürekli alkışlar arasında” gelen Atatürk’ün ilk cümlesi: “Arkadaşlar, kalbimde derin bir tahassür (hasret) doğuran ayrılıktan sonra, tekrar size mülâki olduğumdan (kavuştuğumdan) dolayı pek mesudum.”

Bir başkomutan düşünün ki, aylar sonra döndüğü TBMM’deki konuşmasının ilk cümlesinde, Milli Mücadeleyi birlikte verdiği milletvekili arkadaşlarına duyduğu özlemi ifade ediyor. Bu özlem sadece arkadaşlarına verdiği değerden kaynaklanmıyor, aynı zamanda Mustafa Kemal’in, Gazi Meclis’e atfettiği öneme ilişkin de eşsiz bir anlam taşıyor.

Kürsüde, zaferin kahramanı var ancak zaferi tek başına sahiplenmeyecek kadar mütevazı bir kahraman; kendisine atfettiği tanım şöyle: “...Meclisimizin civanmert ve kahraman ordularının başında, bir asker sadakat ve itaatiyle emirlerinizi yerine getirmiş olduğumdan dolayı, bir insan kalbinin nadiren duyabileceği bir memnuniyet içindeyim. (Sürekli alkışlar) Kalbim bu sevinçle dolu olarak, pek aziz ve muhterem arkadaşlarımı, bütün dünyaya karşı temsil eyledikleri hürriyet ve istiklâl fikrinin zaferinden dolayı tebrik ediyorum. (Sürekli alkışlar)”

TBMM’nin emrinde bir asker; görevini yerine getirmiş olmaktan, insan kalbinin nadiren duyabileceği bir memnuniyet hali... Tebrik edilen, edilmek istenen değil, tebrik eden bir lider... “Ben” demeyen ve hatta “Biz” bile demeyen, “Siz başardınız ve ben sizin emrinizdeydim” diyen bir dâhi...

Atatürk, sık sık alkışlarla kesilen konuşmasının, Büyük Taarruz’un başlangıç anını anlattığı bölümüne geldiğinde şu vurguyu yapma ihtiyacı hisseder, “...Kemal-i takdirat ve hürmetle buradan zikretmek isterim ki...” Atatürk, Büyük Taarruz’u başlatan topçularımız için yapmaktadır bu vurguyu: “...Eksiksiz bir övgü ve hürmetle buradan zikretmek isterim ki...” der ve şöyle devam eder:

“...Topçularımızın o gün göstermiş olduğu maharet ve vukuf, bütün dünya topçuları için misal olacak mahiyette idi. (Sürekli alkışlar) Hayat-ı askeriyemde bu kadar mükemmel bir topçu ve bu kadar mükemmel idare edilmiş bir topçu ateşi nadiren gördüm...”

Atatürk’ün topçularımıza dair övgüsünü içeren bu bölümü “İkinci Bab” kabul edelim; savaşın safhalarını anlatmaya devam ediyor ve konuşmasının sonuna geliyor.

Bolu Mebusu Tunalı Hilmi Bey’in “Halkçı Fatih” olarak nitelendirdiği Atatürk, “Şiddetli Alkışlar” eşliğinde bitirdiği konuşmasının son bölümünde şunları söylüyor:

“...Arkadaşlar, bu Anadolu zaferi tarih arasında, bir millet tarafından tamamen benimsenen bir fikrin ne kadar kadir ve ne muhyi (hayat veren) bir kuvvet olduğunun en güzel misali olarak, kalacaktır. (Şiddetli alkışlar) Önümüze dikilen bütün engelleri birer birer yıkıp aştıktan sonra, bugün artık Misakı Millinin çizdiği hudutlar dâhilinde, mesut, müreffeh ve hür yaşamak için, her ne lazımsa, bunların hepsini istihsal edeceğiz. (Alkışlar)

TUNALI HİLMİ B. (Bolu) - Yaşa Halkçı Fâtih!

GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİ (Devamla) - Düşman elleriyle viran olmuş ve milletimiz tarafından her köşesini kurtarmak için seve seve can verilmiş ve çocuklarımızın kanı ile sulanmış olan yurdumuzun ufkunda artık sulhun tatlı güneşi gecikmeyecektir... (İnşallah sadaları)

Bu bölüm, yazımızda “Üçüncü Bab” olsun.

Yorumlar (0)
banner280
16
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Antalyaspor 38 59
7. Beşiktaş 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Galatasaray 38 52
11. Sivasspor 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 35 48
13. Gençlerbirliği 35 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31