Kaftancıoğlu, 29 Ekim törenini terk etmesinin gerçek nedenini açıkladı

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Taksim Cumhuriyet Anıtı önündeki 29 Ekim törenini terk etmesiyle ilgili konuştu.

30 Ekim 2020 Cuma 00:33
Kaftancıoğlu, 29 Ekim törenini terk etmesinin gerçek nedenini açıkladı

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Taksim Cumhuriyet Anıtı önündeki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenini terk etmesiyle ilgili olarak "Tören alanından ayrılma nedenlerimden biri bütün siyasi partilerin çelenkleri dışarıda tutulurken AKP’nin çelenginin içeri alınmış olması. Ben Cumhurbaşkanı'nın mesajı okunduğu için protokolden ayrılmadım. Böylesi bir günde ayrıştırıcı bir dille Cumhuriyet'in ilk yıllarını neredeyse tek adam diktatörlüğüne benzeten siyasal söylemleri duymaya başlayınca tören alanından ayrıldım" dedi.

Tele1'in Murat Taylan'ın sunduğu Ana Haber Bülteni'ne bağlanarak Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde gerçekleştirilen törende yaşananları aktaran Kaftancıoğlu, tören alanından ayılmasının iki nedeni olduğunu söyledi.

BİRİNCİ NEDEN ÇELENK AYRIMCILIĞI
Birinci nedenin diğer siyasi partilerin çelenkleri dışarıda tutulurken AKP’nin çelenginin içeri alınması olduğunu belirten Kaftancıoğlu, şöyle konuştu:

Dün, 81 ilimizde olduğu gibi Taksim’de de resmi tören vardı. Ben de doğal olarak partim adına katılım gösterdim. Resmi törenlerde bugüne kadar valiliğin, genelkurmayın ve belediyelerin çelenkleri içeri alınıp siyasi partilerin çelenkleri dışarıda bekletiliyordu. Resmi törenden sonra ise siyasi partiler, çelenklerini koyuyorlardı. Ben, dün iki nedenle tepki gösterdim.

Birincisi; Bütün siyasi parti çelenkleri tören alanı dışındayken AKP çelengi içeri alınmıştı. Bu durumu alanda görevli olan arkadaşlarımıza ifade ettim ve eşitlik gereği, diğerleri gibi AKP’nin çelenginin de dışarıda olması gerektiğini ya da hakkaniyet gereği bütün siyasi partilerin çelenginin içeride olması gerektiğini ifade ettim. Oradaki memur arkadaşlara aynen sizlere ifade ettiğim gibi durumu anlattım. Memur arkadaşlar da ‘‘Biz burada memuruz. Biz törenden sonra sizin çelenklerinizi içeri almakla görevliyiz. O çelenk başka bir yerden girmiştir’’ dediler. Ben de oradaki memur arkadaşlara çelengi alana sokan görevli kimse onunla görüşmek istediğimi söyledim.

‘‘Ya o çelengi dışarı çıkaracaksınız ya da bütün çelenkleri içeri alacaksınız’’ dediğimde genel bir tavır sergilediler. Yarın İstanbul Valiliği’ne ya da Emniyet Müdürlüğü’ne bu durumu aynı şekilde anlatan bir bilgilendirme ve gereğinin yapılması ile ilgili bir dilekçe vereceğim.

'CUMHURİYETİN İLK YILLARI DİKTATÖRLÜĞE BENZETİLDİ'
Açıklamasında tören alanını Erdoğan’ın mesajı okunduğu için değil; ayrıştırıcı bir siyasi söylem kullanıldığı için terk ettiğini söyleyen Kaftancıoğlu, şöyle devam etti:

Cumhuriyet Bayramı törenlerinde cumhurbaşkanının mesajı okunmaya başladı. Cumhuriyet Bayramı’nda elbette cumhurbaşkanının mesajı okunur. Bir şeyi düzeltmeliyim ki, ben cumhurbaşkanının mesajı okunduğu için protokolden ayrılmadım.

Herkes gibi okunan mesajı dinlemeye başladım. Mustafa Kemal Atatürk’e, yol arkadaşlarına ve cumhuriyetin 97. Yılı için yapılan kutlama mesajıyla ilgili hiçbir sıkıntı yoktu. Mesaj, gayet olması gerektiği gibiydi. Bu cümlelerden sonra, böylesi bir günde ayrıştırıcı bir dille cumhuriyetin ilk yıllarını neredeyse tek adam diktatörlüğüne benzeten siyasal söylemleri duymaya başlayınca o cümlelerin orada yerinin olmaması ve böylesi bir günde bu şekilde siyaset yapılmasının doğru olmadığını düşünerek mesajın siyasi içerikli kısmından tören alanından ayrıldım. Tahmin ediyorum bütün resmi törenlere gönderilen metin aynıdır.

Orada cumhuriyetimizin 97. yılında 83 milyon olarak hep birlikte kutladığımız ve ortaklaştığımız bir günde bile bunun üzerinden siyaset yapılırsa eğer, ben de bir siyasetçi ve vatandaş olarak tavır koymayı bir gereklilik ve sorumluluk olarak görürüm.

Son Güncelleme: 30.10.2020 00:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.