İşte o mektup: Mehmet Alkan'dan Bahçeli'ye, 'tez zamanda ölmeniz dileğiyle'

Alkan, mektubun son bölümünü sosyal medya hesabından “Akapenin kuyrugu Bahçeli: Randevu istedim, vermedi. Mektup yazdım, cevap vermedi. Açık mektup y

Gündem 05.09.2019, 11:11 05.09.2019, 11:11
İşte o mektup: Mehmet Alkan'dan Bahçeli'ye, 'tez zamanda ölmeniz dileğiyle'
Alkan, mektubun son bölümünü sosyal medya hesabından “Akapenin kuyrugu Bahçeli: Randevu istedim, vermedi. Mektup yazdım, cevap vermedi. Açık mektup yazdım, belki görmemiştir diye kapalı mektup yazdım. Kapı duvar misali...” mesajıyla mesajıyla paylaştı.

Mehmet Alkan Twitter hesabından mektubun son bölümünü, “Akapenin kuyrugu Bahçeli: Randevu istedim, vermedi. Mektup yazdım, cevap vermedi. Açık mektup yazdım, belki görmemiştir diye kapalı mektup yazdım. Kapı duvar misali, Boş tenekeden ses çıkıyor bundan cevap çıkmıyor...” mesajıyla paylaştı.

https://twitter.com/MehmetAlkanTC/status/1168926629692882945?s=20

Alkan’ın mektubunun son bölümünde şu ifadeler yer alıyor:

“Velhasıl zalimlerle berabersiniz ve vebaliniz çok büyük, nefesim ve gücüm yettikçe (bu dünyada zor ama) inanıyorsanız öbür tarafta binlerce mağdurlarla elim yakanızda oalcaktır ve o gün sizin açınızdan gerçekten çetin olacaktır. Tez zamanda gerçeği görmeniz veya ölmeniz dileğiyle…”



İşte Mehmet Alkan'ın daha önce Toplumsal'da yayımlanan o mektubu:

Devlet Bahçeli’ye açık mektup

Sayın Bahçeli!

Bugüne kadar bir açıklama yapmadığınızdan şahsınıza sorulacak çok soru ve söylenilecek çok şey var ama burada sadece birkaç hususa değineceğim.

Birincisi ve kanaatimce en önemlisi Türk siyaset tarihinde eşi görülmemiş dönüşünüzdür. Öncesine ilişkin dönemde Akp’ye muhalefet ve yaklaşımınız konusunda kendi birkaç cümlenizi örnek vermek isterim.

“… Bu kadarı da fazla dediğimiz ne varsa AKP tarafından tedavüle sokulmuştur. Allah’la aldatan müşrikler adeta kudurmuşlardır. Terör lobisi, kan lobisi, rant lobisi, Rum lobisi, Barzani, PKK, IŞİD, HDP, Türk düşmanları, Mehmetçik katilleri, komplocular, çözümcüler, açılımcılar, kötü adamlar AKP’nin yanındadır.

Hazine, 17-25 damgalı rüşvetçilerin elinde talan edilmektedir. Erdoğan ve Davutoğlu güvenceli yolsuzluk çeteleri milletin kesesini boşaltmaktadır.

Hırsızlar; hırsızlıkla mücadele edenleri kovalamakta, gözaltına almakta, hapse tıkmaktadır.

İranlı şarlatan kara parayla sefa sürerken; adalet yerlerde, hukuk diplerdedir. Millete küfreden havuzcular, ihalelerden yüzde alan, rüşvete kulluk eden eski bakanlar el üstündedir.

Bir trilyonu üç beş kuruş gören haramzadeler, 3.3 milyar liraya çerez parası diyen hadsizler zevkten dört köşeyken; dürüstlük suçlanmaktadır. Erdoğan’ın kirli çamaşırlarını bilenler, gizli ve hain ilişkilerine tanık olanlar susturulmakta cezalandırılmaktadır …”

Bu ifadeler 04.06.2015 tarihli Adana Mitingine ait olup, daha fazlası internet arşivinde ve partinizin sayfasındaki konuşmalar bölümünde halen yer almaktadır.

Parti üyeleri mensubu olduğu partinin politikalarına ve ilkelerine uymak zorunda olduğu gibi parti yöneticileri de politika ve tutum değişikliklerini partililerine açıklamak zorundadır. Buna karşın bu muhteşem dönüşünüzün sebebi hikmeti konusunda halen kamuoyuna ve partililerinize bir açıklama yapmış değilsiniz.

İkincisi partilerin anayasası hükmünde olan parti tüzüğünüzün “temel değer ve ilkeler” maddesinde “Milliyetçi Hareket Partisi, hukukun üstünlüğünü esas alan, çok partili, demokratik ve hür parlamenter rejim içinde siyasi faaliyetlerin yürütülmesi gereğine, parlamenter demokrasilerde egemenliğin yegane sahibinin millet olduğuna, siyasi iktidarların meşrutiyetinin milli iradeye dayandığına, milli iradenin tecelli ettiği yegane mercinin ise Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğuna inanır” denilmektedir.

Geçmişte “… Recep Tayyip Erdoğan, aslında Türk tipi değil “Tayyip tipi” başkanlık hayalleri kurmaktadır. Beştepe’nin Başkanlık sisteminin faziletleri konusunda söylediklerinin tümü yalandır ve aldatmacadır. Recep Tayyip Erdoğan tipi Başkanlık sistemi; Türkiye’nin bölünmesinin reçetesidir. Demokrasinin idam fermanıdır. Tek adam diktatörlüğünün beratıdır. Hırsızlık ve yolsuzluk ruhsatıdır. Beştepe’nin ve peşinde sürüklenen AKP’nin “yeni Türkiye’den anladıkları ve murad ettikleri budur…” şeklinde şiddetle karşı çıktığınız “Tayyip tipi” başkanlık sisteminin bugün banisi ve hamisi oldunuz.

Üçüncüsü siyasi partilerin öncelikli amacı iktidar olmaktır. Bu maksatla politikalar üretir, iktidarı takip eder, denetler, eleştirir ve halkın teveccühünü kazanmaya çalışırlar. Nitekim şahsınızın; “2009 yılındayız. 2009’un sıfırlarının üzerine çarpı koyun, atın. Ne kalır, 2 ile 9. 2 ile 9’u toplayın 11 eder. Şimdi de 29’la 11’i toplayın, 40 eder. Bunlar tesadüf olamaz…” şeklindeki muhteşem iktidar formülü hala hafızalardadır. Böyle bir amacı olmayan ve iş olsun diye kurulan partiler literatürde “tabela partisi” olarak adlandırılır. Gelinen noktada şahsınız neredeyse iktidar partisinin sözcülüğünü üstlenmiş durumdadır. Konu ve olay ayrımı gütmeden iktidardan çok iktidarcı bir tutum içerisine girmiş durumdadır.

Dördüncüsü parti tüzüğünüzde “…Temel insan hak ve hürriyetlerini geliştirmek, hukukun üstünlüğünü hâkim kılmak, demokratik standartları yükseltmek; Hürriyet, adalet, hakkaniyet ve fırsat eşitliğini esas alan, milli, insani ve ahlaki değerlerin ön plana çıktığı siyasi ve toplumsal düzen ile kültürel iklimi tesis etmek; Kardeşlik hukukunu ve dayanışma kültürünü geliştirmek, milli birlik ve bütünlüğü tesis etmek…” partinizin amaçları arasında sayılmıştır.

Oysa 15 Temmuzdaki darbe teşebbüsü başarısız olmasına karşın 20 Temmuzda ilan edilen ve iki yıl devam eden OHAL sürecinde iktidar tarafından çıkarılan ve destek verdiğiniz KHK’lar ve diğer uygulamalarla; temel hak ve hürriyetler askıya alınmış, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukuku devreye sokulmuş, demokratik kazanımlar yerle bir edilmiş, toplum karpuz gibi ikiye bölünmüş, insani ve ahlaki değerler ayaklar altına alınmış, liyakat sonlandırılmış ve adalet iktidarın oyuncağı haline getirilmiştir.

***

Konuyu bir kaç örnekle somutlaştırmak gerekirse; hiçbir suç ve şiddet eylemine karışmamış, şehit abisi ve asker olan bu satırların yazarının da aralarında olduğu, yüzbinlerce kamu görevlisi sorgusuz sualsiz terörist ilan edilmiş, hayatında değil silah kullanmak ekmek bıçağından başka bıçak kullanmamış ev kadınları, teyzeler, nineler, dedeler silahlı terör örgütü üyesi olmakla suçlanmış; askeri öğrencilerden darbeci yaratılmış; sorumlular terfi ederken masumlara büyük bedeller ödettirilmiş; lanet olası darbecilerden önce hakim ve savcılar anayasal ve yasal güvencelerine rağmen göz altına alınmış, tutuklanmış; yıllar önce emekli olmuş hatta ölmüş insanlar hakkında dahi işlem yapılmış; bir bankada hesabı olmak, okulda öğretmenlik yapmak, okula öğrenci göndermek, derneğe üye olmak, sendika üyesi olmak, gazete okumak gibi yasal ve rutin faaliyetler terör suçu olarak addedilmiş ve binlerce “başörtülü bacım,” hem de yüzlercesi bebekleriyle, cezaevinde hücrelere atılmıştır. Bu süreçte yapılan haksızlıklara en küçük bir tepkiniz olmadığı gibi şahsımın yapmış olduğu görüşme talebi de tarafınızdan kabul edilmemiştir. Oysa bir muhalefete liderinin ülkede olan bitene bu şekilde duyarsız olması ve seyirci kalması kabul edilemez.

***

Bu özet açıklamalardan sonra cevabını beklediğimiz ve merak ettiğimiz sorulara geçelim:

Tarihte eşi görüşmemiş muhteşem dönüşünüzün sebebi nedir? Düne kadar “kara” olanlar ne olmuş da bir anda “ak” olmuştur?

Parti tüzüğünüz halen parlamenter rejimi esas almasına karşın ne oldu da bir zamanlar lanet okuduğunuz, Türkiye Büyük Millet Meclisini ve millet iradesini devre dışı bırakan, her şeyi bir kişinin iradesine ve aklına bağlayan “Tayyip tipi” başkanlık modelinin müptelası oldunuz?

Bu ülke terörün en yoğun olduğu 90’ları ve iktidarın neden olduğu şehir/hendek savaşlarını atlatmışken her şeye kılıf olarak kullandığınız beka meselesi nereden çıkmıştır? Nedir bu beka meselesi? Terörist başı Öcalan’ın mektubunu savunmak nasıl bir beka meselesidir?

Madem iktidar olmak gibi bir amacınız yoktur o halde parti olarak devam etmenizin sebebi nedir? Akp ile olan birlikteliğinizden çıkarınız nedir? Şahsi midir yoksa kurumsal mıdır?

İktidarın, “davamız”, “Yeni Türkiye” ve “2023 hedefleri” konularında bilginiz var mıdır? İktidarın hedefinin laik ve demokratik Atatürk Cumhuriyetini 100. yılında tarihe gömerek dine ve zümre egemenliğine dayalı Ortadoğu tipi otokratik kendi devletini kurma amacında olduğunu görmüyor musunuz?

Birilerini paralel devlet kurmakla suçlayanların devleti ele geçirdiğini ve parti devleti yaptığını görmek için daha ne olması gerekiyor? Devlet dairelerinde parti başkanının fotoğrafının devletin kurucusu Atatürk’ün fotoğrafının yanına asılması dahi size bir şey anlatmıyor mu?

Parti tüzüğünüz; hukukla sorunlu, milletin ortak değerleriyle kavgalı, Cumhuriyetin temel nitelikleriyle çatışan, gerginlikten beslenen siyaset anlayışlarını reddeder demesine karşın bunların hepsinin aksine politika uygulayan bir partiyle ne oldu da can ciğer kuzu sarması oldunuz?

***

Elbette mektubuma cevap vermenizi beklemiyorum ama birincisi hala düşünme yetiniz varsa belki düşünürsünüz diye ikincisi ise sizden tamamen ayrı tuttuğum partililerinizin dikkatini çekmek maksadıyla yazıyorum.

https://www.toplumsal.com.tr/devlet-bahceliye-acik-mektup/
Yorumlar (0)
20
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30