HDP’li Gergerlioğlu: Din adına faşizm çok tehlikeli, cumhuriyet tarihinde böyle zulüm görülmedi

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu af teklifinin genişletilmesi gerektiğini savunuyor. Cezaevlerinde hak ihlallerinin arttığını söyleyen Gergerlioğlu bu konuda yaptıkları çalışmaların Meclis İnsan Hakları Komisyonu tarafından görmezden gelindiğini iddia ediyor.

HDP’li Gergerlioğlu: Din adına faşizm çok tehlikeli, cumhuriyet tarihinde böyle zulüm görülmedi

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu af teklifinin genişletilmesi gerektiğini savunuyor. Cezaevlerinde hak ihlallerinin arttığını söyleyen Gergerlioğlu bu konuda yaptıkları çalışmaların Meclis İnsan Hakları Komisyonu tarafından görmezden gelindiğini iddia ediyor.

12 Ekim 2018 Cuma 13:53
HDP’li Gergerlioğlu: Din adına faşizm çok tehlikeli, cumhuriyet tarihinde böyle zulüm görülmedi

Söyleşi: Orhan Şahin

Ömer Faruk Gergerlioğlu,  24 Haziran seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’nin Kocaeli adayıydı. Kocaeli’den birinci sırada milletvekili seçilen Gergerlioğlu 2017 Ocak ayında 679 numaralı Kanun Hükmünde Kararname’yle doktorluk mesleğinden ihraç edilmiş, o tarihten itibaren de KHK’larla ihraç edilenlerin hukuk mücadelesinde aktif bir şekilde yer almayı tercih etti. Doktorluğunun yanı sıra İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği'nin (Mazlum-Der) kurucularından Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meclis’te de İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nda görev alıyor.

OLUMSUZ YANITLAR

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na verdikleri 58 hak ihlali soruşturulması talebine aldıkları “soruşturmaya gerek yok” veya “alt komisyonlarda bakarız” gibi olumsuz yanıtlara dair basın açıklaması yaptığı gün Toplumsal ekibini Meclis’teki makamında ağırladı. Sorularımızı yanıtladı.

SORUŞTURMA YOK

Gergerlioğlu, 3 aydır kendilerine ulaşan hak ihlalleri şikayetlerini TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na bildirdiklerini, önce dönüş alamadıklarını ardından soruşturma başlatılması için tekrar başvurduklarını, ancak 3 ayın sonunda bazen sözlü bazen yazılı cevap alabildiklerini söyledi.

DİN ADINA FAŞİZM

Muhafazakar bir isim olan Gergerlioğlu  iktidarın din adına faşizmi dayattığını iddia ederek “Cumhuriyet tarihinde böyle zulüm görülmedi”


Fotoğraflar: Çiydem Dağdeviren

İnsan Hakları Komisyonu’na verdiğini raporlara istinaden “Yargıya müdahale edemiyoruz’ diye bir cevap geldi” şeklinde açıklamanız olmuştu…

Evet. Yargıya müdahale edemiyoruz diye bize cevap geldi. Biz sana hakim ol, kararı sen ver demiyoruz. Ancak verilen kararın yanlışlarından dolayı mağdur olan bir insan var ortada. Mesela hamile olan kadınların mahkumiyeti erteleniyor.  5275 sayılı yasaya göre. Ancak bunlar çalıştırmıyorlar. İçerde tutuklu bir sürü hamile kadın var. Hasta insanlar var. Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alamıyorlar. Biz bununla ilgili yasanın uygulanmasını istiyoruz. Yasayı uygulamıyor adam. “Yani yargıya müdahale et” demiyoruz

Yani kasıtlı mı yapılıyor?

Kasıtlı yapılıyor tabi. Kendisini 2 ay önce telefonla da aradım komisyon başkanını. Dedim ki içerde hamile hanımlar var.  Hastalanıyor, düşük tehlikesi, kanama geçiriyor bilmem ne oluyor. Bir sürü sıkıntılı durumlar yazık günah yani. Yasal olarak içerde durmaması gereken kişiler. Koçer Özdal diye birisi vardı.  Hasta mahkum. Ama akciğer kanseri. Bilinci de gitti. Yoğun bakıma alındı. Adam genel yoğun bakımda bile kelepçeliydi yatağa.

Cezaevindeki hasta tutukluların şikayetleri arasında doktorlar tarafından kötü muamele de bulunuyor. Var mı böyle bir şey? Hiç karşılaştınız mı?

Oluyor. Şöyle, tedaviler gecikiyor. Terapiler gecikiyor. Şunun olmaması gerekiyor, normalde ben de hastanede çalıştım. Karşımıza tutuklu mahkum gelirdi. Bunun suçu neymiş şuymuş, buymuş hiç bakmazdım. Ona bakmadan şikayetin nedir kardeşim hatta onların zor durumda olduklarını bilerek çok daha dikkatli oluyordum. Zor durumda olan bir insan geliyor. Ben doktorum yani sonuçta benim derdim onu tedavi etmek. Bir de bunu bilerek yaparsan istediğini yaparsın kötü niyetli doktor şu, şu suçtan tutukludur canına okuyayım. Geciktireyim diyebilirsin kötü niyetliysen.

Mahkumlar bu yüzden tedavi olmak istemeyebilir…

Tabi. Bunun gibi sürü şey var. Bize gelen işkence şikayetleri vardı mesela. Tedavilerin gecikmesi vardı. Hamile tutuklular. Koçer Özdal dediğimiz kişi, biz onun dilekçesini verdik adam bu arada öldü. İçerdeyken öldü. Komisyonlara bakma fırsatı bulamadık. Cevabı herhalde mezarlığa götürecekler dedi. Böyle bir şey olabilir mi? İnsan hayatı iş işten geçiyor acil durumlar. Müdahale etmeniz lazım. Maalesef çok yetersizlikler var. Hem ihlal oluştu hem de ihlale karşı mücadele ediyorsun.

'ÜZERİNDEN DOZER GİBİ GEÇİYORLAR'

Peki burada kriter ne? Mahkumların kimliği mi? Bir PKK mahkumuyla IŞID mahkumu benzer muameleleri görüyor mu?

Farklı açıkçası. Hakkını talep edemeyenin tepesinde duruyorlar eziyorlar. Şu anda hakkını talep eden o kadar ezilmiyor ama bunu bildiremeyen ezildikçe eziliyor. Biz burada şu anda yoğun bir şekilde hak arama bilinci pek olmadığı için FETÖ tutukluları veya mahkumları daha çok eziliyor. Çünkü o kesim insanın hak arama bilinci pek yok. Şu ana kadar öyle bir gelenekten gelmemiş. Adam devleti ha bire kutsamış, toz kondurmamış bir anda bir şokla karşılaşıyor. Balyozu kafasına yemiş ve neye uğradığını şaşırmış bir şekilde kalıyor. Ne yapacağını da bilemiyor. Bizim bir avukat arkadaş Şakran cezaevine gitmiş. Tutuklu müvekkili varmış. Bu adamlara biz acıyoruz FETÖ’cülere. Hepten kimsesizler sahipsizler. Çok eziliyorlar demiş. Kendisi de bizden değil ben hiç sevmem onları ama öyle bir şey var ki canını çıkarıyorlar demiş. Şu andaki durum bu. Çünkü içerde organize, örgütlü olan adam hakkını aramayı biliyor. Ama ötekilerin üstünden dozer gibi geçiyorlar.

'KİMSE BANA SAHİP ÇIKMADI!'

FETÖ davalarında yargılananlardan da şikayet geliyor mu?

En çok onlardan geliyor açıkçası. Farklı kesimlerden de geliyor. Adli illerden geliyor. Bizim görevimiz insan hakları komisyonunu uyarmak. FETÖ tutuklularının şu hallerine bakıyorum. Bir anda yaşadıkları bir olayla çok şeyi anlıyorlar. Şimdi Kürdü, Alevi’yi, Ermeni’yi yeni anlıyorum diyorlar. Bir polisin enteresan bir anekdotu var. Şöyle anlatıyor;

“Toplumsal olaylara giden bir polistim. Hep sol marjinal grupların eylemlerine giderdik. Başlarında dikilirdik. Onlar da ‘Susma sustukça sıra sana gelecek’ derlerdi. Ben de içimden derdim ki suçun günahın olmazsa sana ne sıra gelecek? Bir gün pat diye KHK ile bir atıldım. Kimse bana sahip çıkmadı. O zaman onların o lafını anladım. Onlardan gidip de özür dilemeye yüzüm bile yok. Olaya siyasi gözle bakmamam gerekiyormuş.

Gündemde MHP’nin üzerinde durduğu bir af teklifi var. Cezaevlerinde nasıl bir beklenti oluştu?

Af meselesinde benim gördüğüm içerde büyük bir beklenti var. İçerdekilerin yakınları dışarıda çok büyük bir beklenti içinde.  Burada geçen geldi mesela bir hanım eşleri zor durumdaymış af konusunda gündem oluşturmaya çalışıyorlar. Cezaevleri zaten çok sağlıksız durumda. Bize geliyor yani çok kötü koşullarda yaşıyorlar. Çok kalabalık. Su çok seyrek veriliyor. Şanlıurfa Hilvan cezaevini şikayet etmiştik. Bu yazın 50 60 derecede adamlara günde yarım saat bir saat su veriyorlarmış. Sivas T tipi cezaevini şikayet etmiştik. 23 buçuk saat su verilmiyormuş. Cezaevi müdürünü aradım. Adam diyor ki öyle bir şey yok gayet iyi. Konuşmasından da yalan söylediğini anlıyoruz.

Gidip araştırma yapıyor musunuz oralarda?

Biz onu istedik zaten insan hakları komisyonundan. Gidip orada araştırma yapalım. 3 ay önce yazmıştık gidip araştıralım belki yalan söylüyordur. Müdür de belki yalan söylüyordur. Bilemiyoruz. Gidip biz kendimiz görelim. Ama 3 aydır adım bile atmadı komisyon. Şimdi de bana zor bela cevap yazılıyor. Deniliyor ki, alt komisyon kurarız.  Bire bir ulaştığımız çok cezaevi olacak. Beni hiç ilgilendirmez, içerde FETÖ’cü mü var, DHKPC’li mi var, şikayet gelince biz arıyoruz.

Siz af konusunda ne düşünüyorsunuz?

Ben affın genişletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Şu anda af konusunu kime sorsanız herkes kendi uzak gelen kesimin affedilmemesi, kendisine yakın olan kesimin de affedilmesini istiyor. Ben bana yakın olanları da eleştiriyorum. Af T.C.’de yapılmış bir çalışmadır ve gereklilik de şu anda. 10 tane büyük af ilan edilmiş. Onların ekleriyle 52 tane af var T.C.’de Af yeni bir şey değil ki. Daha 2 yıl önce FETÖ tutuklularını içeri atmak için adli delil çıkardılar. Bir af konusu varsa, genişletilerek herkese bir af bir ceza indirimi getirilmeli.

Ne kadar genişletilmeli? Geçtiğimiz gün cinsel istismar suçlarından tutuklu olan mahkumların aileleri eylem yaptı. "Bizim yakınımız da serbest bırakılsın" diye...

O tür yüz kızartıcı suçlar, cinsel istismar suçları, hakikaten dışarıda tutulmalı diye düşünüyorum. Ama onun dışında siyasi ve adli.  81. Maddeyi katmıyorlar. Aileler buraya geldi. Ceza yıllarını öğrenince ben de şaşırdım. Adam uyuşturucu satmış. Adam öldürmeye teşebbüs etmiş. 20 - 25 yıllık cezalar. Öldürmemiş de.  Cezalar çok ağır. Yargı reformuyla birlikte af olmalı. Tabi ki insanlar içerden hemen patır patır çıksın demiyorum.

Siyasi gündeme dönecek olursak, önümüzde yerel seçimler var. Cumhurbaşkanı Erdoğan ”belediye başkanlarının teröre bulaştıklarını anlarsam hemen gereken müdahaleyi yapacağım” dedi. İyi gününde kötü gününde ve bunu hissettiğim ve gördüğüm an derhal alırım diyor. Buna ne diyecek HDP?

Bununla ilgili partimiz de açıklamalar yaptı. Bu tamamen kendisi için milli irade diyen, başkasına için verilmiş oyu vatan haini gibi gören bir zihniyetin ürünü. Zaten kendi durduğu yer garip bir yer. Bu sözleri nerede söylüyor? Kendi partisinin bulunduğu yerde cumhurbaşkanı olarak bunu söylüyor. İnsanın yüzü kızarır. Öbür parti daha çok oy alırsa onun başkanını görevden alacağını söyleyen bir cumhurbaşkanı var.

Yerel Seçimlerde HDP’nin tavrı nasıl olacak? Taban ittifakı konuşuluyor. Nasıl değerlendirilecek?

İttifak konusuna partide A’dan Z’ye sıcak bakılıyor. Açıkçası şu söyleniyor. Bizim amacımız belediyeleri kazanmak. İkinci amacımız da AKP’nin elindeki belediyeleri onun elinden çıkarmak. Artık bunlar iyice çığırından çıktı. Yönetemez durumdalar. Ülkenin selameti için belediyelerin ellerinden gitmesi gerekiyor. Hak etmiyorlar da şu anda. İttifak konusuna sıcak bakılıyor. Ama kolay değil. Her zaman 2+2= 4 etmiyor. CHP ile olan ittifaka olabilirse biz soğuk bakmıyoruz. Seçmenimize de sorduğumuzda evet ittifakı yapın. Bu, Erdoğan’a bir tokat atalım diyorlar. Beklenti var istek var. Çünkü hakikatten madden manen şımarmış durumda artık.

Böyle zulüm görülmedi

AKP dini öne sürerek kutuplaştırıcı söylemlerle kendi kitlesini mobilize ediyor demek doğru mu?  

Şu andaki dindar camianın iktidarın yanlışlarını görmemesi dini değil o elindeki gücü kaçırmak istemiyor. Şu anda ben güçlüyüm diyor. Dün Kemalistler güçlüydü. Şimdi de sıra bizde. Yoksa bakıyorsun dindar camiaya müthiş bir yozlaşma var. Üç kağıtçılık, sahtekarlık. İçinden çürümüş durumda. Biliyorum yakinen. Değerlere bakıyorsun, biraz zenginleşen 2.hanım alıyor.

Mücadele etmek lazım. Toplum mücadeleyle demokrasiyi öğrenecek. Büyük mücadeleleri yaşayacağız. Her kesim hep kendisini merkeze almış. Mesela İslamcılar, hep Kemalistler Laikler bizi hep eziyor.  Tamam oldu. Sen iktidara geldin daha beterini yapıyorsun şu anda. Cumhuriyet tarihinde böyle bir zulüm görülmedi. Sen onun yaptığının besbeterini yapıyorsun. Böyle bir şey olabilir mi? Ama yapıyor. Onu destekleyen de din adına yapıyor. Din adına olan faşizm çok tehlikeli. Artık onu tutacak hiçbir şey yok. Çünkü adam diyor ki benim yaptığım baskıcılık Allah adına. Bu adama biri laf anlatamazsın. Irk adına desen laf anlatırsın. Allah adına bu baskıyı yapıyorum diyince bu adama hiçbir şey anlatamazsın. Allah adına bu katliamları yapıyorum. Vahim bir şey.

Son Güncelleme: 12.10.2018 14:30
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.