Eğitimde çöküş

Yazımın başlığını Destek yayınlarından bu günlerde çıkan“

Gündem 05.09.2019, 12:43 05.09.2019, 12:43
Eğitimde çöküş

Yazımın başlığını Destek yayınlarından bu günlerde çıkanEğitimde Çöküş – İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları” kitabımın adından aldım. Eğitim nasıl “çökertildi”, yeni öğretim yılına girdiğimiz günlerde bu uzun mevzunun küçük bir bölümünü burada tartışmak istiyorum.

2019-2020 eğitim-öğretim yılı başlarken okula gidecek çocukları olan ailelerde tatlı bir telaş ve heyecan diğer kaygıların önüne geçmiş görünüyor. Ancak ailelerin tek hissettiği keşke bu “tatlı telaş” olsaydı. Okul çağında çocuğu olan tüm ailelerin eğitim sistemimize ilişkin ciddi ve haklı endişeleri var.

İktidar eliyle ayrıştırılmış ve kamplara ayrılmış ülkemizdeki tüm toplumsal-siyasal kesimlerin kanaatlerinin birleştikleri nadir konulardan belki de ilk sırada geleni, ülkede eğitim sisteminin oldukça kalitesiz ve hatta dökülüyor olduğunun kabulüdür.

BU KONUDA TOPLUMSAL KANAAT AYRIŞMASI YOK

Bu ülkede yaşanan birçok farklı sorun, bu sorunların muhatabı olan kişilere ve sosyal kesimlere göre farklı derecelerde hissedilebilir. İktidarın çeşitli ekonomik ve sosyal politikaları konusunda herkes farklı şeyler düşünebiliyor ki bu da doğaldır.

Örneğin hukukun ve demokrasinin yokluğu, hayatlarında bu kavramlara önem veren kişi ve kesimlerde sorun olarak öne çıkarken, bunların yoksunluğunu hissetmeyenler için böyle bir sorun da yoktur.

Yine örneğin, İstanbul’dan İzmir’e yeni yapılan otoyoldan gidip gelmek için toplam 512 TL’lik otoyol ücretini ödemeye ekonomik gelir seviyesi uygun olmayanlar, iktidarın bu uygulamalarını eleştirebilirler. Ama parası çok olanlar için bu fahiş otoyol ücreti hiç önemli olmayabilir, “adamlar çalsa da yapıyor kardeşim” diyebilirler. Hatta şarkıcı Demet Akalın bu otoyolu kullandıktan sonra sosyal medyada övgü dolu sözlerle iktidarı takdir eder, Cumhurbaşkanı Erdoğan da ünlü şarkıcıyı arar ve teşekkür eder.

Farklı ekonomik ve sosyal yaşam pratiklerine sahip olup farklı partilere oy veren toplumsal kesimlerin hepsini eğitim sisteminden yaka silker duruma getiren sebepler nelerdir? Ülkemizdeki eğitimde “sistem” değil “sistemsizliğin” hâkim olduğu konusunda tüm kesimlerin neden aynı kanaatte birleştikleri sorusunun yanıtı da aslında çok açık; çünkü ülkedeki zenginler ve yoksullar, dindarlar ve sekülerler bu gerçeği yıllardır yaşayarak görüyorlar, eğitimde çöküşü” çocukları üzerinden bizzat deneyimliyorlar.

Parası çok olanların çocukları da özel okullarda aynı niteliksiz müfredat çerçevesinde eğitim alıyor ve aynı merkezi sınavlara giriyorlar. Önceleri de eğitim sistemimiz başarılarıyla anılmazdı, ancak zaten sorunlu olan milli eğitimimiz 4+4+4 sistemi ile bambaşka bir yere, “inanç eksenli piyasacı eğitim” boyutuna taşındı.

İNANÇ EKSENLİ EĞİTİME BAŞLAMA YAŞI DÜŞÜRÜLDÜ

Mart 2012’de getirilen 4+4+4 eğitim sistemi ile 60 ayını (5 yaşını) doldurmuş çocukların ilköğretime başlatılması zorunluluğu getirildi. Bu yaşta çocuğunu okula göndermek istemeyen aileler Devlet hastanelerinden çocuk psikiyatristi ve nörolog uzman doktorlardan rapor alarak bir yıl sona okula başlatabilecekti.

Aileler bu raporu almak isteseler de, çocuklarının akranlarından geride olduğunun kabulü anlamına gelebileceği (ve çocuğun sağlık dosyasına kaydedileceği) için bir ikilem yaşanıyordu. O dönemde Türk Tabipleri Birliği (TTB), 4+4+4 yasası kapsamında 66-72 aylık çocuklarını okula göndermek zorunda olan aileleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) belirlediği para cezasını göze alarak, okula göndermemeye çağırdı.

Sistem her şeye rağmen alelacele uygulandı, ama yürümediği görüldü. Haziran 2019’da yapılan yasal değişiklikle, eylül ayında 69 ayını doldurmuş çocukların okula kaydı yapılacak artık.

Parmak kadar çocukların bu kadar erken yaşta ilköğretime başlatılması dayatmasının ve 8 yıllık zorunlu eğitimden 4+4+4 sistemine geçilmesinin tek sebebi vardı; çocuğun olabilecek en erken yaşta dini eğitime başlatılması. Bu objektif tespiti açmadan önce, konunun bilimsel yönüne kısaca değinmek yararlı olacaktır.

PİAGET’NİN “BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI”

Bilişsel gelişim alanında ilk akla gelen ve bilim çevrelerinde saygın kuramcı Jean Piaget’nin “bilişsel gelişim kuramı” çocuklarda zihinsel gelişimi şu şekilde açıklıyor;


  • Duyusal-Motor Dönem, 0-2 yaş,

  • İşlem Öncesi Dönem, 2-7 yaş,

  • Somut İşlemler Dönemi, 7-11 yaş,

  • Soyut İşlemler Dönemi, 11 ve yukarı yaş.


Piaget bu kuramında, çocukların zihinsel süreç gelişim basamaklarının bütün kültürlerde benzer bir sıra ile geliştiğini, zihinsel gelişim basamaklarından herhangi birinin atlanamayacağını ya da geri dönüşünün olamayacağını açıklıyor. Bu zihinsel evreler arasında niteliksel farklılıklar bulunduğunu ve her evrenin bir önceki evrenin kazanımlarını içerdiğini söylüyor. Yani, 7 yaşına kadar çocukların zihinlerinin herhangi bir işlemi kavraması ve öğrenmesi için erken olduğunu, 7 yaşından sonra ise ancak somut işlemleri kavrayabileceğini açıklıyor Piaget. Din ve inanç gibi soyut kavramları ise ancak 11 yaşından sonra kavrayabilecek zihinsel yeterliğe ulaşabileceğini ortaya koyuyor.

ÇOCUK ZİHİNLERİNE DİNİ FORMAT

Mevcut eğitim sistemi, henüz soyut kavramları değerlendirebilecek, bunlarla ilgili akla dayalı soru sorabilecek zihinsel beceriye sahip olmayan çocuğun zihnine önce “değerler eğitimi”, sonra “din eğitimi” adı altında bir “format” çekiyor.

Sisteme emanet edilmiş çocuğun yapabileceği hiçbir şey yok. Kutsal inanç değerleri olarak sunulan bu kavramları olduğu gibi alıp kabullenmek ve sonraki yaşamında elde edeceği tüm zihinsel ve kültürel birikimlerinin alt yapısını bunlara göre oluşturmaya mecbur ve mahkûm bırakılıyor öğrenci. Küçücük bebelerin akşam eve döndüğünde “anne bir an önce ölmem lazım, cennete gidecekmişiz” dediği, aileleri dehşete düşüren vakalar işte bu yüzden yaşanmaktadır.

Çocuk beyinlerine arzulanan “formatın çekilmesi” için çok erken davranılması gerektiğini sistemi dayatanlar da gayet iyi biliyorlar kuşkusuz. Yeni sistemde okula erken başlama ve ilkokulun 5 yıldan 4 yıla indirilmesinin temel sebebi şimdi daha iyi anlaşılıyor sanırım.

Yeni sistemle imam hatiplerin orta bölümlerinin (İHO) açılması ve İHO’lara çocukların 10 yaşında gönderilebilmesi sağlandı. 6 yaşından gün alınca ilkokula başlayan çocuk 10 yaşında İHO’lara veya düz ortaokula geçiyor ve daha önce “değerler eğitimi” kılıfıyla verilen din eğitimi artık resmi olarak başlatılabiliyor.

Sözde seçmeli (fiilen zorunlu ve sorunlu) dini derslerin yanında, adı “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” olan dersin (Anayasa’ya aykırı olarak) doğrudan suni İslam eğitimi olarak uygulanması konusuna ise burada giremeyeceğim, bir başka yazının konusu olsun.

Yukarıda adını andığımız ve iktidarın tüm uygulamalarına destek veren ve şarkıcı Demet Akalın’ın bildiğimiz kadarı ile 2014 doğumlu, yani 5 yaşında (Allah bağışlasın) bir kız çocuğu var. Kendisine “ülkemizdeki eğitim sisteminden memnun musunuz ve çocuğunuzu seneye gönül rahatlığı ile bu eğitim sistemine emanet edebilir misiniz?” diye sorulsa, “tabi ki çok memnunum, çocuğumu bu eğitim sistemine içim rahat emanet ederim!” diye yanıt verebileceğini düşünebiliyor musunuz?
Yorumlar (0)
25
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31